İşte o zaman, ayrılık vaktinin geldiğini sezer.(75:28)
Dünyadan ayrılışın sıkıntısı ile ebedî âleme girişin tedirginliği içinde, bacaklar birbirine dolaşırken kefene sarılır.(75:29)
O gün, yalnız Rabbinin huzuruna sevkiyat vardır.(75:30)
Ne tasdik etti, ne sadaka verdi. Ne dua ve niyazda bulundu, ne peygamberi salât ü selâm ile andı, ne de namaz kıldı.(75:31)
Fakat peygamberi, Kur’ân’ı yalanladı, arkasını dönüp güç ve iktidarını kullanarak, halkı peygambere karşı yönlendirdi.(75:32)
Sonra çalım satarak yandaşlarının yanına gitti.(75:33)
Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.(75:34)
Bir daha teyit edelim. Cezalandırılacağın günler yaklaştı, iyice yaklaştı.(75:35)
İnsan kendisinin sahipsiz, sorumsuz, başıboş, kimseye hayrı dokunmaz bir halde bırakılacağını mı sanıyor?(75:36)
İnsan, döl yatağına dökülen, bir plana dâhil olan meniden bir katre, bir sperm, yumurta değil miydi?(75:37)
Sonra ana rahmiyle bağ kurarak rahim duvarına yerleşen döllenmiş yumurta haline geldi. Allah onu insan biçiminde yarattı. Yaratılış amacına uygun olarak şekillendirdi.(75:38)
İki cinsi, erkekleri ve dişileri oluşturan özellikleri (x ve y kromozomlarını) erkek menisinden hazırlayıp planladı.(75:39)
Peki, bunu yapanın ölülere hayat vermeye gücü, kudreti yetmez mi?(75:40)