Önceki Sonraki

29:38Ankebût Suresi 38. Ayet

Kuran Sırası: 29 İniş Sırası: 85
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445464748495051525354555657585960616263646566676869

29:38Ankebût Suresi 38. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1 Kombi Müfredat
وعادا
ve ǎāden
AVD̃|ع و د
ve Ad'ı
2
وثمود
ve ṧemūde
|
ve Semud'u
3
وقد
ve ḳad
|
ve gerçekten
4 Kombi Müfredat
تبين
tebeyyene
BYN|ب ي ن
bu belli olmaktadır
5
لكم
lekum
|
size
6
من
min
|
-den
7 Kombi Müfredat
مساكنهم
mesākinihim
SKN|س ك ن
oturdukları yerler-
8 Kombi Müfredat
وزين
ve zeyyene
ZYN|ز ي ن
ve süsledi
9
لهم
lehumu
|
onlara
10 Kombi Müfredat
الشيطان
ş-şeyTānu
ŞŦN|ش ط ن
şeytan
11 Kombi Müfredat
أعمالهم
eǎ'mālehum
AML|ع م ل
yaptıkları işlerini
12 Kombi Müfredat
فصدهم
fe Saddehum
ṦD̃D̃|ص د د
ve onları çıkardı
13
عن
ǎni
|
-dan
14 Kombi Müfredat
السبيل
s-sebīli
SBL|س ب ل
yol-
15 Kombi Müfredat
وكانوا
vekānū
KVN|ك و ن
ve oldular
16 Kombi Müfredat
مستبصرين
mustebSirīne
BṦR|ب ص ر
görenlerden
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَعَادًا: ve Ad'ı | وَثَمُودَ: ve Semud'u | وَقَدْ: ve gerçekten | تَبَيَّنَ: bu belli olmaktadır | لَكُمْ: size | مِنْ: -den | مَسَاكِنِهِمْ: oturdukları yerler- | وَزَيَّنَ: ve süsledi | لَهُمُ: onlara | الشَّيْطَانُ: şeytan | أَعْمَالَهُمْ: yaptıkları işlerini | فَصَدَّهُمْ: ve onları çıkardı | عَنِ: -dan | السَّبِيلِ: yol- | وَكَانُوا: ve oldular | مُسْتَبْصِرِينَ: görenlerden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وعادا WAED̃E ve Ad'ı | وثمود WS̃MWD̃ ve Semud'u | وقد WGD̃ ve gerçekten | تبين TBYN bu belli olmaktadır | لكم LKM size | من MN -den | مساكنهم MSEKNHM oturdukları yerler- | وزين WZYN ve süsledi | لهم LHM onlara | الشيطان ELŞYŦEN şeytan | أعمالهم ÊAMELHM yaptıkları işlerini | فصدهم FṦD̃HM ve onları çıkardı | عن AN -dan | السبيل ELSBYL yol- | وكانوا WKENWE ve oldular | مستبصرين MSTBṦRYN görenlerden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve ǎāden: ve Ad'ı | ve ṧemūde: ve Semud'u | ve ḳad: ve gerçekten | tebeyyene: bu belli olmaktadır | lekum: size | min: -den | mesākinihim: oturdukları yerler- | ve zeyyene: ve süsledi | lehumu: onlara | ş-şeyTānu: şeytan | eǎ'mālehum: yaptıkları işlerini | fe Saddehum: ve onları çıkardı | ǎni: -dan | s-sebīli: yol- | vekānū: ve oldular | mustebSirīne: görenlerden | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VAED̃E: ve Ad'ı | VS̃MVD̃: ve Semud'u | VGD̃: ve gerçekten | TBYN: bu belli olmaktadır | LKM: size | MN: -den | MSEKNHM: oturdukları yerler- | VZYN: ve süsledi | LHM: onlara | ELŞYŦEN: şeytan | ÊAMELHM: yaptıkları işlerini | FṦD̃HM: ve onları çıkardı | AN: -dan | ELSBYL: yol- | VKENVE: ve oldular | MSTBṦRYN: görenlerden | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Âd'le Semûd'u da helâk etmiştik ve gerçekten de yerlerinden apaçık anlamaktasınız ve Şeytan, onların yaptıklarını, bezemişti kendilerine ve gerçeği gördükleri halde yoldan çelmişti onları.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ad ve Semud'a (da böyle yaptık). . . Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır. . . Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi. . . Gerçeği anlayacak hâlde olmalarına rağmen!Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Oturdukları yurtlarından, onların başına neler geldiğini anlamışsınızdır. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara yaptıkları işleri süsleyip güzel göstermişti. Onları doğru yoldan, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoymuş, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemişti. Oysa onlar da, hakkı bâtıldan ayırıp görebilecek, anlayabilecek durumdaydılar.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ad ve Semud'u da (helak ettik). (Başlarına nelerin geldiği) size oturdukları yerlerden belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıklarını süsledi, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görüp anlayabilecek durumdaydılar. [2]Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ad ile Semûd’u da helak ettik. (Ey Mekke halkı), onlara ne yapıldı, meskenlerinin harabından size belli olmaktadır. Görgü sahibleri oldukları halde, şeytan, onların amellerini kendilerine süslemiş (güzel göstermiş) de, onları hak yoldan çevirmişti.Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ad ve Semud milletlerini de yok ettik. Bunu, oturduklari yerler gostermektedir. seytan kendilerine, islediklerini guzel gosterdi; onlari dogru yoldan alikoydu. Oysa kendileri bunu anliyacak durumda idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Âd ve Semûd'u da yok ettik. Gerçekten onların oturduğu yerlerin kalıntıları size açık ve ortadadır. Şeytan, onlara amellerini süslemişti de böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştu. Halbuki kendileri (az-çok) gözü açık kimseler idi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ad ve Semud milletlerini de yok ettik. Bunu, oturdukları yerler göstermektedir. Şeytan kendilerine, işlediklerini güzel gösterdi; onları doğru yoldan alıkoydu. Oysa kendileri bunu anlayacak durumda idiler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Aynı şekilde, Ad ve Semud'u da... Akibetleri, oturmuş oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. Halbuki görüp anlayacak yeteneğe sahiptiler.