50:5Kâf  Suresi 5. Ayet

Kuran Sırası: 50 İniş Sırası: 34
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445

50:5Kâf  Suresi 5. Ayet
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. بَلْ (BL) = bel : doğrusu
2. كَذَّبُوا (KZ̃BVE) = keƶƶebū : onlar yalanladılar
3. بِالْحَقِّ (BELḪG) = bil-Haḳḳi : hak ile
4. لَمَّا (LME) = lemmā :
5. جَاءَهُمْ (CEÙHM) = cā'ehum : kendilerine gelince
6. فَهُمْ (FHM) = fehum : şimdi onlar
7. فِي (FY) = fī : içindedirler
8. أَمْرٍ (ÊMR) = emrin : bir durumun
9. مَرِيجٍ (MRYC) = merīcin : çalkantılı
doğrusu | onlar yalanladılar | hak ile | | kendilerine gelince | şimdi onlar | içindedirler | bir durumun | çalkantılı |

[] [KZ̃B] [ḪGG] [] [CYE] [] [] [EMR] [MRC]
BL KZ̃BVE BELḪG LME CEÙHM FHM FY ÊMR MRYC

bel keƶƶebū bil-Haḳḳi lemmā cā'ehum fehum emrin merīcin
بل كذبوا بالحق لما جاءهم فهم في أمر مريج

50:5Kâf  Suresi 5. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
بل | BL bel doğrusu Nay,
كذبوا ك ذ ب | KZ̃B KZ̃BVE keƶƶebū onlar yalanladılar they denied
بالحق ح ق ق | ḪGG BELḪG bil-Haḳḳi hak ile the truth
لما | LME lemmā when
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum kendilerine gelince it came (to) them,
فهم | FHM fehum şimdi onlar so they
في | FY içindedirler (are) in
أمر ا م ر | EMR ÊMR emrin bir durumun a state
مريج م ر ج | MRC MRYC merīcin çalkantılı confused.
50:5 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

doğrusu | onlar yalanladılar | hak ile | | kendilerine gelince | şimdi onlar | içindedirler | bir durumun | çalkantılı |

[] [KZ̃B] [ḪGG] [] [CYE] [] [] [EMR] [MRC]
BL KZ̃BVE BELḪG LME CEÙHM FHM FY ÊMR MRYC

bel keƶƶebū bil-Haḳḳi lemmā cā'ehum fehum emrin merīcin
بل كذبوا بالحق لما جاءهم فهم في أمر مريج

[] [ك ذ ب] [ح ق ق] [] [ج ي ا] [] [] [ا م ر] [م ر ج]

