29Ankebût Suresi
Kuran Sırası: 29
İniş Sırası: 85
Kırık Meal (Transcript) Meali
|ÊḪSB: -mı sandılar?
| ELNES: insanlar
| ÊN:
| YTRKVE: bırakılacaklarını
| ÊN:
| YGVLVE: demekle
| ËMNE: inandık
| VHM: onlar
| LE: hiç
| YFTNVN: sınanmadan
| (29:2)

| ELNES: insanlar
| ÊN:
| YTRKVE: bırakılacaklarını
| ÊN:
| YGVLVE: demekle
| ËMNE: inandık
| VHM: onlar
| LE: hiç
| YFTNVN: sınanmadan
| (29:2)|VLGD̃: ve andolsun
| FTNE: biz sınadık
| ELZ̃YN: kimseleri
| MN: -den
| GBLHM: onlardan öncekiler-
| FLYALMN: elbette bilecektir
| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimseleri
| ṦD̃GVE: doğruları
| VLYALMN: ve bilecektir
| ELKEZ̃BYN: yalancıları
| (29:3)

| FTNE: biz sınadık
| ELZ̃YN: kimseleri
| MN: -den
| GBLHM: onlardan öncekiler-
| FLYALMN: elbette bilecektir
| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimseleri
| ṦD̃GVE: doğruları
| VLYALMN: ve bilecektir
| ELKEZ̃BYN: yalancıları
| (29:3)|ÊM: yoksa
| ḪSB: -mı sandılar?
| ELZ̃YN: kimseler
| YAMLVN: yapan(lar)
| ELSYÙET: kötülükleri
| ÊN:
| YSBGVNE: bizi geçeceklerini
| SEÙ: ne kötü
| ME:
| YḪKMVN: hüküm veriyorlar
| (29:4)

| ḪSB: -mı sandılar?
| ELZ̃YN: kimseler
| YAMLVN: yapan(lar)
| ELSYÙET: kötülükleri
| ÊN:
| YSBGVNE: bizi geçeceklerini
| SEÙ: ne kötü
| ME:
| YḪKMVN: hüküm veriyorlar
| (29:4)|MN: kim
| KEN: ise
| YRCV: umuyor
| LGEÙ: ile buluşmayı
| ELLH: Allah
| FÎN: şüphesiz
| ÊCL: (buluşma) vakti
| ELLH: Allah'ın
| L ËT: gelmektedir
| VHV: ve O
| ELSMYA: işitendir
| ELALYM: bilendir
| (29:5)

| KEN: ise
| YRCV: umuyor
| LGEÙ: ile buluşmayı
| ELLH: Allah
| FÎN: şüphesiz
| ÊCL: (buluşma) vakti
| ELLH: Allah'ın
| L ËT: gelmektedir
| VHV: ve O
| ELSMYA: işitendir
| ELALYM: bilendir
| (29:5)|VMN: ve kim
| CEHD̃: cihad ederse
| FÎNME: ancak
| YCEHD̃: cihad eder
| LNFSH: kendi yararına
| ÎN: elbette
| ELLH: Allah
| LĞNY: zengindir
| AN: -den
| ELAELMYN: alemler-
| (29:6)

| CEHD̃: cihad ederse
| FÎNME: ancak
| YCEHD̃: cihad eder
| LNFSH: kendi yararına
| ÎN: elbette
| ELLH: Allah
| LĞNY: zengindir
| AN: -den
| ELAELMYN: alemler-
| (29:6)|VELZ̃YN: ve kimseler
| ËMNVE: inananlar
| VAMLVE: ve yapanlar
| ELṦELḪET: iyi işler
| LNKFRN: mutlaka örteceğiz
| ANHM: onların
| SYÙETHM: kötülüklerini
| VLNCZYNHM: ve onları mükafatlandıracağız
| ÊḪSN: en güzeliyle
| ELZ̃Y:
| KENVE: olduklarının
| YAMLVN: yapmış
| (29:7)

| ËMNVE: inananlar
| VAMLVE: ve yapanlar
| ELṦELḪET: iyi işler
| LNKFRN: mutlaka örteceğiz
| ANHM: onların
| SYÙETHM: kötülüklerini
| VLNCZYNHM: ve onları mükafatlandıracağız
| ÊḪSN: en güzeliyle
| ELZ̃Y:
| KENVE: olduklarının
| YAMLVN: yapmış
| (29:7)|VVṦYNE: ve biz tavsiye ettik
| ELÎNSEN: insana
| BVELD̃YH: ana babasına
| ḪSNE: iyilik etmeyi
| VÎN: ve eğer
| CEHD̃EK: onlar seni zorlarlarsa
| LTŞRK: ortak koşman için
| BY: bana
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LK: senin
| BH: hakkında
| ALM: bilgin
| FLE: asla
| TŦAHME: onlara ita'at etme
| ÎLY: banadır
| MRCAKM: dönüşünüz
| FÊNBÙKM: size haber veririm
| BME: şeyleri
| KNTM: olduğunuz
| TAMLVN: yapmış
| (29:8)

| ELÎNSEN: insana
| BVELD̃YH: ana babasına
| ḪSNE: iyilik etmeyi
| VÎN: ve eğer
| CEHD̃EK: onlar seni zorlarlarsa
| LTŞRK: ortak koşman için
| BY: bana
| ME: bir şeyi
| LYS: olmayan
| LK: senin
| BH: hakkında
| ALM: bilgin
| FLE: asla
| TŦAHME: onlara ita'at etme
| ÎLY: banadır
| MRCAKM: dönüşünüz
| FÊNBÙKM: size haber veririm
| BME: şeyleri
| KNTM: olduğunuz
| TAMLVN: yapmış
| (29:8)|VELZ̃YN: ve kimseleri
| ËMNVE: inananları
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| LND̃ḢLNHM: sokarız
| FY: arasına
| ELṦELḪYN: salihler
| (29:9)

