76Insan Suresi
Kuran Sırası: 76
İniş Sırası: 98
Kırık Meal (Arapça) Meali
|هَلْ:
| أَتَىٰ: geçmedi mi?
| عَلَى: üzerinden
| الْإِنْسَانِ: insanın
| حِينٌ: bir süre
| مِنَ: -den
| الدَّهْرِ: uzun devir-
| لَمْ:
| يَكُنْ: olmadığı
| شَيْئًا: bir şey
| مَذْكُورًا: anılan
| (76:1)

| أَتَىٰ: geçmedi mi?
| عَلَى: üzerinden
| الْإِنْسَانِ: insanın
| حِينٌ: bir süre
| مِنَ: -den
| الدَّهْرِ: uzun devir-
| لَمْ:
| يَكُنْ: olmadığı
| شَيْئًا: bir şey
| مَذْكُورًا: anılan
| (76:1)|إِنَّا: doğrusu biz
| خَلَقْنَا: yarattık
| الْإِنْسَانَ: insanı
| مِنْ: -den
| نُطْفَةٍ: bir nutfe-
| أَمْشَاجٍ: karışık
| نَبْتَلِيهِ: imtihan etmek için
| فَجَعَلْنَاهُ: ve onu yaptık
| سَمِيعًا: işitici
| بَصِيرًا: görücü
| (76:2)

| خَلَقْنَا: yarattık
| الْإِنْسَانَ: insanı
| مِنْ: -den
| نُطْفَةٍ: bir nutfe-
| أَمْشَاجٍ: karışık
| نَبْتَلِيهِ: imtihan etmek için
| فَجَعَلْنَاهُ: ve onu yaptık
| سَمِيعًا: işitici
| بَصِيرًا: görücü
| (76:2)|إِنَّا: elbette biz
| هَدَيْنَاهُ: ona gösterdik
| السَّبِيلَ: yolu
| إِمَّا: ya
| شَاكِرًا: şükreder
| وَإِمَّا: veya
| كَفُورًا: nankör olur
| (76:3)

| هَدَيْنَاهُ: ona gösterdik
| السَّبِيلَ: yolu
| إِمَّا: ya
| شَاكِرًا: şükreder
| وَإِمَّا: veya
| كَفُورًا: nankör olur
| (76:3)|إِنَّا: elbette biz
| أَعْتَدْنَا: hazırlamışızdır
| لِلْكَافِرِينَ: kafirler için
| سَلَاسِلَ: zincirler
| وَأَغْلَالًا: ve demir halkalar
| وَسَعِيرًا: ve alevli bir ateş
| (76:4)

| أَعْتَدْنَا: hazırlamışızdır
| لِلْكَافِرِينَ: kafirler için
| سَلَاسِلَ: zincirler
| وَأَغْلَالًا: ve demir halkalar
| وَسَعِيرًا: ve alevli bir ateş
| (76:4)|إِنَّ: şüphesiz
| الْأَبْرَارَ: iyiler
| يَشْرَبُونَ: içerler
| مِنْ: -ten
| كَأْسٍ: bir kadeh-
| كَانَ: olan
| مِزَاجُهَا: karışımı
| كَافُورًا: kâfûr
| (76:5)

| الْأَبْرَارَ: iyiler
| يَشْرَبُونَ: içerler
| مِنْ: -ten
| كَأْسٍ: bir kadeh-
| كَانَ: olan
| مِزَاجُهَا: karışımı
| كَافُورًا: kâfûr
| (76:5)|عَيْنًا: bir kaynak
| يَشْرَبُ: içerler
| بِهَا: ondan
| عِبَادُ: kulları
| اللَّهِ: Allah'ın
| يُفَجِّرُونَهَا: akıtırlar
| تَفْجِيرًا: fışkırtarak
| (76:6)

