» 42 / Sûrâ  20:

Kuran Sırası: 42
İniş Sırası: 62
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 20
Arapça Transcript Okunuş Türkçe
1. مَنْ (MN) = men : kim
2. كَانَ (KEN) = kāne : ise
3. يُرِيدُ (YRYD̃) = yurīdu : istiyor
4. حَرْثَ (ḪRS̃) = Harṧe : ekinini
5. الْاخِرَةِ (EL ËḢRT) = l-āḣirati : ahiret
6. نَزِدْ (NZD̃) = nezid : artırırız
7. لَهُ (LH) = lehu : onun için
8. فِي (FY) = fī :
9. حَرْثِهِ (ḪRS̃H) = Harṧihi : onun ekinini
10. وَمَنْ (VMN) = ve men : ve kim
11. كَانَ (KEN) = kāne : ise
12. يُرِيدُ (YRYD̃) = yurīdu : istiyor
13. حَرْثَ (ḪRS̃) = Harṧe : ekinini
14. الدُّنْيَا (ELD̃NYE) = d-dunyā : dünya
15. نُؤْتِهِ (NÙTH) = nu'tihi : ona veririz
16. مِنْهَا (MNHE) = minhā : ondan bir şey
17. وَمَا (VME) = vemā : fakat olmaz
18. لَهُ (LH) = lehu : onun
19. فِي (FY) = fī :
20. الْاخِرَةِ (EL ËḢRT) = l-āḣirati : ahirette
21. مِنْ (MN) = min : hiçbir
22. نَصِيبٍ (NṦYB) = neSībin : nasibi
kim | ise | istiyor | ekinini | ahiret | artırırız | onun için | | onun ekinini | ve kim | ise | istiyor | ekinini | dünya | ona veririz | ondan bir şey | fakat olmaz | onun | | ahirette | hiçbir | nasibi |

[] [KVN] [RVD̃] [ḪRS̃] [EḢR] [ZYD̃] [] [] [ḪRS̃] [] [KVN] [RVD̃] [ḪRS̃] [D̃NV] [ETY] [] [] [] [] [EḢR] [] [NṦB]
MN KEN YRYD̃ ḪRS̃ EL ËḢRT NZD̃ LH FY ḪRS̃H VMN KEN YRYD̃ ḪRS̃ ELD̃NYE NÙTH MNHE VME LH FY EL ËḢRT MN NṦYB

men kāne yurīdu Harṧe l-āḣirati nezid lehu Harṧihi ve men kāne yurīdu Harṧe d-dunyā nu'tihi minhā vemā lehu l-āḣirati min neSībin
من كان يريد حرث الآخرة نزد له في حرثه ومن كان يريد حرث الدنيا نؤته منها وما له في الآخرة من نصيب

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 20
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
من | MN men kim Whoever
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise is
يريد ر و د | RVD̃ YRYD̃ yurīdu istiyor desiring
حرث ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃ Harṧe ekinini (the) harvest
الآخرة ا خ ر | EḢR EL ËḢRT l-āḣirati ahiret (of) the Hereafter -
نزد ز ي د | ZYD̃ NZD̃ nezid artırırız We increase
له | LH lehu onun için for him
في | FY in
حرثه ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃H Harṧihi onun ekinini his harvest.
ومن | VMN ve men ve kim And whoever
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise is
يريد ر و د | RVD̃ YRYD̃ yurīdu istiyor desiring
حرث ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃ Harṧe ekinini (the) harvest
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
نؤته ا ت ي | ETY NÙTH nu'tihi ona veririz We give him
منها | MNHE minhā ondan bir şey of it,
وما | VME vemā fakat olmaz but not
له | LH lehu onun for him
في | FY in
الآخرة ا خ ر | EḢR EL ËḢRT l-āḣirati ahirette the Hereafter
من | MN min hiçbir any
نصيب ن ص ب | NṦB NṦYB neSībin nasibi share.

42:20 için Araştırma Linkleri: |Corpus |Kuran Haritasi |Kuran'a Sor |Global Quran |Tanzil |

kim | ise | istiyor | ekinini | ahiret | artırırız | onun için | | onun ekinini | ve kim | ise | istiyor | ekinini | dünya | ona veririz | ondan bir şey | fakat olmaz | onun | | ahirette | hiçbir | nasibi |

