Kırık Meal (Arapça) : |الَّذِينَ: onlar ki | إِذَا: zaman | ذُكِرَ: anıldığı | اللَّهُ: Allah | وَجِلَتْ: titrer | قُلُوبُهُمْ: kalbleri | وَالصَّابِرِينَ: ve sabrederler | عَلَىٰ: (başlarına) | مَا: -şeylere | أَصَابَهُمْ: isabet ettirlen- | وَالْمُقِيمِي: ve doğrulurlar | الصَّلَاةِ: SaLâTe/Desteğe | وَمِمَّا: ve şeylerden | رَزَقْنَاهُمْ: rızıklandırıldıkları | يُنْفِقُونَ: harcarlar |
Kırık Meal (Harekesiz) : |الذين ELZ̃YNonlar ki | إذا ÎZ̃Ezaman | ذكر Z̃KRanıldığı | الله ELLHAllah | وجلت WCLTtitrer | قلوبهم GLWBHMkalbleri | والصابرين WELṦEBRYNve sabrederler | على AL(başlarına) | ما ME-şeylere | أصابهم ÊṦEBHMisabet ettirlen- | والمقيمي WELMGYMYve doğrulurlar | الصلاة ELṦLETSaLâTe/Desteğe | ومما WMMEve şeylerden | رزقناهم RZGNEHMrızıklandırıldıkları | ينفقون YNFGWNharcarlar |
Kırık Meal (Okunuş) : |elleƶīne: onlar ki | iƶā: zaman | ƶukira: anıldığı | llahu: Allah | vecilet: titrer | ḳulūbuhum: kalbleri | ve SSābirīne: ve sabrederler | ǎlā: (başlarına) | mā: -şeylere | eSābehum: isabet ettirlen- | velmuḳīmī: ve doğrulurlar | S-Salāti: SaLâTe/Desteğe | ve mimmā: ve şeylerden | razeḳnāhum: rızıklandırıldıkları | yunfiḳūne: harcarlar |
Kırık Meal (Transcript) : |ELZ̃YN: onlar ki | ÎZ̃E: zaman | Z̃KR: anıldığı | ELLH: Allah | VCLT: titrer | GLVBHM: kalbleri | VELṦEBRYN: ve sabrederler | AL: (başlarına) | ME: -şeylere | ÊṦEBHM: isabet ettirlen- | VELMGYMY: ve doğrulurlar | ELṦLET: SaLâTe/Desteğe | VMME: ve şeylerden | RZGNEHM: rızıklandırıldıkları | YNFGVN: harcarlar |
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle kişilerdir onlar ki Allah anılınca yürekleri oynar korkudan ve uğradıkları müsîbetlere katlanırlar, namaz kılmaya devâm ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını harcarlar yoksullara.
Adem Uğur : Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.
Ahmed Hulusi : Onlar ki, "Allâh" anıldığında o anlam şuurlarında haşyet oluşturur. . . Kendilerine isâbet edenlere sabredenler ve salâtı ikame edenlerdir. . . Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından, başkalarına da bağışlarlar.
Ahmet Tekin : Onlar, Allah zikredilirken, Allah’a ibadet edilirken, Allah’ın dini, şeriatı anlatılırken, lâyıkı veçhile ilgilenememe endişesiyle kalpleri ürperenlerdir. Başlarına gelen musibetlere, belâlara karşı sabrederek mücadeleye devam edenlerdir. Namazı âdâbına riayet ederek aksatmadan âşikâre kılanlardır. Kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten karşılık gözetmeden gönüllü harcayanlardır.
Ahmet Varol : Onlar ki, Allah anıldığında kalpleri ürperir; başlarına gelenlere sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayra harcarlar.
Ali Bulaç : Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz : Bunlar, o kimselerdir ki, Allah anılınca kableri titrer, kendilerine isabet eden musibetlere karşı da sabırlıdırlar, namaza devamlıdırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan bir kısmını (hayır için) harcarlar.
Bekir Sadak : (34-35) Her ummet icin, Allah'in kendilerine rizk olarak verdigi kurbanlik hayvanlarin uzerlerine O'nun adini anarak kurban kesmeyi mesru kildik. Sizin Tanriniz tek bir Tanri'dir, O'na teslim olun. Allah anildigi zaman kalbleri titreyen, baslarina gelene sabreden, namaz kilan, kendilerine verdigimiz riziktan sarfeden ve Allah'a gnul vermis olan kimselere mujde et.
