Kırık Meal (Arapça) : |أَلَا: iyi bilinki | إِنَّ: şüphesiz | لِلَّهِ: Allah'ındır | مَا: olanlar | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَالْأَرْضِ: ve yerde | قَدْ: andolsun | يَعْلَمُ: bilir | مَا: ne iş | أَنْتُمْ: sizin | عَلَيْهِ: üzerinde olduğunuzu | وَيَوْمَ: ve gün | يُرْجَعُونَ: döndürül(üp götürül)dükleri | إِلَيْهِ: O'na | فَيُنَبِّئُهُمْ: onlara haber verir | بِمَا: ne | عَمِلُوا: yaptıklarını | وَاللَّهُ: Allah | بِكُلِّ: her | شَيْءٍ: şeyi | عَلِيمٌ: bilendir |
Kırık Meal (Harekesiz) : |ألا ÊLEiyi bilinki | إن ÎNşüphesiz | لله LLHAllah'ındır | ما MEolanlar | في FY | السماوات ELSMEWETgöklerde | والأرض WELÊRŽve yerde | قد GD̃andolsun | يعلم YALMbilir | ما MEne iş | أنتم ÊNTMsizin | عليه ALYHüzerinde olduğunuzu | ويوم WYWMve gün | يرجعون YRCAWNdöndürül(üp götürül)dükleri | إليه ÎLYHO'na | فينبئهم FYNBÙHMonlara haber verir | بما BMEne | عملوا AMLWEyaptıklarını | والله WELLHAllah | بكل BKLher | شيء ŞYÙşeyi | عليم ALYMbilendir |
Kırık Meal (Okunuş) : |elā: iyi bilinki | inne: şüphesiz | lillahi: Allah'ındır | mā: olanlar | fī: | s-semāvāti: göklerde | vel'erDi: ve yerde | ḳad: andolsun | yeǎ'lemu: bilir | mā: ne iş | entum: sizin | ǎleyhi: üzerinde olduğunuzu | ve yevme: ve gün | yurceǔne: döndürül(üp götürül)dükleri | ileyhi: O'na | feyunebbiuhum: onlara haber verir | bimā: ne | ǎmilū: yaptıklarını | vallahu: Allah | bikulli: her | şey'in: şeyi | ǎlīmun: bilendir |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊLE: iyi bilinki | ÎN: şüphesiz | LLH: Allah'ındır | ME: olanlar | FY: | ELSMEVET: göklerde | VELÊRŽ: ve yerde | GD̃: andolsun | YALM: bilir | ME: ne iş | ÊNTM: sizin | ALYH: üzerinde olduğunuzu | VYVM: ve gün | YRCAVN: döndürül(üp götürül)dükleri | ÎLYH: O'na | FYNBÙHM: onlara haber verir | BME: ne | AMLVE: yaptıklarını | VELLH: Allah | BKL: her | ŞYÙ: şeyi | ALYM: bilendir |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bilin ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve yeryüzünde. Neyle oyalandığınızı mutlaka bilir ve dönüp tapısına vardığınız gün, ne yaptıklarını mutlaka haber verecek ve Allah, her şeyi bilir.
Adem Uğur : Bilmiş olun ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, sizin ne yolda olduğunuzu iyi bilir. İnsanlar O'nun huzuruna döndürüldükleri gün yapmış olduklarını onlara hemen bildirir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Ahmed Hulusi : Dikkat edin! Muhakkak ki semâlarda ve arzda ne var ise Allâh içindir (O'nun Esmâ'sının açığa çıkması içindir)! Sizin ne (hâl) üzere olduğunuzu gerçekten bilir. . . O'na rücu ettirilecekleri süreçte, onlara yaptıklarının ne olduğunu bildirecektir. . . Allâh her şeyi (şey'lerin Esmâ'sıyla hakikati olarak) Bilen'dir.
