Kırık Meal (Arapça) : |أَلَمْ: | تَرَ: görmedin mi? | أَنَّ: şüphesiz | اللَّهَ: Allah | أَنْزَلَ: indirdi | مِنَ: -ten | السَّمَاءِ: gök- | مَاءً: bir su | فَسَلَكَهُ: sonra onu geçirdi | يَنَابِيعَ: kaynaklara | فِي: içindeki | الْأَرْضِ: yerin | ثُمَّ: sonra | يُخْرِجُ: çıkarıyor | بِهِ: onunla | زَرْعًا: ekin | مُخْتَلِفًا: çeşitli | أَلْوَانُهُ: renklerde | ثُمَّ: sonra | يَهِيجُ: (ekin) kurur | فَتَرَاهُ: ve onu görürsün | مُصْفَرًّا: sararmış | ثُمَّ: sonra | يَجْعَلُهُ: onu yapar | حُطَامًا: bir çöp | إِنَّ: şüphesiz | فِي: vardır | ذَٰلِكَ: bunda | لَذِكْرَىٰ: bir ibret | لِأُولِي: sahipleri için | الْأَلْبَابِ: sağduyu |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ألم ÊLM | تر TRgörmedin mi? | أن ÊNşüphesiz | الله ELLHAllah | أنزل ÊNZLindirdi | من MN-ten | السماء ELSMEÙgök- | ماء MEÙbir su | فسلكه FSLKHsonra onu geçirdi | ينابيع YNEBYAkaynaklara | في FYiçindeki | الأرض ELÊRŽyerin | ثم S̃Msonra | يخرج YḢRCçıkarıyor | به BHonunla | زرعا ZRAEekin | مختلفا MḢTLFEçeşitli | ألوانه ÊLWENHrenklerde | ثم S̃Msonra | يهيج YHYC(ekin) kurur | فتراه FTREHve onu görürsün | مصفرا MṦFREsararmış | ثم S̃Msonra | يجعله YCALHonu yapar | حطاما ḪŦEMEbir çöp | إن ÎNşüphesiz | في FYvardır | ذلك Z̃LKbunda | لذكرى LZ̃KRbir ibret | لأولي LÊWLYsahipleri için | الألباب ELÊLBEBsağduyu |
Kırık Meal (Okunuş) : |elem: | tera: görmedin mi? | enne: şüphesiz | llahe: Allah | enzele: indirdi | mine: -ten | s-semāi: gök- | māen: bir su | fe selekehu: sonra onu geçirdi | yenābīǎ: kaynaklara | fī: içindeki | l-erDi: yerin | ṧumme: sonra | yuḣricu: çıkarıyor | bihi: onunla | zer'ǎn: ekin | muḣtelifen: çeşitli | elvānuhu: renklerde | ṧumme: sonra | yehīcu: (ekin) kurur | fe terāhu: ve onu görürsün | muSferran: sararmış | ṧumme: sonra | yec'ǎluhu: onu yapar | HuTāmen: bir çöp | inne: şüphesiz | fī: vardır | ƶālike: bunda | leƶikrā: bir ibret | liūlī: sahipleri için | l-elbābi: sağduyu |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊLM: | TR: görmedin mi? | ÊN: şüphesiz | ELLH: Allah | ÊNZL: indirdi | MN: -ten | ELSMEÙ: gök- | MEÙ: bir su | FSLKH: sonra onu geçirdi | YNEBYA: kaynaklara | FY: içindeki | ELÊRŽ: yerin | S̃M: sonra | YḢRC: çıkarıyor | BH: onunla | ZRAE: ekin | MḢTLFE: çeşitli | ÊLVENH: renklerde | S̃M: sonra | YHYC: (ekin) kurur | FTREH: ve onu görürsün | MṦFRE: sararmış | S̃M: sonra | YCALH: onu yapar | ḪŦEME: bir çöp | ÎN: şüphesiz | FY: vardır | Z̃LK: bunda | LZ̃KR: bir ibret | LÊVLY: sahipleri için | ELÊLBEB: sağduyu |
Abdulbaki Gölpınarlı : Görmedin mi ki Allah, gökten yağmur yağdırmada, derken yağmur suyunu yeryüzündeki kaynaklara sızdırmada, sonra da o suyla çeşitli renklerde nebatlar bitirmede, sonra da onları kurutmada da sen onları görürsün ki sararmış, sonra da onları unufak etmede; şüphe yok ki bunda, aklı başında olanlara öğüt ve ibret var elbet.
