46Ahkâf Suresi
Kuran Sırası: 46
İniş Sırası: 66
Kırık Meal (Transcript) Meali
|TNZYL: indirilişi
| ELKTEB: Kitabın
| MN: (tarafın)dandır
| ELLH: Allah
| ELAZYZ: aziz
| ELḪKYM: hakim
| (46:2)

| ELKTEB: Kitabın
| MN: (tarafın)dandır
| ELLH: Allah
| ELAZYZ: aziz
| ELḪKYM: hakim
| (46:2)|ME:
| ḢLGNE: biz yaratmadık
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VME: ve bulunanları
| BYNHME: ikisi arasında
| ÎLE: ancak (yarattık)
| BELḪG: gerçek ile
| VÊCL: ve bir süreye göre
| MSM: belli
| VELZ̃YN: ve kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AME: şeyden
| ÊNZ̃RVE: uyarıldıkları
| MARŽVN: yüz çevirmektedirler
| (46:3)

| ḢLGNE: biz yaratmadık
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VME: ve bulunanları
| BYNHME: ikisi arasında
| ÎLE: ancak (yarattık)
| BELḪG: gerçek ile
| VÊCL: ve bir süreye göre
| MSM: belli
| VELZ̃YN: ve kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AME: şeyden
| ÊNZ̃RVE: uyarıldıkları
| MARŽVN: yüz çevirmektedirler
| (46:3)|GL: de ki
| ÊRÊYTM: gördünüz mü?
| ME: şeyleri
| TD̃AVN: yalvardıklarınız
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊRVNY: bana gösterin
| MEZ̃E: neyi?
| ḢLGVE: yarattılar onlar
| MN: -den
| ELÊRŽ: yer-
| ÊM: yoksa
| LHM: onların var (mı?)
| ŞRK: bir ortaklığı
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| EÙTVNY: bana getirin
| BKTEB: bir Kitap
| MN:
| GBL: önce
| HZ̃E: bundan
| ÊV: yahut
| ÊS̃ERT: bir kalıntı
| MN: -den
| ALM: bilgi-
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğrular(dan)
| (46:4)

| ÊRÊYTM: gördünüz mü?
| ME: şeyleri
| TD̃AVN: yalvardıklarınız
| MN:
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah'tan
| ÊRVNY: bana gösterin
| MEZ̃E: neyi?
| ḢLGVE: yarattılar onlar
| MN: -den
| ELÊRŽ: yer-
| ÊM: yoksa
| LHM: onların var (mı?)
| ŞRK: bir ortaklığı
| FY:
| ELSMEVET: göklerde
| EÙTVNY: bana getirin
| BKTEB: bir Kitap
| MN:
| GBL: önce
| HZ̃E: bundan
| ÊV: yahut
| ÊS̃ERT: bir kalıntı
| MN: -den
| ALM: bilgi-
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| ṦED̃GYN: doğrular(dan)
| (46:4)|VMN: kim olabilir?
| ÊŽL: daha sapık
| MMN: kimseden
| YD̃AV: yalvaran
| MN:
| D̃VN: bırakıp da
| ELLH: Allah'ı
| MN: kimselere
| LE:
| YSTCYB: cevap veremeyecek
| LH: kendisine
| ÎL: kadar
| YVM: gününe
| ELGYEMT: kıyamet
| VHM: oysa onlar
| AN: -ndan
| D̃AEÙHM: bunların yalvardıkları-
| ĞEFLVN: habersizdirler
| (46:5)

| ÊŽL: daha sapık
| MMN: kimseden
| YD̃AV: yalvaran
| MN:
| D̃VN: bırakıp da
| ELLH: Allah'ı
| MN: kimselere
| LE:
| YSTCYB: cevap veremeyecek
| LH: kendisine
| ÎL: kadar
| YVM: gününe
| ELGYEMT: kıyamet
| VHM: oysa onlar
| AN: -ndan
| D̃AEÙHM: bunların yalvardıkları-
| ĞEFLVN: habersizdirler
| (46:5)|VÎZ̃E: ve zaman
| ḪŞR: toplandıkları
| ELNES: insanlar
| KENVE: olurlar
| LHM: onlara
| ÊAD̃EÙ: düşman
| VKENVE: ve
| BABED̃THM: onların kendilerine tapmalarını
| KEFRYN: tanımazlar
| (46:6)

| ḪŞR: toplandıkları
| ELNES: insanlar
| KENVE: olurlar
| LHM: onlara
| ÊAD̃EÙ: düşman
| VKENVE: ve
| BABED̃THM: onların kendilerine tapmalarını
| KEFRYN: tanımazlar
| (46:6)|VÎZ̃E: ve zaman
| TTL: okunduğu
| ALYHM: onlara
| ËYETNE: ayetlerimiz
| BYNET: açık açık
| GEL: dediler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LLḪG: hakk için
| LME:
| CEÙHM: kendilerine gelen
| HZ̃E: bu
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (46:7)

