Kırık Meal (Arapça) : |وَلَا : ve | تَحَاضُّونَ : teşvik etmiyorsunuz | عَلَىٰ : | طَعَامِ : yedirmeğe | الْمِسْكِينِ : yoksula | Kırık Meal (Harekesiz) : |ولا WLE ve | تحاضون TḪEŽWN teşvik etmiyorsunuz | على AL | طعام ŦAEM yedirmeğe | المسكين ELMSKYN yoksula | Kırık Meal (Okunuş) : |ve lā : ve | teHāDDūne : teşvik etmiyorsunuz | ǎlā : | Taǎāmi : yedirmeğe | l-miskīni : yoksula | Kırık Meal (Transcript) : |VLE : ve | TḪEŽVN : teşvik etmiyorsunuz | AL : | ŦAEM : yedirmeğe | ELMSKYN : yoksula | Abdulbaki Gölpınarlı : Ve ne birbirinizi, yoksulu doyurmaya teşvik ediyorsunuz. Adem Uğur : Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz, Ahmed Hulusi : Yoksulları yedirip doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Ahmet Tekin : Birbirinizi, çevresi, çaresi olmayan yoksulların karnını doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Ahmet Varol : Yoksula yemek vermeye teşvik etmiyorsunuz. Ali Bulaç : Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Ali Fikri Yavuz : Miskini de yedirmeğe birbirinizi teşvik etmezsiniz. Bekir Sadak : Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize ozenmiyorsunuz. Celal Yıldırım : Yoksulu yedirmek hususunda birbirinizi tahrik ve teşvik etmiyorsunuz. Diyanet İşleri : Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Diyanet İşleri (eski) : Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz. Diyanet Vakfi : (17-20) Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz. Edip Yüksel : Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Birbirinizi yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Elmalılı Hamdi Yazır : Ve birbirinizi miskîni ıt'ame teşvık eylemiyorsunuz Fizilal-il Kuran : Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi özendirmiyorsunuz. Gültekin Onan : Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Hakkı Yılmaz : (17-20) Kesinlikle sizin düşündüğünüz gibi değil! Doğrusu siz, yetimi, üstün-saygın bir şekilde yetiştirmiyorsunuz. Yoksulun yiyeceği üzerine birbirinizi özendirmiyorsunuz. Oysa mirası yağmalarcasına öyle bir yiyişle yiyorsunuz ki! Malı öyle bir sevişle seviyorsunuz ki, yığmacasına! Hasan Basri Çantay : Yoksula yedirmek için birbirinizi kandırmazsınız. Hayrat Neşriyat : Ve yoksulu yedirmeye, birbirinizi teşvîk etmiyorsunuz! İbni Kesir : Yoksulu yedirmek için birbirinizi teşvik etmezsiniz. İskender Evrenosoğlu : Ve yoksulları doyurma konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Muhammed Esed : muhtaçları doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz, Ömer Nasuhi Bilmen : Ve yoksullara yiyecek vermek için birbirinizi teşvikte bulunmazsınız. Ömer Öngüt : Yoksulu yedirmek için birbirinizi teşvik etmezsiniz. Şaban Piriş : Düşkünü doyurmaya teşvik etmiyorsunuz. Suat Yıldırım : Muhtaçları doyurmaya teşvik etmezsiniz. Süleyman Ateş : Yoksula yedirmeğe teşvik etmiyorsunuz. Tefhim-ul Kuran : Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Ümit Şimşek : Yoksul doyurmayı teşvik etmiyorsunuz. Yaşar Nuri Öztürk : Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.