[] [KVN] [RVD̃] [ḪRS̃] [EḢR] [ZYD̃] [] [] [ḪRS̃] [] [KVN] [RVD̃] [ḪRS̃] [D̃NV] [ETY] [] [] [] [] [EḢR] [] [NṦB]
MN KEN YRYD̃ ḪRS̃ EL ËḢRT NZD̃ LH FY ḪRS̃H VMN KEN YRYD̃ ḪRS̃ ELD̃NYE NÙTH MNHE VME LH FY EL ËḢRT MN NṦYB

men kāne yurīdu Harṧe l-āḣirati nezid lehu Harṧihi ve men kāne yurīdu Harṧe d-dunyā nu'tihi minhā vemā lehu l-āḣirati min neSībin
من كان يريد حرث الآخرة نزد له في حرثه ومن كان يريد حرث الدنيا نؤته منها وما له في الآخرة من نصيب

[] [ك و ن] [ر و د] [ح ر ث] [ا خ ر] [ز ي د] [] [] [ح ر ث] [] [ك و ن] [ر و د] [ح ر ث] [د ن و] [ا ت ي] [] [] [] [] [ا خ ر] [] [ن ص ب]

 » 42 / Sûrâ  Suresi: 20
Arapça Kök Transcript Okunuş Türkçe İngilizce
من | MN men kim Whoever
Mim,Nun,
40,50,
REL – relative pronoun
اسم موصول
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise is
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
يريد ر و د | RVD̃ YRYD̃ yurīdu istiyor desiring
Ye,Re,Ye,Dal,
10,200,10,4,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb
فعل مضارع
حرث ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃ Harṧe ekinini (the) harvest
Ha,Re,Se,
8,200,500,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
الآخرة ا خ ر | EḢR EL ËḢRT l-āḣirati ahiret (of) the Hereafter -
Elif,Lam,,Hı,Re,Te merbuta,
1,30,,600,200,400,
N – genitive feminine singular noun
اسم مجرور
نزد ز ي د | ZYD̃ NZD̃ nezid artırırız We increase
Nun,Ze,Dal,
50,7,4,
V – 1st person plural imperfect verb, jussive mood
فعل مضارع مجزوم
له | LH lehu onun için for him
Lam,He,
30,5,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
حرثه ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃H Harṧihi onun ekinini his harvest.
Ha,Re,Se,He,
8,200,500,5,
N – genitive masculine noun
PRON – 3rd person masculine singular possessive pronoun
اسم مجرور والهاء ضمير متصل في محل جر بالاضافة
ومن | VMN ve men ve kim And whoever
Vav,Mim,Nun,
6,40,50,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
REL – relative pronoun
الواو عاطفة
اسم موصول
كان ك و ن | KVN KEN kāne ise is
Kef,Elif,Nun,
20,1,50,
V – 3rd person masculine singular perfect verb
فعل ماض
يريد ر و د | RVD̃ YRYD̃ yurīdu istiyor desiring
Ye,Re,Ye,Dal,
10,200,10,4,
V – 3rd person masculine singular (form IV) imperfect verb
فعل مضارع
حرث ح ر ث | ḪRS̃ ḪRS̃ Harṧe ekinini (the) harvest
Ha,Re,Se,
8,200,500,
N – accusative masculine noun
اسم منصوب
الدنيا د ن و | D̃NV ELD̃NYE d-dunyā dünya (of) the world,
Elif,Lam,Dal,Nun,Ye,Elif,
1,30,4,50,10,1,
ADJ – accusative feminine singular adjective
صفة منصوبة
نؤته ا ت ي | ETY NÙTH nu'tihi ona veririz We give him
Nun,,Te,He,
50,,400,5,
V – 1st person plural (form IV) imperfect verb, jussive mood
PRON – 3rd person masculine singular object pronoun
فعل مضارع مجزوم والهاء ضمير متصل في محل نصب مفعول به
منها | MNHE minhā ondan bir şey of it,
Mim,Nun,He,Elif,
40,50,5,1,
P – preposition
PRON – 3rd person feminine singular object pronoun
جار ومجرور
وما | VME vemā fakat olmaz but not
Vav,Mim,Elif,
6,40,1,
CONJ – prefixed conjunction wa (and)
NEG – negative particle
الواو عاطفة
حرف نفي
له | LH lehu onun for him
Lam,He,
30,5,
P – prefixed preposition lām
PRON – 3rd person masculine singular personal pronoun
جار ومجرور
في | FY in
Fe,Ye,
80,10,
P – preposition
حرف جر
الآخرة ا خ ر | EḢR EL ËḢRT l-āḣirati ahirette the Hereafter
Elif,Lam,,Hı,Re,Te merbuta,
1,30,,600,200,400,
N – genitive feminine singular noun
اسم مجرور
من | MN min hiçbir any
Mim,Nun,
40,50,
P – preposition
حرف جر
نصيب ن ص ب | NṦB NṦYB neSībin nasibi share.
Nun,Sad,Ye,Be,
50,90,10,2,
N – genitive masculine indefinite noun
اسم مجرور
: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.

