Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ve zaman | أَذَقْنَا: biz taddırdığımız | النَّاسَ: insanlara | رَحْمَةً: bir rahmet | فَرِحُوا: sevinirler | بِهَا: onunla | وَإِنْ: ve eğer | تُصِبْهُمْ: onlara erişirse | سَيِّئَةٌ: bir kötülük | بِمَا: dolayı | قَدَّمَتْ: öne sürdüklerinden | أَيْدِيهِمْ: elleriyle (yapıp) | إِذَا: derhal | هُمْ: onlar | يَقْنَطُونَ: umutsuzluğa düşerler |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Eve zaman | أذقنا ÊZ̃GNEbiz taddırdığımız | الناس ELNESinsanlara | رحمة RḪMTbir rahmet | فرحوا FRḪWEsevinirler | بها BHEonunla | وإن WÎNve eğer | تصبهم TṦBHMonlara erişirse | سيئة SYÙTbir kötülük | بما BMEdolayı | قدمت GD̃MTöne sürdüklerinden | أيديهم ÊYD̃YHMelleriyle (yapıp) | إذا ÎZ̃Ederhal | هم HMonlar | يقنطون YGNŦWNumutsuzluğa düşerler |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ve zaman | eƶeḳnā: biz taddırdığımız | n-nāse: insanlara | raHmeten: bir rahmet | feriHū: sevinirler | bihā: onunla | vein: ve eğer | tuSibhum: onlara erişirse | seyyietun: bir kötülük | bimā: dolayı | ḳaddemet: öne sürdüklerinden | eydīhim: elleriyle (yapıp) | iƶā: derhal | hum: onlar | yeḳneTūne: umutsuzluğa düşerler |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ve zaman | ÊZ̃GNE: biz taddırdığımız | ELNES: insanlara | RḪMT: bir rahmet | FRḪVE: sevinirler | BHE: onunla | VÎN: ve eğer | TṦBHM: onlara erişirse | SYÙT: bir kötülük | BME: dolayı | GD̃MT: öne sürdüklerinden | ÊYD̃YHM: elleriyle (yapıp) | ÎZ̃E: derhal | HM: onlar | YGNŦVN: umutsuzluğa düşerler |
Abdulbaki Gölpınarlı : İnsanlara bir rahmet tattırdık mı onunla sevinir, övünürler ve onlara, elleriyle yapıp hazırladıkları bir kötülük gelip çatınca da hemen ümitlerini keserler.
Adem Uğur : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler. Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizlige düşüverirler.
Ahmed Hulusi : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla sevinirler. . . Kendi elleriyle yaptıkları sonucu olarak bir kötülük yaşarlarsa, hemen onlar ümitsizliğe düşerler!
Ahmet Tekin : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler, şayet geçmişte yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar dolayısıyla başlarına bir belâ, bir musibet gelirse, hemen ümitsizliğe düşerler.
Ahmet Varol : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda onunla rahatlayıp şımarırlar. Elleriyle yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük geldiğinde de hemen ümitsizliğe kapılırlar.
Ali Bulaç : Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde, hemen umutsuzluğa kapılırlar.
Ali Fikri Yavuz : Bir de insanlara bir nimet taddırdığımız zaman, şımarıb ferahlanırlar. Kendi ellerinin yaptığı günahlar yüzünden onlara bir fenalık isabet edince de hemen (Allah’ın rahmetinden) ümidlerini keserler.
Bekir Sadak : Insanlara bir rahmet tattirdigimiz zaman ona sevinirler, ama yaptiklarindan oturu baslarina bir kotuluk gelirse hemen umitlerini kaybediverirler.
Celal Yıldırım : İnsanlara bir rahmet (ferahlık ve genişlik) tattırdığımız zaman, onunla sevinirler. Kendilerine ellerinin kazanıp öne sürdüğü bir kötülük dokununca bir de bakarsın ümitsizliğe kapılırlar.
Diyanet İşleri : İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
Diyanet İşleri (eski) : İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler, ama yaptıklarından ötürü başlarına bir kötülük gelirse hemen ümitlerini kaybediverirler.
Diyanet Vakfi : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda ona sevinirler. Şayet yaptıklarından ötürü başlarına bir fenalık gelse hemen ümitsizliğe düşüverirler.
