Kırık Meal (Arapça) : |وَأَذِنَتْ : ve dinlediği (zaman) | لِرَبِّهَا : Rabbini | وَحُقَّتْ : kendisine yaraştığı üzere | Kırık Meal (Harekesiz) : |وأذنت WÊZ̃NT ve dinlediği (zaman) | لربها LRBHE Rabbini | وحقت WḪGT kendisine yaraştığı üzere | Kırık Meal (Okunuş) : |ve eƶinet : ve dinlediği (zaman) | lirabbihā : Rabbini | ve Huḳḳat : kendisine yaraştığı üzere | Kırık Meal (Transcript) : |VÊZ̃NT : ve dinlediği (zaman) | LRBHE : Rabbini | VḪGT : kendisine yaraştığı üzere | Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Rabbini dinleyip itâat ederek sözünü haklayınca. Adem Uğur : Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman, Ahmed Hulusi : Rabbini dinleyip boyun eğdiğinde -ki Hak budur! Ahmet Tekin : Rabbine kulak verir duruma geldiği, gerekçeli olarak haddi bildirildiği zaman, insan yaptıklarıyla karşı karşıya gelir. Ahmet Varol : Rabbine boyun eğip de (kendine layık olan) gerçekleştirildiği zaman, Ali Bulaç : Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman; Ali Fikri Yavuz : Ve Rabbinin emrine boyun eğib de (O’na itaat) gerçekleştirildiği zaman, Bekir Sadak : (1-2) Gok yarilip Rabbine boyun egdigi zaman, ki gok boyun egecektir. Celal Yıldırım : (1-2) Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman —ki gök bunun haklılık ölçüsündedir—. Diyanet İşleri : (1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-, Diyanet İşleri (eski) : (1-2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir. Diyanet Vakfi : (1-2) Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman, Edip Yüksel : Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, Elmalılı (sadeleştirilmiş) : ve Rabbini dinleyip haklandığında, Elmalılı Hamdi Yazır : Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt Fizilal-il Kuran : Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman! Gültekin Onan : Ve 'kendi yaratılışına uygun' rabbine boyun eğdiği zaman; Hakkı Yılmaz : (1-5) {İnfitâr 19: Din Günü, kimse kimseye efendilik yapamaz. Ve o gün;} + gök yarıldığı, Rabbine kulak verdiği ve gerçekleştirildiği zaman; yeryüzü de dümdüz olduğu, içinde ne varsa attığı, boşaldığı ve Rabbine kulak verdiği ve gerçekleştirildiği zaman + {İnfitâr 19: buyruk, Allah'a aittir.} Hasan Basri Çantay : (1-2) Gök yarıldığı, (yarılmakda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki gök zâten buna lâyık olarak yaratılmışdır. Hayrat Neşriyat : (1-2) Gök inşikak ettiği (yarıldığı) ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate)lâyık kılındığı zaman! İbni Kesir : Ve Rabbına boyun eğdiğinde. Ki o, zaten boyun eğecektir. İskender Evrenosoğlu : Ve Rabbine itaat etti ve gerçekleştirdi. Muhammed Esed : tabiatı gereği Rabbine boyun eğdiğinde; Ömer Nasuhi Bilmen : (2-3) Ve Rabbini dinlediği ve layık kılındığı zaman. Ve yer uzatılıp dümdüz olduğu zaman. Ömer Öngüt : Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman. Şaban Piriş : Rabbine boyun eğdiği zaman.. Ki ona yaraşan da budur. Suat Yıldırım : Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman... Süleyman Ateş : Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman! Tefhim-ul Kuran : Ve 'kendi yaratılış gereğine uygun' olarak Rabbine boyun eğdiği zaman; Ümit Şimşek : Ve Rabbinin emrini dinlediğinde-zaten ona bu yaraşır. Yaşar Nuri Öztürk : Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!