Konu Başlığı: -

Kırık Meal (Arapça) : |مَنْ: kim | كَانَ: ise | يُرِيدُ: istiyor | حَرْثَ: ekinini | الْاخِرَةِ: ahiret | نَزِدْ: artırırız | لَهُ: onun için | فِي: | حَرْثِهِ: onun ekinini | وَمَنْ: ve kim | كَانَ: ise | يُرِيدُ: istiyor | حَرْثَ: ekinini | الدُّنْيَا: dünya | نُؤْتِهِ: ona veririz | مِنْهَا: ondan bir şey | وَمَا: fakat olmaz | لَهُ: onun | فِي: | الْاخِرَةِ: ahirette | مِنْ: hiçbir | نَصِيبٍ: nasibi |
Kırık Meal (Harekesiz) : |من MN kim | كان KEN ise | يريد YRYD̃ istiyor | حرث ḪRS̃ ekinini | الآخرة EL ËḢRT ahiret | نزد NZD̃ artırırız | له LH onun için | في FY | حرثه ḪRS̃H onun ekinini | ومن WMN ve kim | كان KEN ise | يريد YRYD̃ istiyor | حرث ḪRS̃ ekinini | الدنيا ELD̃NYE dünya | نؤته NÙTH ona veririz | منها MNHE ondan bir şey | وما WME fakat olmaz | له LH onun | في FY | الآخرة EL ËḢRT ahirette | من MN hiçbir | نصيب NṦYB nasibi |
Kırık Meal (Okunuş) : |men: kim | kāne: ise | yurīdu: istiyor | Harṧe: ekinini | l-āḣirati: ahiret | nezid: artırırız | lehu: onun için | : | Harṧihi: onun ekinini | ve men: ve kim | kāne: ise | yurīdu: istiyor | Harṧe: ekinini | d-dunyā: dünya | nu'tihi: ona veririz | minhā: ondan bir şey | vemā: fakat olmaz | lehu: onun | : | l-āḣirati: ahirette | min: hiçbir | neSībin: nasibi |
Kırık Meal (Transcript) : |MN: kim | KEN: ise | YRYD̃: istiyor | ḪRS̃: ekinini | EL ËḢRT: ahiret | NZD̃: artırırız | LH: onun için | FY: | ḪRS̃H: onun ekinini | VMN: ve kim | KEN: ise | YRYD̃: istiyor | ḪRS̃: ekinini | ELD̃NYE: dünya | NÙTH: ona veririz | MNHE: ondan bir şey | VME: fakat olmaz | LH: onun | FY: | EL ËḢRT: ahirette | MN: hiçbir | NṦYB: nasibi |
Abdulbaki Gölpınarlı : Kim, âhiret kazancı isterse kazancını arttırırız ve kim, dünyâ kazancını isterse ona da dünyâya âit şeylerin bir kısmını veririz ve âhiretten bir nasîbi yoktur onun.
Adem Uğur : Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.
Ahmed Hulusi : Kim sonsuz gelecek yaşamın nimetlerini isterse nimetleri ona fazlasıyla veririz! Kim de dünyanın nimetlerini isterse, ona ondan veririz. . . Sonsuz gelecek yaşamda onun için bir nasip yoktur!
Ahmet Tekin : Kim âhiretin, ebedî yurdun tarlasında çalışmayı, kazancını, sevabını isterse, onun tarlasındaki gayretini de, mahsulü de artırırız. Kim de dünyanın tarlasında çalışmayı, kazancını isterse, ona da, onun mahsulünden bir miktar veririz. Ama onun âhirette, ebedî yurtta hiçbir nasibi olmaz.
Ahmet Varol : Kim ahiret kazancınını isterse onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse ona ondan veririz. Ama onun ahirette bir payı yoktur.
Ali Bulaç : Kim ahiret ekinini isterse, Biz ona kendi ekininde arttırmalar yaparız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur.
Ali Fikri Yavuz : Kim ahiret sevabını isterse, onun sevabını artırırız. Kim de dünya menfaatini isterse, ona da ondan veririz; fakat ahirette ona hiç bir nasib yoktur.
Bekir Sadak : Ahiret kazancini isteyenin kazancini artiririz; dunya kazancini isteyene de ondan veririz; ama ahirette bir payi bulunmaz.
Celal Yıldırım : Kim, Âhiret ekinini arzu ederse, onun arzuladığı ekini artırırız. Kim ele Dünya ekini isterse, ona da ondan veririz; Âhiret'te ise ona bir nasîb yoktur.
Diyanet İşleri : Kim âhiret kazancını isterse, onun kazancını artırırız. Kim de dünya kazancını isterse, ona da istediğinden veririz, fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur.
Diyanet İşleri (eski) : Ahiret kazancını isteyenin kazancını artırırız; dünya kazancını isteyene de ondan veririz; ama ahirette bir payı bulunmaz.
Diyanet Vakfi : Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.