| ËMNVE: inananları
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| LND̃ḢLNHM: sokarız
| FY: arasına
| ELṦELḪYN: salihler
| (29:9)|VMN: ve
| ELNES: insanlardan
| MN: kimisi
| YGVL: der
| ËMNE: inandık
| BELLH: Allah'a
| FÎZ̃E: fakat
| ÊVZ̃Y: eziyet edilince
| FY: uğrunda
| ELLH: Allah
| CAL: sayar
| FTNT: işkencesini
| ELNES: insanların
| KAZ̃EB: azabı gibi
| ELLH: Allah'ın
| VLÙN: ama
| CEÙ: gelse
| NṦR: bir yardım
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| LYGVLN: andolsun derler ki
| ÎNE: elbette biz de
| KNE:
| MAKM: sizinle beraberdik
| ÊVLYS: değil midir?
| ELLH: Allah
| BÊALM: daha iyi bilen
| BME: bulunanı
| FY:
| ṦD̃VR: göğüslerinde
| ELAELMYN: alemlerin
| (29:10)

| ELNES: insanlardan
| MN: kimisi
| YGVL: der
| ËMNE: inandık
| BELLH: Allah'a
| FÎZ̃E: fakat
| ÊVZ̃Y: eziyet edilince
| FY: uğrunda
| ELLH: Allah
| CAL: sayar
| FTNT: işkencesini
| ELNES: insanların
| KAZ̃EB: azabı gibi
| ELLH: Allah'ın
| VLÙN: ama
| CEÙ: gelse
| NṦR: bir yardım
| MN: -den
| RBK: Rabbin-
| LYGVLN: andolsun derler ki
| ÎNE: elbette biz de
| KNE:
| MAKM: sizinle beraberdik
| ÊVLYS: değil midir?
| ELLH: Allah
| BÊALM: daha iyi bilen
| BME: bulunanı
| FY:
| ṦD̃VR: göğüslerinde
| ELAELMYN: alemlerin
| (29:10)|VLYALMN: ve elbette bilir
| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inananları
| VLYALMN: ve elbette bilir
| ELMNEFGYN: iki yüzlüleri
| (29:11)

| ELLH: Allah
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inananları
| VLYALMN: ve elbette bilir
| ELMNEFGYN: iki yüzlüleri
| (29:11)|VGEL: ve dedi(ler)
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar edenler
| LLZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inananlara
| ETBAVE: siz uyun
| SBYLNE: bizim yolumuza
| VLNḪML: ve biz taşırız
| ḢŦEYEKM: sizin hatalarınızı
| VME: oysa değillerdir
| HM: kendileri
| BḪEMLYN: taşıyacak
| MN: -ndan
| ḢŦEYEHM: onların hataları-
| MN: hiçbir
| ŞYÙ: şey
| ÎNHM: elbette onlar
| LKEZ̃BVN: tamamen yalancıdırlar
| (29:12)

| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar edenler
| LLZ̃YN: kimselere
| ËMNVE: inananlara
| ETBAVE: siz uyun
| SBYLNE: bizim yolumuza
| VLNḪML: ve biz taşırız
| ḢŦEYEKM: sizin hatalarınızı
| VME: oysa değillerdir
| HM: kendileri
| BḪEMLYN: taşıyacak
| MN: -ndan
| ḢŦEYEHM: onların hataları-
| MN: hiçbir
| ŞYÙ: şey
| ÎNHM: elbette onlar
| LKEZ̃BVN: tamamen yalancıdırlar
| (29:12)|VLYḪMLN: ve onlar taşıyacaklar
| ÊS̃GELHM: kendi yüklerini
| VÊS̃GELE: ve (başka) yükleri
| MA: beraber
| ÊS̃GELHM: kendi yükleriyle
| VLYSÊLN: ve elbette sorguya çekileceklerdir
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| AME: şeylerden
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uyduruyor(lar)
| (29:13)

| ÊS̃GELHM: kendi yüklerini
| VÊS̃GELE: ve (başka) yükleri
| MA: beraber
| ÊS̃GELHM: kendi yükleriyle
| VLYSÊLN: ve elbette sorguya çekileceklerdir
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| AME: şeylerden
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uyduruyor(lar)
| (29:13)|VLGD̃: ve andolsun
| ÊRSLNE: biz gönderdik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL:
| GVMH: kavmine
| FLBS̃: kaldı
| FYHM: onların arasında
| ÊLF: bin
| SNT: seneden
| ÎLE: eksik
| ḢMSYN: elli
| AEME: yıl
| FÊḢZ̃HM: sonunda yakaladı
| ELŦVFEN: Tufan
| VHM:
| ƵELMVN: haksızlık edenleri
| (29:14)

| ÊRSLNE: biz gönderdik
| NVḪE: Nuh'u
| ÎL:
| GVMH: kavmine
| FLBS̃: kaldı
| FYHM: onların arasında
| ÊLF: bin
| SNT: seneden
| ÎLE: eksik
| ḢMSYN: elli
| AEME: yıl
| FÊḢZ̃HM: sonunda yakaladı
| ELŦVFEN: Tufan
| VHM:
| ƵELMVN: haksızlık edenleri
| (29:14)|FÊNCYNEH: fakat onu kurtardık
| VÊṦḪEB: ve halkını
| ELSFYNT: gemi
| VCALNEHE: ve onu yaptık
| ËYT: bir ibret
| LLAELMYN: alemlere
| (29:15)

