22Hac Suresi
Kuran Sırası: 22
İniş Sırası: 103
Kırık Meal (Transcript) Meali
|YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ETGVE: korkun
| RBKM: Rabbinizden
| ÎN: çünkü
| ZLZLT: depremi
| ELSEAT: sa'atin
| ŞYÙ: bir şeydir
| AƵYM: cidden korkunç
| (22:1)

| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ETGVE: korkun
| RBKM: Rabbinizden
| ÎN: çünkü
| ZLZLT: depremi
| ELSEAT: sa'atin
| ŞYÙ: bir şeydir
| AƵYM: cidden korkunç
| (22:1)|YVM: gün
| TRVNHE: onu gördüğünüz
| TZ̃HL: unutur
| KL: her
| MRŽAT: emziren
| AME:
| ÊRŽAT: emzirdiğini
| VTŽA: ve bırakır
| KL: her
| Z̃ET: (sahibi) gebe
| ḪML: (yük) gebe
| ḪMLHE: yükünü
| VTR: ve görürsün
| ELNES: insanları
| SKER: sarhoş
| VME: oysa değillerdir
| HM: onlar
| BSKER: sarhoş
| VLKN: ama
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| ŞD̃YD̃: şiddetlidir
| (22:2)

| TRVNHE: onu gördüğünüz
| TZ̃HL: unutur
| KL: her
| MRŽAT: emziren
| AME:
| ÊRŽAT: emzirdiğini
| VTŽA: ve bırakır
| KL: her
| Z̃ET: (sahibi) gebe
| ḪML: (yük) gebe
| ḪMLHE: yükünü
| VTR: ve görürsün
| ELNES: insanları
| SKER: sarhoş
| VME: oysa değillerdir
| HM: onlar
| BSKER: sarhoş
| VLKN: ama
| AZ̃EB: azabı
| ELLH: Allah'ın
| ŞD̃YD̃: şiddetlidir
| (22:2)|VMN: ve
| ELNES: insanlardan
| MN: kimi
| YCED̃L: tartışır
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| BĞYR: olmaksızın
| ALM: bilgisi
| VYTBA: ve uyar
| KL: her
| ŞYŦEN: şeytana
| MRYD̃: kaba (şarlatan)
| (22:3)

| ELNES: insanlardan
| MN: kimi
| YCED̃L: tartışır
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| BĞYR: olmaksızın
| ALM: bilgisi
| VYTBA: ve uyar
| KL: her
| ŞYŦEN: şeytana
| MRYD̃: kaba (şarlatan)
| (22:3)|KTB: yazılmıştır
| ALYH: onun hakkında
| ÊNH: şüphesiz o
| MN: kim
| TVLEH: onu takibederse
| FÊNH: muhakkak bu
| YŽLH: onu saşırtır
| VYHD̃YH: ve onu götürür
| ÎL:
| AZ̃EB: azabına
| ELSAYR: alevli ateş
| (22:4)

