» 80 / Abese  4:

Kuran Sırası: 80
İniş Sırası: 24
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42

 » 80 / Abese  Suresi: 4
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. أَوْ (ÊV) = ev : yahut
2. يَذَّكَّرُ (YZ̃KR) = yeƶƶekkeru : öğüt dinleyecektir
3. فَتَنْفَعَهُ (FTNFAH) = fetenfeǎhu : ve kendisine yarayacaktır
4. الذِّكْرَىٰ (ELZ̃KR) = ƶ-ƶikrā : öğüt
yahut | öğüt dinleyecektir | ve kendisine yarayacaktır | öğüt |

[] [Z̃KR] [NFA] [Z̃KR]
ÊV YZ̃KR FTNFAH ELZ̃KR

ev yeƶƶekkeru fetenfeǎhu ƶ-ƶikrā
أو يذكر فتنفعه الذكرى

 » 80 / Abese  Suresi: 4
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أو | ÊV ev yahut Or
يذكر ذ ك ر | Z̃KR YZ̃KR yeƶƶekkeru öğüt dinleyecektir be reminded
فتنفعه ن ف ع | NFA FTNFAH fetenfeǎhu ve kendisine yarayacaktır so would benefit him
الذكرى ذ ك ر | Z̃KR ELZ̃KR ƶ-ƶikrā öğüt the reminder?

80:4 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

yahut | öğüt dinleyecektir | ve kendisine yarayacaktır | öğüt |

[] [Z̃KR] [NFA] [Z̃KR]
ÊV YZ̃KR FTNFAH ELZ̃KR

ev yeƶƶekkeru fetenfeǎhu ƶ-ƶikrā
أو يذكر فتنفعه الذكرى

[] [ذ ك ر] [ن ف ع] [ذ ك ر]

 » 80 / Abese  Suresi: 4
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
أو | ÊV ev yahut Or
,Vav,
,6,
CONJ – coordinating conjunction
حرف عطف
يذكر ذ ك ر | Z̃KR YZ̃KR yeƶƶekkeru öğüt dinleyecektir be reminded
Ye,Zel,Kef,Re,
10,700,20,200,
V – 3rd person masculine singular (form V) imperfect verb
فعل مضارع
فتنفعه ن ف ع | NFA FTNFAH fetenfeǎhu ve kendisine yarayacaktır so would benefit him
Fe,Te,Nun,Fe,Ayn,He,
80,400,50,80,70,5,
CAUS – prefixed particle of cause
V – 3rd person feminine singular imperfect verb, subjunctive mood
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
الفاء سببية
فعل مضارع منصوب والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
الذكرى ذ ك ر | Z̃KR ELZ̃KR ƶ-ƶikrā öğüt the reminder?
Elif,Lam,Zel,Kef,Re,,
1,30,700,20,200,,
N – nominative feminine noun
اسم مرفوع
ÊV YZ̃KR FTNFAH ELZ̃KR

أو يذكر فتنفعه الذكرى

 » 80 / Abese  Suresi: 4

: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |أَوْ: yahut | يَذَّكَّرُ: öğüt dinleyecektir | فَتَنْفَعَهُ: ve kendisine yarayacaktır | الذِّكْرَىٰ: öğüt |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أو ÊW yahut | يذكر YZ̃KR öğüt dinleyecektir | فتنفعه FTNFAH ve kendisine yarayacaktır | الذكرى ELZ̃KR öğüt |
Kırık Meal (Okunuş) : |ev: yahut | yeƶƶekkeru: öğüt dinleyecektir | fetenfeǎhu: ve kendisine yarayacaktır | ƶ-ƶikrā: öğüt |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊV: yahut | YZ̃KR: öğüt dinleyecektir | FTNFAH: ve kendisine yarayacaktır | ELZ̃KR: öğüt |
Abdulbaki Gölpınarlı : Yahut da öğüt alacaktır da ondan faydalanacaktır.
Adem Uğur : Yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Ahmed Hulusi : Yahut hatırlatılanı düşünecek de böylece o zikra (hatırlatma) kendisine fayda verecek!
Ahmet Tekin : Yahut öğüt alacak da, o öğüt ona fayda verecek.
Ahmet Varol : Yahut öğüt alacak ve öğüt ona yarar sağlayacaktır?
Ali Bulaç : Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
Ali Fikri Yavuz : Yahud öğüd alacaktı da, o öğüt kendisine fayda verecekti.
Bekir Sadak : Yahut ogut alacakti da bu ogut kendisine fayda verecekti.
Celal Yıldırım : (3-4) Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt alacaktı da o öğüt ona fayda verecekti ?
Diyanet İşleri : Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
Diyanet İşleri (eski) : Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.
Diyanet Vakfi : (1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Edip Yüksel : Yahut ta öğüt alacak ve ona mesajın yararı dokunacaktı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek.
Elmalılı Hamdi Yazır : Veya öğüt belliyecek de o öğüt kendine fâide verecek
Fizilal-il Kuran : Yahut öğüt alacak da bu öğüt, kendisine fayda verecek.
Gültekin Onan : Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
Hakkı Yılmaz : (3,4) Ne bilirsin, belki o da arınıp temizlenecek, belki öğütlenir ve de öğüt kendisine yararlı olur.
Hakkı Yılmaz : "Onun size söyledikleri; inen o ayet gurupları, kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir. "
Hasan Basri Çantay : Yahud öğüd olacakdı da (senin) bu öğüd (ün) kendisine fâide verecekdi.
Hayrat Neşriyat : (3-4) (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!
İbni Kesir : Yahut öğüt alacaktı da bu, kendisine fayda verecekti.
İskender Evrenosoğlu : Veya öğüt alır, böylece bu öğüt ona fayda verir.
Muhammed Esed : yahut (hakikat) hatırlatılacak ve bu hatırlatma kendisine fayda verecekti.
Mustafa İslamoğlu : veya alacağı öğütün kendisine yarar sağlayacağını?
Ömer Nasuhi Bilmen : Yahut öğüt dinleyecek de kendisine o öğüt fâide verecektir.
Ömer Öngüt : Yahut öğüt alacaktı da, bu öğüt kendisine fayda verecekti.
Şaban Piriş : Veya öğüt alacak da öğüt ona fayda verecektir.
Suat Yıldırım : (3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
Süleyman Ateş : Yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.
Tefhim-ul Kuran : Ya da öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
Ümit Şimşek : Yahut öğüt alacak, öğütten faydalanacaktı.
Yaşar Nuri Öztürk : Belki de düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}