Ahmet Tekin : Bilmiş olun ki, göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı Allah’ındır, Allah’ın tasarrufundadır. Allah, sizin hangi halde, ne yolda olduğunuzu, ne yaptığınızı, hâkimi olduğunuz düzenin meşrû, gayri meşrû icraatlarını, günahlarını, isyanlarını ve zulümlerini bilir. Hesap vermek için O’nun huzuruna varacakları gün, işledikleri amelleri birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekecektir. Her şey Allah’ın ilmi, iradesi, planı dâhilinde gerçekleşmektedir.
Ahmet Varol : İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, sizin ne üzere olduğunuzu muhakkak bilir. O'na döndürüldükleri gün ne yaptıklarını kendilerine haber verir. Allah her şeyi bilendir.
Ali Bulaç : Dikkatli olun; göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. O, üzerinde bulunduğunuz şeyi elbette bilir. Ve O'na döndürülecekleri gün, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah, her şeyi bilendir.
Ali Fikri Yavuz : Dikkat edin! Muhakkak ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. O, sizin hangi inanç üzerinde olduğunuzu biliyor. Kendisine döndürülecekleri kıyamet gününde de, Allah onların dünyada yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah her şeyi bilir.
Bekir Sadak : Dikkat edin; goklerde ve yerde olanlar Allah'indir. O, icinde bulundugunuz durumu da, kendisine donduruleceginiz gunu de gercekten bilir. Onlara islediklerini haber verir. Allah herseyi bilir. *
Celal Yıldırım : Haberiniz olsun ki, göklerde, ve yerde olanlar Allah'ındır. Üzerinde bulunduğunuz durumu ve (insanların) kendisine döndürüleceği günü çok iyi bilir de onlara neler yaptıklarını bir bir açık-seçik haber verir. Allah her şeyi bilir..
Diyanet İşleri : Bilmiş olun ki şüphesiz göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu gerçekten bilir. Allah’a döndürülecekleri ve yaptıklarını Allah’ın onlara haber vereceği günü hatırla. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Diyanet İşleri (eski) : Dikkat edin; göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu da, kendisine döndürüleceğiniz günü de gerçekten bilir. Onlara işlediklerini haber verir. Allah herşeyi bilir.
Diyanet Vakfi : Bilmiş olun ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, sizin ne yolda olduğunuzu iyi bilir. İnsanlar O'nun huzuruna döndürüldükleri gün yapmış olduklarını onlara hemen bildirir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Edip Yüksel : Göklerde ve yerde olanlar hep ALLAH'a aittir. İçinde bulunduğunuz her durumu bilir. Nitekim kendisine döndürülecekleri gün, yaptıkları her şeyi onlara bildirecektir. ALLAH her şeyi bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bilmiş olun ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, sizin ne yolda, ne durumda olduğunuzu iyi bilir. Huzuruna döndürülecekleri günde ise, yapmış olduklarını hemen kendilerine haber verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Uyanın, göklerde ve yerde ne varsa hep Allah'ındır. O, sizin bulunduğunuz durumu mutlaka bilir. Hele O'na döndürülecekleri günde ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Uyanın! her halde Göklerde ve Yerde ne varsa hep Allahındır, muhakkak o, sizin ne üzerinizde bulunduğunuzu bilir, hele ona irca' olunacakları gün ki ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir, ve Allah her şeye alîmdir
Fizilal-il Kuran : Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'a aittir. O, kullarının ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini bilir. O'nun huzuruna çıkarıldıkları gün herkese yaptıklarını haber verecektir. Allah her şeyi bilir.
Gültekin Onan : Dikkatli olun; göklerde ve yerde olanların hepsi Tanrı'nındır. O, üzerinde bulunduğunuz şeyi elbette bilir. Ve O'na döndürülecekleri gün yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Tanrı, her şeyi bilendir.
Hakkı Yılmaz : Gözünüzü açın! Şüphesiz göklerde ve yeryüzünde olan şeyler Allah'ındır. O, sizin ne üzerinde olduğunuzu kesinlikle bilir. Kendisine döndürülecekleri günde de, yapmış olduklarını hemen kendilerine haber verecektir. Ve Allah, her şeyi en iyi bilendir.
