Kırık Meal (Arapça) : |أَوَلَمْ: | يَتَفَكَّرُوا: hiç düşünmediler mi? | فِي: içlerinde | أَنْفُسِهِمْ: kendi | مَا: | خَلَقَ: yaratmamıştır | اللَّهُ: Allah | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَالْأَرْضَ: ve yerde | وَمَا: ve bulunanları | بَيْنَهُمَا: bu ikisi arasında | إِلَّا: dışında | بِالْحَقِّ: hak olması | وَأَجَلٍ: ve bir süre | مُسَمًّى: belirtilmiştir | وَإِنَّ: ve şüphesiz | كَثِيرًا: çoğu | مِنَ: -dan | النَّاسِ: insanlar- | بِلِقَاءِ: kavuşmayı | رَبِّهِمْ: Rabblerine | لَكَافِرُونَ: inkar etmektedirler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أولم ÊWLM | يتفكروا YTFKRWEhiç düşünmediler mi? | في FYiçlerinde | أنفسهم ÊNFSHMkendi | ما ME | خلق ḢLGyaratmamıştır | الله ELLHAllah | السماوات ELSMEWETgöklerde | والأرض WELÊRŽve yerde | وما WMEve bulunanları | بينهما BYNHMEbu ikisi arasında | إلا ÎLEdışında | بالحق BELḪGhak olması | وأجل WÊCLve bir süre | مسمى MSMbelirtilmiştir | وإن WÎNve şüphesiz | كثيرا KS̃YREçoğu | من MN-dan | الناس ELNESinsanlar- | بلقاء BLGEÙkavuşmayı | ربهم RBHMRabblerine | لكافرون LKEFRWNinkar etmektedirler |
Kırık Meal (Okunuş) : |evelem: | yetefekkerū: hiç düşünmediler mi? | fī: içlerinde | enfusihim: kendi | mā: | ḣaleḳa: yaratmamıştır | llahu: Allah | s-semāvāti: göklerde | vel'erDe: ve yerde | ve mā: ve bulunanları | beynehumā: bu ikisi arasında | illā: dışında | bil-Haḳḳi: hak olması | ve ecelin: ve bir süre | musemmen: belirtilmiştir | ve inne: ve şüphesiz | keṧīran: çoğu | mine: -dan | n-nāsi: insanlar- | biliḳā'i: kavuşmayı | rabbihim: Rabblerine | lekāfirūne: inkar etmektedirler |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVLM: | YTFKRVE: hiç düşünmediler mi? | FY: içlerinde | ÊNFSHM: kendi | ME: | ḢLG: yaratmamıştır | ELLH: Allah | ELSMEVET: göklerde | VELÊRŽ: ve yerde | VME: ve bulunanları | BYNHME: bu ikisi arasında | ÎLE: dışında | BELḪG: hak olması | VÊCL: ve bir süre | MSM: belirtilmiştir | VÎN: ve şüphesiz | KS̃YRE: çoğu | MN: -dan | ELNES: insanlar- | BLGEÙ: kavuşmayı | RBHM: Rabblerine | LKEFRVN: inkar etmektedirler |
Abdulbaki Gölpınarlı : Hiç olmazsa kendi kendilerine bir düşünmezler mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri gerçek olarak ve mukadder bir zamân için yaratmıştır ve şüphe yok ki insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkâr ederler elbet.
Adem Uğur : Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Ahmed Hulusi : Nefslerindekini (hakikatlerini) hiç tefekkür etmediler mi? Allâh, semâları, arzı ve ikisi arasında olan şeyleri sadece Hak olarak; belli bir ömür süreciyle yarattı! Şüphesiz ki insanlardan çoğu Rablerine ereceklerini inkâr edenlerdir.
Ahmet Tekin : Kendi kendilerine, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları ancak, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde ve belirli bir süre için yaratmasının sebeplerini hiç düşünmüyorlar mı? İncelemiyorlar mı? İnsanların bir çoğu Rablerinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Ahmet Varol : Kendi nefisleri üzerinde düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve bunların arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süre ile yaratmıştır. Gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Ali Bulaç : Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz : Onlar, kendi aralarında düşünmediler mi ki, Allah göklerle yeri ve aralarındakileri, ancak hakkı yerleştirmek için ve muayyen bir vakit için yarattı, (bu vakit son bulunca, o varlıklar da yok olacaktır). Bununla beraber, gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ederler.
Bekir Sadak : Kendi kendilerine, Allah'in gokleri, yeri ve ikisinin arasinda bulunanlari, gercek olarak ve belirli bir sure icin yarattigini dusunmezler mi? Dogrusu insanlarin cogu, Rablerine kavusacaklarini inkar ederler.