Celal Yıldırım : Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalbleri korku ve saygıdan titrer; kendilerine dokunan şeye (sıkıntı ve üzüntüye) karşı sabrederler; namazı vaktinde kılarlar ve kendilerine sunduğumuz rızıktan (Allah için) harcarlar.
Diyanet İşleri : Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.
Diyanet İşleri (eski) : (34-35) Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı'dır, O'na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah'a gönül vermiş olan kimselere müjde et.
Diyanet Vakfi : Onlar öyle kimseler ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar.
Edip Yüksel : Onlar öyle kimselerdir ki, ALLAH'tan söz edildiğinde yürekleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namazı gözetirler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan yardım için harcarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ki Allah anıldığı zaman, kalpleri oynar; kendilerine gelen musibete sabreder; namazı devamlı kılar ve kendilerine verdiğimiz şeylerden başkalarına dağıtırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ki Allah anıldığı vakıt kalbleri oynar ve kendilerine isabet edene sabırlı ve namaza devamlıdırlar ve kısmet ettiğimiz şeylerden infak da ederler
Fizilal-il Kuran : Onlar ki, yanlarında Allah'ın adı anıldığında kalpleri ürperir, başlarına gelen belalara karşı sabrederler, namaz kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıkların bir bölümünü Allah yolunda harcarlar.
Gültekin Onan : Onlar ki, Tanrı anıldığı zaman kalpleri ürperir; kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.
Hakkı Yılmaz : (34,35) "Ve Biz, her önderli toplum için, Allah'ın kendilerine hayvanların kusursuzlarından rızık olarak verdikleri üzerine O'nun adını ansınlar diye bir kulluk biçimi yaptık. İşte, sizin ilâhınız, bir tek ilâhtır. O nedenle, yalnız O'nun için Müslüman olun. Allah anıldığı vakit kalpleri titreyen, kendilerine isabet edene sabreden, salâtı ikame eden [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturan, ayakta tutan] ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda harcayan, Allah'a içtenlikle boyun eğen o kimselere müjdele. "
Hasan Basri Çantay : (Öyle mutıy' ve mütevâzi' olanlar ki) Allah anılınca onların kalbleri kork (u ile oyn) ar. Onları kendilerine isaabet eden (mihnetlere, zorluklara) sabredenlerdir. Namazı dosdoğru kılanlardır. Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah için) harcarlar.
Hayrat Neşriyat : Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalbleri titrer; (ve onlar) başlarına gelen musîbetlere sabredenler ve namazı hakkıyla edâ edenlerdir; hem (onlar) kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.
İbni Kesir : Onlar ki; Allah anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelenlere sabr eder, namaz kılar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.
İskender Evrenosoğlu : Onlar, Allah'ı zikrettikleri zaman kalpleri titreyenlerdir (Allah'tan gelen bir cereyanla kalpleri ve vücutları sarsılanlardır). Onlara isabet edenlere (musîbetlere) sabredenlerdir ve salâtı (namazı) ikame edenlerdir. Ve onlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.
Muhammed Esed : Onlar ki, ne zaman Allah'tan söz edilse kalpleri saygı ve sakınmayla titrer; (onlar ki) başlarına gelen her türlü darlığa, sıkıntıya göğüs gererler; salatta devamlı ve duyarlıdırlar; ve kendilerine verdiğimiz rızıktan başkalarına da harcarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar ki, zikrolunduğu vakit kalpleri korkudan titrer ve kendilerine isabet etmiş olana sabredenlerdir ve namazı ikame edenlerdir ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden infakta bulunurlar.
Ömer Öngüt : Onlar o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalpleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan infak ederler.
Şaban Piriş : Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışlarlar.
Suat Yıldırım : Onlar ki; yanlarında Allah anıldığında kalpleri saygı ile ürperir. Başlarına gelen dertlere sabrederler. Namazlarını hakkıyla ifa eder, Allah’ın kendilerine nasib ettiği nimetlerden, O’nun rızasında harcayıp dururlar.
Süleyman Ateş : Onlar ki Allâh anıldığı zaman kalbleri titrer. Başlarına gelene sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allâh yoluna) harcarlar.
Tefhim-ul Kuran : Onlar ki, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir; onlar, kendilerine isabet eden musibetlere sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar ve rızık olarak verdiklerimizden infak edenlerdir.
Ümit Şimşek : Onlar, Allah anıldığında kalpleri ürperen, başlarına gelene sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden bağışta bulunan kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar öyle insanlardır ki, Allah anıldığında kalpleri titrer; başlarına gelene sabrederler, namazı gözetirler. Ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.