| VÊṦḪEB: ve halkını
| ELSFYNT: gemi
| VCALNEHE: ve onu yaptık
| ËYT: bir ibret
| LLAELMYN: alemlere
| (29:15)|VÎBREHYM: ve İbrahim(i gönderdik)
| ÎZ̃: hani
| GEL: dedi ki
| LGVMH: kavmine
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| VETGVH: ve O'ndan korkun
| Z̃LKM: bu
| ḢYR: daha hayırlıdır
| LKM: sizin için
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| TALMVN: biliyor(lar)
| (29:16)

| ÎZ̃: hani
| GEL: dedi ki
| LGVMH: kavmine
| EABD̃VE: kulluk edin
| ELLH: Allah'a
| VETGVH: ve O'ndan korkun
| Z̃LKM: bu
| ḢYR: daha hayırlıdır
| LKM: sizin için
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| TALMVN: biliyor(lar)
| (29:16)|ÎNME: ancak
| TABD̃VN: siz tapıyorsunuz
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊVS̃ENE: bir takım putlara
| VTḢLGVN: ve uyduruyorsunuz
| ÎFKE: yalan şeyler
| ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN:
| TABD̃VN: sizin taptıklarınız
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| LE:
| YMLKVN: güçleri yetmez
| LKM: size
| RZGE: rızık vermeye
| FEBTĞVE: siz arayın
| AND̃: yanında
| ELLH: Allah'ın
| ELRZG: rızkı
| VEABD̃VH: ve O'na tapın
| VEŞKRVE: ve şükredin
| LH: O'na
| ÎLYH: O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (29:17)

| TABD̃VN: siz tapıyorsunuz
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊVS̃ENE: bir takım putlara
| VTḢLGVN: ve uyduruyorsunuz
| ÎFKE: yalan şeyler
| ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN:
| TABD̃VN: sizin taptıklarınız
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| LE:
| YMLKVN: güçleri yetmez
| LKM: size
| RZGE: rızık vermeye
| FEBTĞVE: siz arayın
| AND̃: yanında
| ELLH: Allah'ın
| ELRZG: rızkı
| VEABD̃VH: ve O'na tapın
| VEŞKRVE: ve şükredin
| LH: O'na
| ÎLYH: O'na
| TRCAVN: döndürüleceksiniz
| (29:17)|VÎN: ve eğer
| TKZ̃BVE: yalanlarsanız
| FGD̃: elbette
| KZ̃B: yalanlamışlardı
| ÊMM: ümmetler de
| MN:
| GBLKM: sizden önceki
| VME: ve yoktur
| AL: düşen
| ELRSVL: elçiye
| ÎLE: başka bir şey
| ELBLEĞ: tebliğ etmekten
| ELMBYN: açıkça
| (29:18)

| TKZ̃BVE: yalanlarsanız
| FGD̃: elbette
| KZ̃B: yalanlamışlardı
| ÊMM: ümmetler de
| MN:
| GBLKM: sizden önceki
| VME: ve yoktur
| AL: düşen
| ELRSVL: elçiye
| ÎLE: başka bir şey
| ELBLEĞ: tebliğ etmekten
| ELMBYN: açıkça
| (29:18)|ÊVLM:
| YRVE: görmediler mi?
| KYF: nasıl
| YBD̃Ù: başlatıyor
| ELLH: Allah
| ELḢLG: yaratmayı
| S̃M: sonra
| YAYD̃H: onu iade ediyor
| ÎN: şüphesiz
| Z̃LK: bu
| AL: göre
| ELLH: Allah'a
| YSYR: kolaydır
| (29:19)

| YRVE: görmediler mi?
| KYF: nasıl
| YBD̃Ù: başlatıyor
| ELLH: Allah
| ELḢLG: yaratmayı
| S̃M: sonra
| YAYD̃H: onu iade ediyor
| ÎN: şüphesiz
| Z̃LK: bu
| AL: göre
| ELLH: Allah'a
| YSYR: kolaydır
| (29:19)|GL: de ki
| SYRVE: gezin
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FENƵRVE: ve bakın
| KYF: nasıl
| BD̃Ê: başladı
| ELḢLG: yaratmağa
| S̃M: sonra
| ELLH: Allah
| YNŞÙ: yapacaktır
| ELNŞÊT: yaratmayı da
| EL ËḢRT: son
| ÎN: çünkü
| ELLH: Allah
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: gücü yeter
| (29:20)

| SYRVE: gezin
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| FENƵRVE: ve bakın
| KYF: nasıl
| BD̃Ê: başladı
| ELḢLG: yaratmağa
| S̃M: sonra
| ELLH: Allah
| YNŞÙ: yapacaktır
| ELNŞÊT: yaratmayı da
| EL ËḢRT: son
| ÎN: çünkü
| ELLH: Allah
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: gücü yeter
| (29:20)|YAZ̃B: azabeder
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VYRḪM: ve acır
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VÎLYH: ve hepiniz O'na
| TGLBVN: çevrilirsiniz
| (29:21)

| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VYRḪM: ve acır
| MN: kimseye
| YŞEÙ: dilediği
| VÎLYH: ve hepiniz O'na
| TGLBVN: çevrilirsiniz
| (29:21)|VME: ve değilsiniz
| ÊNTM: siz
| BMACZYN: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VLE: ve ne de
| FY:
| ELSMEÙ: gökte
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN: hiçbir
| VLY: koruyucu(nuz)
| VLE: ve ne de
| NṦYR: bir yardımcı(nız)
| (29:22)

| ÊNTM: siz
| BMACZYN: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yerde
| VLE: ve ne de
| FY:
| ELSMEÙ: gökte
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| MN: hiçbir
| VLY: koruyucu(nuz)
| VLE: ve ne de
| NṦYR: bir yardımcı(nız)
| (29:22)|VELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| VLGEÙH: ve O'nunla buluşmayı
| ÊVLÙK: işte onlar
| YÙSVE: ümidi kesmişlerdir
| MN: -den
| RḪMTY: benim rahmetim-
| VÊVLÙK: ve işte
| LHM: onlar için vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (29:23)

| KFRVE: inkar eden(ler)
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| VLGEÙH: ve O'nunla buluşmayı
| ÊVLÙK: işte onlar
| YÙSVE: ümidi kesmişlerdir
| MN: -den
| RḪMTY: benim rahmetim-
| VÊVLÙK: ve işte
| LHM: onlar için vardır
| AZ̃EB: bir azab
| ÊLYM: acıklı
| (29:23)|FME: ve
| KEN: olmadı
| CVEB: cevabı
| GVMH: kavminin
| ÎLE: başka bir şey
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| EGTLVH: onu öldürün
| ÊV: yahut
| ḪRGVH: onu yakın
| FÊNCEH: fakat onu kurtardı
| ELLH: Allah
| MN: -ten
| ELNER: ateş-
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YÙMNVN: inanan
| (29:24)

| KEN: olmadı
| CVEB: cevabı
| GVMH: kavminin
| ÎLE: başka bir şey
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| EGTLVH: onu öldürün
| ÊV: yahut
| ḪRGVH: onu yakın
| FÊNCEH: fakat onu kurtardı
| ELLH: Allah
| MN: -ten
| ELNER: ateş-
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYET: ibretler
| LGVM: bir toplum için
| YÙMNVN: inanan
| (29:24)|VGEL: ve dedi ki
| ÎNME: şüphesiz
| ETḢZ̃TM: siz edindiniz
| MN:
| D̃VN: bırakıp
| ELLH: Allah'ı
| ÊVS̃ENE: birtakım putlar
| MVD̃T: sevmek için
| BYNKM: birbirinizi
| FY:
| ELḪYET: hayatında
| ELD̃NYE: dünya
| S̃M: sonra
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| YKFR: inkar edersiniz
| BAŽKM: bir kısmınız
| BBAŽ: diğerini
| VYLAN: ve la'netlersiniz
| BAŽKM: bir kısmınız
| BAŽE: diğerini
| VMÊVEKM: ve varacağınız yer
| ELNER: ateştir
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| NEṦRYN: yardımcı
| (29:25)

| ÎNME: şüphesiz
| ETḢZ̃TM: siz edindiniz
| MN:
| D̃VN: bırakıp
| ELLH: Allah'ı
| ÊVS̃ENE: birtakım putlar
| MVD̃T: sevmek için
| BYNKM: birbirinizi
| FY:
| ELḪYET: hayatında
| ELD̃NYE: dünya
| S̃M: sonra
| YVM: gününde
| ELGYEMT: kıyamet
| YKFR: inkar edersiniz
| BAŽKM: bir kısmınız
| BBAŽ: diğerini
| VYLAN: ve la'netlersiniz
| BAŽKM: bir kısmınız
| BAŽE: diğerini
| VMÊVEKM: ve varacağınız yer
| ELNER: ateştir
| VME: ve yoktur
| LKM: sizin için
| MN: hiçbir
| NEṦRYN: yardımcı
| (29:25)|F ËMN: bunun üzerine inandı
| LH: ona
| LVŦ: Lut
| VGEL: ve dedi ki
| ÎNY: elbette ben
| MHECR: hicret edeceğim
| ÎL:
| RBY: Rabbime
| ÎNH: kuşkusuz O
| HV: O
| ELAZYZ: Azizdir
| ELḪKYM: Hakimdir
| (29:26)

| LH: ona
| LVŦ: Lut
| VGEL: ve dedi ki
| ÎNY: elbette ben
| MHECR: hicret edeceğim
| ÎL:
| RBY: Rabbime
| ÎNH: kuşkusuz O
| HV: O
| ELAZYZ: Azizdir
| ELḪKYM: Hakimdir
| (29:26)|VVHBNE: ve biz armağan ettik
| LH: ona
| ÎSḪEG: İshak'ı
| VYAGVB: ve Ya'kub'u
| VCALNE: ve verdik
| FY: içindekilere
| Z̃RYTH: onun nesli
| ELNBVT: peygamberlik
| VELKTEB: ve Kitap
| V ËTYNEH: ve ona verdik
| ÊCRH: karşılığını
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| VÎNH: ve şüphesiz o
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| LMN: elbette
| ELṦELḪYN: iyilerdendir
| (29:27)

