Önceki Sonraki

29:52Ankebût Suresi 52. Ayet

Kuran Sırası: 29 İniş Sırası: 85
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869

29:52Ankebût Suresi 52. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
قل
ḳul
GVL|ق و ل
de ki
Kombi Müfredat
كفى
kefā
KFY|ك ف ي
yeter
3
بالله
billahi
|
Allah
Kombi Müfredat
بيني
beynī
BYN|ب ي ن
benimle
Kombi Müfredat
وبينكم
ve beynekum
BYN|ب ي ن
sizin aranızda
Kombi Müfredat
شهيدا
şehīden
ŞHD̃|ش ه د
şahid olarak
Kombi Müfredat
يعلم
yeǎ'lemu
ALM|ع ل م
O bilir
8
ما
|
olanları
9
في
|
10 Kombi Müfredat
السماوات
s-semāvāti
SMV|س م و
göklerde
11 Kombi Müfredat
والأرض
vel'erDi
ERŽ|ا ر ض
ve yerde
12
والذين
velleƶīne
|
ve
13 Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inananlar
14 Kombi Müfredat
بالباطل
bil-bāTili
BŦL|ب ط ل
batıla
15 Kombi Müfredat
وكفروا
ve keferū
KFR|ك ف ر
ve inkar edenler
16
بالله
billahi
|
Allah'ı
17
أولئك
ulāike
|
işte
18
هم
humu
|
onlardır
19 Kombi Müfredat
الخاسرون
l-ḣāsirūne
ḢSR|خ س ر
ziyana uğrayanlar
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |قُلْ: de ki | كَفَىٰ: yeter | بِاللَّهِ: Allah | بَيْنِي: benimle | وَبَيْنَكُمْ: sizin aranızda | شَهِيدًا: şahid olarak | يَعْلَمُ: O bilir | مَا: olanları | فِي: | السَّمَاوَاتِ: göklerde | وَالْأَرْضِ: ve yerde | وَالَّذِينَ: ve | امَنُوا: inananlar | بِالْبَاطِلِ: batıla | وَكَفَرُوا: ve inkar edenler | بِاللَّهِ: Allah'ı | أُولَٰئِكَ: işte | هُمُ: onlardır | الْخَاسِرُونَ: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |قل GL de ki | كفى KF yeter | بالله BELLH Allah | بيني BYNY benimle | وبينكم WBYNKM sizin aranızda | شهيدا ŞHYD̃E şahid olarak | يعلم YALM O bilir | ما ME olanları | في FY | السماوات ELSMEWET göklerde | والأرض WELÊRŽ ve yerde | والذين WELZ̃YN ve | آمنوا ËMNWE inananlar | بالباطل BELBEŦL batıla | وكفروا WKFRWE ve inkar edenler | بالله BELLH Allah'ı | أولئك ÊWLÙK işte | هم HM onlardır | الخاسرون ELḢESRWN ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ḳul: de ki | kefā: yeter | billahi: Allah | beynī: benimle | ve beynekum: sizin aranızda | şehīden: şahid olarak | yeǎ'lemu: O bilir | : olanları | : | s-semāvāti: göklerde | vel'erDi: ve yerde | velleƶīne: ve | āmenū: inananlar | bil-bāTili: batıla | ve keferū: ve inkar edenler | billahi: Allah'ı | ulāike: işte | humu: onlardır | l-ḣāsirūne: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |GL: de ki | KF: yeter | BELLH: Allah | BYNY: benimle | VBYNKM: sizin aranızda | ŞHYD̃E: şahid olarak | YALM: O bilir | ME: olanları | FY: | ELSMEVET: göklerde | VELÊRŽ: ve yerde | VELZ̃YN: ve | ËMNVE: inananlar | BELBEŦL: batıla | VKFRVE: ve inkar edenler | BELLH: Allah'ı | ÊVLÙK: işte | HM: onlardır | ELḢESRVN: ziyana uğrayanlar | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Aramda ve aranızda tanık olarak Allah yeter; bilir ne varsa göklerde ve yeryüzünde ve bâtıla inanıp Allah'a kâfir olanlara gelince: Onlardır ziyan edenlerin ta kendileri.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte ziyana uğrayacaklar onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : De ki: "Benimle aranızda şahitlik itibarıyla Esmâ'sıyla hakikatim olan Allâh yeterlidir! Semâlarda ve arzda olanı bilir! Bâtıla inanıp (kendilerini toprak olacak beden kabul edip); Esmâ'sıyla nefslerinin hakikati olan Allâh'ı inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!"Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : 'Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğum konusunda şâhit olarak Allah yeter. O, göklerdekileri ve yerdekileri bilir. Bâtıla inanıp, Allah’ı inkârda ısrar edenler, işte ziyana uğrayacak olanlar onlardır.' de.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler ise, işte onlar ziyana uğrayanlardır.'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), de ki: “- Benimle sizin aranızda (peygamber olduğuma dair) Allah şahid olarak yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Batıla inanıb Allah’ı inkâr edenler, (küfre varanlar) işte onlar, tamamen aldananlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : De ki: «Allah benimle sizin aranizda sahit olarak yeter. O, goklerde ve yerde olani, batila inananlari ve Allah'i inkar edenleri bilir.» Iste kaybedenler bunlardir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : De ki: Aramızda şâhid olarak Allah yeter; O göklerde ve yerde olanları bilir. Bâtıla inananlar ve Allah'ı inkâr edenler var ya, işte onlar zarara uğrayanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’ı inkâr edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Allah benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. O, göklerde ve yerde olanı, batıla inananları ve Allah'ı inkar edenleri bilir.' İşte kaybedenler bunlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah'ı inkâr edenler (var ya), işte ziyana uğrayacaklar onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : De ki, 'Benimle sizin aranızda tanık olarak ALLAH yeter. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Yanlışa inanıp, ALLAH'a inanmıyanlar, asıl zarara uğrayanlardır.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp inkâr edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler, işte zarara düşenler hep onlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki benimle sizin aranızda şâhid, Allah yeter, o Göklerde ve Yerde ne varsa bilir, bâtıla iyman edip de Allaha küfredenler, işte onlardır hep husrâna düşenlerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlara de ki; «Benimle sizin aranızda Allah'ın tanıklığı yeterlidir. O göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Batıla, eğriye inanıp Allah'ı inkar edenler var ya, onlar hüsrana uğrayacak kimselerdir.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Tanrı yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Tanrı'ya küfredenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : De ki: “Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan şeyleri bilir. Bâtıla inanan ve Allah'ı bilerek reddeden/ inanmayan kimseler, işte onlar, zarara/ kayba uğrayıp acı çekenlerin ta kendileridir. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : De ki: «Benimle sizin aranızda Allahın hakkıyle şâhid olması yeter. Göklerde, yerde ne varsa O bilir. Baatıla îman ve Allâhı (inkâr ile) kâfir olanlar (Yok mu?) İşte onlar hüsranda kalanların ta kendileridir. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : De ki: 'Benimle sizin aranızda şâhid olarak, Allah yeter! (O,) göklerde ve yerde ne varsa bilir. Bâtıla inanıp Allah’ı inkâr edenler ise, işte onlar hüsrâna uğrayanların ta kendileridir!'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : De ki: Şahid olarak benimle sizin aranızda Allah yeter. O; göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanıp Allah'a küfredenler, işte onlar hüsrana uğrayanların kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : De ki: "Sizinle benim aramda şahit olarak Allah, kâfidir. Göklerde ve yerde ne varsa bilir." Batıla inananlar ve Allah'ı inkâr edenler, işte onlar hüsranda olanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : (İman etmeyecek olanlara) De ki: "Benim ile sizin aranızda şahit olarak Allah yeter! O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Geçersiz ve uydurma şeylere inananlara ve bu suretle Allah'ı inkara şartlanmış olanlara gelince; işte ziyanda olanlar onlardır!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Benimle sizin aranızda Allah Teâlâ'nın şahit olması kifâyet eder. Göklerde ve yerde ne olduğunu bilir. Ve o kimseler ki, bâtıla inanmışlar ve Allah'ı inkar etmişlerdir. İşte hüsrâna düşmüş olanlar, ancak onlardır.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : De ki: “Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Bâtıla inanan ve Allah'ı inkâr edenler; işte onlar hüsrana uğrayanların tâ kendileridir. ”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : De ki:-Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inananlar ve Allah’ı tanımayanlar ise, işte onlar, hüsrana uğrayacak olanlardır.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Gerçek ortada iken, batıla iman edip Allah’ı inkâr edenler, işte asıl ziyana ve hüsrana uğrayanlar onlar olacaktır."Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : De ki: "Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allâh yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Bâtıla inanıp Allah'a karşı nankörlük edenler, işte ziyana uğrayacaklar onlardır."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah'ı inkâr edip küfredenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olan herşeyi bilir. Allah'ı inkâr ederek bâtıla inananlar ise hüsrana düşenlerin tâ kendileridir.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Sizinle benim aramda tanık olarak Allah yeter. Göklerde ne var, yerde ne var biliyor O. Bâtıla iman edip Allah'ı inkâr edenlere gelince, işte onlar hüsrana uğramışların ta kendileridir."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.