Onlardan her biri, nimetlerle donatılmış cennete gireceğini mi umuyor (tamah ediyor)?(70:38)
Hayır, doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.(70:39)
Artık, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim; biz gerçekten güç yetirenleriz;(70:40)
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeğe. Üstelik bizim önümüze geçilemez.(70:41)
Şu halde sen, kendilerine vadedilen (azab) günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak; dalıp oynasınlar, oyalansınlar.(70:42)
Kabirlerinden koşarcasına çıkacakları gün, sanki onlar dikili bir şeye yönelmişler gibidirler.(70:43)
Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük,' yüzlerini de bir zillet sarıp kaplamış; işte bu, kendilerine vadedilmekte olan (kıyamet ve azab) günüdür.(70:44)