| LH: ona
| ÎSḪEG: İshak'ı
| VYAGVB: ve Ya'kub'u
| VCALNE: ve verdik
| FY: içindekilere
| Z̃RYTH: onun nesli
| ELNBVT: peygamberlik
| VELKTEB: ve Kitap
| V ËTYNEH: ve ona verdik
| ÊCRH: karşılığını
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| VÎNH: ve şüphesiz o
| FY:
| EL ËḢRT: ahirette
| LMN: elbette
| ELṦELḪYN: iyilerdendir
| (29:27)|VLVŦE: ve Lut
| ÎZ̃: hani
| GEL: dedi ki
| LGVMH: kavmine
| ÎNKM: şüphesiz siz
| LTÊTVN: gidiyorsunuz
| ELFEḪŞT: bir fuhşa
| ME: yapmadığı
| SBGKM: sizden önce
| BHE: onu
| MN: hiç
| ÊḪD̃: kimsenin
| MN: -den
| ELAELMYN: alemler-
| (29:28)

| ÎZ̃: hani
| GEL: dedi ki
| LGVMH: kavmine
| ÎNKM: şüphesiz siz
| LTÊTVN: gidiyorsunuz
| ELFEḪŞT: bir fuhşa
| ME: yapmadığı
| SBGKM: sizden önce
| BHE: onu
| MN: hiç
| ÊḪD̃: kimsenin
| MN: -den
| ELAELMYN: alemler-
| (29:28)|ÊÙNKM: siz ha?
| LTÊTVN: gidiyorsunuz
| ELRCEL: erkeklere
| VTGŦAVN: ve kesiyorsunuz
| ELSBYL: yol
| VTÊTVN: ve yapıyorsunuz
| FY:
| NED̃YKM: toplantılarınızda
| ELMNKR: edepsizce şeyler
| FME: fakat
| KEN: olmadı
| CVEB: cevabı
| GVMH: Kavmi'nin
| ÎLE: başka
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| EÙTNE: haydi getir
| BAZ̃EB: azabını
| ELLH: Allah'ın
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -dan
| ELṦED̃GYN: doğrular-
| (29:29)

| LTÊTVN: gidiyorsunuz
| ELRCEL: erkeklere
| VTGŦAVN: ve kesiyorsunuz
| ELSBYL: yol
| VTÊTVN: ve yapıyorsunuz
| FY:
| NED̃YKM: toplantılarınızda
| ELMNKR: edepsizce şeyler
| FME: fakat
| KEN: olmadı
| CVEB: cevabı
| GVMH: Kavmi'nin
| ÎLE: başka
| ÊN:
| GELVE: demelerinden
| EÙTNE: haydi getir
| BAZ̃EB: azabını
| ELLH: Allah'ın
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -dan
| ELṦED̃GYN: doğrular-
| (29:29)|GEL: (Lut) dedi
| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| AL: karşı
| ELGVM: şu kavme
| ELMFSD̃YN: bozguncu
| (29:30)

| RB: Rabbim
| ENṦRNY: bana yardım et
| AL: karşı
| ELGVM: şu kavme
| ELMFSD̃YN: bozguncu
| (29:30)|VLME: zaman
| CEÙT: geldikleri
| RSLNE: elçilerimiz
| ÎBREHYM: İbrahim'e
| BELBŞR: bir müjde ile
| GELVE: dediler ki
| ÎNE: muhakkak biz
| MHLKV: helak edeceğiz
| ÊHL: halkını
| HZ̃H: şu
| ELGRYT: (Sodom) kentin
| ÎN: çünkü
| ÊHLHE: oranın halkı
| KENVE: oldular
| ƵELMYN: zalimler(den)
| (29:31)

| CEÙT: geldikleri
| RSLNE: elçilerimiz
| ÎBREHYM: İbrahim'e
| BELBŞR: bir müjde ile
| GELVE: dediler ki
| ÎNE: muhakkak biz
| MHLKV: helak edeceğiz
| ÊHL: halkını
| HZ̃H: şu
| ELGRYT: (Sodom) kentin
| ÎN: çünkü
| ÊHLHE: oranın halkı
| KENVE: oldular
| ƵELMYN: zalimler(den)
| (29:31)|GEL: (İbrahim) dedi ki
| ÎN: ama
| FYHE: orada vardır
| LVŦE: Lut
| GELVE: dediler ki
| NḪN: biz
| ÊALM: daha iyi biliriz
| BMN: kimin bulunduğunu
| FYHE: orada
| LNNCYNH: onu kurtaracağız
| VÊHLH: ve ailesini
| ÎLE: yalnız
| EMRÊTH: karısı
| KENT: olmuştur
| MN: -dan
| ELĞEBRYN: kalacaklar-
| (29:32)

| ÎN: ama
| FYHE: orada vardır
| LVŦE: Lut
| GELVE: dediler ki
| NḪN: biz
| ÊALM: daha iyi biliriz
| BMN: kimin bulunduğunu
| FYHE: orada
| LNNCYNH: onu kurtaracağız
| VÊHLH: ve ailesini
| ÎLE: yalnız
| EMRÊTH: karısı
| KENT: olmuştur
| MN: -dan
| ELĞEBRYN: kalacaklar-
| (29:32)|VLME: ne zaman ki
| ÊN:
| CEÙT: geldi
| RSLNE: elçilerimiz
| LVŦE: Lut'a
| SYÙ: fenalaştı
| BHM: onlar yüzünden
| VŽEG: ve daraldı
| BHM: onlar hakkında
| Z̃RAE: huzursuzca
| VGELVE: ve dediler
| LE:
| TḢF: korkma
| VLE: ve ne de
| TḪZN: üzülme
| ÎNE: elbette biz
| MNCVK: seni kurtaracağız
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: yalnız
| EMRÊTK: karın
| KENT: olmuştur
| MN: -dan
| ELĞEBRYN: kalacaklar-
| (29:33)

