| ACBVE: şaştılar
| ÊN:
| CEÙHM: gelmesine
| MNZ̃R: bir uyarıcı
| MNHM: içlerinden
| FGEL: dediler
| ELKEFRVN: kafirler
| HZ̃E: bu
| ŞYÙ: bir şeydir
| ACYB: tuhaf
| (50:2)
| MTNE: biz öldüğümüz
| VKNE: ve olduğumuz
| TREBE: toprak
| Z̃LK: bu
| RCA: bir dönüştür
| BAYD̃: uzak
| (50:3)
| ALMNE: biz bilmişizdir
| ME: ne
| TNGṦ: eksilttiğini
| ELÊRŽ: yerin
| MNHM: onlardan
| VAND̃NE: ve yanımızda vardır
| KTEB: bir Kitap
| ḪFYƵ: (her şeyi) zapteden
| (50:4)
| KZ̃BVE: onlar yalanladılar
| BELḪG: hak ile
| LME:
| CEÙHM: kendilerine gelince
| FHM: şimdi onlar
| FY: içindedirler
| ÊMR: bir durumun
| MRYC: çalkantılı
| (50:5)
| YNƵRVE: bakmadılar mı?
| ÎL:
| ELSMEÙ: göğe
| FVGHM: üstlerindeki
| KYF: nasıl
| BNYNEHE: onu bina ettik
| VZYNEHE: ve onu süsledik
| VME: ve yoktur
| LHE: onun
| MN: hiçbir
| FRVC: çatlağı
| (50:6)
| MD̃D̃NEHE: yaydık onu
| VÊLGYNE: ve attık
| FYHE: ona
| RVESY: sağlam dağlar
| VÊNBTNE: ve bitirdik
| FYHE: onda
| MN: -ten
| KL: her
| ZVC: çift-
| BHYC: güzel
| (50:7)
| VZ̃KR: ve ibrettir
| LKL: hepsi için
| ABD̃: kul(ların)
| MNYB: yönelen
| (50:8)
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| MEÙ: bir su
| MBERKE: bereketli
| FÊNBTNE: bitirdik
| BH: onunla
| CNET: bahçeler
| VḪB: ve daneler
| ELḪṦYD̃: biçilecek
| (50:9)
| BESGET: yüksek
| LHE: olan
| ŦLA: tomurcukları
| NŽYD̃: birbirine girmiş
| (50:10)
| LLABED̃: kullar için
| VÊḪYYNE: ve can verdik
| BH: onunla (su ile)
| BLD̃T: bir ülkeye
| MYTE: ölü
| KZ̃LK: işte öyledir
| ELḢRVC: çıkış
| (50:11)
| GBLHM: onlardan önce
| GVM: kavmi
| NVḪ: Nuh
| VÊṦḪEB: ve halkı
| ELRS: Res
| VS̃MVD̃: ve Semud
| (50:12)
| ELÊYKT: Eyke
| VGVM: ve kavmi
| TBA: Tubba'
| KL: bunların hepsi
| KZ̃B: yalanlayıp
| ELRSL: elçileri
| FḪG: hak ettiler
| VAYD̃: tehdidimi
| (50:14)
| BELḢLG: yaratışta
| ELÊVL: ilk
| BL: doğrusu
| HM: onlar
| FY: içindedirler
| LBS: kuşku
| MN: -dan
| ḢLG: bir yaratma-
| CD̃YD̃: yeni
| (50:15)
| ḢLGNE: biz yarattık
| ELÎNSEN: insanı
| VNALM: ve biliriz
| ME: ne
| TVSVS: fısıldadığını
| BH: ona
| NFSH: nefsinin
| VNḪN: çünkü biz
| ÊGRB: daha yakınız
| ÎLYH: ona
| MN: -ndan
| ḪBL: şah damarı-
| ELVRYD̃: şah damarı-
| (50:16)
| YTLG: kaydetmektedir
| ELMTLGYEN: iki alıcı (melek)
| AN:
| ELYMYN: onun sağında
| VAN: ve
| ELŞMEL: solunda
| GAYD̃: oturan
| (50:17)
| YLFƵ: söylemez
| MN: hiçbir
| GVL: söz
| ÎLE: olmadan
| LD̃YH: yanında
| RGYB: gözetleyiciler
| ATYD̃: hazır bulunan
| (50:18)
| SKRT: sarhoşluğu
| ELMVT: ölüm
| BELḪG: gerçekten
| Z̃LK: işte bu
| ME: şeydir
| KNT: senin olduğun
| MNH: ondan
| TḪYD̃: kaçmış
| (50:19)
| FY:
| ELṦVR: Sur'a
| Z̃LK: işte bu
| YVM: gündür
| ELVAYD̃: kendisine karşı uyarılan
| (50:20)
| KL: her
| NFS: can
| MAHE: yanında
| SEÙG: bir sürücü
| VŞHYD̃: ve şahidle
| (50:21)
| KNT: sen idin
| FY: içinde
| ĞFLT: gaflet
| MN: -ndan
| HZ̃E: bu-
| FKŞFNE: biz açtık
| ANK: senden
| ĞŦEÙK: perdeni
| FBṦRK: artık gözün
| ELYVM: bugün
| ḪD̃YD̃: keskindir
| (50:22)
| FY:
| CHNM: cehenneme
| KL: her
| KFER: nankörü
| ANYD̃: inatçı
| (50:24)
| CAL: edindi
| MA: ile beraber
| ELLH: Allah
| ÎLHE: tanrılar
| ËḢR: başka
| FÊLGYEH: bundan dolayı onu atın
| FY:
| ELAZ̃EB: bir azaba
| ELŞD̃YD̃: çetin
| (50:26)
| GRYNH: arkadaşı
| RBNE: Rabbimiz
| ME:
| ÊŦĞYTH: ben onu azdırmadım
| VLKN: zaten
| KEN: idi
| FY: içinde
| ŽLEL: bir sapıklık
| BAYD̃: derin
| (50:27)
| LE:
| TḢTṦMVE: çekişmeyin
| LD̃Y: uzurumda
| VGD̃: ve andolsun
| GD̃MT: önceden yaptım
| ÎLYKM: size
| BELVAYD̃: uyarı
| (50:28)
| YBD̃L: değiştirilmez
| ELGVL: söz
| LD̃Y: benim huzurumda
| VME: ve değil(im)
| ÊNE: ben
| BƵLEM: zulmedici
| LLABYD̃: kullara
| (50:29)
| NGVL: deriz
| LCHNM: cehenneme
| HL: -mu?