| TTL: okunduğu
| ALYHM: onlara
| ËYETNE: ayetlerimiz
| BYNET: açık açık
| GEL: dediler
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LLḪG: hakk için
| LME:
| CEÙHM: kendilerine gelen
| HZ̃E: bu
| SḪR: bir büyüdür
| MBYN: apaçık
| (46:7)|ÊM: yoksa
| YGVLVN: (-mu) diyorlar?
| EFTREH: onu kendisi uydurdu-
| GL: de ki
| ÎN: eğer
| EFTRYTH: ben onu uydurmuşsam
| FLE: olmaz
| TMLKVN: sizin hiçbir yararınız
| LY: bana
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ŞYÙE: bir şeye (gelecek cezaya)
| HV: O
| ÊALM: daha iyi bilir
| BME: şeyleri
| TFYŽVN: taşkınlık yaptığınız
| FYH: onda
| KF: yeter
| BH: O'nun
| ŞHYD̃E: şahid olması
| BYNY: benimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| VHV: ve O
| ELĞFVR: bağışlayandır
| ELRḪYM: esirgeyendir
| (46:8)

| YGVLVN: (-mu) diyorlar?
| EFTREH: onu kendisi uydurdu-
| GL: de ki
| ÎN: eğer
| EFTRYTH: ben onu uydurmuşsam
| FLE: olmaz
| TMLKVN: sizin hiçbir yararınız
| LY: bana
| MN: -tan
| ELLH: Allah-
| ŞYÙE: bir şeye (gelecek cezaya)
| HV: O
| ÊALM: daha iyi bilir
| BME: şeyleri
| TFYŽVN: taşkınlık yaptığınız
| FYH: onda
| KF: yeter
| BH: O'nun
| ŞHYD̃E: şahid olması
| BYNY: benimle
| VBYNKM: sizin aranızda
| VHV: ve O
| ELĞFVR: bağışlayandır
| ELRḪYM: esirgeyendir
| (46:8)|GL: de ki
| ME:
| KNT: değilim
| BD̃AE: türedi biri
| MN: (arasında)
| ELRSL: elçiler
| VME: ve
| ÊD̃RY: bilmem
| ME: ne
| YFAL: yapılacağını
| BY: bana
| VLE: ne de
| BKM: size
| ÎN: (hayır)
| ÊTBA: ben uymuyorum
| ÎLE: başkasına
| ME: şey(den)
| YVḪ: vahyedilen
| ÎLY: bana
| VME: ve değilim
| ÊNE: ben
| ÎLE: başka bir şey
| NZ̃YR: bir uyarıcıdan
| MBYN: apaçık
| (46:9)

| ME:
| KNT: değilim
| BD̃AE: türedi biri
| MN: (arasında)
| ELRSL: elçiler
| VME: ve
| ÊD̃RY: bilmem
| ME: ne
| YFAL: yapılacağını
| BY: bana
| VLE: ne de
| BKM: size
| ÎN: (hayır)
| ÊTBA: ben uymuyorum
| ÎLE: başkasına
| ME: şey(den)
| YVḪ: vahyedilen
| ÎLY: bana
| VME: ve değilim
| ÊNE: ben
| ÎLE: başka bir şey
| NZ̃YR: bir uyarıcıdan
| MBYN: apaçık
| (46:9)|GL: de ki
| ÊRÊYTM: hiç düşündünüz mü?
| ÎN: eğer
| KEN: ise
| MN:
| AND̃: katından
| ELLH: Allah
| VKFRTM: ve siz inkar ettiyseniz
| BH: onu
| VŞHD̃: ve görüp
| ŞEHD̃: bir şahid
| MN: -ndan
| BNY: oğulları-
| ÎSREÙYL: İsrail
| AL:
| MS̃LH: bunun benzerini
| F ËMN: ve inandığı halde
| VESTKBRTM: siz tenezzül etmemişseniz
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: bir toplumu
| ELƵELMYN: zalimlerden
| (46:10)

| ÊRÊYTM: hiç düşündünüz mü?
| ÎN: eğer
| KEN: ise
| MN:
| AND̃: katından
| ELLH: Allah
| VKFRTM: ve siz inkar ettiyseniz
| BH: onu
| VŞHD̃: ve görüp
| ŞEHD̃: bir şahid
| MN: -ndan
| BNY: oğulları-
| ÎSREÙYL: İsrail
| AL:
| MS̃LH: bunun benzerini
| F ËMN: ve inandığı halde
| VESTKBRTM: siz tenezzül etmemişseniz
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YHD̃Y: doğru yola iletmez
| ELGVM: bir toplumu
| ELƵELMYN: zalimlerden
| (46:10)|VGEL: ve dedi(ler)
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LLZ̃YN: kimseler için
| ËMNVE: inanan(lar)
| LV: şayet
| KEN: olsaydı
| ḢYRE: iyi bir şey
| ME:
| SBGVNE: bizi geçemezlerdi
| ÎLYH: ona (inanmada)
| VÎZ̃: zaman ise
| LM:
| YHTD̃VE: hidayete ermedikleri
| BH: onunla
| FSYGVLVN: diyeceklerdir ki
| HZ̃E: bu
| ÎFK: bir yalandır
| GD̃YM: eski
| (46:11)

| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| LLZ̃YN: kimseler için
| ËMNVE: inanan(lar)
| LV: şayet
| KEN: olsaydı
| ḢYRE: iyi bir şey
| ME:
| SBGVNE: bizi geçemezlerdi
| ÎLYH: ona (inanmada)
| VÎZ̃: zaman ise
| LM:
| YHTD̃VE: hidayete ermedikleri
| BH: onunla
| FSYGVLVN: diyeceklerdir ki
| HZ̃E: bu
| ÎFK: bir yalandır
| GD̃YM: eski
| (46:11)|VMN: ve
| GBLH: ondan önce
| KTEB: Kitabı
| MVS: Musa'nın
| ÎMEME: önder
| VRḪMT: ve rahmet
| VHZ̃E: ve bu
| KTEB: Kitaptır
| MṦD̃G: doğrulayan
| LSENE: diliyle
| ARBYE: Arap
| LYNZ̃R: uyarmak için
| ELZ̃YN: kimseleri
| ƵLMVE: kendilerine yazık eden(leri)
| VBŞR: ve müjde (olan)
| LLMḪSNYN: güzel davrananlar (için)
| (46:12)

| GBLH: ondan önce
| KTEB: Kitabı
| MVS: Musa'nın
| ÎMEME: önder
| VRḪMT: ve rahmet
| VHZ̃E: ve bu
| KTEB: Kitaptır
| MṦD̃G: doğrulayan
| LSENE: diliyle
| ARBYE: Arap
| LYNZ̃R: uyarmak için
| ELZ̃YN: kimseleri
| ƵLMVE: kendilerine yazık eden(leri)
| VBŞR: ve müjde (olan)
| LLMḪSNYN: güzel davrananlar (için)
| (46:12)|ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN: kimseler
| GELVE: diyen(ler)
| RBNE: Rabbimiz
| ELLH: Allah'tır
| S̃M: sonra
| ESTGEMVE: doğru olanlar
| FLE: yoktur
| ḢVF: korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve değildir
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülecek
| (46:13)

| ELZ̃YN: kimseler
| GELVE: diyen(ler)
| RBNE: Rabbimiz
| ELLH: Allah'tır
| S̃M: sonra
| ESTGEMVE: doğru olanlar
| FLE: yoktur
| ḢVF: korku
| ALYHM: onlara
| VLE: ve değildir
| HM: onlar
| YḪZNVN: üzülecek
| (46:13)|ÊVLÙK: onlar
| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELCNT: cennet
| ḢELD̃YN: ebedi kalacaklardır
| FYHE: orada
| CZEÙ: ceza olarak
| BME: karşılık
| KENVE: olduklarına
| YAMLVN: yapıyorlar
| (46:14)

| ÊṦḪEB: halkıdır
| ELCNT: cennet
| ḢELD̃YN: ebedi kalacaklardır
| FYHE: orada
| CZEÙ: ceza olarak
| BME: karşılık
| KENVE: olduklarına
| YAMLVN: yapıyorlar
| (46:14)|VVṦYNE: ve biz tavsiye ettik
| ELÎNSEN: insana
| BVELD̃YH: ana babasına
| ÎḪSENE: iyilik etmesini
| ḪMLTH: onu taşıdı
| ÊMH: anası
| KRHE: zahmetle
| VVŽATH: ve doğurdu onu
| KRHE: zahmetle
| VḪMLH: taşınması ise
| VFṦELH: ve sütten kesilmesi
| S̃LES̃VN: otuz
| ŞHRE: aydır
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| BLĞ: erdiği
| ÊŞD̃H: güçlü çağına
| VBLĞ: ve varınca
| ÊRBAYN: kırk
| SNT: yaşına
| GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÊVZANY: beni sevk eyle
| ÊN:
| ÊŞKR: şükretmeğe
| NAMTK: ni'metine
| ELTY:
| ÊNAMT: verdiğin
| ALY: bana
| VAL: ve
| VELD̃Y: anama babama
| VÊN: ve
| ÊAML: yapmağa
| ṦELḪE: yararlı işler
| TRŽEH: razı olacağın
| VÊṦLḪ: ve salahı devam ettir
| LY: benim için
| FY: içinde
| Z̃RYTY: zürriyetim
| ÎNY: şüphesiz ben
| TBT: yüz tuttum
| ÎLYK: sana
| VÎNY: ve elbette ben
| MN:
| ELMSLMYN: teslim olanlardanım
| (46:15)

