Ömer Nasuhi Bilmen 🔊 Meali
(1-2) Yüzünü ekşitti ve ardını döndü. Kendisine âmânın gelmesinden dolayı.(80:1)

Sana ne şey bildirdi, olabilir ki, o temizlenecektir?(80:3)

Yahut öğüt dinleyecek de kendisine o öğüt fâide verecektir.(80:4)

(5-6) Amma istiğnada bulunan kimseye gelince. İmdi sen ona teveccüh ediyorsun.(80:5)

Onun temizlenmemesinden dolayı senin aleyhine ne var?(80:7)

(8-9) Fakat o kimse ki, sana koşarak geldi. Ve o ise korkar.(80:8)

Sen isen ondan teğafül ediyorsun.(80:10)

Hayır. Şüphe yok ki, o bir öğüttür.(80:11)

Artık dileyen onu düşünür (hatırlar).(80:12)

(14-15) Yüksek tertemiz (levhâlârda). Sefirlerin elleriyle.(80:14)

Kerîmlerin, itaatkar olanların (elleriyle yazılmıştır).(80:16)

Kahrolsun insan, o ne kadar nankör.(80:17)

Onu (Allah Teâlâ) hangi bir şeyden yaratmıştır?(80:18)

Onu bir damla sudan yaratmış da onu takdir etmiştir.(80:19)

(20-21) Sonra ona yolu kolaylaştırdı. Sonra onu öldürdü de kabre soktu.(80:20)

Sonra dilediği zaman da onu neşredecektir.(80:22)

(23-24) Hayır hayır.. Ona emrettiği şeyi, o yerine getirmedi. İnsan, bir de taamına bakıversin.(80:23)

(25-27) Şüphe yok ki, bir suyu bir dökmekle döküverdik. Sonra yeri bir yarmakla yarıverdik. Artık onda daneler bitirdik.(80:25)

(28-29) Ve yaş üzüm ve yaş yonca (yetiştirdik). Ve zeytinlikler ve hurmalıklar...(80:28)

(30-32) Ve ağaçları birbirine girmiş büyük bahçeler. Ve meyveler ve mer'alar (vücuda getirdik). Sizin ve hayvanlarınızın faidelenmesi için.(80:30)

Sonra o pek kuvvetli sayha geldiği vakit.(80:33)

(34-36) İnsanın kardeşinden firar edeceği gün. Ve anasından ve babasından. Ve refîkasından ve oğullarından (firar edeceği bir gün).(80:34)

Onlardan her kişi için o günde bir iş vardır ki, ona yeter.(80:37)

(38-39) O günde birtakım yüzler parıldanır. Gülücüdür, sevinicidir.(80:38)

Ve o gün birtakım yüzler de vardır ki, onların üzerlerini bir toz toprak sarmıştır.(80:40)

İşte kâfirler, facirler olan, onlardır.(80:42)