| ALYH: onun hakkında
| ÊNH: şüphesiz o
| MN: kim
| TVLEH: onu takibederse
| FÊNH: muhakkak bu
| YŽLH: onu saşırtır
| VYHD̃YH: ve onu götürür
| ÎL:
| AZ̃EB: azabına
| ELSAYR: alevli ateş
| (22:4)|YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| FY: içinde
| RYB: kuşku
| MN: -ten
| ELBAS̃: yeniden dirilmek-
| FÎNE: (bilin ki) biz
| ḢLGNEKM: sizi yarattık
| MN: -tan
| TREB: (önce) toprak-
| S̃M: sonra
| MN: -den
| NŦFT: nutfe(sperm)-
| S̃M: sonra
| MN: -dan
| ALGT: alaka(embriyo)-
| S̃M: sonra
| MN: -ndan
| MŽĞT: bir çiğnem et parçası-
| MḢLGT: biçimlenmiş
| VĞYR: ve
| MḢLGT: biçimlenmemiş
| LNBYN: açıkça göstermek için
| LKM: size
| VNGR: ve tutarız
| FY:
| ELÊRḪEM: rahimlerde
| ME:
| NŞEÙ: dilediğimizi
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirtilmiş
| S̃M: sonra
| NḢRCKM: sizi çıkarırız
| ŦFLE: bir bebek olarak
| S̃M: sonra
| LTBLĞVE: ermeniz için
| ÊŞD̃KM: güçlerinize
| VMNKM: ve içinizden
| MN: kimi
| YTVF: öldürülür
| VMNKM: ve içinizden
| MN: kimi de
| YRD̃: itilir
| ÎL:
| ÊRZ̃L: en kötü çağına
| ELAMR: ömrün
| LKYLE: hale gelmesi için
| YALM: bilmez
| MN:
| BAD̃: sonra
| ALM: bilen kimse iken
| ŞYÙE: bir şey
| VTR: ve görürsün
| ELÊRŽ: yeri
| HEMD̃T: kurumuş ölmüş
| FÎZ̃E: zaman
| ÊNZLNE: biz indirdiğimiz
| ALYHE: onun üzerine
| ELMEÙ: suyu
| EHTZT: titreşir
| VRBT: ve kabarır
| VÊNBTT: ve bitirir
| MN:
| KL: her
| ZVC: çifti
| BHYC: güzel
| (22:5)

| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ÎN: eğer
| KNTM: iseniz
| FY: içinde
| RYB: kuşku
| MN: -ten
| ELBAS̃: yeniden dirilmek-
| FÎNE: (bilin ki) biz
| ḢLGNEKM: sizi yarattık
| MN: -tan
| TREB: (önce) toprak-
| S̃M: sonra
| MN: -den
| NŦFT: nutfe(sperm)-
| S̃M: sonra
| MN: -dan
| ALGT: alaka(embriyo)-
| S̃M: sonra
| MN: -ndan
| MŽĞT: bir çiğnem et parçası-
| MḢLGT: biçimlenmiş
| VĞYR: ve
| MḢLGT: biçimlenmemiş
| LNBYN: açıkça göstermek için
| LKM: size
| VNGR: ve tutarız
| FY:
| ELÊRḪEM: rahimlerde
| ME:
| NŞEÙ: dilediğimizi
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirtilmiş
| S̃M: sonra
| NḢRCKM: sizi çıkarırız
| ŦFLE: bir bebek olarak
| S̃M: sonra
| LTBLĞVE: ermeniz için
| ÊŞD̃KM: güçlerinize
| VMNKM: ve içinizden
| MN: kimi
| YTVF: öldürülür
| VMNKM: ve içinizden
| MN: kimi de
| YRD̃: itilir
| ÎL:
| ÊRZ̃L: en kötü çağına
| ELAMR: ömrün
| LKYLE: hale gelmesi için
| YALM: bilmez
| MN:
| BAD̃: sonra
| ALM: bilen kimse iken
| ŞYÙE: bir şey
| VTR: ve görürsün
| ELÊRŽ: yeri
| HEMD̃T: kurumuş ölmüş
| FÎZ̃E: zaman
| ÊNZLNE: biz indirdiğimiz
| ALYHE: onun üzerine
| ELMEÙ: suyu
| EHTZT: titreşir
| VRBT: ve kabarır
| VÊNBTT: ve bitirir
| MN:
| KL: her
| ZVC: çifti
| BHYC: güzel
| (22:5)|Z̃LK: bu böyledir
| BÊN: çünkü
| ELLH: Allah
| HV: O
| ELḪG: tek gerçektir
| VÊNH: ve O
| YḪYY: diriltir
| ELMVT: ölüleri
| VÊNH: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (22:6)

| BÊN: çünkü
| ELLH: Allah
| HV: O
| ELḪG: tek gerçektir
| VÊNH: ve O
| YḪYY: diriltir
| ELMVT: ölüleri
| VÊNH: ve O
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| GD̃YR: kadirdir
| (22:6)|VÊN: ve muhakkak
| ELSEAT: o sa'at
| ËTYT: gelecektir
| LE: yoktur
| RYB: şüphe
| FYHE: onda
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| YBAS̃: diriltecektir
| MN: olanları
| FY:
| ELGBVR: kabirlerde
| (22:7)