| ELÎNSEN: insana
| BVELD̃YH: ana babasına
| ÎḪSENE: iyilik etmesini
| ḪMLTH: onu taşıdı
| ÊMH: anası
| KRHE: zahmetle
| VVŽATH: ve doğurdu onu
| KRHE: zahmetle
| VḪMLH: taşınması ise
| VFṦELH: ve sütten kesilmesi
| S̃LES̃VN: otuz
| ŞHRE: aydır
| ḪT: nihayet
| ÎZ̃E: zaman
| BLĞ: erdiği
| ÊŞD̃H: güçlü çağına
| VBLĞ: ve varınca
| ÊRBAYN: kırk
| SNT: yaşına
| GEL: dedi
| RB: Rabbim
| ÊVZANY: beni sevk eyle
| ÊN:
| ÊŞKR: şükretmeğe
| NAMTK: ni'metine
| ELTY:
| ÊNAMT: verdiğin
| ALY: bana
| VAL: ve
| VELD̃Y: anama babama
| VÊN: ve
| ÊAML: yapmağa
| ṦELḪE: yararlı işler
| TRŽEH: razı olacağın
| VÊṦLḪ: ve salahı devam ettir
| LY: benim için
| FY: içinde
| Z̃RYTY: zürriyetim
| ÎNY: şüphesiz ben
| TBT: yüz tuttum
| ÎLYK: sana
| VÎNY: ve elbette ben
| MN:
| ELMSLMYN: teslim olanlardanım
| (46:15)|ÊVLÙK: onlar
| ELZ̃YN: öyle kişilerdir ki
| NTGBL: kabul ederiz
| ANHM: onlardan
| ÊḪSN: en iyisini
| ME:
| AMLVE: yaptıklarının
| VNTCEVZ: ve geçeriz
| AN: -nden
| SYÙETHM: onların kötülükleri-
| FY: arasındadırlar
| ÊṦḪEB: halkı
| ELCNT: cennet
| VAD̃: sözdür
| ELṦD̃G: doğru
| ELZ̃Y:
| KENVE: olunan
| YVAD̃VN: kendilerine va'd
| (46:16)

| ELZ̃YN: öyle kişilerdir ki
| NTGBL: kabul ederiz
| ANHM: onlardan
| ÊḪSN: en iyisini
| ME:
| AMLVE: yaptıklarının
| VNTCEVZ: ve geçeriz
| AN: -nden
| SYÙETHM: onların kötülükleri-
| FY: arasındadırlar
| ÊṦḪEB: halkı
| ELCNT: cennet
| VAD̃: sözdür
| ELṦD̃G: doğru
| ELZ̃Y:
| KENVE: olunan
| YVAD̃VN: kendilerine va'd
| (46:16)|VELZ̃Y: ve o kimse
| GEL: dedi
| LVELD̃YH: anasına babasına
| ÊF: öf
| LKME: size
| ÊTAD̃ENNY: siz bana va'd mı ediyorsunuz?
| ÊN:
| ÊḢRC: benim çıkarılacağımı
| VGD̃: gelip geçmiş iken
| ḢLT: gelip geçmiş iken
| ELGRVN: nice nesiller
| MN:
| GBLY: benden önce
| VHME: onlar ise
| YSTĞYS̃EN: sığınarak
| ELLH: Allah'a
| VYLK: yazık sana (dediler)
| ËMN: iman et!
| ÎN: şüphesiz
| VAD̃: sözü
| ELLH: Allah'ın
| ḪG: gerçektir
| FYGVL: derken o der ki
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ÊSEŦYR: masallarından
| ELÊVLYN: eskilerin
| (46:17)

| GEL: dedi
| LVELD̃YH: anasına babasına
| ÊF: öf
| LKME: size
| ÊTAD̃ENNY: siz bana va'd mı ediyorsunuz?
| ÊN:
| ÊḢRC: benim çıkarılacağımı
| VGD̃: gelip geçmiş iken
| ḢLT: gelip geçmiş iken
| ELGRVN: nice nesiller
| MN:
| GBLY: benden önce
| VHME: onlar ise
| YSTĞYS̃EN: sığınarak
| ELLH: Allah'a
| VYLK: yazık sana (dediler)
| ËMN: iman et!
| ÎN: şüphesiz
| VAD̃: sözü
| ELLH: Allah'ın
| ḪG: gerçektir
| FYGVL: derken o der ki
| ME: değildir
| HZ̃E: bu
| ÎLE: başka bir şey
| ÊSEŦYR: masallarından
| ELÊVLYN: eskilerin
| (46:17)|ÊVLÙK: işte onlar
| ELZ̃YN: kimselerdir
| ḪG: hak olan
| ALYHM: kendilerine
| ELGVL: (azab) söz(ü)
| FY: arasında
| ÊMM: toplulukları
| GD̃: gelip geçen
| ḢLT: gelip geçen
| MN:
| GBLHM: kendilerinden önce
| MN: -den
| ELCN: cin(ler)-
| VELÎNS: ve insan(lardan)
| ÎNHM: gerçekten onlar
| KENVE:
| ḢESRYN: ziyana uğrayanlardır
| (46:18)

