Doğrusu, inkar edenler kibir ve ayrılık içindedir.(38:2)
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ettiler, ancak artık kurtuluş zamanı değildi.(38:3)
Onlara, kendilerinden bir uyarıcının gelmesini yadırgadılar. İnkarcılar, 'Bu pek yalancı bir büyücüdür,' dediler,(38:4)
'Tanrıları tek tanrı mı yaptı? Bu, gerçekten çok tuhaf!'(38:5)
Onların liderleri öne fırladılar, 'Yürüyün, tanrılarınıza bağlı kalın. Sizden istenen sadece budur.'(38:6)
'Son dinde böylesini işitmedik. Bu bir uydurmadır.'(38:7)
'Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?' Aslında, onlar mesajımdan kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabı henüz tatmadılar.(38:8)
Yoksa Üstün olan ve Bahşeden Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?(38:9)
Yahut, goklerin, yerin ve ikisi arasinda bulunanlarin hukumranligi onlarin elinde midir? Oyle ise sebeplere tevessul edip goge yukselsinler!(38:10)
Aksine onlar parti parti yenilgiye uğramış bir ordudur.(38:11)
Onlardan önce Nuh halkı, Ad ve piramitler sahibi Firavun da yalanlamıştı.(38:12)
Semud, Nuh halkı ve Eykeliler de... Onlar partilerdi.(38:13)
Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler.(38:14)
Bunlar, onması olmayan bir tek patlama bekliyorlar.(38:15)
Ve, 'Rabbimiz, Hesap Gününden önce acele olarak payımızı ver,' diye meydan okudular.(38:16)
Onların sözlerine karşı sabırlı ol, becerikli bir kulumuz olan Davud'u anımsa; o (Tanrı'ya) sürekli itaat ederdi.(38:17)
Dağları onun emrine vermiştik; onunla birlikte akşamleyin ve tan doğumu (Tanrı'yı) yüceltirlerdi.(38:18)
Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.(38:19)
Yönetimini güçlendirdik; ona bilgelik ve çok iyi bir yargılama gücü verdik.(38:20)
Davacıların haberi sana ulaştı mı? Hani mabedine tırmanmışlardı.(38:21)
Davud'un yanına girdiklerinde onlardan irkilmişti. 'Korkma' demişlerdi, 'Bir birinin hakkını çiğneyen iki davacı... Aramızda gerçeğe göre hüküm ver, haksızlık etme. Bize yolun ortasını göster.'(38:22)
'Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu, benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken, 'Onu da bana ver,' dedi ve tartışmada bana üstün geldi.(38:23)
Dedi ki, 'Senin koyununu kendi koyunlarına katmayı istemekle sana haksızlık etmiştir. Doğrusu, ortakçıların çoğu bir birinin hakkına el uzatır. İnanıp erdemli davrananlar bunun dışındadır, onlar ise sayıca ne kadar azdır!' Davud, kendisini sınadığımızı sanarak bağışlanma diledi, eğildi ve tevbe etti.(38:24)
Böylece onu bağışladık. Yanımızda onun yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.(38:25)
Ey Davud, biz seni yeryüzünde yönetici kıldık. Halkın arasında adaletle yargı ver, hevesine ve duygularına kapılma, sonra seni ALLAH'ın yolundan saptırır. ALLAH'ın yolundan sapanlara, Hesap Gününü unuttukları için çetin bir ceza vardır.(38:26)
Göğü, yeri ve aralarındakileri boş yere yaratmadık. Bu inkar edenlerin sanısıdır. Kendilerini ateşe soktukları için inkar edenlere yazıklar olsun.(38:27)
İnanıp iyi davrananları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Erdemlilere, yoldan çıkanlar gibi mi davranacağız?(38:28)
Sana indirdiğimiz bu kitap kutludur; ayetlerini incelesinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar.(38:29)
Davud'a, Süleyman'ı verdik. İyi bir kuldu, (Tanrı'ya) sürekli yönelen biriydi.(38:30)
Bir akşam, ona güzel koşu atları sunulmuştu.(38:31)
Dedi ki, 'Mal ve mülk sevgisi beni Rabbimi anmaktan alıkoydu. Ta ki, o (güneş) bir örtünün ardından kayboldu.'(38:32)
'Onları bana geri getirin,' dedi, (veda etmek için) bacaklarını ve boyunlarını okşadı.(38:33)
Süleyman'ı böylece sınadık; onun hükümranlığına maddi zenginlik kattık; ancak o tümüyle (Tanrı'ya) yöneldi.(38:34)
Dedi ki, 'Rabbim beni bağışla. Bana, benden sonra kimsenin ulaşamıyacağı bir yönetim ver. Sen Bahşedensin.'(38:35)
Bunun üzerine komutuyla hareket eden rüzgarı onun emrine verdik. Dilediği yere yağmur yağdırırdı.(38:36)
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak...(38:37)
Ve zincirlerle birbirine bağlı bekleyen yedekleri de...(38:38)
'Bu bizim bağışımızdır. İster ver, ister tut, tükenmez.'(38:39)
Onun bizim yanımızda yakınlığı ve güzel yeri vardı.(38:40)
Kulumuz Eyyub'u an: 'Rabbim, şeytan bana bitkinlik ve acı dokundurdu,' diye Rabbine seslenmişti.(38:41)
'Ayağını yere vur. İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir kaynak.'(38:42)
Çoluk çocuğunu bir katıyla birlikte ona geri verdik. Bu, akıl sahiplerine bizden bir rahmet ve mesajdır.(38:43)
'Şimdi eline bir değnek alıp yola çık. Yeminini bozma.' Onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kul! Sürekli yönelirdi.(38:44)
Kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u anımsa. Becerikli idiler, ileri görüşlü idiler.(38:45)
Salt ahireti düşündükleri için onları salt/dupduru kıldık.(38:46)
Onlar bizim yanımızda iyilerden seçilmiş kimselerdi.(38:47)
İsmail'i, Elyesa'ı ve Zülkifl'i de anımsa; hepsi iyilerdendi.(38:48)
Bu bir mesajdır: Erdemliler için güzel bir gelecek,(38:49)
Ve kapıları kendilerine açılmış Adn cennetleri vardır.(38:50)
Orada konfor içinde bol meyve ve içecek isterler.(38:51)
Yanlarında gözlerinin içine bakan yaşıtları vardır.(38:52)