| يَشْرَبُ: içerler
| بِهَا: ondan
| عِبَادُ: kulları
| اللَّهِ: Allah'ın
| يُفَجِّرُونَهَا: akıtırlar
| تَفْجِيرًا: fışkırtarak
| (76:6)|يُوفُونَ: yerine getirirler
| بِالنَّذْرِ: adaklarını
| وَيَخَافُونَ: ve korkarlar
| يَوْمًا: bir günden
| كَانَ: olan
| شَرُّهُ: şerri
| مُسْتَطِيرًا: salgın
| (76:7)

| بِالنَّذْرِ: adaklarını
| وَيَخَافُونَ: ve korkarlar
| يَوْمًا: bir günden
| كَانَ: olan
| شَرُّهُ: şerri
| مُسْتَطِيرًا: salgın
| (76:7)|وَيُطْعِمُونَ: ve yedirirler
| الطَّعَامَ: yemeği
| عَلَىٰ:
| حُبِّهِ: sevdikleri
| مِسْكِينًا: yoksula
| وَيَتِيمًا: ve yetime
| وَأَسِيرًا: ve esire
| (76:8)

| الطَّعَامَ: yemeği
| عَلَىٰ:
| حُبِّهِ: sevdikleri
| مِسْكِينًا: yoksula
| وَيَتِيمًا: ve yetime
| وَأَسِيرًا: ve esire
| (76:8)|إِنَّمَا: biz
| نُطْعِمُكُمْ: size yediriyoruz
| لِوَجْهِ: rızası için
| اللَّهِ: Allah
| لَا:
| نُرِيدُ: beklemiyoruz
| مِنْكُمْ: sizden
| جَزَاءً: bir karşılık
| وَلَا: ne de
| شُكُورًا: teşekkür
| (76:9)

| نُطْعِمُكُمْ: size yediriyoruz
| لِوَجْهِ: rızası için
| اللَّهِ: Allah
| لَا:
| نُرِيدُ: beklemiyoruz
| مِنْكُمْ: sizden
| جَزَاءً: bir karşılık
| وَلَا: ne de
| شُكُورًا: teşekkür
| (76:9)|إِنَّا: çünkü biz
| نَخَافُ: korkarız
| مِنْ: -den
| رَبِّنَا: Rabbimiz-
| يَوْمًا: bir günde
| عَبُوسًا: suratsız
| قَمْطَرِيرًا: çok katı
| (76:10)

| نَخَافُ: korkarız
| مِنْ: -den
| رَبِّنَا: Rabbimiz-
| يَوْمًا: bir günde
| عَبُوسًا: suratsız
| قَمْطَرِيرًا: çok katı
| (76:10)|فَوَقَاهُمُ: onları korumuştur
| اللَّهُ: Allah
| شَرَّ: şerrinden
| ذَٰلِكَ: o
| الْيَوْمِ: günün
| وَلَقَّاهُمْ: ve onlara vermiştir
| نَضْرَةً: parlaklık
| وَسُرُورًا: ve sevinç
| (76:11)

| اللَّهُ: Allah
| شَرَّ: şerrinden
| ذَٰلِكَ: o
| الْيَوْمِ: günün
| وَلَقَّاهُمْ: ve onlara vermiştir
| نَضْرَةً: parlaklık
| وَسُرُورًا: ve sevinç
| (76:11)|وَجَزَاهُمْ: onların ödülleri
| بِمَا: dolayı
| صَبَرُوا: sabrettiklerinden
| جَنَّةً: cennettir
| وَحَرِيرًا: ve ipektir
| (76:12)

| بِمَا: dolayı
| صَبَرُوا: sabrettiklerinden
| جَنَّةً: cennettir
| وَحَرِيرًا: ve ipektir
| (76:12)|مُتَّكِئِينَ: yaslanırlar
| فِيهَا: orada
| عَلَى: üzerinde
| الْأَرَائِكِ: divanlar
| لَا:
| يَرَوْنَ: görmezler
| فِيهَا: orada
| شَمْسًا: (yakıcı) güneş
| وَلَا: ve ne de
| زَمْهَرِيرًا: dondurucu soğuk
| (76:13)