| ELZ̃YN: kimselerdir
| ḪG: hak olan
| ALYHM: kendilerine
| ELGVL: (azab) söz(ü)
| FY: arasında
| ÊMM: toplulukları
| GD̃: gelip geçen
| ḢLT: gelip geçen
| MN:
| GBLHM: kendilerinden önce
| MN: -den
| ELCN: cin(ler)-
| VELÎNS: ve insan(lardan)
| ÎNHM: gerçekten onlar
| KENVE:
| ḢESRYN: ziyana uğrayanlardır
| (46:18)|VLKL: her birinin vardır
| D̃RCET: dereceleri
| MME: işlerden
| AMLVE: yaptıkları
| VLYVFYHM: ve onlara tam verir
| ÊAMELHM: yaptıklarının karşılığını
| VHM: ve onlara
| LE: asla
| YƵLMVN: haksızlık edilmez
| (46:19)

| D̃RCET: dereceleri
| MME: işlerden
| AMLVE: yaptıkları
| VLYVFYHM: ve onlara tam verir
| ÊAMELHM: yaptıklarının karşılığını
| VHM: ve onlara
| LE: asla
| YƵLMVN: haksızlık edilmez
| (46:19)|VYVM: ve gün
| YARŽ: sunulacakları
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AL:
| ELNER: ateşe
| ÊZ̃HBTM: zayi ettiniz
| ŦYBETKM: bütün güzelliklerinizi
| FY:
| ḪYETKM: hayatınızda
| ELD̃NYE: dünya
| VESTMTATM: ve sefa sürdünüz
| BHE: bunlarla
| FELYVM: bugün
| TCZVN: cezalandırılacaksınız
| AZ̃EB: bir azab ile
| ELHVN: alçaltıcı
| BME: ötürü
| KNTM:
| TSTKBRVN: büyüklük taslamanızdan
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: haksız yere
| ELḪG: haksız yere
| VBME: ötürü
| KNTM:
| TFSGVN: ve yoldan çıkmanızdan
| (46:20)

| YARŽ: sunulacakları
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AL:
| ELNER: ateşe
| ÊZ̃HBTM: zayi ettiniz
| ŦYBETKM: bütün güzelliklerinizi
| FY:
| ḪYETKM: hayatınızda
| ELD̃NYE: dünya
| VESTMTATM: ve sefa sürdünüz
| BHE: bunlarla
| FELYVM: bugün
| TCZVN: cezalandırılacaksınız
| AZ̃EB: bir azab ile
| ELHVN: alçaltıcı
| BME: ötürü
| KNTM:
| TSTKBRVN: büyüklük taslamanızdan
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| BĞYR: haksız yere
| ELḪG: haksız yere
| VBME: ötürü
| KNTM:
| TFSGVN: ve yoldan çıkmanızdan
| (46:20)|VEZ̃KR: ve an
| ÊḢE: kardeşini (Hud'u)
| AED̃: Ad'ın
| ÎZ̃: hani
| ÊNZ̃R: uyarmıştı
| GVMH: kavmini
| BELÊḪGEF: Ahkaf'taki
| VGD̃: gelip geçti
| ḢLT: gelip geçti
| ELNZ̃R: nice uyarıcılar
| MN:
| BYN: onun önünden
| YD̃YH:
| VMN: ve
| ḢLFH: ardından
| ÊLE:
| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNY: elbette ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ALYKM: sizin
| AZ̃EB: azabına uğramanızdan
| YVM: bir günün
| AƵYM: büyük
| (46:21)

| ÊḢE: kardeşini (Hud'u)
| AED̃: Ad'ın
| ÎZ̃: hani
| ÊNZ̃R: uyarmıştı
| GVMH: kavmini
| BELÊḪGEF: Ahkaf'taki
| VGD̃: gelip geçti
| ḢLT: gelip geçti
| ELNZ̃R: nice uyarıcılar
| MN:
| BYN: onun önünden
| YD̃YH:
| VMN: ve
| ḢLFH: ardından
| ÊLE:
| TABD̃VE: kulluk etmeyin
| ÎLE: başkasına
| ELLH: Allah'tan
| ÎNY: elbette ben
| ÊḢEF: korkuyorum
| ALYKM: sizin
| AZ̃EB: azabına uğramanızdan
| YVM: bir günün
| AƵYM: büyük
| (46:21)|GELVE: dediler ki
| ÊCÙTNE: sen geldin mi?
| LTÊFKNE: bizi çevirmek için
| AN: -dan
| ËLHTNE: tanrılarımız-
| FÊTNE: o halde bize getir
| BME: şeyi
| TAD̃NE: bizi tehdidettiğin
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -dan
| ELṦED̃GYN: doğrular-
| (46:22)

