Önceki Sonraki

14:21Ibrahim Suresi 21. Ayet

Kuran Sırası: 14 İniş Sırası: 72
12345678910111213141516171819202122232425262728293031323334353637383940414243444546474849505152

14:21Ibrahim Suresi 21. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
وبرزوا
ve berazū
BRZ|ب ر ز
ve göründüler
2
لله
lillahi
|
Allah'ın huzurunda
Kombi Müfredat
جميعا
cemīǎn
CMA|ج م ع
hepsi
Kombi Müfredat
فقال
feḳāle
GVL|ق و ل
dediler ki
Kombi Müfredat
الضعفاء
D-Duǎfā'u
ŽAF|ض ع ف
zayıflar
6
للذين
lilleƶīne
|
kimselere
Kombi Müfredat
استكبروا
stekberū
KBR|ك ب ر
büyüklük taslayan(lara)
8
إنا
innā
|
şüphesiz biz
Kombi Müfredat
كنا
kunnā
KVN|ك و ن
idik
10
لكم
lekum
|
size
11 Kombi Müfredat
تبعا
tebeǎn
TBA|ت ب ع
tabi
12
فهل
fehel
|
misiniz?
13
أنتم
entum
|
siz
14 Kombi Müfredat
مغنون
muğnūne
ĞNY|غ ن ي
savabilir
15
عنا
ǎnnā
|
bizden
16
من
min
|
-ndan
17 Kombi Müfredat
عذاب
ǎƶābi
AZ̃B|ع ذ ب
azabı-
18
الله
llahi
|
Allah'ın
19
من
min
|
(en ufak)
20 Kombi Müfredat
شيء
şey'in
ŞYE|ش ي ا
bir şey
21 Kombi Müfredat
قالوا
ḳālū
GVL|ق و ل
dediler ki
22
لو
lev
|
eğer
23 Kombi Müfredat
هدانا
hedānā
HD̃Y|ه د ي
bize yol gösterseydi
24
الله
llahu
|
Allah
25 Kombi Müfredat
لهديناكم
lehedeynākum
HD̃Y|ه د ي
biz de size yol gösterirdik
26 Kombi Müfredat
سواء
sevā'un
SVY|س و ي
artık birdir
27
علينا
ǎleynā
|
bize
28 Kombi Müfredat
أجزعنا
eceziǎ'nā
CZA|ج ز ع
sızlansak da
29
أم
em
|
ya da
30 Kombi Müfredat
صبرنا
Sabernā
ṦBR|ص ب ر
sabretsek de
31
ما
|
yoktur
32
لنا
lenā
|
bize
33
من
min
|
hiç
34 Kombi Müfredat
محيص
meHīSin
ḪYṦ|ح ي ص
kaçıp sığınacak bir yer
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَبَرَزُوا: ve göründüler | لِلَّهِ: Allah'ın huzurunda | جَمِيعًا: hepsi | فَقَالَ: dediler ki | الضُّعَفَاءُ: zayıflar | لِلَّذِينَ: kimselere | اسْتَكْبَرُوا: büyüklük taslayan(lara) | إِنَّا: şüphesiz biz | كُنَّا: idik | لَكُمْ: size | تَبَعًا: tabi | فَهَلْ: misiniz? | أَنْتُمْ: siz | مُغْنُونَ: savabilir | عَنَّا: bizden | مِنْ: -ndan | عَذَابِ: azabı- | اللَّهِ: Allah'ın | مِنْ: (en ufak) | شَيْءٍ: bir şey | قَالُوا: dediler ki | لَوْ: eğer | هَدَانَا: bize yol gösterseydi | اللَّهُ: Allah | لَهَدَيْنَاكُمْ: biz de size yol gösterirdik | سَوَاءٌ: artık birdir | عَلَيْنَا: bize | أَجَزِعْنَا: sızlansak da | أَمْ: ya da | صَبَرْنَا: sabretsek de | مَا: yoktur | لَنَا: bize | مِنْ: hiç | مَحِيصٍ: kaçıp sığınacak bir yer | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وبرزوا WBRZWE ve göründüler | لله LLH Allah'ın huzurunda | جميعا CMYAE hepsi | فقال FGEL dediler ki | الضعفاء ELŽAFEÙ zayıflar | للذين LLZ̃YN kimselere | استكبروا ESTKBRWE büyüklük taslayan(lara) | إنا ÎNE şüphesiz biz | كنا KNE idik | لكم LKM size | تبعا TBAE tabi | فهل FHL misiniz? | أنتم ÊNTM siz | مغنون MĞNWN savabilir | عنا ANE bizden | من MN -ndan | عذاب AZ̃EB azabı- | الله ELLH Allah'ın | من MN (en ufak) | شيء ŞYÙ bir şey | قالوا GELWE dediler ki | لو LW eğer | هدانا HD̃ENE bize yol gösterseydi | الله ELLH Allah | لهديناكم LHD̃YNEKM biz de size yol gösterirdik | سواء SWEÙ artık birdir | علينا ALYNE bize | أجزعنا ÊCZANE sızlansak da | أم ÊM ya da | صبرنا ṦBRNE sabretsek de | ما ME yoktur | لنا LNE bize | من MN hiç | محيص MḪYṦ kaçıp sığınacak