Celal Yıldırım : Kendi kendilerine düşünmediler mi ki, Allah gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hakk ile ve (kendi katında) belirlenmiş bir süreye kadar (takdîr edip) yaratmıştır. (Ne yazık ki) insanların çoğu Rablarına kavuşmayı inkâr ederler.
Diyanet İşleri : Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
Diyanet İşleri (eski) : Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.
Diyanet Vakfi : Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Edip Yüksel : Kendi kendilerine hiç düşünmediler mi ki ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri bir amaç için ve belli bir süre için yaratmıştır. Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yaratmıştır? Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Vicdanlarında bir düşünmediler mi? Allah gökleri ve yeri ve ikisi arasındaki şeyleri gerçeğe uygun ve belirli bir süre için yaratmıştır. Bununla beraber insanlardan bir çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Nefislerinde bir düşünmediler de mi? Allah o Gökleri ve Yeri ve ikisinin arasındakileri başka değil, ancak hak sebeb ve müsemmâ bir ecel ile halk buyurmuştur, bununla beraber doğrusu insanlardan bir çoğu rablarının likasına kâfirdirler.
Gültekin Onan : Kendi nefsleri konusunda düşünmüyorlar mı (yetefekkeru)? Tanrı, gökleri yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ve ecel ile yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu rablerine kavuşmaya küfrediyorlar.
Hakkı Yılmaz : Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için oluşturmuştur? Ve şüphesiz insanlardan çoğu, Rablerine kavuşmayı kesinlikle bilerek reddedenlerdir/ inanmayanlardır.
Hasan Basri Çantay : Nefisleri hakkında (olsun) iyiden iyi düşünmediler mi? Allah o gökleri, o yeri ve ikisinin arasında bulunan şeyleri hakk (ın ikaamesine) ve muayyen bir va'de (nin inkızaasına) sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmamışdır. Hakıykat, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı cidden inkâr edicilerdir.
Hayrat Neşriyat : (Onlar) Allah’ın, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir ecel ile yarattığını, kendi nefislerinde hiç düşünmediler mi? Şübhesiz ki insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr eden kimselerdir.
İbni Kesir : Kendi nefisleri hakkında düşünmezler mi? Ki Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. Doğrusu insanların çoğu Rabblarına kavuşmayı inkar ederler.
İskender Evrenosoğlu : Onlar, kendi nefsleri hakkında tefekkür etmiyorlar mı (düşünmüyorlar mı)? Allah gökleri ve yeri ve ikisinin arasındaki şeyleri ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre ile yarattı. Ve muhakkak ki insanların çoğu, Rab'lerine mülâki olmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) inkar edenlerdir.
Muhammed Esed : Onlar kendi içlerinde bir muhasebe yapmayı hiç bilmezler mi? Allah, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunan her şeyi (deruni) bir anlamdan ve (kendi belirlediği) bir zaman sınırından yoksun yaratmış olamaz: fakat, çoğu kimse, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hala inatla reddeder!
Ömer Nasuhi Bilmen : Nefisleri hakkında tefekkürde bulunmadılar mı? Allah gökleri ve yeri ve bunların aralarındakilerini yaratmadı, ancak hak ile ve muayyen bir vakit için yaratmıştır. Ve şüphe yok ki, insanlardan birçokları Rablerine kavuşmayı elbette münkirdirler.
Ömer Öngüt : Onlar kendi içlerinde hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Şaban Piriş : Kendi kendilerine hiç düşünmüyorlar mı? Allah gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. İnsanların çoğu, Rabb’lerinin huzuruna çıkacaklarını inkar ederler
Suat Yıldırım : Onlar azıcık olsun kendi başlarına kalıp düşünmediler mi ki: Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında olan bütün varlıkları gerçek bir gaye ile, belirli bir vâdeye kadar yaratmıştır. Ama insanların birçoğu, Rab’lerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr ediyorlar.
Süleyman Ateş : Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki Allâh, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak olarak ve belirtilmiş bir süre ile yaratmıştır? İnsanlardan çoğu, Rabblerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Tefhim-ul Kuran : Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Ümit Şimşek : Onlar kendi üzerlerinde hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirlenmiş bir ecel ile yaratmıştır. Fakat insanların birçoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyor.
Yaşar Nuri Öztürk : Kendi benliklerinin içinde olup bitenleri de mi düşünmediler! Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süreye bağlı olarak yaratmıştır. Şu da bir gerçek ki, insanlardan çokları Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr ediyorlar.