İskender Evrenosoğlu 🔊 Meali
Ardarda (marufla, irfanla) gönderilenlere andolsun.(77:1)

Ve de şiddetle estikçe esenlere (andolsun).(77:2)

Dağıtıp yayanlara andolsun.(77:3)

Ve de ayırdıkça ayıranlara (andolsun).(77:4)

Ve de zikri ilka edenlere (andolsun).(77:5)

(Bu yeminler), özür olarak (mazeret olmaması) veya nezir olarak (uyarması) içindir.(77:6)

Muhakkak ki vaadolunduğunuz şey, mutlaka vuku bulacaktır.(77:7)

Öyle ki, o zaman yıldızların ışığı giderilmiştir.(77:8)

Ve o zaman gök yarılmıştır.(77:9)

Ve o zaman dağlar dağılmıştır.(77:10)

Ve o zaman resûllere vakit bildirilmiştir.(77:11)

(Bunlar) hangi gün için tecil edildi (ertelendi)?(77:12)

Fasıl (ayırma) günü için (tecil edildi).(77:13)

O fasıl gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?(77:14)

İzin günü, yalanlayanların vay haline.(77:15)

Evvelkileri Biz helâk etmedik mi?(77:16)

Sonra diğerlerini (arkadan gelenleri) de onlara tâbî kılarız.(77:17)

Mücrimlere işte böyle yaparız.(77:18)

İzin günü yalanlayanların vay haline.(77:19)

Sizi Biz, değersiz bir sudan yaratmadık mı?(77:20)

Sonra onu sağlam bir yerde kararlı kıldık (yerleştirdik).(77:21)

İşte Biz, böyle takdir ettik. Bunu takdir edenler ne güzel (kudret sahibi).(77:23)

Biz arzı toplanma yeri kılmadık mı?(77:25)

Ve orada yüksek sabit dağlar kıldık. Ve sizi tatlı su ile suladık (içecek su verdik).(77:27)

O yalanlamış olduğunuz şeye gidin!(77:29)

Üç çatallı olan gölgeye gidiniz.(77:30)

Gölgelendirmez ve yakıcı aleve bir faydası olmaz.(77:31)

Muhakkak ki o, saray gibi (büyük) kıvılcımlar atar.(77:32)

Sanki o (kıvılcımlar), sarı erkek develer gibidir.(77:33)

Bu, (yalanlayanların) konuşamayacakları bir gündür.(77:35)

Ve onlara izin verilmez ki, özür beyan etsinler.(77:36)

Bu ayrılma günüdür. Sizi ve evvelkileri biraraya topladık.(77:38)

Haydi eğer sizin bir tuzağınız varsa hemen Bana karşı tuzak kurun.(77:39)

Muhakkak ki takva sahipleri gölgelerde ve pınarbaşlarındadır.(77:41)

Ve canlarının çektiği (iştah duydukları) meyveler vardır.(77:42)

Yaptıklarınız sebebiyle afiyetle yeyin ve için.(77:43)

Muhakkak ki Biz, muhsinleri işte böyle mükâfatlandırırız.(77:44)

Yeyin ve biraz da metalanın (faydalanın). Çünkü siz mücrimlersiniz.(77:46)

Ve onlara: “Rükû edin!” denildiği zaman rükû etmezler.(77:48)

Bundan başka artık hangi söze inanacaklar?(77:50)