Adem Uğur : Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Ahmed Hulusi : Görmedin mi ki Allâh, semâdan (Esmâ mânâlarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzâl etti de onu arzdaki (bedendeki) kaynaklara (beyine) koydu. . . Sonra ondaki kuvvelerle renkleri muhtelif (çeşitli huyların sonucu) ekinler (üretim) açığa çıkarıyor. . . Sonra kurur da sen onu sararmış görürsün (oluşumu sırasında çok değer verdiğin şeyler, olup bittikten sonra bakarsın tüm değerini yitirir). . . Sonra onu bir hutam (kuru bitki, çer - çöp) kılar! Muhakkak ki bu (misalde) derin düşünen akıl sahipleri için elbette bir ders vardır!
Ahmet Tekin : Allah’ın gökten su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdiğini görmüyor musun? Bir de onunla türlü renklerde ekinler, sebzeler çıkarıyor. Sonra onların olgunlaşıp sarardığını görürsün. Daha sonra da onları, çerçöp haline getirir. İşte bunda akıl sahipleri için bir öğüt, bir ikaz vardır.
Ahmet Varol : Allah'ın gökten su indirdiğini, onu yerden kaynaklara geçirdiğini, sonra onunla değişik renklerde ekinler çıkardığını görmedin mi? Sonra kurur ve sen onu sararmış halde görürsün. Sonra onu bir çöp haline getirir. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Ali Bulaç : Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), görmedin mi ki, Allah gökten bir yağmur indirib de onu, yerde menbalara sokmuştur. Sonra o yağmur sebebiyle türleri çeşit çeşit ekinler bitiriyor. Sonra ekin kuruyor da onu (yeşilken) sararmış görürsün. Sonra da Allah onu bir çöp haline getirir (İşte dünya saltanatı da böyledir). Muhakkak ki bunda, gerçek akıl sahibleri için (Allah’ın mutlak varlığına ve kudretine delâlet eden) bir öğüt ve uyarma var.
Bekir Sadak : Allah'in gokten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerlestiren, sonra onunla cesitli renklerde ekinler yetistiren oldugunu gormez misin? Sonra onlari kurutur ki sen de onlari sapsari gorursun sonra da cer cope cevirir. suphesiz bunlarda, akil sahipleri icin gut vardir. *
Celal Yıldırım : Görmedin mi ki, Allah gökten su indirir, onu yerdeki kaynaklara akıtıp yerleştirir. Sonra onunla renk renk ekin (bitki) çıkarır; sonra kurumaya yüztutar derken onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurutup ufalanmış çer-çöp haline sokar. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için öğüt ve uyarı var.
Diyanet İşleri : Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp hâline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.
Diyanet Vakfi : Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi, onu yerdeki kaynaklara yerleştirdi, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
Edip Yüksel : Görmez misin ki ALLAH gökten bir su indirir ve onu yeryüzündeki kaynaklara geçirir ve sonra onunla çeşitli renklerde bitkiler çıkarır. Sonra o kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöpe çevirir. Bunda akıl sahipleri için öğüt vardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki kaynaklara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra o heyecana gelir (solar), bir de onu sararmış görürsün, sonra da onu çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akılları olanlar için bir ihtar vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Görmedin mi Allahın Semadan bir su indirip de onu bir yoliyle Arzda menbalara koyduğunu? Sonra onunla bir ekin çıkarır, türlü renklerle, sonra o heyecana gelir, bir de görürsün onu sararmış, sonra da onu bir çöpe çevirir, elbette bunda bir ıhtar var temiz akılları olanlar için.
Fizilal-il Kuran : Allah'ın, gökten su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmüyor musun? Sonra ekin kurur; onu sararmış görürsün. Sonra Allah onu bir çöpe dönüştürür. Şüphesiz bunlarda akıl sahipleri için öğüt vardır.
Gültekin Onan : Görmüyor musun; gerçekten Tanrı, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.
Hakkı Yılmaz : "Sen, şüphesiz Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki pınarlara koyduğunu, sonra onunla renkleri değişik bir ekin çıkardığını, sonra onun olgunlaşıp da senin onu sararmış gördüğünü, sonra da onu bir çöpe çevirdiğini görmedin mi/ hiç düşünmedin mi? Şüphesiz, bunda kavrama yeteneği olanlar; temiz akıl sahipleri için kesinlikle bir öğüt/ hatırlatma vardır. "
Hasan Basri Çantay : Allahın yukarıdan bir su (yağmur) indirib de onu yerde menba'lara sokduğunu, sonra onunla türlü renklerde ekinler (nebatlar yetişdirib) çıkardığını, bil'âhare on (lar) ı kurutduğunu görmedin mi? Nihayet sen onun sapsarı bir haale gelmiş olduğunu görüyorsun. Sonra da (Allah) onu kuru bir kırıntı yapıyor. Muhakkak ki bunda temiz akıl saahibleri için mutlak bir ibret vardır.
