Önceki Sonraki

14:44Ibrahim Suresi 44. Ayet

Kuran Sırası: 14 İniş Sırası: 72
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152

14:44Ibrahim Suresi 44. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وأنذر
ve enƶiri
NZ̃R|ن ذ ر
ve uyar
Kombi Müfredat
الناس
n-nāse
NVS|ن و س
insanları
Kombi Müfredat
يوم
yevme
YVM|ي و م
güne (karşı)
Kombi Müfredat
يأتيهم
ye'tīhimu
ETY|ا ت ي
kendilerine geleceği
Kombi Müfredat
العذاب
l-ǎƶābu
AZ̃B|ع ذ ب
azabın
Kombi Müfredat
فيقول
feyeḳūlu
GVL|ق و ل
ve diyecekleri
7
الذين
elleƶīne
|
Kombi Müfredat
ظلموا
Zelemū
ƵLM|ظ ل م
zalimlerin
Kombi Müfredat
ربنا
rabbenā
RBB|ر ب ب
Rabbimiz
10 Kombi Müfredat
أخرنا
eḣḣirnā
EḢR|ا خ ر
bizi ertele
11
إلى
ilā
|
-ye kadar
12 Kombi Müfredat
أجل
ecelin
ECL|ا ج ل
bir süre-
13 Kombi Müfredat
قريب
ḳarībin
GRB|ق ر ب
yakın
14 Kombi Müfredat
نجب
nucib
CVB|ج و ب
gelelim
15 Kombi Müfredat
دعوتك
deǎ'veteke
D̃AV|د ع و
senin çağrına
16 Kombi Müfredat
ونتبع
ve nettebiǐ
TBA|ت ب ع
ve uyalım
17 Kombi Müfredat
الرسل
r-rusule
RSL|ر س ل
elçilere
18
أولم
evelem
|
19 Kombi Müfredat
تكونوا
tekūnū
KVN|ك و ن
etmemiş miydiniz?
20 Kombi Müfredat
أقسمتم
eḳsemtum
GSM|ق س م
yemininizi
21
من
min
|
22 Kombi Müfredat
قبل
ḳablu
GBL|ق ب ل
önceden
23
ما
|
olmadığına
24
لكم
lekum
|
sizin için
25
من
min
|
hiçbir
26 Kombi Müfredat
زوال
zevālin
ZVL|ز و ل
zeval
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَأَنْذِرِ: ve uyar | النَّاسَ: insanları | يَوْمَ: güne (karşı) | يَأْتِيهِمُ: kendilerine geleceği | الْعَذَابُ: azabın | فَيَقُولُ: ve diyecekleri | الَّذِينَ: | ظَلَمُوا: zalimlerin | رَبَّنَا: Rabbimiz | أَخِّرْنَا: bizi ertele | إِلَىٰ: -ye kadar | أَجَلٍ: bir süre- | قَرِيبٍ: yakın | نُجِبْ: gelelim | دَعْوَتَكَ: senin çağrına | وَنَتَّبِعِ: ve uyalım | الرُّسُلَ: elçilere | أَوَلَمْ: | تَكُونُوا: etmemiş miydiniz? | أَقْسَمْتُمْ: yemininizi | مِنْ: | قَبْلُ: önceden | مَا: olmadığına | لَكُمْ: sizin için | مِنْ: hiçbir | زَوَالٍ: zeval | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وأنذر WÊNZ̃R ve uyar | الناس ELNES insanları | يوم YWM güne (karşı) | يأتيهم YÊTYHM kendilerine geleceği | العذاب ELAZ̃EB azabın | فيقول FYGWL ve diyecekleri | الذين ELZ̃YN | ظلموا ƵLMWE zalimlerin | ربنا RBNE Rabbimiz | أخرنا ÊḢRNE bizi ertele | إلى ÎL -ye kadar | أجل ÊCL bir süre- | قريب GRYB yakın | نجب NCB gelelim | دعوتك D̃AWTK senin çağrına | ونتبع WNTBA ve uyalım | الرسل ELRSL elçilere | أولم ÊWLM | تكونوا TKWNWE etmemiş miydiniz? | أقسمتم ÊGSMTM yemininizi | من MN | قبل GBL önceden | ما ME olmadığına | لكم LKM sizin için | من MN hiçbir | زوال ZWEL zeval | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve enƶiri: ve uyar | n-nāse: insanları | yevme: güne (karşı) | ye'tīhimu: kendilerine geleceği | l-ǎƶābu: azabın | feyeḳūlu: ve diyecekleri | elleƶīne: | Zelemū: zalimlerin | rabbenā: Rabbimiz | eḣḣirnā: bizi ertele | ilā: -ye kadar | ecelin: bir süre- | ḳarībin: yakın | nucib: gelelim | deǎ'veteke: senin çağrına | ve nettebiǐ: ve uyalım | r-rusule: elçilere | evelem: | tekūnū: etmemiş miydiniz? | eḳsemtum: yemininizi | min: | ḳablu: önceden | : olmadığına | lekum: sizin için | min: hiçbir | zevālin: zeval | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VÊNZ̃R: ve uyar | ELNES: insanları | YVM: güne (karşı) | YÊTYHM: kendilerine geleceği | ELAZ̃EB: azabın | FYGVL: ve diyecekleri | ELZ̃YN: | ƵLMVE: zalimlerin | RBNE: Rabbimiz | ÊḢRNE: bizi ertele | ÎL: -ye kadar | ÊCL: bir süre- | GRYB: yakın | NCB: gelelim | D̃AVTK: senin çağrına | VNTBA: ve uyalım | ELRSL: elçilere | ÊVLM: | TKVNVE: etmemiş miydiniz? | ÊGSMTM: yemininizi | MN: | GBL: önceden | ME: olmadığına | LKM: sizin için | MN: hiçbir | ZVEL: zeval | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Kendilerine azâbın gelip çatacağı o günü haber ver, korkut insanları. Zulmedenler diyecekler ki: Rabbimiz, yakın bir zamana dek bırak bizi, tekrar dünyâya dönelim de dâvetine icâbet edelim ve peygamberlere uyalım. Siz değil misiniz daha önce, bize bir zevâl yoktur diye yemin edenler?Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: "Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım" diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) "Daha önce, sizin için bir zevâl olmadığına, yemin etmemiş miydiniz? "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Kendilerine azabın (ölümün - hazır olmayan için sonsuz azabın başlangıcı) geleceği süreç hakkında insanları uyar! O süreçte zâlim olanlar şöyle der: "Rabbimiz, kısa bir süre daha ömür ver, davetine icabet edelim ve Rasûllerine tâbi olalım". . . Önceden, sizin için böyle bir son olmayacağına yemin etmemiş miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : İnsanları, azâbın geleceği gün konusunda uyar. O gün baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenler, haksızlık edenler: 'Rabbimiz, kısa bir müddet bizim cezamızı ertele. Senin davetine icabet edelim. Rasullere tâbi olalım.' diyecekler. Onlara: 'Daha önce, sizin için bir zeval olmadığına, hesaba çekilmiyeceğinize dair yeminler etmemiş miydiniz?' denilir.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : İnsanları kendilerine azabın geleceği günle korkut. Öyle ki zulmedenler: 'Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, çağrına icabet edelim ve peygamberlere uyalım' derler. 'Daha önce sizin için bir zeval (yokluk) olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : İnsanlara, azabın kendilerine geleceği günü haber verip onları korkut ki, o gün, zulmedenler şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver; senin çağrına uyalım, Peygamberlerin izinde gidelim.” Hani ya, bundan önce: “- Bize hiçbir zeval yoktur.” diye yemin etmemiş miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : (44-45) Insanlari, kendilerine azabin gelecegi gun ile uyar. Haksizlik edenler: «Rabbimiz! Bizi yakin bir sureye kadar ertele de cagrina gelelim, peygamberlere uyalim» derler. Siz daha once, sonunuzun gelmeyecegine yemin etmemis miydiniz! stelik kendilerine yazik edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptiklarimiz da sizlere aciklanmisti. Size misaller de vermistik.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : İnsanları azabın geleceği gün hakkında uyar! Zulmedenler diyecekler ki, «ey Rabbimiz! Bizi yakın bir geleceğe kadar ertele ki dâvetine olumlu cevap vererek gelelim, peygamberlere uyalım.» Ama daha önce sizin için zeval (=sonunuzun gelmesi) yok diye yemin eden sizler değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : (44-45) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Haksızlık edenler: 'Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına gelelim, peygamberlere uyalım' derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz! Üstelik kendilerine yazık edenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara, yaptıklarımız da sizlere açıklanmıştı. Size misaller de vermiştik.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: «Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım» diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) «Daha önce, sizin için bir zevâl olmadığına, yemin etmemiş miydiniz?»Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Halkı, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zalimler, 'Rabbimiz bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına katılalım ve elçilere uyalım,' diyecekler. Oysa daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey Peygamber! İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: «Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım.» Onlara: «Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?» denilir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O azabın geleceği günü korkutarak haber ver! O zulmedenler o zaman diyecekler ki: «Ey Rabbimiz, yakın bir zamana kadar bize mühlet ver de davetine uyalım ve peygamberlerin izince gidelim!» Ama daha önce yemin etmemiş miydiniz, sizin için zeval yok diye?Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem inzâr ile haber ver insanlara o azâbın geleceği günü, o vakıt diyecek ki o zulmedenler yarabbenâ! Bizi yakın bir ecele te'hır buyur, da'vetine icabet edelim ve Peygamberlerin izince gidelim, hani ya bundan evvel yemin etmiş değil miydiniz: Sizin için zeval yoktu ya?Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : İnsanları, azapla yüzyüze gelecekleri gün konusunda uyar. O gün zalimler «Ey Rabbimiz, bizimle hesaplaşmayı yakın bir sürenin sonuna ertele de senin çağrına olumlu cevap verip, peygamberlere uyalım» derler. «Peki, vaktiyle sürekli yaşayacağınıza, hiç ölmeyeceğinize yemin edenler sizler değil miydiniz?»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir ecele kadar ertele ki, senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : (44,45) "Ve sen insanları, azabın geleceği gün ile uyar. Artık şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseler, “Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin davetine uyalım ve elçilere tâbi olalım.” derler. –Daha önce siz, sizin için bitişin/tükenişin/yok oluşun olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz? Hem siz, şirk koşarak kendilerine haksızlık edenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl yaptığımız size apaçık belli olmuştu. Ve size örnekler de vermiştik.