| فِيهَا: orada
| عَلَى: üzerinde
| الْأَرَائِكِ: divanlar
| لَا:
| يَرَوْنَ: görmezler
| فِيهَا: orada
| شَمْسًا: (yakıcı) güneş
| وَلَا: ve ne de
| زَمْهَرِيرًا: dondurucu soğuk
| (76:13)|وَدَانِيَةً: ve yaklaşmıştır
| عَلَيْهِمْ: üzerlerine
| ظِلَالُهَا: onun gölgeleri
| وَذُلِّلَتْ: ve eğdirilmiştir
| قُطُوفُهَا: meyvaları
| تَذْلِيلًا: aşağı eğdirilerek
| (76:14)

| عَلَيْهِمْ: üzerlerine
| ظِلَالُهَا: onun gölgeleri
| وَذُلِّلَتْ: ve eğdirilmiştir
| قُطُوفُهَا: meyvaları
| تَذْلِيلًا: aşağı eğdirilerek
| (76:14)|وَيُطَافُ: ve dolaştırılır
| عَلَيْهِمْ: yanlarında
| بِانِيَةٍ: kablar
| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| وَأَكْوَابٍ: ve kupalar
| كَانَتْ: olan
| قَوَارِيرَا: billur
| (76:15)

| عَلَيْهِمْ: yanlarında
| بِانِيَةٍ: kablar
| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| وَأَكْوَابٍ: ve kupalar
| كَانَتْ: olan
| قَوَارِيرَا: billur
| (76:15)|قَوَارِيرَ: billurlar ki
| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| قَدَّرُوهَا: onları takdir etmişlerdir
| تَقْدِيرًا: istedikleri ölçüde
| (76:16)

| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| قَدَّرُوهَا: onları takdir etmişlerdir
| تَقْدِيرًا: istedikleri ölçüde
| (76:16)|وَيُسْقَوْنَ: ve onlara içirilir
| فِيهَا: orada
| كَأْسًا: kadehten
| كَانَ: olan
| مِزَاجُهَا: karışımı
| زَنْجَبِيلًا: zencefil
| (76:17)

| فِيهَا: orada
| كَأْسًا: kadehten
| كَانَ: olan
| مِزَاجُهَا: karışımı
| زَنْجَبِيلًا: zencefil
| (76:17)|وَيَطُوفُ: dolaşır
| عَلَيْهِمْ: çevrelerinde
| وِلْدَانٌ: gençler
| مُخَلَّدُونَ: ölümsüz
| إِذَا:
| رَأَيْتَهُمْ: onları görsen
| حَسِبْتَهُمْ: kendilerini sanırsın
| لُؤْلُؤًا: inci
| مَنْثُورًا: saçılmış
| (76:19)

| عَلَيْهِمْ: çevrelerinde
| وِلْدَانٌ: gençler
| مُخَلَّدُونَ: ölümsüz
| إِذَا:
| رَأَيْتَهُمْ: onları görsen
| حَسِبْتَهُمْ: kendilerini sanırsın
| لُؤْلُؤًا: inci
| مَنْثُورًا: saçılmış
| (76:19)|وَإِذَا: ve zaman
| رَأَيْتَ: baktığın
| ثَمَّ: sonra
| رَأَيْتَ: görürsün
| نَعِيمًا: bir ni'met
| وَمُلْكًا: ve bir mülk
| كَبِيرًا: büyük
| (76:20)

