Önceki Sonraki

35:37Fâtir Suresi 37. Ayet

Kuran Sırası: 35 İniş Sırası: 43
123456789101112131415161718192021222324252627282930313233343536373839404142434445

35:37Fâtir Suresi 37. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
1
وهم
ve hum
|
ve onlar
Kombi Müfredat
يصطرخون
yeSTariḣūne
ṦRḢ|ص ر خ
feryadederler
3
فيها
fīhā
|
orada
Kombi Müfredat
ربنا
rabbenā
RBB|ر ب ب
Rabbimiz
Kombi Müfredat
أخرجنا
eḣricnā
ḢRC|خ ر ج
bizi çıkar
Kombi Müfredat
نعمل
neǎ'mel
AML|ع م ل
yapalım
Kombi Müfredat
صالحا
SāliHen
ṦLḪ|ص ل ح
iyi işler
Kombi Müfredat
غير
ğayra
ĞYR|غ ي ر
başka olarak
9
الذي
lleƶī
|
10 Kombi Müfredat
كنا
kunnā
KVN|ك و ن
olduğumuz
11 Kombi Müfredat
نعمل
neǎ'melu
AML|ع م ل
yapmış
12
أولم
evelem
|
13 Kombi Müfredat
نعمركم
nuǎmmirkum
AMR|ع م ر
sizi yaşatmadık mı?
14
ما
|
15 Kombi Müfredat
يتذكر
yeteƶekkeru
Z̃KR|ذ ك ر
öğüt alacağı kadar
16
فيه
fīhi
|
orada
17
من
men
|
kimsenin
18 Kombi Müfredat
تذكر
teƶekkera
Z̃KR|ذ ك ر
öğüt alacak
19 Kombi Müfredat
وجاءكم
ve cā'ekumu
CYE|ج ي ا
ve size geldi
20 Kombi Müfredat
النذير
n-neƶīru
NZ̃R|ن ذ ر
uyarıcı
21 Kombi Müfredat
فذوقوا
feƶūḳū
Z̃VG|ذ و ق
öyle ise (azabı) tadın
22
فما
femā
|
artık yoktur
23 Kombi Müfredat
للظالمين
liZZālimīne
ƵLM|ظ ل م
zalimlerin
24
من
min
|
hiçbir
25 Kombi Müfredat
نصير
neSīrin
NṦR|ن ص ر
yardımcısı
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |وَهُمْ: ve onlar | يَصْطَرِخُونَ: feryadederler | فِيهَا: orada | رَبَّنَا: Rabbimiz | أَخْرِجْنَا: bizi çıkar | نَعْمَلْ: yapalım | صَالِحًا: iyi işler | غَيْرَ: başka olarak | الَّذِي: | كُنَّا: olduğumuz | نَعْمَلُ: yapmış | أَوَلَمْ: | نُعَمِّرْكُمْ: sizi yaşatmadık mı? | مَا: | يَتَذَكَّرُ: öğüt alacağı kadar | فِيهِ: orada | مَنْ: kimsenin | تَذَكَّرَ: öğüt alacak | وَجَاءَكُمُ: ve size geldi | النَّذِيرُ: uyarıcı | فَذُوقُوا: öyle ise (azabı) tadın | فَمَا: artık yoktur | لِلظَّالِمِينَ: zalimlerin | مِنْ: hiçbir | نَصِيرٍ: yardımcısı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |وهم WHM ve onlar | يصطرخون YṦŦRḢWN feryadederler | فيها FYHE orada | ربنا RBNE Rabbimiz | أخرجنا ÊḢRCNE bizi çıkar | نعمل NAML yapalım | صالحا ṦELḪE iyi işler | غير ĞYR başka olarak | الذي ELZ̃Y | كنا KNE olduğumuz | نعمل NAML yapmış | أولم ÊWLM | نعمركم NAMRKM sizi yaşatmadık mı? | ما ME | يتذكر YTZ̃KR öğüt alacağı kadar | فيه FYH orada | من MN kimsenin | تذكر TZ̃KR öğüt alacak | وجاءكم WCEÙKM ve size geldi | النذير ELNZ̃YR uyarıcı | فذوقوا FZ̃WGWE öyle ise (azabı) tadın | فما FME artık yoktur | للظالمين LLƵELMYN zalimlerin | من MN hiçbir | نصير NṦYR yardımcısı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |ve hum: ve onlar | yeSTariḣūne: feryadederler | fīhā: orada | rabbenā: Rabbimiz | eḣricnā: bizi çıkar | neǎ'mel: yapalım | SāliHen: iyi işler | ğayra: başka olarak | lleƶī: | kunnā: olduğumuz | neǎ'melu: yapmış | evelem: | nuǎmmirkum: sizi yaşatmadık mı? | : | yeteƶekkeru: öğüt alacağı kadar | fīhi: orada | men: kimsenin | teƶekkera: öğüt alacak | ve cā'ekumu: ve size geldi | n-neƶīru: uyarıcı | feƶūḳū: öyle ise (azabı) tadın | femā: artık yoktur | liZZālimīne: zalimlerin | min: hiçbir | neSīrin: yardımcısı | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |VHM: ve onlar | YṦŦRḢVN: feryadederler | FYHE: orada | RBNE: Rabbimiz | ÊḢRCNE: bizi çıkar | NAML: yapalım | ṦELḪE: iyi işler | ĞYR: başka olarak | ELZ̃Y: | KNE: olduğumuz | NAML: yapmış | ÊVLM: | NAMRKM: sizi yaşatmadık mı? | ME: | YTZ̃KR: öğüt alacağı kadar | FYH: orada | MN: kimsenin | TZ̃KR: öğüt alacak | VCEÙKM: ve size geldi | ELNZ̃YR: uyarıcı | FZ̃VGVE: öyle ise (azabı) tadın | FME: artık yoktur | LLƵELMYN: zalimlerin | MN: hiçbir | NṦYR: yardımcısı | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onlar bağrışırlar orada: Rabbimiz, bizi çıkar da yaptığımız işlerden başka işlerde bulunalım. Size, düşünenin düşünüp öğüt alanın öğüt alacağı kadar ömür vermedik mi ve size korkutucu da gelmişti; artık tadın azâbı, zâlimlere bir yardım eden de yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Onlar orada (cehennemde) feryat ederler: "Rabbimiz! Bizi (bu şartlarımızdan) çıkar ki önceden yaptıklarımızdan farklı olarak esas yapılması gerekli olanları yapalım". . . (Cevap verilir:) "Sizi, düşünme kapasitesi olan birinin, düşünebileceği kadar bir ömürle yaşatmadık mı? Size uyarıcı da geldi! O hâlde şimdi tadın (kendinize hazırladığınızı)! Zâlimler için bir yardımcı yoktur. "Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Onlar orada feryâd ederler: 'Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Daha önce yapmış olduklarımızı bırakıp İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirelim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayalım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olalım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyelim.' derler. Allah: 'Size, düşünebilecek olanın, akıllı bir kimsenin düşünüp Allah’ı bulabileceği kadar bir ömür vermedik mi? Üstelik size sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı da, peygamber de gelmişti, ihtiyarlık da kapıya dayanmıştı. O halde azâbı tadın. İnkar ile, isyan ile, şirk ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlere bir yardım eden bulunmayacaktır.'Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Onlar orada: 'Rabbimiz! Bizi çıkar da yapmakta olduklarımızdan farklı olarak salih amel işleyelim' diye feryad ederler. Size öğüt alacak olanın öğüt alabileceği kadar bir ömür vermemiş miydik? Size uyarıcı gelmişti. Artık tadın (azabı); zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : O kâfirler cehennemde şöyle derler: “-Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar, (dünyada şirk gibi) yapa geldiklerimizden başka salih bir amel yapalım.” (Allah onlara şöyle buyurur): “- Size, düşünecek kimsenin düşüneceği kadar ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O halde tadın (ateşin azabını)!... Çünkü zalimleri (Allah’ın azabından) kurtaracak yoktur?”Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Orada; «Rabbimiz! Bizi cikar; yaptigimizdan baska, yararli is isleyelim» diye bagirisirlar. O zaman onlara soyle deriz: «Ogut alacak kisinin ogut alabilecegi kadar bir sure sizi yasatmadik mi? Size uyarici da gelmisti. Artik azabi tadiniz, zalimlerin yardimcisi olmaz.» *Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Onlar, Cehennem'de şöyle bağırıp çağırırlar: «Rabbimiz! Bizi (buradan) çıkar, yapageldiğimizden başka iyi-yararlı amelde bulunalım.» Sizi, düşünüp de gerçeği anlayabilenin düşünebileceği kadar ömürlü kılmadık mı ? Üstelik size o peygamber de geldi. O halde tadın tadacağınızı! Artık zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Onlar cehennemde, “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim” diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Orada; 'Rabbimiz! Bizi çıkar; yaptığımızdan başka, yararlı iş işleyelim' diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: 'Öğüt alacak kişinin öğüt alabileceği kadar bir süre sizi yaşatmadık mi? Size uyarıcı da gelmişti. Artık azabı tadınız, zalimlerin yardımcısı olmaz.'Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Onlar orada: Rabbimiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryad ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? (Niçin inanmadınız?) Şimdi tadın (azabı)! Zalimlerin yardımcısı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Orada, 'Rabbimiz, bizi çıkar da yapmış olduğumuzdan farklı işler yapalım,' diye feryat ederler. Öğüt alabilecek bir kişinin öğüt alabileceği kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyleyse tadın. Zalimlerin yardımcısı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar, orada şöyle feryad ederler: «Ey Rabbimiz! Bizleri çıkar, yapageldiklerimizden başka salih bir amel yapalım.» (Onlara): «Size düşünecek olanın düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı da gelmişti. O halde azabı tadın. Çünkü zalimleri kurtaracak yoktur.» (denir).Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve onlar orada şöyle feryad ederler: «Ey Rabbimiz, bizleri çıkar da yaptıklarımızdan başka yararlı bir iş yapalım.» (Onlara): «Ya size orada düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki? Hem size Peygamber de geldi. O halde tadın; çünkü zalimleri kurtaracak yoktur!» (denilecektir.)Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve onlar orada şöyle feryad ederler: «ya rabbenâ, bizleri çıkar, yapageldiklerimiz gayri yarar bir amel yapalım» ya size düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki, hem size Peygamber de geldi, o halde tadın, çünkü zalimleri kurtaracak yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Onlar orada «Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı, iyi işler yapalım» diye feryad ederler. Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti, Şimdi azabı tadınız bakalım. Zalimlere yardım eden bulunmaz.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orada (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : "Ve onlar, orada feryat ederler: “Rabbimiz! Bizleri çıkar, yapmış olduklarımızdan başka düzgün amel yapalım.” –Sizi, düşünecek olanın düşüneceği kadar ömürlendirmedik mi? Size uyarıcı da gelmişti. O hâlde tadın! Artık şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar için bir yardımcı da yoktur.– "Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Onlar orada (şöyle) bağrışırlar. «Ey Rabbimiz, bizi çıkar. Yapmış olduğumuzdan bambaşka iyi amel (ve hareketler) de bulunacağız». Size iyice düşünecek kimsenin düşünebileceği, öğüt kabul edebileceği kadar ömür vermedik mi? Size (azâb ile) korkutan da gelmişdi. Şimdi tadın (o azâbı)! Artık zaalimler için hiç bir yardımcı yokdur. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Onlar orada şöyle feryâd ederler: 'Rabbimiz! Bizi (bu Cehennemden) çıkar ki(dünyada) işlemekte olduğumuz (günahlar)dan başka, sâlih bir amel işleyelim!' (Onlara:)'Sizi, ibret alacak bir kimsenin, kendisinde ibret alacağı (bir süre) kadar yaşatmadık mı? Size(bu günün dehşetinden haber veren) korkutucu da geldi. Öyle ise tadın (azâbı)! Artık zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur' (denilir).Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Onlar orada bağırışırlar; Rabbımız, bizi çıkar da yapageldiklerimizden farklı olarak salih amel işleyelim. Öğüt alacak kişinin öğüt alacağı kadar bir süre sizi yaşatmadık mı? Ve size uyarıcı da gelmişti. Öyleyse azabı tadın. Zalimler için hiç bir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ve onlar, orada feryat ederler: “Rabbimiz bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka (amel) salih amel yapalım.” Size orada (dünyada), tezekkür etmek isteyen kimsenin, tezekkür etmesine yetecek kadar bir ömür vermedik mi? Size nezir gelmedi mi? O halde (azabı) tadın. Artık zalimler için bir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Onlar orada, (cehennemde): "Rabbimiz! Bizi bu (azap)tan kurtar! Bundan sonra artık (eskiden) yaptıklarımızdan farklı iyi şeyler yapacağız!" diye feryad ederler. (O zaman onlara şöyle cevap vereceğiz:) "Size (orada,) düşünmek isteyen herkesin düşünebileceği kadar uzun bir ömür vermedik mi? Ve (üstelik) size bir uyarıcı da gelmişti. Öyleyse, (yaptığınız kötülüklerin meyvelerini) şimdi tadın bakalım! Zalimler hiçbir yardımcı bulamayacaklardır!"Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlar orada feryat ederler ki, «Ey Rabbimiz! Bizi çıkar, yapar olduğumuzdan başka sâlih amelde bulunalım.» Onlara denilir ki, «Ya sizi düşünüp anlayacak kimsenin kendisinde düşünebileceği (bir müddet) kadar yaşatmadık mı? Ve size korkutucu geldi, şimdi (azabı) tadın, artık zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.»Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Onlar orada: "Ey Rabbimiz! Bizi çıkar da, yapageldiklerimizden farklı olarak sâlih amel işleyelim!" diye bağrışırlar. O zaman onlara şöyle deriz: "Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmişti. (Fakat inanmadınız). Artık azabı tadınız! Zâlimlerin yardımcısı yoktur. "Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : Orada var güçleriyle feryat ederler: -Rabbimiz, bizi çıkar da daha önce yaptıklarımızdan başka iyi şeyler yapalım. -Biz size öğüt alacağınız kadar bir ömür vermedik mi, size uyarıcı gelmedi mi? Şimdi azabı tadın. Zalimler için hiç bir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Onlar orada imdad istemek için şöyle feryad ederler: "Ey Ulu Rabbimiz! Ne olur, çıkar bizi buradan, dünyaya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızdan başka, güzel ve makbul işler yapalım!" Allah onlara şöyle buyurur: "Biz, size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azabı! Zalimlerin hiç bir yardımcısı yoktur!"Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Onlar orada: "Rabbimiz, bizi çıkar, (önce) yaptığımızdan başkasını yapalım?" diye feryâd ederler. "Sizi, öğüt alacak olanın, öğüt alacağı kadar bir süre yaşatmadık mı? Size uyarıcı da geldi (fakat inanmadınız). Öyle ise (azâbı) tadın artık. Zâlimlerin yardımcısı yoktur."Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: «Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım.» Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyarıp korkutan da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Orada bağrışıp durmaktadırlar, 'Rabbimiz, bizi buradan çıkar ki, daha önce yaptıklarımızın yerine güzel işler yapalım' diye. Düşünüp de ibret alacak olan kimseye yetecek kadar bir ömrü Biz size vermedik mi? Üstelik size uyarıcı da geldi. Şimdi tadın azabı; zalimlerin yardımcısı yoktur.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Feryat edip dururlar orada: "Rabbimiz, çıkar bizi de önceden yaptığımızdan başka şey yapalım. Barışa ve hayra yönelik iyi bir iş yapalım." Sizi biz, öğüt alanın öğüt alacağı bir süre ömürlendirmedik mi? Uyarıcı da geldi size. Hadi, tadın bakalım azabı! Zalimler için hiçbir yardımcı yok artık.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.