50 Kâf Suresi
Kuran Sırası: 50
İniş Sırası: 34
Abese Suresi (80) Âdiyât Suresi (100) Ahkâf Suresi (46) Ahzâb Suresi (33) Âl-i Imrân Suresi (3) Alak Suresi (96) Ankebût Suresi (29) Asr Suresi (103) A’lâ Suresi (87) A’râf Suresi (7) Bakara Suresi (2) Beled Suresi (90) Beyyine Suresi (98) Bürûc Suresi (85) Câsiye Suresi (45) Cin Suresi (72) Cum’a Suresi (62) Duhân Suresi (44) Duhâ Suresi (93) Enbiyâ Suresi (21) Enfâl Suresi (8) En’âm Suresi (6) Fâtiha Suresi (1) Fâtir Suresi (35) Fecr Suresi (89) Felâk Suresi (113) Fetih Suresi (48) Fil Suresi (105) Furkân Suresi (25) Fussilet Suresi (41) Gâsiye Suresi (88) Hac Suresi (22) Hadîd Suresi (57) Hâkka Suresi (69) Hasr Suresi (59) Hicr Suresi (15) Hucurât Suresi (49) Hûd Suresi (11) Hümeze Suresi (104) Ibrahim Suresi (14) Ihlâs Suresi (112) Infitâr Suresi (82) Insan Suresi (76) Insikâk Suresi (84) Insirâh Suresi (94) Isrâ Suresi (17) Kadr Suresi (97) Kâfirûn Suresi (109) Kâf Suresi (50) Kalem Suresi (68) Kamer Suresi (54) Kâri’a Suresi (101) Kasas Suresi (28) Kehf Suresi (18) Kevser Suresi (108) Kiyâme Suresi (75) Kureys Suresi (106) Leyl Suresi (92) Lokman Suresi (31) Mâide Suresi (5) Mâ’ûn Suresi (107) Meryem Suresi (19) Me’âric Suresi (70) Mücâdele Suresi (58) Müddessir Suresi (74) Muhammed Suresi (47) Mülk Suresi (67) Mümtehine Suresi (60) Münâfikûn Suresi (63) Mürselât Suresi (77) Mutaffifîn Suresi (83) Müzzemmil Suresi (73) Mü’minûn Suresi (23) Mü’min Suresi (40) Nahl Suresi (16) Nasr Suresi (110) Nâs Suresi (114) Nâzi’ât Suresi (79) Nebe’ Suresi (78) Necm Suresi (53) Neml Suresi (27) Nisâ Suresi (4) Nûh Suresi (71) Nûr Suresi (24) Rahmân Suresi (55) Ra’d Suresi (13) Rûm Suresi (30) Sâd Suresi (38) Sâffât Suresi (37) Saff Suresi (61) Sebe’ Suresi (34) Secde Suresi (32) Sems Suresi (91) Sûrâ Suresi (42) Su’arâ Suresi (26) Tâ-Hâ Suresi (20) Tahrîm Suresi (66) Talâk Suresi (65) Târik Suresi (86) Tebbet Suresi (111) Tegâbun Suresi (64) Tekâsür Suresi (102) Tekvîr Suresi (81) Tevbe Suresi (9) Tîn Suresi (95) Tûr Suresi (52) Vâki’a Suresi (56) Yâsîn Suresi (36) Yûnus Suresi (10) Yûsuf Suresi (12) Zâriyât Suresi (51) Zilzâl Suresi (99) Zuhruf Suresi (43) Zümer Suresi (39)
Diğer Mealler
Kırık Meal (Arapça)
Kırık Meal (Harekesiz)
Kırık Meal (Okunuş)
Kırık Meal (Transcript)
Abdulbaki Gölpınarlı 🔊
Adem Uğur 🔊
Ahmed Hulusi 🔊
Ahmet Tekin 🔊
Ahmet Varol 🔊
Ali Bulaç 🔊
Ali Fikri Yavuz 🔊
Bekir Sadak 🔊
Celal Yıldırım 🔊
Diyanet İşleri 🔊
Diyanet İşleri (eski) 🔊
Diyanet Vakfi 🔊
Edip Yüksel 🔊
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) 🔊
Elmalılı Hamdi Yazır 🔊
Fizilal-il Kuran
Gültekin Onan
Hakkı Yılmaz 🔊
Hasan Basri Çantay
Hayrat Neşriyat
İbni Kesir
İskender Evrenosoğlu
Muhammed Esed 🔊
Mustafa İslamoğlu
Nedim Yılmaz
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Öngüt
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş 🔊
Tefhim-ul Kuran
Ümit Şimşek
Yaşar Nuri Öztürk 🔊
Fizilal-il Kuran Meali
Kaf. Şerefli Kur'an'a andolsun! (50:1) Kafirler aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar da «Bu şaşılacak bir şeydir» dediler. (50:2) Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı dirileceğiz? Bu uzak bir dönüştür. (50:3) Biz toprağın onlardan neleri eksilttiğini kesinlikle bilmekteyiz. Yanımızda o bilgileri koruyan bir kitap vardır. (50:4) Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler. (50:5) Üzerlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak ta yoktur. (50:6) Yeryüzünü de yaydık, ona sağlam dağlar yerleştirdik, onda her güzel çifti bitirdik. (50:7) Bütün bunları, Allah'a yönelen her kulun, gönül gözünü açmak için