Kırık Meal (Arapça) : |وَاللَّهُ: fakat Allah | مِنْ: | وَرَائِهِمْ: onları arkalarından | مُحِيطٌ: kuşatmıştır |  | |
Kırık Meal (Harekesiz) : |والله WELLH fakat Allah | من MN | ورائهم WREÙHM onları arkalarından | محيط MḪYŦ kuşatmıştır |  | |
Kırık Meal (Okunuş) : |vallahu: fakat Allah | min: | verāihim: onları arkalarından | muHīTun: kuşatmıştır |  | |
Kırık Meal (Transcript) : |VELLH: fakat Allah | MN: | VREÙHM: onları arkalarından | MḪYŦ: kuşatmıştır |  | |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Allah'sa yaptıkları işin ardından onları kavramış, kuşatmıştır.  | |
Adem Uğur : Allah onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Ahmed Hulusi : Allâh, onların verasından (derûnlarından) ihâta edendir!  | |
Ahmet Tekin : Hâlâ, Allah’ın ablukası altında olduklarının farkında değiller mi?  | |
Ahmet Varol : Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Ali Bulaç : Allah ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.  | |
Ali Fikri Yavuz : Halbuki, Allah (kendilerini, ilim ve kudreti ile) arkalarından kuşatmıştır.  | |
Bekir Sadak : Oysa Allah onlari ardlarindan cevirmistir.  | |
Celal Yıldırım : Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Diyanet İşleri : Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Diyanet İşleri (eski) : Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.  | |
Diyanet Vakfi : Allah onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Edip Yüksel : ALLAH onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Elmalılı Hamdi Yazır : Halbuki Allah arkalarından kuşatmış  | |
Fizilal-il Kuran : Halbuki Allah onları artlarından kuşatmıştır.  | |
Gültekin Onan : Tanrı ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.  | |
Hakkı Yılmaz : Oysa Allah onları arkalarından kuşatıcıdır.  | |
Hasan Basri Çantay : Halbuki Allah, arkalarından (onları) kuşatıcıdır.  | |
Hayrat Neşriyat : (19-20) Hayır! O inkâr edenler (hâlâ) bir yalanlama içindedirler! Hâlbuki Allah, onları arkalarından kuşatıcıdır. (Geriye dönüşleri yoktur.)  | |
İbni Kesir : Allah ise onları arkadan kuşatandır.  | |
İskender Evrenosoğlu : Ve Allah, onları arkalarından ihata edendir (kuşatmıştır).  | |
Muhammed Esed : halbuki Allah onları, farkında olmadıkları halde, (ilmi ve kudreti ile) kuşatır.  | |
Ömer Nasuhi Bilmen : Halbuki Allah, arkalarından kuşatıcıdır.  | |
Ömer Öngüt : Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Şaban Piriş : Allah ise onların arkasındadır. Onları kavramıştır.  | |
Suat Yıldırım : Ama ne yaparlarsa yapsınlar, Allah’ın hükmünden kaçamazlar. Zira Allah, ilmi ve kudretiyle onları, arkalarından kuşatmıştır.  | |
Süleyman Ateş : Allâh ise onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Tefhim-ul Kuran : Allah ise, onları arkalarından sarıp kuşatmıştır.  | |
Ümit Şimşek : Allah ise onları arkalarından kuşatmıştır.  | |
Yaşar Nuri Öztürk : Allah ise onları arkalarından kuşatmış bulunuyor.  | |