| EMTLÊT: doldun-
| VTGVL: ve der
| HL: -mu?
| MN: hiç (yok)-
| MZYD̃: daha
| (50:30)
| ELCNT: cennet
| LLMTGYN: korunanlara
| ĞYR: değildir
| BAYD̃: uzak
| (50:31)
| ME:
| TVAD̃VN: size va'dedilen
| LKL: daima
| ÊVEB: (Allah'a) yüz tutan
| ḪFYƵ: koruyan
| (50:32)
| ḢŞY: saygı gösteren
| ELRḪMN: Rahman'a
| BELĞYB: görmeden
| VCEÙ: ve getiren
| BGLB: bir yürek
| MNYB: (Hakka) dönük
| (50:33)
| BSLEM: selam (esenlik) ile
| Z̃LK: bu
| YVM: günüdür
| ELḢLVD̃: süreklilik
| (50:34)
| ME: herşey
| YŞEÙVN: istedikleri
| FYHE: orada
| VLD̃YNE: ve katımızda vardır
| MZYD̃: daha fazlası
| (50:35)
| ÊHLKNE: helak etmiştik
| GBLHM: bunlardan önce
| MN: -dan
| GRN: kuşaklar-
| HM: onlar
| ÊŞD̃: daha kuvvetli idi
| MNHM: bunlardan
| BŦŞE: tutuşu
| FNGBVE: gezip dolaşmışlardı
| FY:
| ELBLED̃: ülkelerde
| HL: (var) mı?
| MN: hiç
| MḪYṦ: kaçacak yer
| (50:36)
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| LZ̃KR: bir öğüt
| LMN: kimse için
| KEN: olan
| LH: onun
| GLB: kalbi
| ÊV: yahut
| ÊLG: veren
| ELSMA: kulak
| VHV: ve o
| ŞHYD̃: şahid olarak
| (50:37)
| ḢLGNE: biz yarattık
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VME: ve bulunanları
| BYNHME: ikisi arasında
| FY:
| STT: altı
| ÊYEM: günde
| VME: ve
| MSNE: bize dokunmadı
| MN: hiçbir
| LĞVB: yorgunluk
| (50:38)
| AL: üzerine
| ME:
| YGVLVN: onların dedikleri
| VSBḪ: ve tesbih et
| BḪMD̃: övgü ile
| RBK: Rabbini
| GBL: önce
| ŦLVA: doğmadan
| ELŞMS: güneş
| VGBL: ve önce
| ELĞRVB: batmadan
| (50:39)
| ELLYL: gecenin
| FSBḪH: O'nu tesbih et
| VÊD̃BER: ve arkalarında
| ELSCVD̃: secde
| (50:40)
| YVM: (o) gün
| YNED̃: çağırır
| ELMNED̃: o ünleyici
| MN: -den
| MKEN: bir yer-
| GRYB: yakın
| (50:41)
| YSMAVN: duyarlar
| ELṦYḪT: çağrıyı
| BELḪG: gerçek olarak
| Z̃LK: işte bu
| YVM: günüdür
| ELḢRVC: çıkış
| (50:42)
| NḪN: biz
| NḪYY: yaşatırız
| VNMYT: ve öldürürüz
| VÎLYNE: ve bizedir
| ELMṦYR: dönüş
| (50:43)
| TŞGG: yarılır
| ELÊRŽ: yer
| ANHM: onlar(ın üstün)den
| SREAE: sür'atle koşarlar
| Z̃LK: işte bu
| ḪŞR: toplamadır
| ALYNE: bize göre
| YSYR: kolaydır
| (50:44)
| ÊALM: biliyoruz
| BME: şeyleri
| YGVLVN: onların dedikleri
| VME: ve değilsin
| ÊNT: sen
| ALYHM: onların üstünde
| BCBER: bir zorlayıcı
| FZ̃KR: öğüt ver
| BELGR ËN: Kur'an ile
| MN: kimselere
| YḢEF: korkan
| VAYD̃: tehdidimden
| (50:45)