| ELSEAT: o sa'at
| ËTYT: gelecektir
| LE: yoktur
| RYB: şüphe
| FYHE: onda
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| YBAS̃: diriltecektir
| MN: olanları
| FY:
| ELGBVR: kabirlerde
| (22:7)|VMN: -dan
| ELNES: insanlar-
| MN: kimi
| YCED̃L: tartışır
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| BĞYR: olmaksızın
| ALM: bilgisi
| VLE: ve olmadan
| HD̃: bir yol göstereni
| VLE: ve olmadan
| KTEB: bir Kitabı
| MNYR: aydınlatıcı
| (22:8)

| ELNES: insanlar-
| MN: kimi
| YCED̃L: tartışır
| FY: hakkında
| ELLH: Allah
| BĞYR: olmaksızın
| ALM: bilgisi
| VLE: ve olmadan
| HD̃: bir yol göstereni
| VLE: ve olmadan
| KTEB: bir Kitabı
| MNYR: aydınlatıcı
| (22:8)|S̃ENY: öteye döndürür
| AŦFH: boynunu
| LYŽL: şaşırtmak için
| AN: -ndan
| SBYL: yolu-
| ELLH: Allah'ın
| LH: onun için vardır
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| ḢZY: bir kepazelik
| VNZ̃YGH: ve ona taddıracağız
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| AZ̃EB: azabını
| ELḪRYG: yangın
| (22:9)

| AŦFH: boynunu
| LYŽL: şaşırtmak için
| AN: -ndan
| SBYL: yolu-
| ELLH: Allah'ın
| LH: onun için vardır
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| ḢZY: bir kepazelik
| VNZ̃YGH: ve ona taddıracağız
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| AZ̃EB: azabını
| ELḪRYG: yangın
| (22:9)|Z̃LK: işte bu
| BME: yüzündendir
| GD̃MT: önceden yaptıkları
| YD̃EK: senin ellerinin
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| LYS: değildir
| BƵLEM: zulmedici
| LLABYD̃: kullara
| (22:10)

| BME: yüzündendir
| GD̃MT: önceden yaptıkları
| YD̃EK: senin ellerinin
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| LYS: değildir
| BƵLEM: zulmedici
| LLABYD̃: kullara
| (22:10)|VMN: ve
| ELNES: insanlardan
| MN: kimi
| YABD̃: ibadet eder
| ELLH: Allah'a
| AL:
| ḪRF: bir kenardan (uçurumdan)
| FÎN: eğer
| ÊṦEBH: kendisine gelirse
| ḢYR: bir hayır
| EŦMÊN: huzura kavuşur
| BH: onunla
| VÎN: ve eğer
| ÊṦEBTH: başına gelirse
| FTNT: bir kötülük
| ENGLB: döner
| AL: üstü
| VCHH: yüz
| ḢSR: o kaybetmiştir
| ELD̃NYE: dünyayı
| VEL ËḢRT: ve ahireti
| Z̃LK: işte budur
| HV: o
| ELḢSREN: ziyan
| ELMBYN: apaçık
| (22:11)

| ELNES: insanlardan
| MN: kimi
| YABD̃: ibadet eder
| ELLH: Allah'a
| AL:
| ḪRF: bir kenardan (uçurumdan)
| FÎN: eğer
| ÊṦEBH: kendisine gelirse
| ḢYR: bir hayır
| EŦMÊN: huzura kavuşur
| BH: onunla
| VÎN: ve eğer
| ÊṦEBTH: başına gelirse
| FTNT: bir kötülük
| ENGLB: döner
| AL: üstü
| VCHH: yüz
| ḢSR: o kaybetmiştir
| ELD̃NYE: dünyayı
| VEL ËḢRT: ve ahireti
| Z̃LK: işte budur
| HV: o
| ELḢSREN: ziyan
| ELMBYN: apaçık
| (22:11)|YD̃AV: yalvarır
| MN:
| D̃VN: ayrı olarak
| ELLH: Allah'tan
| ME: şeylere
| LE:
| YŽRH: ona zarar veremeyen
| VME: ve şeylere
| LE:
| YNFAH: yarar sağlamayan
| Z̃LK: işte budur
| HV: o
| ELŽLEL: sapma
| ELBAYD̃: uzak(lara)
| (22:12)

