Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgârlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara,(77:1)

Esip de büküp devirenlere,(77:2)

Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,(77:3)

Gerektiği şekilde ayıranlara,(77:4)

Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara,(77:5)

Ki size duyurulmuş olan mutlaka gerçekleşecektir.(77:7)

Yıldızlar silinip süpürüldüğünde,(77:8)

Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,(77:10)

Resuller vakte bağlandığında,(77:11)

Hangi gün için vakte bağlandılar?(77:12)

Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?(77:14)

Yalanlayanların vay haline o gün!(77:15)

Öncekileri helâk etmedik mi?(77:16)

Sonra, geriden gelenleri de onların peşlerine takarız.(77:17)

Biz, suçlulara işte böyle yaparız.(77:18)

Yalanlayanların o gün vay haline!(77:19)

Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?(77:20)

Onu dayanıklı karargâhta tuttuk.(77:21)

Bilinen bir ölçüye/süreye kadar.(77:22)

Bir ölçüyle yaptık. Ne güzel ölçü koyanlarız biz!(77:23)

Vay başına o gün, yalanlayanların!(77:24)

Yeri, bir toplanma zemini yapmadık mı?(77:25)

Diriler bakımından da ölüler bakımından da.(77:26)

Orada oturaklı, başını yücelere kaldırmış dağlar oluşturduk. Ve size tatlı bir su içirdik.(77:27)

Vay haline o gün, yalanlayanların!(77:28)

Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!(77:29)

Haydi, üç çatallı gölgeye gidin!(77:30)

Ne gölgelendirir ne alevden korur.(77:31)

Gerçekten o, köşke benzer kıvılcımlar saçar.(77:32)

O kıvılcım sanki sarımtırak bir halat/bir deve kervanı/bakırdan bir ip gibidir.(77:33)

Konuşamayacakları gündür bu!(77:35)

İzin verilmez ki onlara özür dilesinler.(77:36)

Ayırma günüdür bu! Sizinle öncekileri bir yere topladık.(77:38)

Eğer bir hileniz/bir tuzağınız varsa, hadi hile yapıp tuzak kurun bana!(77:39)

Takvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.(77:41)

Canlarının çektiği meyvelerle yanyanadırlar.(77:42)

"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."(77:43)

İşte böyle ödüllendiririz biz, güzellikler sergileyenleri!(77:44)

Yiyin ve birazcık nimetlenin. Suçlularsınız siz.(77:46)

Onlara, "rukû' edin!" dendiğinde rukû etmezler.(77:48)

Vay haline o gün, yalanlayanların.(77:49)

Artık bundan sonra hangi hadise/söze iman edecekler?(77:50)