| ÊCÙTNE: sen geldin mi?
| LTÊFKNE: bizi çevirmek için
| AN: -dan
| ËLHTNE: tanrılarımız-
| FÊTNE: o halde bize getir
| BME: şeyi
| TAD̃NE: bizi tehdidettiğin
| ÎN: eğer
| KNT: isen
| MN: -dan
| ELṦED̃GYN: doğrular-
| (46:22)|GEL: dedi
| ÎNME: sadece
| ELALM: bilgi
| AND̃: katındadır
| ELLH: Allah
| VÊBLĞKM: ve ben size tebliğ ediyorum
| ME: şeyi (mesajı)
| ÊRSLT: gönderildiğim
| BH: onunla
| VLKNY: fakat ben
| ÊREKM: sizi görüyorum
| GVME: bir kavim
| TCHLVN: cahillik eden
| (46:23)

| ÎNME: sadece
| ELALM: bilgi
| AND̃: katındadır
| ELLH: Allah
| VÊBLĞKM: ve ben size tebliğ ediyorum
| ME: şeyi (mesajı)
| ÊRSLT: gönderildiğim
| BH: onunla
| VLKNY: fakat ben
| ÊREKM: sizi görüyorum
| GVME: bir kavim
| TCHLVN: cahillik eden
| (46:23)|FLME: nihayet
| RÊVH: onu görünce
| AERŽE: geniş bir bulut halinde
| MSTGBL: yönelerek geldiğini
| ÊVD̃YTHM: vadilerine
| GELVE: dediler
| HZ̃E: bu
| AERŽ: bir buluttur
| MMŦRNE: bize yağmur yağdıracak
| BL: hayır
| HV: o
| ME: şey
| ESTACLTM: sizin acele gelmesini istediğinizdir
| BH: onun
| RYḪ: bir rüzgardır
| FYHE: içinde bulunan
| AZ̃EB: azab
| ÊLYM: acıklı
| (46:24)

| RÊVH: onu görünce
| AERŽE: geniş bir bulut halinde
| MSTGBL: yönelerek geldiğini
| ÊVD̃YTHM: vadilerine
| GELVE: dediler
| HZ̃E: bu
| AERŽ: bir buluttur
| MMŦRNE: bize yağmur yağdıracak
| BL: hayır
| HV: o
| ME: şey
| ESTACLTM: sizin acele gelmesini istediğinizdir
| BH: onun
| RYḪ: bir rüzgardır
| FYHE: içinde bulunan
| AZ̃EB: azab
| ÊLYM: acıklı
| (46:24)|TD̃MR: yıkar mahveder
| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| BÊMR: emriyle
| RBHE: Rabbinin
| FÊṦBḪVE: onlar o hale geldiler ki
| LE:
| YR: görülmez oldu
| ÎLE: başka bir şey
| MSEKNHM: konutlarından
| KZ̃LK: işte böyle
| NCZY: biz cezalandırırız
| ELGVM: toplumu
| ELMCRMYN: suç işleyen
| (46:25)

| KL: her
| ŞYÙ: şeyi
| BÊMR: emriyle
| RBHE: Rabbinin
| FÊṦBḪVE: onlar o hale geldiler ki
| LE:
| YR: görülmez oldu
| ÎLE: başka bir şey
| MSEKNHM: konutlarından
| KZ̃LK: işte böyle
| NCZY: biz cezalandırırız
| ELGVM: toplumu
| ELMCRMYN: suç işleyen
| (46:25)|VLGD̃: ve andolsun
| MKNEHM: onlara imkan vermiştik
| FYME: şeyi
| ÎN:
| MKNEKM: size vermediğimiz
| FYH: onu
| VCALNE: ve yaratmıştık
| LHM: onlara
| SMAE: kulaklar
| VÊBṦERE: ve gözler
| VÊFÙD̃T: ve gönüller
| FME: fakat
| ÊĞN: sağlamadı
| ANHM: kendilerine
| SMAHM: kulakları
| VLE: ne de
| ÊBṦERHM: gözleri
| VLE: ne de
| ÊFÙD̃THM: gönülleri
| MN: bir
| ŞYÙ: şey (yarar)
| ÎZ̃: zira
| KENVE:
| YCḪD̃VN: bile bile inkar ediyorlardı
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| VḪEG: ve kuşatıverdi
| BHM: kendilerini
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay edip duruyor(lar)
| (46:26)

| MKNEHM: onlara imkan vermiştik
| FYME: şeyi
| ÎN:
| MKNEKM: size vermediğimiz
| FYH: onu
| VCALNE: ve yaratmıştık
| LHM: onlara
| SMAE: kulaklar
| VÊBṦERE: ve gözler
| VÊFÙD̃T: ve gönüller
| FME: fakat
| ÊĞN: sağlamadı
| ANHM: kendilerine
| SMAHM: kulakları
| VLE: ne de
| ÊBṦERHM: gözleri
| VLE: ne de
| ÊFÙD̃THM: gönülleri
| MN: bir
| ŞYÙ: şey (yarar)
| ÎZ̃: zira
| KENVE:
| YCḪD̃VN: bile bile inkar ediyorlardı
| B ËYET: ayetlerini
| ELLH: Allah'ın
| VḪEG: ve kuşatıverdi
| BHM: kendilerini
| ME: şey
| KENVE: oldukları
| BH: onunla
| YSTHZÙVN: alay edip duruyor(lar)
| (46:26)|VLGD̃: ave ndolsun
| ÊHLKNE: biz yok ettik
| ME:
| ḪVLKM: çevrenizdeki
| MN:
| ELGR: kentleri
| VṦRFNE: ve tekrar tekrar açıkladık
| EL ËYET: ayetleri
| LALHM: belki de
| YRCAVN: (küfürlerinden) dönerler
| (46:27)