– "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : İnsanlara o azabın kendilerine geleceği günün, tehlikesini anlat ki (o gün) o zaalimler: «Ey Rabbimiz, bizi yakın bir müddete kadar gecikdir de Senin da'vetine icabet edelim, peygamberlere tâbi olalım» diyecek (ler) dir. Halbuki daha evvel siz (dünyâda) kendinize «hiç bir zeval yokdur» diye yemîn etmediniz miydi? Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : (Ey Resûlüm!) O hâlde insanları, kendilerine azâbın geleceği gün (kıyâmet) ile korkut! Zîrâ (o gün) o zulmedenler: 'Rabbimiz! Bizi (dünyaya gönderip) yakın bir vakte kadar (kısa bir zaman için bile olsa, ecelimizi) te’hîr et ki, senin da'vetine uyalım ve o peygamberlere tâbi' olalım!' derler. (Onlara şöyle denilir:) 'Hâlbuki daha önce (dünyada iken) sizin için hiçbir (şekilde) sona erme olmadığına dâir yemîn etmemiş miydiniz?'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler derler ki: Rabbımız; bizi, yakın bir müddete kadar tehir et, davetine uyalım ve peygamberlere tabi olalım. Siz daha önce de sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Azabın onlara geleceği gün ile insanları uyar. O zaman zalimler şöyle diyecek: “Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar tehir et (bize zaman ver). Senin davetine icabet edelim ve resûllere tâbî olalım.” Daha önce “sizin için bir zeval olmadığına” yemin eden siz değil misiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Bunun içindir ki, insanları, azabın başlarına geleceği Gün için uyar; o Gün ki, zulmedenler: "Ey Rabbimiz!" derler, "Bize kısa bir süre daha ver ki Senin çağrına icabet edelim; Senin elçilerine uyup peşlerinden gidelim!" (Fakat Allah da onlara:) "Siz bir vakitler kıyamet gibi, ceza gibi bir şeyin sizin için sözkonusu olmadığına yemin edip durmuyor muydunuz?" (diye karşılık verecektir).Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve nâsı korkut, o azabın kendilerine geleceği bir gün ile ki, o zalim olanlar diyeceklerdir ki: «Ey Rabbimiz! Bizi bir yakın vakte kadar tehir et, senin davetine icabet edelim, ve peygamberlere tâbi olalım.» (Onlara denilecektir ki:) «Sizin için bir zeval yoktur diye siz evvelce yemin etmiş değil mi idiniz?»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Resulüm! İnsanları, kendilerine azabın geleceği (kıyamet) gününden korkut! O gün zâlimler: “Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin dâvetine uyalım, peygamberlere tâbi olalım. ” derler. “Siz daha önce sonunuzun gelmeyeceğine (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?”Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler: -Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım, derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?!Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Hem, azabın geleceği günü hatırlatarak insanları uyar!O gün zalimler: "Ey bizim Rabbimiz! diyecekler, ne olur, bize kısa bir süre ver de senin çağrına uyma imkânı bulalım ve peygamberlerin izince gidelim."Peki, daha önce hiç zeval bulmayıp sürekli yaşayacağınıza dair yemin eden siz değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : İnsanları, kendilerine azâbın geleceği şu güne karşı uyar ki, zâlimler: "Rabbimiz, derler, bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına gelelim, elçilere uyalım!" "Peki, önceden sizin için hiç zeval olmadığına (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: «Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve peygamberlere uyalım.» Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : İnsanları, başlarına azabın geleceği gün hakkında uyar ki, o günde zalimler 'Rabbimiz, ecelimizi yakın bir zamana ertele de Senin davetine cevap verip peygamberlere uyalım' derler. Hani, bundan önce hiç zeval bulmayacağınıza dair yemin edenler siz değil miydiniz?Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : İnsanları, azabın kendilerine ulaşacağı gün konusunda uyar. O gün, zalimler şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar geri bırak da çağrına cevap verip resullere uyalım." Daha önce siz, kendiniz için çöküş ve bitiş yoktur diye yemin etmediniz mi?Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.