Hayrat Neşriyat : Görmedin mi? Şübhesiz ki Allah, gökten bir su indirdi de, onu yerdeki kaynaklara koydu; sonra onunla renkleri muhtelif ekinler çıkarıyor; sonra kurur da onu sararmış görürsün; sonra da onu bir çöp yapıyor. Şübhe yok ki bunda (selîm) akıl sâhibleri için gerçekten bir nasîhat vardır.
İbni Kesir : Görmez misin ki; gerçekten Allah, gökten bir su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştirmiş, sonra da onunla türlü türlü ekinler çıkarmaktadır. Sonra onları kurutur ve sen, onları sararmış görürsün. Sonra da onu çörçöp haline çevirir. Muhakkak ki bunlarda, akıl sahipleri için ibret vardır.
İskender Evrenosoğlu : Allah'ın gökten su indirdiğini böylece onu (suyu), yerin su pınarlarına akıttığını görmedin mi? Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarır. Daha sonra kurur. Artık onu sararmış görürsün. Sonra onu kuru bir çöp kılar. Muhakkak ki bunda ulûl'elbab için mutlaka zikir (ibret) vardır.
Muhammed Esed : Görmezler mi göklerden yağmur indiren ve onu su kaynakları şeklinde yeryüzünde akıtıp duran Allah'tır. Ve sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren, sonra da onları kurutan O'dur. O zaman sen ekinlerin sarardığını görürsün; ve sonunda Allah onları toz haline getirir. Şüphesiz bunlarda akıl iz'an sahipleri için gerçek bir ders vardır!
Ömer Nasuhi Bilmen : Görmedin mi ki, şüphe yok Allah gökten bir su indirmiş, onu yeryüzündeki gözelere girdirmiş, sonra onunla renkleri muhtelif ekinleri çıkarıyor, sonra kuruyor da artık onu sararmış görüyorsun, sonra da onu kupkuru bir kırıntı kılıveriyor. Şüphe yok ki, bunda akıl sahipleri için elbette bir tenbih vardır.
Ömer Öngüt : Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla türlü türlü renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onlar kurur da sapsarı olduklarını görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Şüphesiz ki bunda akl-ı selim sahipleri için bir öğüt vardır.
Şaban Piriş : Allah’ın gökten su indirip, onu yeraltında kaynaklara akıttığını, onunla da çeşitli renklerde bitkiler çıkardığını görmüyor musun? Sonra bu bitkiler kuruyor. Sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu çerçöp haline getiriyor. İşte bunda akıl sahipleri için bir ibret vardır.
Suat Yıldırım : Görmüyor musun ki Allah gökten bir su indirir de onu yerdeki birtakım kaynaklara sevk edip depolar. Sonra da onunla rengârenk çeşit çeşit ekinler çıkarır. Daha sonra onlar kurur, sen onu sararmış vaziyette görürsün. Sonra da onu kuru bir kırıntı yapar. Elbette bunda akl-ı selim sahibi olanların alacağı ibretler vardır.
Süleyman Ateş : Görmedin mi Allâh gökten bir su indirdi, onu yerin içindeki kaynaklara geçirdi, Sonra onunla çeşitli renklerde ekin çıkarıyor. Sonra (ekin) kurur, onu sararmış görürsün. Sonra Allâh onu bir çöp yapar. Şüphesiz bunda sağduyu sâhipleri için bir ibret vardır.
Tefhim-ul Kuran : Görmüyor musun; gerçekten Allah, gökyüzünden su indirdi de onu yerin içindeki kaynaklara yürütüp geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarmaktadır. Sonra kurumaya başlar, böylece onu sararmış görürsün. Sonra da onu kurumuş kırıntılar kılıyor. Şüphesiz bunda, temiz akıl sahipleri için gerçekten öğüt alınacak bir ders (zikr) vardır.
Ümit Şimşek : Görmedin mi: Allah gökten bir su indirir de onu yerin kaynaklarına yerleştirir. Sonra onunla rengârenk ekinler çıkarır. Sonra kurur ve onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru bir çöpe çevirir. Aklıselim sahipleri için bunda ibretler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Görmedin mi, Allah gökten bir su indirdi de onu toprak içindeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarıyor. Sonra ekin kurur da sen onu sararmış görürsün. Sonra da onu kuru ufantı haline getirir. İşte bunda, akıl ve gönül sahipleri için mutlak bir ibret var.