bir yer | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve berazū: ve göründüler | lillahi: Allah'ın huzurunda | cemīǎn: hepsi | feḳāle: dediler ki | D-Duǎfā'u: zayıflar | lilleƶīne: kimselere | stekberū: büyüklük taslayan(lara) | innā: şüphesiz biz | kunnā: idik | lekum: size | tebeǎn: tabi | fehel: misiniz? | entum: siz | muğnūne: savabilir | ǎnnā: bizden | min: -ndan | ǎƶābi: azabı- | llahi: Allah'ın | min: (en ufak) | şey'in: bir şey | ḳālū: dediler ki | lev: eğer | hedānā: bize yol gösterseydi | llahu: Allah | lehedeynākum: biz de size yol gösterirdik | sevā'un: artık birdir | ǎleynā: bize | eceziǎ'nā: sızlansak da | em: ya da | Sabernā: sabretsek de | : yoktur | lenā: bize | min: hiç | meHīSin: kaçıp sığınacak bir yer | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VBRZVE: ve göründüler | LLH: Allah'ın huzurunda | CMYAE: hepsi | FGEL: dediler ki | ELŽAFEÙ: zayıflar | LLZ̃YN: kimselere | ESTKBRVE: büyüklük taslayan(lara) | ÎNE: şüphesiz biz | KNE: idik | LKM: size | TBAE: tabi | FHL: misiniz? | ÊNTM: siz | MĞNVN: savabilir | ANE: bizden | MN: -ndan | AZ̃EB: azabı- | ELLH: Allah'ın | MN: (en ufak) | ŞYÙ: bir şey | GELVE: dediler ki | LV: eğer | HD̃ENE: bize yol gösterseydi | ELLH: Allah | LHD̃YNEKM: biz de size yol gösterirdik | SVEÙ: artık birdir | ALYNE: bize | ÊCZANE: sızlansak da | ÊM: ya da | ṦBRNE: sabretsek de | ME: yoktur | LNE: bize | MN: hiç | MḪYṦ: kaçıp sığınacak bir yer | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Hepsi de toplanıp Allah'ın tapısına çıkar; zayıflar, ululanan büyüklere şüphe yok ki derler, biz size uymuştuk, Allah'ın azâbından bir kısmını olsun bizden defedebilir misiniz? Onlar da Allah bizi doğru yola sevketseydi biz de size doğru yolu gösterirdik derler, artık ağlayıp sızlasak da bir bizim için, sabredip katlansak da; sığınacak hiçbir yerimiz yok.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : (Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin tâbilerinizdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da diyecekler ki: "(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Hepsi Allâh için, her yönleriyle, topluca ortadadırlar! Zayıflar, büyüklük taslayanlara: "Gerçekten biz, size tâbi olanlar idik. . . (Şimdi) Allâh'ın azabından bir şeyi bizden savabilir misiniz?". . . (Büyüklenenler) dediler ki: "Eğer Allâh bize hidâyet etseydi, elbette biz de size hidâyet ederdik. . . (Şimdi) sızlanıp feryat etsek de yahut sabretsek de bize eşittir. . . (Zira) bizim kaçış yerimiz yoktur. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Kıyamet günü, insanların hepsi kabirlerinden fırlayarak mahşere, Allah’ın huzuruna çıkacaklar. Zavallılar, zayıflar, büyüklük taslayan zorba iktidar sahiplerine: 'Bizler size tâbi olmuştuk. Şimdi siz Allah’ın azâbının, ondan bir parça bir şeyin bize uygulanmasını engelleyebilir misiniz?' diyecekler. Onlarsa: 'Allah bizi hidayete erdirme lütfunda bulunsaydı, biz de sizi doğru yola sevkederdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de birdir. Bugün azaptan kaçarak sığınacak bir yer yoktur.' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Hep birlikte Allah'ın huzuruna çıkarlar. Zayıflar büyüklenenlere derler ki: 'Biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah'ın azabından bir şeyi bizden savabilir misiniz?' Onlar da şöyle derler: 'Allah bizi doğru yola eriştirseydi şüphesiz biz de sizi doğru yola yöneltirdik. Şimdi sızlansak da katlansak da bizim için birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yok!'Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Onların tümü toplanıp (kıyamette) Allah'ın huzuruna çıktılar da zayıflar (müstaz'aflar) büyüklük taslayanlara (müstekbirlere) dedi ki: "Şüphesiz, biz size tâbi idik; şimdi siz, bizden Allah'ın azabından herhangi bir şeyi önleyebiliyor musunuz?" Dediler ki: "Eğer Allah bize doğru yolu gösterseydi biz de sizlere doğru yolu gösterirdik. Şimdi yakınsak da, sabretsek de farketmez, bizim için kaçacak bir yer yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Kıyamet gününde hepsi Allah’ın huzuruna çıkıp, bayağı ve düşük fikirli kimseler, bağlı oldukları önderlerine şöyle derler: “- Biz sizin bağlılarınızdık. Şimdi siz, üzerimizden Allah’ın azabından zerrece bir şey kaldırabiliyor musunuz?” Önderleri de derler ki” -Eğer Allah bize hidayet verseydi, muhakkak biz de size doğru yolu gösterirdik. şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için fark yok, bize hiç bir kurtuluş yok...”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Insanlarin hepsi Allah'in huzuruna cikarlar; gucsuzler, buyukluk taslayanlara: «Dogrusu biz size uymustuk, Allah'in azabindan bizi koruyabilecek misiniz?» derler. Cevap olarak: «Allah bizi dogru yola eristirseydi biz de sizi eristirirdik. Artik sizlansak da sabretsek de birdir, cunku kacacak yerimiz yoktur» derler. *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Bunların hepsi Allah'ın huzuruna çıkıp toplanırlar; zayıflar, o büyüklük taslayıp (Allah'a imânı) gururlarına yediremiyenlere derler ki: «Doğrusu bizler size uymuştuk (uydunuz olmuştuk). Allah'ın azabından az bir şey olsun savıp bizi ondan koruyabilir misiniz ?» Onlar, «ne yapalım, Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola eriştirirdik. Şimdi artık bizler sızlansak da, sabretsek de birdir. Bizim için kaçıp sığınacak bir kurtuluş yoktur» derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : İnsanların hepsi Allah’ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: “Şüphesiz bizler size uymuştuk; şimdi siz az bir şey olsun, Allah’ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?” Onlar da, “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola eriştirirdik. Şimdi sızlansak da, sabretsek de bizim için birdir. Artık bizim için hiçbir kurtuluş yoktur” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: 'Doğrusu biz size uymuştuk, Allah'ın azabından bizi koruyabilecek misiniz?' derler. Cevap olarak: 'Allah bizi doğru yola eriştirseydi biz de sizi eriştirirdik. Artık sızlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yoktur' derler.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : (Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve zayıflar o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: «Biz sizin tâbilerinizdik. Şimdi siz, Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?» Onlar da diyecekler ki: «(Ne yapalım) Allah bizi hidayete erdirseydi biz de sizi doğru yola iletirdik. Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü bizim için sığınacak bir yer yoktur.»Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Hepsi ALLAH'ın huzuruna durduklarında. Zayıflar, büyüklük taslamış olanlara: 'Biz sizin izleyicileriniz idik. Bizi ALLAH'ın azabından bir parça kurtarabilir misiniz,' dediler. Onlar da: 'ALLAH bize bir yol gösterseydi biz de size gösterirdik. Artık sızlansak da dayansak da bizim için birdir, kaçıp kurtulacak bir yerimiz yok.'Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Kıyamet günü) İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar. Ve zayıflar büyüklük taslayanlara şöyle diyecekler: «Bizler, sizlere uymuştuk. Şimdi siz, Allah'ın azabından en ufak bir şeyi bizden savabilir misiniz?» Onlar da diyecekler ki: «Allah bizi hidayete erdirseydi, biz de size doğru yolu gösterirdik. Artık şimdi bizler sızlansak da sabretsek de birdir. Çünkü kaçacak yerimiz yoktur.»Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de hepsi toplanarak Allah'ın huzuruna çıkarılacaktır; zayıflar büyüklük taslayanlara şöyle diyecekler: «Bizler sizlere uymuştuk; şimdi siz, Allah'ın azabından zerrece bir şeyi bizden savabilir misiniz?» «Allah bize hidayet etseydi, ebette sizi hidayete erdirirdik. şimdi bizler sızlansak da sabretsek de farketmez; bizim için kurtuluş yoktur!» diyeceklerdir.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de hepsi toplanarak Allahın huzuruna çıkmışlardır, zuafâ kısmı büyüklük taslıyanlara, şöyle demektedirler: bizler sizlere tabi' idik, şimdi siz, bizden Allahın azâbından zerrece bir şey def' edebiliyor musunuz? Eğer, demişlerdir: Allah bize hidayet verse idi elbette sizi hidayeti erdirirdik, şimdi bizler sızlansak da sabretsek de müsavîdir, bizim için kurtuluş yokDinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Tüm insanlar Allah'ın huzuruna çıktıklarında güçsüz halk yığınları, büyüklük taslayan önderlere «Biz size bağlı idik, size uymuştuk. Şimdi Allah'ın bize vereceği azabın herhangi bir bölümünü başımızdan savabilecek misiniz?» derler. Önderler ise güçsüzlere şu karşılığı verirler, «Eğer Allah bizi doğru yola iletseydi, biz de sizi doğru yola erdirirdik. Şimdi feryad etsek de, sabretsek de farketmez. Çünkü kaçıp sığınabileceğimiz bir yer yok.»Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Onların tümü toplanıp (kıyamette) Tanrı'nın huzuruna çıktılar da zayıflar (müstaz'aflar) büyüklük taslayanlara (müstekbirlere) dedi ki: "Şüphesiz, biz size tabi idik; şimdi siz, bizden Tanrı'nın azabından herhangi bir şeyi önleyebiliyor musunuz?" Dediler ki: "Eğer Tanrı bize doğru yolu gösterseydi biz de sizlere doğru yolu gösterirdik. Şimdi yakınsak da, sabretsek de farketmez, bizim için kaçacak bir yer yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Onlar, toplu olarak Allah için ortaya çıktılar. Sonra da zayıf olan kişiler, büyüklük taslayan kişilere: “Şüphesiz bizler, sizlere uyan kimseler idik. Peki, şimdi siz, Allah'ın