| ÊN:
| CEÙT: geldi
| RSLNE: elçilerimiz
| LVŦE: Lut'a
| SYÙ: fenalaştı
| BHM: onlar yüzünden
| VŽEG: ve daraldı
| BHM: onlar hakkında
| Z̃RAE: huzursuzca
| VGELVE: ve dediler
| LE:
| TḢF: korkma
| VLE: ve ne de
| TḪZN: üzülme
| ÎNE: elbette biz
| MNCVK: seni kurtaracağız
| VÊHLK: ve aileni
| ÎLE: yalnız
| EMRÊTK: karın
| KENT: olmuştur
| MN: -dan
| ELĞEBRYN: kalacaklar-
| (29:33)|ÎNE: şüphesiz biz
| MNZLVN: indireceğiz
| AL: üstüne
| ÊHL: halkının
| HZ̃H: şu
| ELGRYT: ülke
| RCZE: bir azab
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| BME: sebebiyle
| KENVE: olmaları
| YFSGVN: fasıklık yapıyor(lar)
| (29:34)

| MNZLVN: indireceğiz
| AL: üstüne
| ÊHL: halkının
| HZ̃H: şu
| ELGRYT: ülke
| RCZE: bir azab
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| BME: sebebiyle
| KENVE: olmaları
| YFSGVN: fasıklık yapıyor(lar)
| (29:34)|VLGD̃: ve andolsun
| TRKNE: biz bırakmışızdır
| MNHE: ondan
| ËYT: bir işaret
| BYNT: açık
| LGVM: bir toplum için
| YAGLVN: aklını kullanan
| (29:35)

| TRKNE: biz bırakmışızdır
| MNHE: ondan
| ËYT: bir işaret
| BYNT: açık
| LGVM: bir toplum için
| YAGLVN: aklını kullanan
| (29:35)|VÎL: ve
| MD̃YN: Medyen'e
| ÊḢEHM: kardeşleri
| ŞAYBE: Şuayb'i (gönderdik)
| FGEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kuluk edin
| ELLH: Allah'a
| VERCVE: ve umun
| ELYVM: gününü
| EL ËḢR: ahiret
| VLE: ve asla
| TAS̃VE: karışıklık çıkarmayın
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| MFSD̃YN: bozgunculukla
| (29:36)

| MD̃YN: Medyen'e
| ÊḢEHM: kardeşleri
| ŞAYBE: Şuayb'i (gönderdik)
| FGEL: dedi
| YE: EY/HEY/AH
| GVM: kavmim
| EABD̃VE: kuluk edin
| ELLH: Allah'a
| VERCVE: ve umun
| ELYVM: gününü
| EL ËḢR: ahiret
| VLE: ve asla
| TAS̃VE: karışıklık çıkarmayın
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| MFSD̃YN: bozgunculukla
| (29:36)|FKZ̃BVH: onu yalanladılar
| FÊḢZ̃THM: bu yüzden onları yakaladı
| ELRCFT: deprem
| FÊṦBḪVE: ve kaldılar
| FY:
| D̃ERHM: yurtlarında
| CES̃MYN: diz üstü çöküp
| (29:37)

| FÊḢZ̃THM: bu yüzden onları yakaladı
| ELRCFT: deprem
| FÊṦBḪVE: ve kaldılar
| FY:
| D̃ERHM: yurtlarında
| CES̃MYN: diz üstü çöküp
| (29:37)|VAED̃E: ve Ad'ı
| VS̃MVD̃: ve Semud'u
| VGD̃: ve gerçekten
| TBYN: bu belli olmaktadır
| LKM: size
| MN: -den
| MSEKNHM: oturdukları yerler-
| VZYN: ve süsledi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ÊAMELHM: yaptıkları işlerini
| FṦD̃HM: ve onları çıkardı
| AN: -dan
| ELSBYL: yol-
| VKENVE: ve oldular
| MSTBṦRYN: görenlerden
| (29:38)

| VS̃MVD̃: ve Semud'u
| VGD̃: ve gerçekten
| TBYN: bu belli olmaktadır
| LKM: size
| MN: -den
| MSEKNHM: oturdukları yerler-
| VZYN: ve süsledi
| LHM: onlara
| ELŞYŦEN: şeytan
| ÊAMELHM: yaptıkları işlerini
| FṦD̃HM: ve onları çıkardı
| AN: -dan
| ELSBYL: yol-
| VKENVE: ve oldular
| MSTBṦRYN: görenlerden
| (29:38)|VGERVN: ve Kaarun'u
| VFRAVN: ve Fir'avn'ı
| VHEMEN: ve Haman'ı
| VLGD̃: ve andolsun
| CEÙHM: onlara geldi
| MVS: Musa
| BELBYNET: açık kanıtlarla
| FESTKBRVE: fakat onlar büyüklük tasladılar
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VME: ama
| KENVE: değillerdi
| SEBGYN: geçip gidecek
| (29:39)