| MN:
| D̃VN: ayrı olarak
| ELLH: Allah'tan
| ME: şeylere
| LE:
| YŽRH: ona zarar veremeyen
| VME: ve şeylere
| LE:
| YNFAH: yarar sağlamayan
| Z̃LK: işte budur
| HV: o
| ELŽLEL: sapma
| ELBAYD̃: uzak(lara)
| (22:12)|YD̃AV: yalvarır
| LMN: olana
| ŽRH: zararı
| ÊGRB: daha yakın
| MN: -ndan
| NFAH: faydası-
| LBÙS: ne kötü
| ELMVL: bir yardımcı
| VLBÙS: ve ne kötü
| ELAŞYR: bir arkadaştır
| (22:13)

| LMN: olana
| ŽRH: zararı
| ÊGRB: daha yakın
| MN: -ndan
| NFAH: faydası-
| LBÙS: ne kötü
| ELMVL: bir yardımcı
| VLBÙS: ve ne kötü
| ELAŞYR: bir arkadaştır
| (22:13)|ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YD̃ḢL: sokacaktır
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| CNET: cennetlere
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFAL: yapar
| ME: şeyi
| YRYD̃: istediği
| (22:14)

| ELLH: Allah
| YD̃ḢL: sokacaktır
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| CNET: cennetlere
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFAL: yapar
| ME: şeyi
| YRYD̃: istediği
| (22:14)|MN: kim
| KEN: ise
| YƵN: sanıyor
| ÊN: diye
| LN:
| YNṦRH: kendisine yardım etmeyecek
| ELLH: Allah
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| VEL ËḢRT: ve ahirette
| FLYMD̃D̃: uzansın
| BSBB: bir sebep(ip)le
| ÎL:
| ELSMEÙ: göğe
| S̃M: sonra
| LYGŦA: kessin
| FLYNƵR: ve baksın
| HL: mi?
| YZ̃HBN: giderebilecek
| KYD̃H: bu düzeni
| ME: şeyi
| YĞYƵ: öfkelendiği
| (22:15)

| KEN: ise
| YƵN: sanıyor
| ÊN: diye
| LN:
| YNṦRH: kendisine yardım etmeyecek
| ELLH: Allah
| FY:
| ELD̃NYE: dünyada
| VEL ËḢRT: ve ahirette
| FLYMD̃D̃: uzansın
| BSBB: bir sebep(ip)le
| ÎL:
| ELSMEÙ: göğe
| S̃M: sonra
| LYGŦA: kessin
| FLYNƵR: ve baksın
| HL: mi?
| YZ̃HBN: giderebilecek
| KYD̃H: bu düzeni
| ME: şeyi
| YĞYƵ: öfkelendiği
| (22:15)|VKZ̃LK: ve işte böyle
| ÊNZLNEH: biz O'nu indirdik
| ËYET: ayetler olarak
| BYNET: açık açık
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| YHD̃Y: doğru yola iletir
| MN: kimseyi
| YRYD̃: dilediği
| (22:16)

| ÊNZLNEH: biz O'nu indirdik
| ËYET: ayetler olarak
| BYNET: açık açık
| VÊN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| YHD̃Y: doğru yola iletir
| MN: kimseyi
| YRYD̃: dilediği
| (22:16)|ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inananlar
| VELZ̃YN: ve kimseler
| HED̃VE: yahudiler
| VELṦEBÙYN: ve sabiiler
| VELNṦER: ve hırıstiyanlar
| VELMCVS: ve mecusiler
| VELZ̃YN: ve kimseler
| ÊŞRKVE: ortak koşanlar
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFṦL: hüküm verecektir
| BYNHM: bunlar arasında
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| ŞHYD̃: şahittir
| (22:17)