azabından bir şeyi bizden savar mısınız?” dediler. O büyüklük taslayanlar: “Allah, bize kılavuz olsaydı biz kesinlikle size kılavuz olurduk. Bizler sızlansak ya da sabretsek bizim için birdir. Bizim için kaçacak herhangi bir yer yoktur” dediler Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Hepsi toplanıb Allahın huzuruna çıkarlar da zaîfler o büyüklük taslayanlara: «Siz sizin tebeanız (aveneniz) dik. Şimdi siz Allahın azabından (cüz'î) bir şey'i olsun bizden uzaklaşdırıb def edebiliyor musunuz?» derler. Onlar da: «Eğer, derler, Allah bize hidâyet verseydi biz de size elbette doğru bir yol gösterirdik. Şimdi bizler sızlansak da, katlansak da birdir. Bizim için sığınacak hiç bir yer yokdur». Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ve (kıyâmet günü onlar) hep birlikte Allah’ın huzûruna çıkarlar da zayıflar, büyüklük taslayanlara der ki: 'Doğrusu biz size tâbi' idik; şimdi siz, Allah’ın azâbından herhangi bir şeyi bizden def' edebilecek kimseler misiniz?' (Onlar da) derler ki: 'Eğer Allah bizi hidâyete erdirseydi, (biz de) sizi elbette hidâyete sevk ederdik. (Artık) sızlansak da sabretsek de bizim için birdir; bizim için kaçıp sığınacak bir yer yoktur!'Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onların hepsi; Allah'ın huzuruna toplanıp çıkarlar. Zayıflar büyüklük taslayanlara: Doğrusu biz; size uymuştuk. Allah'ın azabından bizi koruyabilecek misiniz? derler. Onlar da: Allah, bizi doğru yola eriştirseydi; biz de sizi eriştirirdik. Şu halde artık sızlansak da katlansak da birdir. Bizim için kaçıp sığınacak bir yer yoktur, derler.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Hepsi Allah'ın huzuruna çıktılar. Ve zayıf (güçsüz) olanlar kibirlenenlere şöyle dediler: “Muhakkak ki; biz size tâbî olduk. Şimdi siz, Allah'ın azabından bir şeyi bizden giderebilir misiniz?” Onlar: “Eğer Allah, bizi hidayete erdirseydi elbette biz de sizi hidayete erdirirdik. Sabretsek de, sabretmesek de bizim için aynıdır. Bizim için kaçacak bir yer yoktur.” dediler.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Ve (o Yargı Günü'nde insanların) hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar; işte o zaman, zayıf olanlar bir vakitler büyüklük taslamış olanlara: "Bakın, bizler sizin izleyicilerinizdik" diyecekler, "o halde şimdi bizden Allah'ın azabını biraz olsun savabilecek güçte misiniz?" (Ötekiler buna şöyle) cevap verecekler: "Eğer Allah bize (kurtuluş) yolu(nu) gösterirse, şüphesiz, biz sizi de peşimizden sürükleriz; fakat, görebildiğimiz kadarıyla, şimdi artık sızlansak da, (hak ettiğimiz azaba) katlansak da, hepsi bir: bizim için artık kurtuluş yok!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve hepsi Allah Teâlâ'nın huzuruna çıkmış olacaklardır. Artık zayıflar, kendilerini büyük görmekte bulunmuş olanlara diyecekler ki: Muhakkak biz size tâbi olmuştuk, şimdi siz Allah'ın azabından bir şeyi bizden bertaraf edebilir misiniz? (Onlar da) derler ki: Allah Teâlâ, bize hidâyet etse idi, elbette sizi hidâyete dâvet ederdik. Bizim için şimdi (fazla mahzun olsak da, sabretsek de) müsavîdir. Bizim için bir sığınacak yer yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Hepsi Allah'ın huzuruna çıkıp toplanırlar. Güçsüz kimseler büyüklük taslayanlara: “Biz size uymuştuk, sizin bağlılarınızdık, şimdi siz Allah'ın azabından zerrece bir şey olsun savıp bizi koruyabilecek misiniz?” derler. Onlar da: “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de size doğru yolu gösterirdik. Şimdi artık sızlansak da sabretsek de birdir. Kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur. ” derler.