Hasan Basri Çantay : Gözünüzü açın: Şübhesiz göklerde ve yerde ne varsa Allahındır. O, sizin ne üzerinde bulunduğunuzu ve (muhaaliflerin) kendisine döndürü (lüb götürü) lecekleri günü muhakkak biliyor. Onlara neler yapdıklarını haber verecekdir O. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.
Hayrat Neşriyat : Dikkat edin! Şübhesiz ki göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. (O,) sizin ne hâlde olduğunuzu gerçekten biliyor. O’na döndürülecekleri gün ise, yaptıklarını artık onlara bildirecektir. Çünki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.
İbni Kesir : Dikkat edin, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, içinde bulunduğunuz durumu da, kendisine döndürüleceğiniz günü de muhakkak bilir. Onlara işlediklerini haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
İskender Evrenosoğlu : Muhakkak ki göklerde ve yeryüzünde olanlar Allah'ın değil mi? O, sizin üzerinizde olduğunuz şeyi (kalplerinizde olanı) biliyordu. Ve böylece, O'na döndürüldükleri gün, onlara yaptıkları şeyleri haber verecek. Ve Allah, herşeyi en iyi bilendir.
Muhammed Esed : Unutmayın, göklerde ve yerde var olan her şey Allah'a aittir; (ve dolayısıyla) sizin içinde bulunduğunuz durumu ve güttüğünüz amacı çok iyi bilmektedir O! Ve (yaşayan herkes) bir gün O'na geri dönecek; ve o zaman O, (hayattayken) yapıp ettikleri her şeyi kendilerine haber verecek; çünkü, Allah her şeyi bütün gerçeğiyle bilir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Haberiniz olsun, iyi biliniz. Göklerde ve yerde ne varsa şüphe yok ki, Allah'ındır. Muhakkak ki, sizin üzerinde olduğunuz hâli ve ona döndürülecekleri günü bilir. Artık onlara yapmış olduklarını haber verecektir. Ve Allah her şeyi bihakkın bilendir.
Ömer Öngüt : İyi bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. O, sizin ne yolda olduğunuzu muhakkak ki bilir. Huzuruna döndürülecekleri günde, yaptıklarını onlara haber verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Şaban Piriş : Şunu iyi bilin ki; Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Sizin ne üzerinde olduğunuzu bilir. O’na döndürülecekleri gün, ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah, her şeyi bilmektedir.
Suat Yıldırım : Dikkat edin! Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. O şu anda içinde bulunduğunuz durumu da pek iyi biliyor. İnsanların kendi huzuruna götürülecekleri büyük duruşma günü, yapmış oldukları şeyleri tek tek kendilerine bildirip karşılığını verecektir. Allah her şeyi pek iyi bilir.
Süleyman Ateş : İyi bilinki göklerde ve yerde olanlar hep Allâh'ındır. O, sizin ne iş üzerinde bulunduğunuzu, (ne yaptığınızı, içinizde nasıl bir niyet taşıdığınızı) bilir. O'na döndürülüp götürüldükleri gün, ne yaptıklarını onlara haber verir. Allâh, her şeyi bilendir.
Tefhim-ul Kuran : Dikkatli olun; göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır. O, sizin üzerinde bulunduğunuz şeyi kuşkusuz bilmektedir. Ve O'na döndürülecekleri gün, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir. Allah, her şeyi bilendir.
Ümit Şimşek : İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Sizin ne halde olduğunuzu O bilir. Onun huzuruna döndüklerinde, bütün yaptıklarını kendilerine O bildirecektir. Çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Gözünüzü açın! Göklerde ne var, yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. O sizin ne hal üzere olduğunuzu bilir. Bir gün O'na döndürülecekler de O onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir. Allah her şeyi iyice bilmektedir.