| ÊHLKNE: biz yok ettik
| ME:
| ḪVLKM: çevrenizdeki
| MN:
| ELGR: kentleri
| VṦRFNE: ve tekrar tekrar açıkladık
| EL ËYET: ayetleri
| LALHM: belki de
| YRCAVN: (küfürlerinden) dönerler
| (46:27)|FLVLE: olmaz mıydı?
| NṦRHM: kendilerine yardım etselerdi
| ELZ̃YN: şeyler
| ETḢZ̃VE: edindikleri
| MN: -tan
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah-
| GRBENE: yakınlık sağlamak için
| ËLHT: tanrı
| BL: hayır
| ŽLVE: kaybolup gittiler
| ANHM: onlardan
| VZ̃LK: işte budur
| ÎFKHM: onların yalanları
| VME: ve şeyler
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uydurmuş
| (46:28)

| NṦRHM: kendilerine yardım etselerdi
| ELZ̃YN: şeyler
| ETḢZ̃VE: edindikleri
| MN: -tan
| D̃VN: başka
| ELLH: Allah-
| GRBENE: yakınlık sağlamak için
| ËLHT: tanrı
| BL: hayır
| ŽLVE: kaybolup gittiler
| ANHM: onlardan
| VZ̃LK: işte budur
| ÎFKHM: onların yalanları
| VME: ve şeyler
| KENVE: oldukları
| YFTRVN: uydurmuş
| (46:28)|VÎZ̃: bir zaman
| ṦRFNE: yöneltmiştik
| ÎLYK: sana
| NFRE: bir topluluğu
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| YSTMAVN: dinlemek üzere
| ELGR ËN: Kur'an
| FLME: zaman
| ḪŽRVH: ona geldikleri
| GELVE: dediler
| ÊNṦTVE: susun (dinleyin)
| FLME: zaman da
| GŽY: bitirildiği
| VLVE: döndüler
| ÎL:
| GVMHM: kavimlerine
| MNZ̃RYN: uyarıcılar olarak
| (46:29)

| ṦRFNE: yöneltmiştik
| ÎLYK: sana
| NFRE: bir topluluğu
| MN: -den
| ELCN: cinler-
| YSTMAVN: dinlemek üzere
| ELGR ËN: Kur'an
| FLME: zaman
| ḪŽRVH: ona geldikleri
| GELVE: dediler
| ÊNṦTVE: susun (dinleyin)
| FLME: zaman da
| GŽY: bitirildiği
| VLVE: döndüler
| ÎL:
| GVMHM: kavimlerine
| MNZ̃RYN: uyarıcılar olarak
| (46:29)|GELVE: dediler
| YE: EY/HEY/AH
| GVMNE: kavmimiz
| ÎNE: elbette biz
| SMANE: dinledik
| KTEBE: bir Kitap
| ÊNZL: indirilen
| MN:
| BAD̃: sonra
| MVS: Musa'dan
| MṦD̃GE: doğrulayan
| LME:
| BYN: kendinden öncekini
| YD̃YH: kendinden öncekini
| YHD̃Y: götüren
| ÎL:
| ELḪG: gerçeğe
| VÎL: ve
| ŦRYG: yola
| MSTGYM: doğru
| (46:30)

| YE: EY/HEY/AH
| GVMNE: kavmimiz
| ÎNE: elbette biz
| SMANE: dinledik
| KTEBE: bir Kitap
| ÊNZL: indirilen
| MN:
| BAD̃: sonra
| MVS: Musa'dan
| MṦD̃GE: doğrulayan
| LME:
| BYN: kendinden öncekini
| YD̃YH: kendinden öncekini
| YHD̃Y: götüren
| ÎL:
| ELḪG: gerçeğe
| VÎL: ve
| ŦRYG: yola
| MSTGYM: doğru
| (46:30)|YE: EY/HEY/AH
| GVMNE: kavmimiz
| ÊCYBVE: uyun
| D̃EAY: da'vetçisine
| ELLH: Allah'ın
| V ËMNVE: ve inanın
| BH: O'na
| YĞFR: bağışlasın
| LKM: sizi
| MN: -dan bir kısmını
| Z̃NVBKM: günahlarınız-
| VYCRKM: ve sizi korusun
| MN: -dan
| AZ̃EB: azab-
| ÊLYM: acıklı
| (46:31)