| VFRAVN: ve Fir'avn'ı
| VHEMEN: ve Haman'ı
| VLGD̃: ve andolsun
| CEÙHM: onlara geldi
| MVS: Musa
| BELBYNET: açık kanıtlarla
| FESTKBRVE: fakat onlar büyüklük tasladılar
| FY:
| ELÊRŽ: o yerde
| VME: ama
| KENVE: değillerdi
| SEBGYN: geçip gidecek
| (29:39)|FKLE: nitekim hepsini
| ÊḢZ̃NE: yakaladık
| BZ̃NBH: günahıyla
| FMNHM: onlardan
| MN: kiminin
| ÊRSLNE: gönderdik
| ALYH: üstüne
| ḪEṦBE: taş yağdıran bir fırtına
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ÊḢZ̃TH: yakaladı
| ELṦYḪT: korkunç bir ses
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ḢSFNE: batırdık
| BH: onunla
| ELÊRŽ: yere
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ÊĞRGNE: boğduk
| VME: ve
| KEN: değildi
| ELLH: Allah
| LYƵLMHM: onlara zulmedecek
| VLKN: fakat
| KENVE: onlar
| ÊNFSHM: kendi kendilerine
| YƵLMVN: zulmediyorlardı
| (29:40)

| ÊḢZ̃NE: yakaladık
| BZ̃NBH: günahıyla
| FMNHM: onlardan
| MN: kiminin
| ÊRSLNE: gönderdik
| ALYH: üstüne
| ḪEṦBE: taş yağdıran bir fırtına
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ÊḢZ̃TH: yakaladı
| ELṦYḪT: korkunç bir ses
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ḢSFNE: batırdık
| BH: onunla
| ELÊRŽ: yere
| VMNHM: ve onlardan
| MN: kimini
| ÊĞRGNE: boğduk
| VME: ve
| KEN: değildi
| ELLH: Allah
| LYƵLMHM: onlara zulmedecek
| VLKN: fakat
| KENVE: onlar
| ÊNFSHM: kendi kendilerine
| YƵLMVN: zulmediyorlardı
| (29:40)|MS̃L: misali
| ELZ̃YN: kimselerin
| ETḢZ̃VE: edinen(lerin)
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊVLYEÙ: dostlar
| KMS̃L: misali gibidir
| ELANKBVT: örümceğin
| ETḢZ̃T: edinen
| BYTE: Yapı
| VÎN: şüphesiz
| ÊVHN: -en gevşeği
| ELBYVT: evlerin
| LBYT: -yapısıdır
| ELANKBVT: örümceğin
| LV: keşke
| KENVE: -idi
| YALMVN: bilseler
| (29:41)

| ELZ̃YN: kimselerin
| ETḢZ̃VE: edinen(lerin)
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊVLYEÙ: dostlar
| KMS̃L: misali gibidir
| ELANKBVT: örümceğin
| ETḢZ̃T: edinen
| BYTE: Yapı
| VÎN: şüphesiz
| ÊVHN: -en gevşeği
| ELBYVT: evlerin
| LBYT: -yapısıdır
| ELANKBVT: örümceğin
| LV: keşke
| KENVE: -idi
| YALMVN: bilseler
| (29:41)|ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YALM: bilir
| ME: şeyleri
| YD̃AVN: onların yalvardıklarını
| MN:
| D̃VNH: kendisinden başka
| MN: ne gibi
| ŞYÙ: şeylere
| VHV: O
| ELAZYZ: üstündür
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibidir
| (29:42)

| ELLH: Allah
| YALM: bilir
| ME: şeyleri
| YD̃AVN: onların yalvardıklarını
| MN:
| D̃VNH: kendisinden başka
| MN: ne gibi
| ŞYÙ: şeylere
| VHV: O
| ELAZYZ: üstündür
| ELḪKYM: hüküm ve hikmet sahibidir
| (29:42)|VTLK: ve bu
| ELÊMS̃EL: misalleri
| NŽRBHE: biz anlatıyoruz
| LLNES: insanlara
| VME: ama
| YAGLHE: onları düşünüp anlamaz
| ÎLE: başkası
| ELAELMVN: bilenlerden
| (29:43)

| ELÊMS̃EL: misalleri
| NŽRBHE: biz anlatıyoruz
| LLNES: insanlara
| VME: ama
| YAGLHE: onları düşünüp anlamaz
| ÎLE: başkası
| ELAELMVN: bilenlerden
| (29:43)|ḢLG: yarattı
| ELLH: Allah
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| BELḪG: hak ile
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYT: bir ibret
| LLMÙMNYN: inananlar için
| (29:44)

| ELLH: Allah
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| BELḪG: hak ile
| ÎN: şüphesiz
| FY: vardır
| Z̃LK: bunda
| L ËYT: bir ibret
| LLMÙMNYN: inananlar için
| (29:44)|ETL: oku
| ME: şeyi
| ÊVḪY: vahyedileni
| ÎLYK: sana
| MN: -tan
| ELKTEB: kitap-
| VÊGM: ve doğrul
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| ÎN: elbette
| ELṦLET: SaLâT/Destek
| TNH: men'eder
| AN: -den
| ELFḪŞEÙ: iğrenç şeyler-
| VELMNKR: ve kötülükler(den)
| VLZ̃KR: elbette anmak
| ELLH: Allah'ı
| ÊKBR: en büyük(ibadet)tir
| VELLH: ve Allah
| YALM: bilir
| ME: ne
| TṦNAVN: yapıyorsunuz
| (29:45)