| رَأَيْتَ: baktığın
| ثَمَّ: sonra
| رَأَيْتَ: görürsün
| نَعِيمًا: bir ni'met
| وَمُلْكًا: ve bir mülk
| كَبِيرًا: büyük
| (76:20)|عَالِيَهُمْ: üstlerinde vardır
| ثِيَابُ: giysiler
| سُنْدُسٍ: ince ipekten
| خُضْرٌ: yeşil
| وَإِسْتَبْرَقٌ: ve kalın ipekten
| وَحُلُّوا: ve takınmışlardır
| أَسَاوِرَ: bilezikler
| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| وَسَقَاهُمْ: ve onlara içirmiştir
| رَبُّهُمْ: Rableri
| شَرَابًا: bir içki
| طَهُورًا: tertemiz
| (76:21)

| ثِيَابُ: giysiler
| سُنْدُسٍ: ince ipekten
| خُضْرٌ: yeşil
| وَإِسْتَبْرَقٌ: ve kalın ipekten
| وَحُلُّوا: ve takınmışlardır
| أَسَاوِرَ: bilezikler
| مِنْ: -ten
| فِضَّةٍ: gümüş-
| وَسَقَاهُمْ: ve onlara içirmiştir
| رَبُّهُمْ: Rableri
| شَرَابًا: bir içki
| طَهُورًا: tertemiz
| (76:21)|إِنَّ: şüphesiz
| هَٰذَا: bu
| كَانَ: oldu
| لَكُمْ: sizin
| جَزَاءً: ödülünüz
| وَكَانَ: ve olmuştur
| سَعْيُكُمْ: çalışmanız
| مَشْكُورًا: teşekküre layık
| (76:22)

| هَٰذَا: bu
| كَانَ: oldu
| لَكُمْ: sizin
| جَزَاءً: ödülünüz
| وَكَانَ: ve olmuştur
| سَعْيُكُمْ: çalışmanız
| مَشْكُورًا: teşekküre layık
| (76:22)|إِنَّا: muhakkak Biziz
| نَحْنُ: biz
| نَزَّلْنَا: indirdik
| عَلَيْكَ: sana
| الْقُرْانَ: Kur'an'ı
| تَنْزِيلًا: parça parça
| (76:23)

| نَحْنُ: biz
| نَزَّلْنَا: indirdik
| عَلَيْكَ: sana
| الْقُرْانَ: Kur'an'ı
| تَنْزِيلًا: parça parça
| (76:23)|فَاصْبِرْ: o halde sabret
| لِحُكْمِ: hükmüne
| رَبِّكَ: Rabbinin
| وَلَا: ve
| تُطِعْ: ita'at etme
| مِنْهُمْ: onlardan
| اثِمًا: günahkara
| أَوْ: yahut
| كَفُورًا: inkarcıya
| (76:24)

| لِحُكْمِ: hükmüne
| رَبِّكَ: Rabbinin
| وَلَا: ve
| تُطِعْ: ita'at etme
| مِنْهُمْ: onlardan
| اثِمًا: günahkara
| أَوْ: yahut
| كَفُورًا: inkarcıya
| (76:24)|وَاذْكُرِ: ve an
| اسْمَ: adını
| رَبِّكَ: Rabbinin
| بُكْرَةً: sabah
| وَأَصِيلًا: ve akşam
| (76:25)

| اسْمَ: adını
| رَبِّكَ: Rabbinin
| بُكْرَةً: sabah
| وَأَصِيلًا: ve akşam
| (76:25)|وَمِنَ: bir bölümünde
| اللَّيْلِ: gecenin
| فَاسْجُدْ: secde et
| لَهُ: O'na
| وَسَبِّحْهُ: ve O'nu tesbih eyle
| لَيْلًا: geceleyin
| طَوِيلًا: uzun zaman
| (76:26)

| اللَّيْلِ: gecenin
| فَاسْجُدْ: secde et
| لَهُ: O'na
| وَسَبِّحْهُ: ve O'nu tesbih eyle
| لَيْلًا: geceleyin
| طَوِيلًا: uzun zaman
| (76:26)|إِنَّ: şüphesiz
| هَٰؤُلَاءِ: bunlar
| يُحِبُّونَ: seviyorlar
| الْعَاجِلَةَ: çabuk geçeni (dünyayı)
| وَيَذَرُونَ: ve bırakıyorlar
| وَرَاءَهُمْ: ötelerindeki
| يَوْمًا: bir günü
| ثَقِيلًا: ağır
| (76:27)

