Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
Yemin olsun tan yerinin ağırma vaktine,(89:1)

Yola koyulduğu zaman geceye.(89:4)

Nasıl, bunlarda akıl sahibi için bir yemin var mı?(89:5)

Görmedin mi ne yaptı Rabbin Âd kavmine?(89:6)

Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.(89:8)

Ve ne yaptı vadide kayaları oyan Semûd kavmine?(89:9)

Ve kazıklar sahibi Firavun'a.(89:10)

Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.(89:11)

Ve oralarda bozgunu çoğaltmışlardı.(89:12)

Bu yüzden Rabbin, üzerlerine azap kamçısını yağdırıverdi.(89:13)

Çünkü Rabbin tam gözetleme yerindedir/tam bir biçimde gözetlemektedir.(89:14)

İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: "Rabbim bana ikramda bulundu!" der.(89:15)

Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.(89:16)

Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz.(89:17)

Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz.(89:18)

Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.(89:19)

Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz.(89:20)

İş böyle gitmeyecektir! Yer birbirine çarpılıp dümdüz hale getirildiğinde,(89:21)

Rabbin gelip melekler saf saf dizildiğinde,(89:22)

O gün cehennem de getirilir. İşte o gün düşünüp anlar insan. Ama düşünüp hatırlamanın ona ne yararı var!(89:23)

Der ki: "Keşke şu hayatım için önden bir şeyler gönderseydim."(89:24)

O gün hiç kimse O'nun azabı gibi azap edemez.(89:25)

Ve hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibi bağ vuramaz.(89:26)

Dön Rabbine, razı etmiş ve razı edilmiş olarak!(89:28)