| ELZ̃YN: kimseler
| ËMNVE: inananlar
| VELZ̃YN: ve kimseler
| HED̃VE: yahudiler
| VELṦEBÙYN: ve sabiiler
| VELNṦER: ve hırıstiyanlar
| VELMCVS: ve mecusiler
| VELZ̃YN: ve kimseler
| ÊŞRKVE: ortak koşanlar
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFṦL: hüküm verecektir
| BYNHM: bunlar arasında
| YVM: günü
| ELGYEMT: kıyamet
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| AL: üzerine
| KL: her
| ŞYÙ: şey
| ŞHYD̃: şahittir
| (22:17)|ÊLM:
| TR: görmedin mi
| ÊN: kuşkusuz
| ELLH: Allah'a
| YSCD̃: secde ediyorlar
| LH: O'na
| MN: kimseler
| FY:
| ELSMEVET: göklerdeki
| VMN: ve kimseler
| FY:
| ELÊRŽ: yerdeki
| VELŞMS: ve güneş
| VELGMR: ve ay
| VELNCVM: ve yıldızlar
| VELCBEL: ve dağlar
| VELŞCR: ve ağaçlar
| VELD̃VEB: ve hayvanlar
| VKS̃YR: ve birçoğu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| VKS̃YR: ama birçoğu
| ḪG: hak olmuştur
| ALYH: üzerine
| ELAZ̃EB: azab
| VMN: ve kimi
| YHN: aşağılatırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık olmaz
| LH: ona
| MN: hiç
| MKRM: değer veren
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFAL: yapar
| ME: şeyi
| YŞEÙ: dilediği
| (22:18)

| TR: görmedin mi
| ÊN: kuşkusuz
| ELLH: Allah'a
| YSCD̃: secde ediyorlar
| LH: O'na
| MN: kimseler
| FY:
| ELSMEVET: göklerdeki
| VMN: ve kimseler
| FY:
| ELÊRŽ: yerdeki
| VELŞMS: ve güneş
| VELGMR: ve ay
| VELNCVM: ve yıldızlar
| VELCBEL: ve dağlar
| VELŞCR: ve ağaçlar
| VELD̃VEB: ve hayvanlar
| VKS̃YR: ve birçoğu
| MN: -dan
| ELNES: insanlar-
| VKS̃YR: ama birçoğu
| ḪG: hak olmuştur
| ALYH: üzerine
| ELAZ̃EB: azab
| VMN: ve kimi
| YHN: aşağılatırsa
| ELLH: Allah
| FME: artık olmaz
| LH: ona
| MN: hiç
| MKRM: değer veren
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YFAL: yapar
| ME: şeyi
| YŞEÙ: dilediği
| (22:18)|HZ̃EN: işte şunlar
| ḢṦMEN: iki hasım taraf
| EḢTṦMVE: çekişen
| FY: hakkında
| RBHM: Rableri
| FELZ̃YN: kimselere
| KFRVE: inkar eden(lere)
| GŦAT: biçildi
| LHM: onlara
| S̃YEB: giysi
| MN: -ten
| NER: ateş-
| YṦB: dökülüyor
| MN: -nden
| FVG: üstü-
| RÙVSHM: başlarının
| ELḪMYM: kaynar su
| (22:19)

| ḢṦMEN: iki hasım taraf
| EḢTṦMVE: çekişen
| FY: hakkında
| RBHM: Rableri
| FELZ̃YN: kimselere
| KFRVE: inkar eden(lere)
| GŦAT: biçildi
| LHM: onlara
| S̃YEB: giysi
| MN: -ten
| NER: ateş-
| YṦB: dökülüyor
| MN: -nden
| FVG: üstü-
| RÙVSHM: başlarının
| ELḪMYM: kaynar su
| (22:19)|YṦHR: eritiliyor
| BH: onunla
| ME: şeyler
| FY: içindeki
| BŦVNHM: karınlarının
| VELCLVD̃: ve derileri
| (22:20)