| هَٰؤُلَاءِ: bunlar
| يُحِبُّونَ: seviyorlar
| الْعَاجِلَةَ: çabuk geçeni (dünyayı)
| وَيَذَرُونَ: ve bırakıyorlar
| وَرَاءَهُمْ: ötelerindeki
| يَوْمًا: bir günü
| ثَقِيلًا: ağır
| (76:27)|نَحْنُ: biz
| خَلَقْنَاهُمْ: onları yarattık
| وَشَدَدْنَا: ve sıkıca bağladık
| أَسْرَهُمْ: yapılarını
| وَإِذَا: ve zaman
| شِئْنَا: dilediğimiz
| بَدَّلْنَا: değiştiririz
| أَمْثَالَهُمْ: onların benzerleriyle
| تَبْدِيلًا: tam bir değişiklikle
| (76:28)

| خَلَقْنَاهُمْ: onları yarattık
| وَشَدَدْنَا: ve sıkıca bağladık
| أَسْرَهُمْ: yapılarını
| وَإِذَا: ve zaman
| شِئْنَا: dilediğimiz
| بَدَّلْنَا: değiştiririz
| أَمْثَالَهُمْ: onların benzerleriyle
| تَبْدِيلًا: tam bir değişiklikle
| (76:28)|إِنَّ: şüphesiz
| هَٰذِهِ: bu
| تَذْكِرَةٌ: bir öğüttür
| فَمَنْ: kimse
| شَاءَ: dileyen
| اتَّخَذَ: tutar
| إِلَىٰ: varan
| رَبِّهِ: Rabbine
| سَبِيلًا: yolu
| (76:29)

| هَٰذِهِ: bu
| تَذْكِرَةٌ: bir öğüttür
| فَمَنْ: kimse
| شَاءَ: dileyen
| اتَّخَذَ: tutar
| إِلَىٰ: varan
| رَبِّهِ: Rabbine
| سَبِيلًا: yolu
| (76:29)|وَمَا: ve
| تَشَاءُونَ: siz dileyemezsiniz
| إِلَّا: dışında
| أَنْ:
| يَشَاءَ: dilemesi
| اللَّهُ: Allah'ın
| إِنَّ: şüphesiz
| اللَّهَ: Allah
| كَانَ:
| عَلِيمًا: bilendir
| حَكِيمًا: hüküm ve hikmet sahibidir
| (76:30)

| تَشَاءُونَ: siz dileyemezsiniz
| إِلَّا: dışında
| أَنْ:
| يَشَاءَ: dilemesi
| اللَّهُ: Allah'ın
| إِنَّ: şüphesiz
| اللَّهَ: Allah
| كَانَ:
| عَلِيمًا: bilendir
| حَكِيمًا: hüküm ve hikmet sahibidir
| (76:30)|يُدْخِلُ: sokar
| مَنْ: kimseyi
| يَشَاءُ: dilediği
| فِي:
| رَحْمَتِهِ: rahmetine
| وَالظَّالِمِينَ: ve zalimler
| أَعَدَّ: hazırlamıştır
| لَهُمْ: onlar için
| عَذَابًا: bir azab
| أَلِيمًا: acıklı
| (76:31)

| مَنْ: kimseyi
| يَشَاءُ: dilediği
| فِي:
| رَحْمَتِهِ: rahmetine
| وَالظَّالِمِينَ: ve zalimler
| أَعَدَّ: hazırlamıştır
| لَهُمْ: onlar için
| عَذَابًا: bir azab
| أَلِيمًا: acıklı
| (76:31)