Edip Yüksel : Halka bir rahmet tattırdığımız vakit onunla sevinirler. Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine bir kötülük dokunsa derhal umutsuzluğa düşerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar da; ellerinin önceden yaptığı şeyler sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen her ümidi kesiveriyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona güveniyorlar; ellerinin yaptığı birşey sebebiyle başlarına bir kötülük gelince de (hemen) her ümidi kesiveriyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de biz insanlara bir rahmet tattırdığımız vakıt ona güveniyorlar da ellerinin takdim ettiği bir sebeble başlarına bir fenalık gelirse her ümidi kesiveriyorlar
Gültekin Onan : Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde, hemen umutsuzluğa kapılırlar.
Hakkı Yılmaz : Biz insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman da, onunla şımarırlar. Ellerinin önceden yaptığı şeyler sebebiyle kendilerine bir kötülük isabet ederse, hemen onlar umutsuzluğa düşerler.
Hasan Basri Çantay : Ne zaman insanlara bir rahmet tatdırdı isek onunla şımarmışlardır. Kendi ellerinin öne sürdükleri (günâhlar) yüzünden onlara bir fenalık isaabet edince de hemen onlar ümîdlerini kesiverirler.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki insanlara bir rahmet (ni'met) tattırdığımız zaman, onunla sevinirler. Fakat ellerinin takdîm ettiği şeyler (işlediği günahlar) yüzünden başlarına bir kötülük isâbet etse, onlar hemen ümidsizliğe düşerler!
İbni Kesir : Ne zaman da insanlara bir rahmet tattırdık ise; onunla sevinirler. Ama yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse; hemen ümidlerini kesiverirler.
İskender Evrenosoğlu : Ve insanlara rahmet tattırdığımız zaman onunla ferahlarlar (şımarırlar). Ve eğer, elleri ile takdim ettiklerinden dolayı onlara bir kötülük isabet ederse o zaman onlar, ümitsizliğe düşerler.
Muhammed Esed : (Her zaman olduğu gibi,) insanlara rahmetimizi tattırdığımız zaman buna sevinirler; fakat kendi yapıp ettikleri sonucunda başlarına bir bela gelince de bütün ümitlerini yitirirler!
Mustafa İslamoğlu : Evet, ne zaman insanlara bir rahmet tattıracak olsak onunla sevince gark olurlar; ama elleriyle işledikleri yüzünden başlarına bir kötülük gelse, o zaman da hemen umutsuzluğa kapılıverirler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve nâsa ne zaman bir rahmet tattırdı isek onunla sevinivermişlerdir. Ve ellerinin takdim ettiği şey sebebiyle kendilerine bir kötülük isabet edecek olursa o vakit de onlar ümitsizliğe düşerler.
Ömer Öngüt : İnsanlara bir rahmet tattırırsak buna sevinirler. Şayet yaptıklarından dolayı başlarına bir kötülük gelirse, hemen ümitsizliğe kapılırlar.
Şaban Piriş : İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ona sevinirler; ve eğer kendi yaptıkları yüzünden bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşerler.
Suat Yıldırım : İnsanlara bir nimet, bir bolluk tattırdığımızda onunla sevinip şımarırlar.Şayet kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen ümitsizliğe düşerler.
Süleyman Ateş : Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman onunla sevinirler. Elleriyle yapıp öne sürdükleri(işleri)nden dolayı onlara bir kötülük erişince de, derhal umutsuzluğa düşerler.
Tefhim-ul Kuran : Biz insanlara bir rahmet taddırdığımız zaman, onunla sevinirler; kendi ellerinin takdim ettiği dolayısıyla onlara bir kötülük isabet ettiğinde de, hemen umutsuzluğa kapılıverirler.
Ümit Şimşek : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda seviniverirler. Elleriyle işledikleri şeyler yüzünden başlarına bir kötülük gelince de ümitsizliğe düşerler.
Yaşar Nuri Öztürk : İnsanlara bir rahmet tattırdığımızda, onunla ferahlar, şımarırlar. Kendi ellerinin hazırladıkları yüzünden kendilerine bir kötülük gelip çatsa, hemencecik ümitsizliğe düşerler.