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ad ve Semud'u da (helak ediverdik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ad ve Semud'a da (peygamberler gönderdik) ki, size bunlar, meskenlerinden belli olmaktadır. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve kendilerini yoldan çevirmişti; halbuki, gözleri açık adamlardılar.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Âde de, Semûde de ki size bunlar meskenlerinden belli olmaktadır, Şeytan onlara amellerini tezyin etmişti de kendilerini yoldan çevirmişti, halbuki gözleri açık adamlar idilerDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Adoğulları ile Semudoğulları'nı da yok ettik. Bunu vaktiyle oturdukları evlerin yıkıntıları size açıkça göstermektedir. Şeytan onlara işledikleri kötülükleri güzel göstererek kendilerini yoldan çıkardı. oysa isteselerdi gerçeği görebilirlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Âd ve Semûd toplumlarını değişime/ yıkıma uğrattık. Onların değişime/ yıkıma uğramaları, onların yurtlarından size kesinlikle besbelli olmuştur. Ve şeytan onlara, yaptıklarını süsledi de onları yoldan alıkoydu. Hâlbuki onlar görüp anlayan kimselerdi. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Aad ile Semudu da (helak etdik. Onların başına neler geldiği) hakıykat sizin için el'an (o haraab) evleri (ciheti) nden belli olmakdadır. Uyanık (insan) lar oldukları halde şeytan onların amel (ve hareket) lerini süsleyib kendilerini yoldan sapdırmışdır. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Âd ve Semûd’u da (helâk ettik); (onların başına ne geldiği, harâb olmuş)meskenlerinden size elbette belli olmaktadır. Şeytan onlara amellerini süslü gösterdi de onları yoldan çıkardı; hâlbuki (onlar, esâsen) bakıp görebilecek (akıl sâhibi) kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ad ve Semud kavmini de. Bunu, oturdukları yerlerden anlamaktasınız. Şeytan kendilerine yaptıkları şeyleri güzel göstermişti de onları doğru yoldan alıkoymuştu. Halbuki kendileri bunu anlayacak durumda idiler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve Ad ve Semud kavmi, size beyan edildi (gösterildi). Onların meskenlerinden (bahsedilerek) ve şeytan onlara amellerini süsledi. Böylece onları (Allah'ın) yolundan alıkoydu. Ve onlar görebilenlerdi (görerek inkâr edenlerdi).Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Mesken ve barınakların(ın kalıntıların)dan açıkça görüleceği gibi, Ad ve Semud (kavimlerini de yok ettik). (Onlar yıkılıp gittiler.) Çünkü Şeytan onlara işledikleri (günahları) güzel gösterdi ve böylece onları, hakikati kavrama yeteneğine sahip oldukları halde, (Allah'ın) yol(un)dan alıkoydu.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Âd ve Semûd (kavmini de helâk ettik). Muhakkak ki, sizin için onların oturmuş oldukları yerlerden (başlarına gelen felaketler) açıklanmıştır ve şeytan onların yaptıkları işleri süslü göstermiş de onları yoldan saptırmıştır. Halbuki, gözleri görür kimseler olmuşlardı.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Âd ve Semud'u da helâk ettik. Bu, oturdukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip, onları doğru yoldan çıkardı. Halbuki kendileri bunu anlayacak durumda idiler, (bakıp ibret alabilirlerdi).Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Ad ve Semud kavimlerini yok ettik. Onların meskenlerinden bu apaçık size belli olmuştur. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Âd ve Semûd halklarını da imha ettik. Siz ey (Mekkeliler) bunu, kalan ev harabelerinden anlıyorsunuzdur.Şeytan onlara yaptıkları kötü işleri süsledi ve onları yoldan çıkardı. Halbuki onlar aklı fikri yerinde, açıkgöz kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Bu, oturdukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytân onlara yaptıkları işleri süsleyip onları yoldan çıkardı. Oysa bakıp ibret alabilirlerdi (ama almadılar).Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Âd'ı ve Semûd'u da (yıkıma uğrattık) . Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yapmakta olduklarını şeytan onlara süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Âd ve Semud kavimlerini de helâk ettik ki, meskenlerinin hali size bunu açıkça göstermiştir. Şeytan onlara yaptıklarını süsledi ve onları yoldan çıkardı. Oysa onlar gerçeği görebilecek kimselerdi.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Âd'ı, Semûd'u da böyle yaptık. Bu, onların yurtlarından/meskenlerinden açıkça belli olmaktadır. Şeytan onlara amellerini süsleyip püslemişti de kendilerini yoldan çıkarmıştı. Oysaki, bakıp görebilen insanlardı.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.