77Mürselât Suresi
Kuran Sırası: 77
İniş Sırası: 33
Kırık Meal (Arapça) Meali
|وَجَعَلْنَا: ve meydana getirmedik mi?
| فِيهَا: orada
| رَوَاسِيَ: dağlar
| شَامِخَاتٍ: yüksek yüksek
| وَأَسْقَيْنَاكُمْ: ve size içirmedik mi?
| مَاءً: su(lar)
| فُرَاتًا: tatlı
| (77:27)

| فِيهَا: orada
| رَوَاسِيَ: dağlar
| شَامِخَاتٍ: yüksek yüksek
| وَأَسْقَيْنَاكُمْ: ve size içirmedik mi?
| مَاءً: su(lar)
| فُرَاتًا: tatlı
| (77:27)|انْطَلِقُوا: haydi gidin
| إِلَىٰ:
| مَا: şeye
| كُنْتُمْ: olduğunuz
| بِهِ: onu
| تُكَذِّبُونَ: yalanlamış
| (77:29)

| إِلَىٰ:
| مَا: şeye
| كُنْتُمْ: olduğunuz
| بِهِ: onu
| تُكَذِّبُونَ: yalanlamış
| (77:29)|انْطَلِقُوا: gidin
| إِلَىٰ:
| ظِلٍّ: bir gölgeye
| ذِي: olan
| ثَلَاثِ: üç
| شُعَبٍ: dalı
| (77:30)

| إِلَىٰ:
| ظِلٍّ: bir gölgeye
| ذِي: olan
| ثَلَاثِ: üç
| شُعَبٍ: dalı
| (77:30)|لَا:
| ظَلِيلٍ: gölgelendirmez
| وَلَا: ve ne de
| يُغْنِي: korumaz
| مِنَ: -den
| اللَّهَبِ: alev-
| (77:31)

| ظَلِيلٍ: gölgelendirmez
| وَلَا: ve ne de
| يُغْنِي: korumaz
| مِنَ: -den
| اللَّهَبِ: alev-
| (77:31)|إِنَّهَا: gerçekten o
| تَرْمِي: saçar
| بِشَرَرٍ: kıvılcım(lar)
| كَالْقَصْرِ: kütük gibi
| (77:32)

| تَرْمِي: saçar
| بِشَرَرٍ: kıvılcım(lar)
| كَالْقَصْرِ: kütük gibi
| (77:32)|وَلَا: ve
| يُؤْذَنُ: izin verilmez
| لَهُمْ: kendilerine
| فَيَعْتَذِرُونَ: özür dilesinler
| (77:36)

| يُؤْذَنُ: izin verilmez
| لَهُمْ: kendilerine
| فَيَعْتَذِرُونَ: özür dilesinler
| (77:36)|هَٰذَا: işte bu
| يَوْمُ: günüdür
| الْفَصْلِ: hüküm
| جَمَعْنَاكُمْ: sizi bir araya topladık
| وَالْأَوَّلِينَ: ve öncekileri
| (77:38)

| يَوْمُ: günüdür
| الْفَصْلِ: hüküm
| جَمَعْنَاكُمْ: sizi bir araya topladık
| وَالْأَوَّلِينَ: ve öncekileri
| (77:38)|فَإِنْ: eğer
| كَانَ: varsa
| لَكُمْ: sizin
| كَيْدٌ: bir hileniz
| فَكِيدُونِ: haydi bana hile yapın
| (77:39)

| كَانَ: varsa
| لَكُمْ: sizin
| كَيْدٌ: bir hileniz
| فَكِيدُونِ: haydi bana hile yapın
| (77:39)|إِنَّ: şüphesiz
| الْمُتَّقِينَ: muttakiler ise
| فِي: altındadır
| ظِلَالٍ: gölgeler
| وَعُيُونٍ: ve çeşme başındadırlar
| (77:41)

| الْمُتَّقِينَ: muttakiler ise
| فِي: altındadır
| ظِلَالٍ: gölgeler
| وَعُيُونٍ: ve çeşme başındadırlar
| (77:41)|وَفَوَاكِهَ: ve meyvalar (içindedirler)
| مِمَّا: şeylerden
| يَشْتَهُونَ: gönüllerinin çektiği
| (77:42)

| مِمَّا: şeylerden
| يَشْتَهُونَ: gönüllerinin çektiği
| (77:42)|كُلُوا: yeyin
| وَاشْرَبُوا: ve için
| هَنِيئًا: afiyetle
| بِمَا: karşılık
| كُنْتُمْ: olduğunuza
| تَعْمَلُونَ: yapıyor(sunuz)
| (77:43)

| وَاشْرَبُوا: ve için
| هَنِيئًا: afiyetle
| بِمَا: karşılık
| كُنْتُمْ: olduğunuza
| تَعْمَلُونَ: yapıyor(sunuz)
| (77:43)|إِنَّا: elbette biz
| كَذَٰلِكَ: böyle
| نَجْزِي: mükafatlandırırız
| الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananları
| (77:44)

| كَذَٰلِكَ: böyle
| نَجْزِي: mükafatlandırırız
| الْمُحْسِنِينَ: güzel davrananları
| (77:44)|كُلُوا: yiyin
| وَتَمَتَّعُوا: ve sefa sürün
| قَلِيلًا: azıcık
| إِنَّكُمْ: siz
| مُجْرِمُونَ: suçlularsınız
| (77:46)

| وَتَمَتَّعُوا: ve sefa sürün
| قَلِيلًا: azıcık
| إِنَّكُمْ: siz
| مُجْرِمُونَ: suçlularsınız
| (77:46)|وَإِذَا: ve zaman
| قِيلَ: dendiği
| لَهُمُ: onlara
| ارْكَعُوا: rüku' edin
| لَا:
| يَرْكَعُونَ: rüku' etmezler
| (77:48)

| قِيلَ: dendiği
| لَهُمُ: onlara
| ارْكَعُوا: rüku' edin
| لَا:
| يَرْكَعُونَ: rüku' etmezler
| (77:48)