| ME: şeyi
| ÊVḪY: vahyedileni
| ÎLYK: sana
| MN: -tan
| ELKTEB: kitap-
| VÊGM: ve doğrul
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| ÎN: elbette
| ELṦLET: SaLâT/Destek
| TNH: men'eder
| AN: -den
| ELFḪŞEÙ: iğrenç şeyler-
| VELMNKR: ve kötülükler(den)
| VLZ̃KR: elbette anmak
| ELLH: Allah'ı
| ÊKBR: en büyük(ibadet)tir
| VELLH: ve Allah
| YALM: bilir
| ME: ne
| TṦNAVN: yapıyorsunuz
| (29:45)|VLE: ve asla
| TCED̃LVE: tartışmayın
| ÊHL: ehliyle
| ELKTEB: kitap
| ÎLE: başka şekilde
| BELTY: (tarzdan)
| HY: o
| ÊḪSN: en güzel
| ÎLE: dışında
| ELZ̃YN:
| ƵLMVE: haksızlık edenleri
| MNHM: onların
| VGVLVE: ve deyin ki
| ËMNE: inandık
| BELZ̃Y:
| ÊNZL: indirilene
| ÎLYNE: bize
| VÊNZL: ve indirilene
| ÎLYKM: size
| VÎLHNE: ve tanrımız
| VÎLHKM: ve tanrınız
| VEḪD̃: birdir
| VNḪN: ve biz de
| LH: O'na
| MSLMVN: teslim olanlarız
| (29:46)

| TCED̃LVE: tartışmayın
| ÊHL: ehliyle
| ELKTEB: kitap
| ÎLE: başka şekilde
| BELTY: (tarzdan)
| HY: o
| ÊḪSN: en güzel
| ÎLE: dışında
| ELZ̃YN:
| ƵLMVE: haksızlık edenleri
| MNHM: onların
| VGVLVE: ve deyin ki
| ËMNE: inandık
| BELZ̃Y:
| ÊNZL: indirilene
| ÎLYNE: bize
| VÊNZL: ve indirilene
| ÎLYKM: size
| VÎLHNE: ve tanrımız
| VÎLHKM: ve tanrınız
| VEḪD̃: birdir
| VNḪN: ve biz de
| LH: O'na
| MSLMVN: teslim olanlarız
| (29:46)|VKZ̃LK: ve işte böylece
| ÊNZLNE: indirdik
| ÎLYK: sana
| ELKTEB: Kitabı
| FELZ̃YN: kimseler
| ËTYNEHM: kendilerine verdiklerimiz
| ELKTEB: Kitabı
| YÙMNVN: inanırlar
| BH: ona
| VMN: ve
| HÙLEÙ: şunlardan (Araplardan)
| MN: kimseler
| YÙMN: inananırlar
| BH: ona
| VME: ve
| YCḪD̃: inkar etmez
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÎLE: başkası
| ELKEFRVN: kafirlerden
| (29:47)

| ÊNZLNE: indirdik
| ÎLYK: sana
| ELKTEB: Kitabı
| FELZ̃YN: kimseler
| ËTYNEHM: kendilerine verdiklerimiz
| ELKTEB: Kitabı
| YÙMNVN: inanırlar
| BH: ona
| VMN: ve
| HÙLEÙ: şunlardan (Araplardan)
| MN: kimseler
| YÙMN: inananırlar
| BH: ona
| VME: ve
| YCḪD̃: inkar etmez
| B ËYETNE: ayetlerimizi
| ÎLE: başkası
| ELKEFRVN: kafirlerden
| (29:47)|VME: ve
| KNT: sen değildin
| TTLV: okuyan
| MN:
| GBLH: bundan önce
| MN: -tan
| KTEB: Kitap-
| VLE: ve
| TḢŦH: onu yazmıyordun
| BYMYNK: elinle
| ÎZ̃E: öyle olsaydı
| LERTEB: kuşkulanırlardı
| ELMBŦLVN: batılda olanlar
| (29:48)

| KNT: sen değildin
| TTLV: okuyan
| MN:
| GBLH: bundan önce
| MN: -tan
| KTEB: Kitap-
| VLE: ve
| TḢŦH: onu yazmıyordun
| BYMYNK: elinle
| ÎZ̃E: öyle olsaydı
| LERTEB: kuşkulanırlardı
| ELMBŦLVN: batılda olanlar
| (29:48)|BL: hayır
| HV: o
| ËYET: ayetlerdir
| BYNET: açık açık
| FY: bulunan
| ṦD̃VR: göğüslerde
| ELZ̃YN: olanların
| ÊVTVE: verilmiş
| ELALM: bilgi
| VME: ve
| YCḪD̃: inkar etmez
| B ËYETNE: bizim ayetlerimizi
| ÎLE: başkası
| ELƵELMVN: zalimlerden
| (29:49)

| HV: o
| ËYET: ayetlerdir
| BYNET: açık açık
| FY: bulunan
| ṦD̃VR: göğüslerde
| ELZ̃YN: olanların
| ÊVTVE: verilmiş
| ELALM: bilgi
| VME: ve
| YCḪD̃: inkar etmez
| B ËYETNE: bizim ayetlerimizi
| ÎLE: başkası
| ELƵELMVN: zalimlerden
| (29:49)|VGELVE: ve dediler ki
| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ËYET: ayetler
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| GL: de ki
| ÎNME: şüphesiz
| EL ËYET: ayetler (mu'cizeler)
| AND̃: yanındadır
| ELLH: Allah'ın
| VÎNME: ve şüphesiz
| ÊNE: ben ancak
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (29:50)

| LVLE: değil miydi?
| ÊNZL: indirilmeli
| ALYH: ona
| ËYET: ayetler
| MN: -nden
| RBH: Rabbi-
| GL: de ki
| ÎNME: şüphesiz
| EL ËYET: ayetler (mu'cizeler)
| AND̃: yanındadır
| ELLH: Allah'ın
| VÎNME: ve şüphesiz
| ÊNE: ben ancak
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (29:50)