Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ : ki | هُمْ : onlar | عَلَىٰ : | صَلَاتِهِمْ : desteklerinde | دَائِمُونَ : daimdirler | Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YN ki | هم HM onlar | على AL | صلاتهم ṦLETHM desteklerinde | دائمون D̃EÙMWN daimdirler | Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne : ki | hum : onlar | ǎlā : | Salātihim : desteklerinde | dāimūne : daimdirler | Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN : ki | HM : onlar | AL : | ṦLETHM : desteklerinde | D̃EÙMVN : daimdirler | Abdulbaki Gölpınarlı : Öylesine kılanlar ki namazlarını dâimâ kılarlar. Adem Uğur : Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;). Ahmed Hulusi : Onlar ki sürekli salâttadırlar (sürekli Allâh'a yönelişlerini muhafaza ederler)! Ahmet Tekin : Onlar, cemaatle namaza devam edenler, dua ve niyazı, peygambere salât ü selâmı dillerinden düşürmeyenlerdir. Ahmet Varol : Ki onlar namazlarına devam ederler. Ali Bulaç : Ki onlar, namazlarında süreklidirler. Ali Fikri Yavuz : Namaz kılan o kimseler ki, onlar namazlarına devamlıdırlar, Bekir Sadak : (22-27) Ancak namaz kilip namazlarinda yoksul ve yoksuna belirli bir hak taniyanlar, ceza gununu dogrulayanlar, Rablerinin azabindan korkanlar boyle degildir. Celal Yıldırım : (22-23) Ancak şunlar müstesna : Namaz kılanlar ve namazlarına devam edenler. Diyanet İşleri : Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir. Diyanet İşleri (eski) : (22-27) Ancak namaz kılıp namazlarında yoksul ve yoksuna belirli bir hak tanıyanlar, ceza gününü doğrulayanlar, Rablerinin azabından korkanlar böyle değildir. Diyanet Vakfi : (22-23) Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar, ki onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;) Edip Yüksel : Onlar ki namazlarını kaçırmazlar; Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar ki, namazlarına devam ederler. Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar ki namazlarına müdavimdirler Fizilal-il Kuran : Onlar ki: Namazlarını sürekli kılarlar aksatmazlar. Gültekin Onan : Ki onlar, namazlarında süreklidirler. Hakkı Yılmaz : "Salâtçılar ki salâtlarını [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olmalarını; toplumu aydınlatmayı] sürdürenlerdir. " Hasan Basri Çantay : (22-23) (Fakat şunlar) öyle değil: Namaz kılanlar ki onlar namazlarına devam edenlerdir. Hayrat Neşriyat : O kimseler ki, onlar, namazlarında devamlıdırlar. İbni Kesir : Onlar ki; namazlarında daimdirler. İskender Evrenosoğlu : Onlar namazlarına devam edenlerdir. Muhammed Esed : (ve) namazlarında devamlı ve kararlı olanlar; Ömer Nasuhi Bilmen : (23-24) Onlar ki namazları üzerine devam ederler. Ve onlar ki, mallarında bir malum hak vardır. Ömer Öngüt : Onlar ki namazlarına devam ederler. Şaban Piriş : Onlar, namazlarında/salatlarında daimidirler. Suat Yıldırım : (22-23) Ancak namazlarını devamlı kılanlar böyle değildir. Süleyman Ateş : Onlar ki: Namazlarını sürekli kılarlar (aksatmazlar). Tefhim-ul Kuran : Ki onlar, namazlarında süreklidirler. Ümit Şimşek : Onlar namazlarında devamlı olanlardır. Yaşar Nuri Öztürk : Bunlar, namazlarında süreklidirler.