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Hepsi Allah’ın huzuruna çıkarlar; güçsüzler, büyüklük taslayanlara: -Biz size uymuştuk, Allah’ın azabından bizi koruyabilir misiniz? derler. Onlar da: -Allah bizi doğru yola eriştirseydi biz de sizi eriştirirdik. Artık sızlansak da sabretsek de birdir, çünkü kaçacak yerimiz yok, derler.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Bir de bakarsın kıyamet gününde hepsi toplanarak Allah’ın huzuruna çıkmışlar. Zayıflar büyüklük taslayanlara: "Biz," diyecekler, "Sizlere tâbi idik. Şimdi siz, bize fayda sağlayıp da Allah’ın azabından azcık bir şey uzaklaştırabiliyor musunuz?"Büyüklük taslayanlar şöyle cevap verecekler: "Ne yapalım? Allah bize yol gösterseydi biz de size gösterirdik.Şimdi biz sabretsek de, sızlansak da sonuç değişmez. Anlaşıldı: Bizim kaçıp sığınacağımız bir yer yok!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Hepsi Allâh'ın huzûrunda göründüler. Zayıflar, büyüklük taslayan(önder)ler(in)e: "Biz size tâbi idik. Şimdi siz, bizden Allâh'ın azâbından (en ufak) bir şey savabilir misiniz?" dediler. (Büyüklük taslayanlar kendilerini ma'zur göstermek için: "Ne yapalım?") dediler: "Allâh bize yol gösterseydi, biz de size yol gösterirdik. Artık biz sızlansak da, sabretsek de birdir; kaçıp sığınacak bir yerimiz yoktur!"Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Onların tümü toplanıp Allah'ın huzuruna (kıyamette) çıktılar da zayıflar (müstaz'aflar) büyüklük taslayanlara (müstekbirlere) dedi ki: «Şüphesiz, biz size tâbi idik; şimdi siz, bizden Allah'ın azabından herhangi bir şeyi önleyebiliyor musunuz?» Dediler ki: «Eğer Allah bize doğru yolu gösterseydi biz de sizlere doğru yolu gösterirdik. Şimdi yakınsak da, sabretsek de farketmez, bizim için kaçacak hiç bir yer yoktur.»Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Derken onların hepsi Allah'ın huzuruna çıkarlar. Güçsüz olanları, büyüklük taslayanlara derler ki: 'Biz size uymuştuk. Şimdi bizi Allah'ın azabından biraz olsun kurtarabiliyor musunuz?' Onlar ise 'Allah bize hidayet verseydi biz de size yol gösterirdik,' derler. 'Artık ister feryad edelim, ister sabredelim, bizim için birdir. Sığınacak hiçbir yer yok!'Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Hepsi toplu halde, Allah'ın huzuruna çıkmış olacaklar. Ezilip horlananlar, büyüklük taslayanlara diyecekler ki: "Biz sizin birer uydunuzduk. Şimdi siz Allah'ın azabından bir kısmını bizden uzaklaştırabilir misiniz?" Cevap verecekler: "Allah bize kılavuzluk etseydi elbette biz de size kılavuzluk ederdik. Şimdi inleyip feryat etsek de sabretsek de bir. Sığınacak hiçbir yerimiz yok."Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.