Edip Yüksel : Kim ahiret ödülünü isterse onun ödülünü arttırırız. Dünya ödülünü isteyene de onu veririz; ancak onun ahiretten bir payı olmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Her kim ahiret kazancını isterse, biz onun kazancını artırırız, her kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz, ama onun ahirette hiçbir nasibi yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Her kim ahiret ekimi isterse, onun ekinini artırırız; her kim de dünya ekimini isterse, ona da ondan veririz, ama ahirette ona hiç bir nasip yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her kim Âhıret ekimi isterse ona ekinini artırırız, her kim de Dünya ekimi isterse ona da ondan veririz amma Âhırette ona hiç nasîb yoktur
Fizilal-il Kuran : Ahiret kazancı isteyenin kazancını artırırız; dünya kazancını isteyene de ondan veririz; fakat onun ahirette bir payı bulunmaz.
Gültekin Onan : Kim ahiret ekinini isterse, biz ona kendi ekininde arttırmalar yaparız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur.
Hakkı Yılmaz : Her kim âhiret ekinini isterse, Biz onun ekininde, onun için arttırırız. Ve her kim dünya tarlasını isterse ona da ondan veririz. Ve onun için âhirette hiçbir nasip yoktur.
Hasan Basri Çantay : Kim âhiret ekimi dilerse onun ekinini artırırız. Kim de (sâde) dünyâ ekimini isterse ona da (yalınız) bundan veririz. Âhiretde ise onun hiçbir, nasıybi yokdur.
Hayrat Neşriyat : Kim âhiret ekinini (kazancını) isterse, ona o ekininde (kazancında) ziyâdelik veririz(artırırız). Kim de (sâdece) dünya ekinini (kazancını) isterse, ona (da) ondan veririz; ama (bu takdirde) onun âhirette, hiçbir nasîbi olmaz.
İbni Kesir : Kim, ahiret ekinini isterse; onun ekinini arttırırız. Kim de dünya ekinini isterse; ona da bundan veririz. Ancak onun ahirette bir nasibi yoktur.
İskender Evrenosoğlu : Kim ahiret hasatını (mahsulünü, kazancını) isterse, Biz onun kazancını artırırız. Kim dünya kazancını isterse, ona (da) ondan (dünya kazancından) artırırız (veririz). Ve onun ahirette nasibi yoktur.
Muhammed Esed : Kim öteki dünyada kazanç elde etmeyi isterse onun kazancında bir artış sağlarız: bu dünyada bir kazanç isteyene ise ondan bir şeyler ver(ebil)iriz fakat böyle biri, öteki dünya(nın nimetlerin)den hiçbir pay alamayacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen : Her kim ahiret ekinini dilerse onun için ekininde ziyâdelik vücûda getiririz ve her kim dünya ekinini dilerse ona da ondan veririz. Onun için ahirette bir nâsip yoktur.
Ömer Öngüt : Kim ahiret ekimini dilerse, onun ekimini arttırırız. Kim de sadece dünya ekimini isterse ona da yalnız bundan veririz. Ahirette ise onun hiçbir nasibi yoktur.
Şaban Piriş : Kim ahiret ekinini isterse, onun ekinini artırırız. Kim dünya ekinini isterse ona da ondan veririz. Onun ahirette bir nasibi yoktur.
Suat Yıldırım : Kim âhiret mahsülü isterse, onun ürünlerini fazla fazla artırırız. Kim de sırf dünya menfaati isterse ona da ondan veririz, ama âhirette onun hiç nasibi olmaz.
Süleyman Ateş : Kim âhiret ekinini istiyorsa onun ekinini artırırız; kim dünyâ ekinini istiyorsa ona da dünyâdan bir şey veririz. Fakat onun âhirette bir nasibi olmaz.
Tefhim-ul Kuran : Kim ahiret ekinini isterse, biz ona kendi ekininde arttırmalar yaparız. Kim de dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur.
Ümit Şimşek : Kim âhiret kazancını isterse, Biz onun kazancını arttırırız. Dünya kazancını isteyene de ondan veririz; fakat onun âhirette bir nasibi olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : Âhiret ekini isteyenin o ekinini artırırız; dünya ekini isteyene de ondan veririz. Ama böylesi için âhirette bir nasip yoktur.


Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını indirmek için TIKLAYINIZ.
[Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır. Hatalar, eksikler bulunmaktadır! Lütfen dikkatli olunuz.]

{ayet_meali.php}