ve ona ibret vermek için yaptık. (50:8) Gökten bereketli su indirdik, onunla bahçeler ve biçilecek taneli ekinler bitirdik. (50:9) Birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları yetiştirdik. (50:10) Kullara rızık olması için. Ve o su ile ölü bir memlekete can verdik. İşte insanların yeniden dirilmesi de böyledir. (50:11) Onlardan önce Nuh kavmi, Res halkı ve Semud kavmi de yalanlamıştı. (50:12) Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri de. (50:13) Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Bütün bunların hepsi peygamberleri yalanladılar da üzerlerine tehdidim hak oldu. (50:14) İlk yaratma ile yorulup aciz mi kaldık ki yeniden yaratamayalım? Doğrusu onlar yeniden yaratılmaktan şüphe etmektedirler. (50:15) Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. (50:16) Çünkü onun sağında ve solunda oturan, her davranışı yakalayıp tesbit eden iki melek vardır. (50:17) İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetliyen, dediklerini zapteden bir melek hazır bulunmasın. (50:18) Ölüm sarhoşluğu bir gün Hakk'ı getirir de «İşte ey insan bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir» denir. (50:19) Sur'a üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür. (50:20) Her can, yanında bir sürücü ve bir şahidle gelir. (50:21) Ona: «Andolsun ki, sen, bundan gafilsin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir» denir. (50:22) Yanındaki arkadaşı: «İşte yanımdaki hazır» dedi. (50:23) Allah: «Haydi ikiniz, atın cehenneme her inatçı nankörü.» (50:24) Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi. (50:25) O ki Allah ile beraber başka tanrılar edindi, bundan dolayı onu çetin bir azaba atın. (50:26) Yanındaki arkadaşı dedi ki: «Rabb'imiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi.» (50:27) Allah: «Huzurumda çekişmeyin. Ben size daha önce uyarı göndermiştim.» (50:28) Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem der. (50:29) O gün cehenneme: «Doldun mu?» deriz. «Daha yok mu?» der. (50:30) Cennet Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılır, zaten uzak değildir. (50:31) İşte size vaadedilen budur. Daima tevbe ile Allah'a dönen, O'nun buyruklarını koruyan. (50:32) Görmediği Rahman'dan korkan ve Allah'a yönelmiş bir kalble gelen sizlere, hepinize söz verilen yerdir. (50:33) Oraya esenlikle girin; işte sonsuzluk günü budur denir. (50:34) Orada istedikleri herşey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır. (50:35) Biz onlardan önce nice nesilleri helak ettik. Gerçekte onlar bunlardan daha güçlü idiler. Buna rağmen ölümden kurtulmak için memlekette delikler aradılar. Kurtuluş var mı? (50:36) Doğrusu bunda, kalbi olana veya şahid olarak kulak veren kimse için bir öğüt vardır. (50:37) Andolsun Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık. Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı. (50:38) Ey Muhammed! Onların dediklerine sabret. Güneşin doğuş ile batışında önce Rabb'ini hamd ile tesbih et. (50:39) Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından O'nu tesbih et. (50:40) Bir çağırıcının yakın bir yerde çağıracağı güne kulak ver. (50:41) O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür. (50:42) Doğrusu Biz diriltiriz, Biz öldürürüz, dönüş Bizedir. (50:43) O gün yer onların üstünden yarılıp açılır. Ve onlar kabirlerinden çıkıp süratle koşarlar. İşte bu toplanmadır, bize göre kolaydır. (50:44) Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlaştırıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver. (50:45)
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.