| BH: onunla
| ME: şeyler
| FY: içindeki
| BŦVNHM: karınlarının
| VELCLVD̃: ve derileri
| (22:20)|KLME: her sefer
| ÊRED̃VE: istedikleri
| ÊN:
| YḢRCVE: çıkmak
| MNHE: oradan
| MN:
| ĞM: (o) gamdan
| ÊAYD̃VE: geri çevrilirler
| FYHE: oraya
| VZ̃VGVE: ve tadın (denilir)
| AZ̃EB: azabını
| ELḪRYG: yangın
| (22:22)

| ÊRED̃VE: istedikleri
| ÊN:
| YḢRCVE: çıkmak
| MNHE: oradan
| MN:
| ĞM: (o) gamdan
| ÊAYD̃VE: geri çevrilirler
| FYHE: oraya
| VZ̃VGVE: ve tadın (denilir)
| AZ̃EB: azabını
| ELḪRYG: yangın
| (22:22)|ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YD̃ḢL: sokar
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan(ları)
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| CNET: cennetlere
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| YḪLVN: takınırlar
| FYHE: orada
| MN:
| ÊSEVR: bilezikler
| MN: -dan
| Z̃HB: altın-
| VLÙLÙE: ve inci(ler)
| VLBESHM: ve giysileri
| FYHE: orada
| ḪRYR: ipektir
| (22:23)

| ELLH: Allah
| YD̃ḢL: sokar
| ELZ̃YN: kimseleri
| ËMNVE: inanan(ları)
| VAMLVE: ve yapanları
| ELṦELḪET: iyi işler
| CNET: cennetlere
| TCRY: akan
| MN:
| TḪTHE: altlarından
| ELÊNHER: ırmaklar
| YḪLVN: takınırlar
| FYHE: orada
| MN:
| ÊSEVR: bilezikler
| MN: -dan
| Z̃HB: altın-
| VLÙLÙE: ve inci(ler)
| VLBESHM: ve giysileri
| FYHE: orada
| ḪRYR: ipektir
| (22:23)|VHD̃VE: ve iletilmişlerdir
| ÎL:
| ELŦYB: güzeline
| MN:
| ELGVL: sözün
| VHD̃VE: ve iletilmişlerdir
| ÎL:
| ṦREŦ: yoluna
| ELḪMYD̃: çok övülen(Allah)ın
| (22:24)

| ÎL:
| ELŦYB: güzeline
| MN:
| ELGVL: sözün
| VHD̃VE: ve iletilmişlerdir
| ÎL:
| ṦREŦ: yoluna
| ELḪMYD̃: çok övülen(Allah)ın
| (22:24)|ÎN: şüphesiz
| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| VYṦD̃VN: ve geri çevirenler
| AN: -ndan
| SBYL: yolu-
| ELLH: Allah'ın
| VELMSCD̃: ve Mescid-i (Haram'dan)
| ELḪREM: (ve Mescid-i) Haram'dan
| ELZ̃Y:
| CALNEH: yaptığımız
| LLNES: bütün insanlar için
| SVEÙ: eşit (ibadet yeri)
| ELAEKF: yerli olan
| FYH: orada
| VELBED̃: ve dışarıdan gelen
| VMN: ve kim
| YRD̃: isterse
| FYH: orada (böyle)
| BÎLḪED̃: haktan sapmak
| BƵLM: zulüm ile
| NZ̃GH: ona taddırırız
| MN: -tan
| AZ̃EB: bir azab-
| ÊLYM: acı
| (22:25)

