Kırık Meal (Arapça) : |سَوَاءٌ: eşittir | عَلَيْهِمْ: onlara | أَسْتَغْفَرْتَ: mağfiret dilesen de | لَهُمْ: onlar için | أَمْ: ya da | لَمْ: | تَسْتَغْفِرْ: mağfiret dilemesen de | لَهُمْ: onlar için | لَنْ: asla | يَغْفِرَ: bağışlamayacaktır | اللَّهُ: Allah | لَهُمْ: onları | إِنَّ: çünkü | اللَّهَ: Allah | لَا: | يَهْدِي: yola iletmez | الْقَوْمَ: topluluğu | الْفَاسِقِينَ: yoldan çıkan |
Kırık Meal (Harekesiz) : |سواء SWEÙeşittir | عليهم ALYHMonlara | أستغفرت ÊSTĞFRTmağfiret dilesen de | لهم LHMonlar için | أم ÊMya da | لم LM | تستغفر TSTĞFRmağfiret dilemesen de | لهم LHMonlar için | لن LNasla | يغفر YĞFRbağışlamayacaktır | الله ELLHAllah | لهم LHMonları | إن ÎNçünkü | الله ELLHAllah | لا LE | يهدي YHD̃Yyola iletmez | القوم ELGWMtopluluğu | الفاسقين ELFESGYNyoldan çıkan |
Kırık Meal (Okunuş) : |sevā'un: eşittir | ǎleyhim: onlara | esteğferte: mağfiret dilesen de | lehum: onlar için | em: ya da | lem: | testeğfir: mağfiret dilemesen de | lehum: onlar için | len: asla | yeğfira: bağışlamayacaktır | llahu: Allah | lehum: onları | inne: çünkü | llahe: Allah | lā: | yehdī: yola iletmez | l-ḳavme: topluluğu | l-fāsiḳīne: yoldan çıkan |
Kırık Meal (Transcript) : |SVEÙ: eşittir | ALYHM: onlara | ÊSTĞFRT: mağfiret dilesen de | LHM: onlar için | ÊM: ya da | LM: | TSTĞFR: mağfiret dilemesen de | LHM: onlar için | LN: asla | YĞFR: bağışlamayacaktır | ELLH: Allah | LHM: onları | ÎN: çünkü | ELLH: Allah | LE: | YHD̃Y: yola iletmez | ELGVM: topluluğu | ELFESGYN: yoldan çıkan |
Abdulbaki Gölpınarlı : Birdir onlara, yarlıganmalarını dilesen de, yahut dilemesen de; Allah kesin olarak yarlıgamaz onları; şüphe yok ki Allah, buyruktan çıkmış topluluğu doğru yola sevketmez.
Adem Uğur : Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Ahmed Hulusi : Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allâh onları asla mağfiret etmez! Muhakkak ki Allâh inancı bozuklar topluluğunu hakikate erdirmez!
Ahmet Tekin : Onlar için, Allah’tan af, koruma kalkanına alınma dilesen de, dilemesen de farketmez. Allah onları asla bağışlamayacak, koruma kalkanına almayacak. Allah doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsık, âsi, bozguncu bir toplumu doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz, başarıya ulaştırmaz.
Ahmet Varol : Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de, onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah fasıklar topluluğunu doğru yola eriştirmez.
Ali Bulaç : Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez.
Ali Fikri Yavuz : Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de haklarında müsavidir; Allah o münafıkları asla bağışlamaz ve Allah (böyle) fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Bekir Sadak : Onlar icin, bagislanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onlari bagislamayacaktir. Dogrusu Allah, yoldan cikmis milleti dogru yola eristirmez.
Celal Yıldırım : Onlar için bağışlanma dilesen de, bağışlanma dilemesen de kendilerine göre birdir, farketmez. Allah elbette onları bağışlamıyacaktır. Şüphesiz ki Allah, ilâhî sınırı aşan sapıkları doğru yola eriştirmez.
Diyanet İşleri : Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
Diyanet İşleri (eski) : Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.
Diyanet Vakfi : Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Edip Yüksel : Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; ALLAH onları bağışlamıyacaktır. ALLAH yoldan çıkmış topluluğu doğruya ulaştırmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de haklarında aynıdır; Allah, onları asla bağışlamaz ve Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onlar için istiğfar etsen de etmesen de aleyhlerinde müsavidir, Allah onlara aslâ mağfiret etmez ve Allah fâsıklar gürühunu doğru yola çıkarmaz
Fizilal-il Kuran : Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Gültekin Onan : Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Tanrı, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Tanrı fasıklar kavmine hidayet vermez.
Hakkı Yılmaz : (5,6) "Ve onlara: “Gelin Allah'ın Elçisi sizin için bağışlanma dilesin” denildiği zaman, başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslayanlar olarak yüz çevirmekte olduklarını da görürsün. Senin onlar için bağışlanma dilemen ile dilememen, onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir; onları bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, hak yolundan çıkmış bir topluma kılavuzluk etmez. "
Hasan Basri Çantay : Onlar için ha istiğfar etmişsin, ha onlara istiğfar etmemişsin, haklarında birdir. Allah onları kat'iyyen yarlığamaz. Şübhe yok ki Allah faasıklar güruhuna hidâyet etmez.
Hayrat Neşriyat : Kendileri için mağfiret dilesen de, onlara mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları aslâ bağışlamayacaktır. Şübhesiz ki Allah, o fâsıklar topluluğunu (küfürlerindeki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez.
İbni Kesir : Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de birdir. Allah, onları katiyyen bağışlamayacaktır. Muhakkak ki Allah; fasıklar güruhunu hidayete erdirmez
İskender Evrenosoğlu : Onlar (münafıklar) için mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onlara asla mağfiret etmez. Muhakkak ki Allah, fasıklar kavmini hidayete erdirmez.
Muhammed Esed : Onlar için bağışlanma dilemen ile dilememen aynıdır: Allah onları bağışlamayacaktır, çünkü Allah, böyle sapkın bir halka rehberliğini bahşetmez.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için istiğfarda bulunsan da veya onlar için istiğfarda bulunmasan da onlara karşı müsavîdir. Elbette Allah, onlar için mağfiret buyurmayacaktır. Şüphe yok ki Allah fâsıklar olan kavmi hidâyete erdirmez.
Ömer Öngüt : Onlara (Allah'tan) mağfiret dilesen de dilemesen de onlar için birdir. Allah onları aslâ bağışlamayacaktır. Çünkü Allah fâsıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
Şaban Piriş : Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah, onları bağışlamayacaktır. Allah fasıklar topluluğuna yol göstermez.
Suat Yıldırım : Ha mağfiret diledin, ha dilemedin, onlara göre birdir. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, fâsıklığı tabiat haline getirenleri hidâyet etmez, emellerine ulaştırmaz.
Süleyman Ateş : Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allâh onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allâh, yoldan çıkan topluluğu yola iletmez.
Tefhim-ul Kuran : Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık olan bir kavme hidayet vermez.
Ümit Şimşek : Onlar için af dilesen de birdir, dilemesen de. Allah onları bağışlayacak değildir. Çünkü Allah o yoldan çıkmışlar güruhunu emellerine ulaştırmaz.
Yaşar Nuri Öztürk : Sen onlar için ha af dilemişsin ha dilememişsin. Aleyhlerindeki sonuç aynı kalacaktır. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.