| GVMNE: kavmimiz
| ÊCYBVE: uyun
| D̃EAY: da'vetçisine
| ELLH: Allah'ın
| V ËMNVE: ve inanın
| BH: O'na
| YĞFR: bağışlasın
| LKM: sizi
| MN: -dan bir kısmını
| Z̃NVBKM: günahlarınız-
| VYCRKM: ve sizi korusun
| MN: -dan
| AZ̃EB: azab-
| ÊLYM: acıklı
| (46:31)|VMN: ve kim
| LE:
| YCB: uymazsa
| D̃EAY: da'vetçisine
| ELLH: Allah'ın
| FLYS: değildir
| BMACZ: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLYS: ve olmaz
| LH: kendisinin
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: velileri
| ÊVLÙK: onlar
| FY: içindedirler
| ŽLEL: bir sapıklık
| MBYN: apaçık
| (46:32)

| LE:
| YCB: uymazsa
| D̃EAY: da'vetçisine
| ELLH: Allah'ın
| FLYS: değildir
| BMACZ: aciz bırakacak
| FY:
| ELÊRŽ: yeryüzünde
| VLYS: ve olmaz
| LH: kendisinin
| MN:
| D̃VNH: O'ndan başka
| ÊVLYEÙ: velileri
| ÊVLÙK: onlar
| FY: içindedirler
| ŽLEL: bir sapıklık
| MBYN: apaçık
| (46:32)|ÊVLM:
| YRVE: görmediler mi?
| ÊN: gerçekten
| ELLH: Allah'ın
| ELZ̃Y:
| ḢLG: yaratan
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VLM: ve
| YAY: yorulmayan
| BḢLGHN: bunları yaratmakla
| BGED̃R: kadir olduğunu
| AL:
| ÊN:
| YḪYY: diriltmeğe
| ELMVT: ölüleri
| BL: evet
| ÎNH: şüphesiz O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (46:33)

| YRVE: görmediler mi?
| ÊN: gerçekten
| ELLH: Allah'ın
| ELZ̃Y:
| ḢLG: yaratan
| ELSMEVET: gökleri
| VELÊRŽ: ve yeri
| VLM: ve
| YAY: yorulmayan
| BḢLGHN: bunları yaratmakla
| BGED̃R: kadir olduğunu
| AL:
| ÊN:
| YḪYY: diriltmeğe
| ELMVT: ölüleri
| BL: evet
| ÎNH: şüphesiz O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (46:33)|VYVM: ve gün
| YARŽ: sunulacakları
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AL: karşı
| ELNER: ateşe
| ÊLYS: değil miymiş?
| HZ̃E: bu
| BELḪG: gerçek
| GELVE: derler
| BL: evet
| VRBNE: Rabbimiz hakkı için
| GEL: der
| FZ̃VGVE: öyleyse tadın
| ELAZ̃EB: azabı
| BME: dolayı
| KNTM: olmanızdan
| TKFRVN: inkar ediyor(lar)
| (46:34)

| YARŽ: sunulacakları
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| AL: karşı
| ELNER: ateşe
| ÊLYS: değil miymiş?
| HZ̃E: bu
| BELḪG: gerçek
| GELVE: derler
| BL: evet
| VRBNE: Rabbimiz hakkı için
| GEL: der
| FZ̃VGVE: öyleyse tadın
| ELAZ̃EB: azabı
| BME: dolayı
| KNTM: olmanızdan
| TKFRVN: inkar ediyor(lar)
| (46:34)|FEṦBR: o halde sabret
| KME: gibi
| ṦBR: sabrettikleri
| ÊVLV: sahibi
| ELAZM: azim (ve irade)
| MN:
| ELRSL: elçilerin
| VLE: ve asla
| TSTACL: acele etme
| LHM: onlar için
| KÊNHM: onlar gibi olurlar
| YVM: gün
| YRVN: gördükleri
| ME: şeyi (azabı)
| YVAD̃VN: tehdit edildikleri
| LM:
| YLBS̃VE: (sanki) yaşamamışlar
| ÎLE: dışında
| SEAT: bir sa'at
| MN: -den
| NHER: gündüz-
| BLEĞ: (bu) bir duyurudur
| FHL:
| YHLK: helak mı edilecektir?
| ÎLE: başkası
| ELGVM: topluluktan
| ELFESGVN: yoldan çıkmış
| (46:35)

| KME: gibi
| ṦBR: sabrettikleri
| ÊVLV: sahibi
| ELAZM: azim (ve irade)
| MN:
| ELRSL: elçilerin
| VLE: ve asla
| TSTACL: acele etme
| LHM: onlar için
| KÊNHM: onlar gibi olurlar
| YVM: gün
| YRVN: gördükleri
| ME: şeyi (azabı)
| YVAD̃VN: tehdit edildikleri
| LM:
| YLBS̃VE: (sanki) yaşamamışlar
| ÎLE: dışında
| SEAT: bir sa'at
| MN: -den
| NHER: gündüz-
| BLEĞ: (bu) bir duyurudur
| FHL:
| YHLK: helak mı edilecektir?
| ÎLE: başkası
| ELGVM: topluluktan
| ELFESGVN: yoldan çıkmış
| (46:35)