50:5Kâf  Suresi 5. Ayet
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
بل | BL bel doğrusu Nay,
Be,Lam,
2,30,
RET – retraction particle
حرف اضراب
كذبوا ك ذ ب | KZ̃B KZ̃BVE keƶƶebū onlar yalanladılar they denied
Kef,Zel,Be,Vav,Elif,
20,700,2,6,1,
V – 3rd person masculine plural (form II) perfect verb
PRON – subject pronoun
فعل ماض والواو ضمير متصل في محل رفع فاعل
بالحق ح ق ق | ḪGG BELḪG bil-Haḳḳi hak ile the truth
Be,Elif,Lam,Ha,Gaf,
2,1,30,8,100,
P – prefixed preposition bi
N – genitive masculine noun
جار ومجرور
لما | LME lemmā when
Lam,Mim,Elif,
30,40,1,
T – time adverb
ظرف زمان
جاءهم ج ي ا | CYE CEÙHM cā'ehum kendilerine gelince it came (to) them,
Cim,Elif,,He,Mim,
3,1,,5,40,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
PRON – 3rd person masculine plural object pronoun
فعل ماض و«هم» ضمير متصل في محل نصب مفعول به
فهم | FHM fehum şimdi onlar so they
Fe,He,Mim,
80,5,40,
REM – prefixed resumption particle
PRON – 3rd person masculine plural personal pronoun
الفاء استئنافية
ضمير منفصل
في | FY içindedirler (are) in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
أمر ا م ر | EMR ÊMR emrin bir durumun a state
,Mim,Re,
,40,200,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
مريج م ر ج | MRC MRYC merīcin çalkantılı confused.
Mim,Re,Ye,Cim,
40,200,10,3,
ADJ – genitive masculine singular indefinite adjective
صفة مجرورة
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
بل
bel
|
doğrusu
Kombi Müfredat
كذبوا
keƶƶebū
KZ̃B|ك ذ ب
onlar yalanladılar
Kombi Müfredat
بالحق
bil-Haḳḳi
ḪGG|ح ق ق
hak ile
4
لما
lemmā
|
Kombi Müfredat
جاءهم
cā'ehum
CYE|ج ي ا
kendilerine gelince
6
فهم
fehum
|
şimdi onlar
7
في
|
içindedirler
Kombi Müfredat
أمر
emrin
EMR|ا م ر
bir durumun
Kombi Müfredat
مريج
merīcin
MRC|م ر ج
çalkantılı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |بَلْ: doğrusu | كَذَّبُوا: onlar yalanladılar | بِالْحَقِّ: hak ile | لَمَّا: | جَاءَهُمْ: kendilerine gelince | فَهُمْ: şimdi onlar | فِي: içindedirler | أَمْرٍ: bir durumun | مَرِيجٍ: çalkantılı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |بل BL doğrusu | كذبوا KZ̃BWE onlar yalanladılar | بالحق BELḪG hak ile | لما LME | جاءهم CEÙHM kendilerine gelince | فهم FHM şimdi onlar | في FY içindedirler | أمر ÊMR bir durumun | مريج MRYC çalkantılı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |bel: doğrusu | keƶƶebū: onlar yalanladılar | bil-Haḳḳi: hak ile | lemmā: | cā'ehum: kendilerine gelince | fehum: şimdi onlar | : içindedirler | emrin: bir durumun | merīcin: çalkantılı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |BL: doğrusu | KZ̃BVE: onlar yalanladılar | BELḪG: hak ile | LME: | CEÙHM: kendilerine gelince | FHM: şimdi onlar | FY: içindedirler | ÊMR: bir durumun | MRYC: çalkantılı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hayır, gerçek olan Kur'ân, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar. Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hayır, onlara geldiğinde Hakikatlerini yalanladılar! Onlar pek karışık bir iş içindedirler. Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Doğrusu gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân ve peygamber kendilerine geldiği zaman yalanladılar. Onlar şimdi karmakarışık bir plan, bir düşünce içindeler. Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hayır, onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durum içindedirler. Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar. Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Doğrusu, kendilerine hak (Kur’an ve Peygamber) gelince yalanladılar da, şimdi muztarıb bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Hayir; onlar, gercek kendilerine gelince onu yalanladilar; kararsizlik icindedirler. Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : (4-5) Biz, muhakkak yerin onlardan neyin (çürütüp) eksilttiğini biliriz. Yanımızda (her şeyin yazılı bulunduğu) muhafazalı bir kitap vardır. Hayır, onlar hakk kendilerine gelince yalanladılar. Bu bakımdan onlar, kararsızlık ve perişanlık içindedirler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir hâldedirler. Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Hayır; onlar, gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler. Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler. Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Doğrusu, gerçek kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıstırap içindeler. Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman tekzib ettiler de şimdi karma karışık bir ıztırab içindeler Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı (emrin meriyc) içinde bulunuyorlar. Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Aksine, gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar, onun için onlar karmakarışık bir iş içindedirler. Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Hayır, onlar, kendilerine hak gelince (onu) tekzîb etdiler. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Hayır! Kendilerine geldiğinde o hakkı yalanladılar; şimdi onlar, karmakarışık bir iş içindedirler. Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Hayır, onlar; hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi de şaşırmış bir haldedirler. Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Hayır (öyle değil), onlar kendilerine hak gelince onu yalanladılar. Bu durumda onlar, karışık bir emr (problem) içindeler. Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Buna rağmen onlar, (yeniden dirilmeyi inkar edenler,) ne zaman kendilerine tebliğ edildiyse hakikati yalanladılar; ve şimdi bir şaşkınlık içindeler. Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : (4-5) Muhakkak ki, yer onlardan neyi eksiltirse Biz bilmişizdir ve Bizim nezdimizde hıfzedici bir kitap vardır. Fakat kendilerine geldiği vakit hakkı tekzîp ettiler. İmdi onlar karmakarışık bir ızdırap içindedirler. Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hayır! Onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar karışık bir durum içindedirler. Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hayır onlar, kendilerine hak gelince yalanladılar. Çünkü onlar şaşkınlık içindedirler. Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bilakis onlar, kendi önlerine kadar gelen gerçeği yalan saydılar. Artık onlar kararsızlık ve perişanlık içindedirler. Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler. Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar. Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Doğrusu, onlar kendilerine hak geldiğinde onu yalanladılar; onun için şaşkın bir haldedirler. Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Hayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler. Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.