| ELZ̃YN: kimseler
| KFRVE: inkar eden(ler)
| VYṦD̃VN: ve geri çevirenler
| AN: -ndan
| SBYL: yolu-
| ELLH: Allah'ın
| VELMSCD̃: ve Mescid-i (Haram'dan)
| ELḪREM: (ve Mescid-i) Haram'dan
| ELZ̃Y:
| CALNEH: yaptığımız
| LLNES: bütün insanlar için
| SVEÙ: eşit (ibadet yeri)
| ELAEKF: yerli olan
| FYH: orada
| VELBED̃: ve dışarıdan gelen
| VMN: ve kim
| YRD̃: isterse
| FYH: orada (böyle)
| BÎLḪED̃: haktan sapmak
| BƵLM: zulüm ile
| NZ̃GH: ona taddırırız
| MN: -tan
| AZ̃EB: bir azab-
| ÊLYM: acı
| (22:25)|VÎZ̃: bir zamanlar
| BVÊNE: kondurmuştuk
| LÎBREHYM: İbrahim için
| MKEN: oldurulmuş
| ELBYT: Yapı
| ÊN: Kİ
| LE:
| TŞRK: ortak koşma
| BY: bana
| ŞYÙE: hiçbir şeyi
| VŦHR: ve temizle
| BYTY: Yapıları
| LLŦEÙFYN: tayfa/tavaf edenler için
| VELGEÙMYN: ve ayakta duranlar için
| VELRKA: ve rüku' edenler için
| ELSCVD̃: secde edenler için
| (22:26)

| BVÊNE: kondurmuştuk
| LÎBREHYM: İbrahim için
| MKEN: oldurulmuş
| ELBYT: Yapı
| ÊN: Kİ
| LE:
| TŞRK: ortak koşma
| BY: bana
| ŞYÙE: hiçbir şeyi
| VŦHR: ve temizle
| BYTY: Yapıları
| LLŦEÙFYN: tayfa/tavaf edenler için
| VELGEÙMYN: ve ayakta duranlar için
| VELRKA: ve rüku' edenler için
| ELSCVD̃: secde edenler için
| (22:26)|VÊZ̃N: ve ilan et
| FY: içinde
| ELNES: insanlar
| BELḪC: haccı
| YÊTVK: sana gelsinler
| RCELE: yaya olarak
| VAL: ve üzerinde
| KL: her
| ŽEMR: yorgun deve
| YÊTYN: gelen
| MN: (türlü)
| KL: her
| FC: yollardan
| AMYG: uzak
| (22:27)

| FY: içinde
| ELNES: insanlar
| BELḪC: haccı
| YÊTVK: sana gelsinler
| RCELE: yaya olarak
| VAL: ve üzerinde
| KL: her
| ŽEMR: yorgun deve
| YÊTYN: gelen
| MN: (türlü)
| KL: her
| FC: yollardan
| AMYG: uzak
| (22:27)|LYŞHD̃VE: şahit olmaları için
| MNEFA: birtakım faydalara
| LHM: kendileri için
| VYZ̃KRVE: ve anmaları için
| ESM: adını
| ELLH: Allah'ın
| FY:
| ÊYEM: günlerde
| MALVMET: belirli
| AL: üzerine
| ME: şeyleri
| RZGHM: onlara rızık olarak verilen
| MN: -dan
| BHYMT: yürüyen
| ELÊNAEM: hayvanlar-
| FKLVE: yeyin
| MNHE: onlardan
| VÊŦAMVE: ve yedirin
| ELBEÙS: sıkıntı içinde bulunan
| ELFGYR: fakire
| (22:28)

| MNEFA: birtakım faydalara
| LHM: kendileri için
| VYZ̃KRVE: ve anmaları için
| ESM: adını
| ELLH: Allah'ın
| FY:
| ÊYEM: günlerde
| MALVMET: belirli
| AL: üzerine
| ME: şeyleri
| RZGHM: onlara rızık olarak verilen
| MN: -dan
| BHYMT: yürüyen
| ELÊNAEM: hayvanlar-
| FKLVE: yeyin
| MNHE: onlardan
| VÊŦAMVE: ve yedirin
| ELBEÙS: sıkıntı içinde bulunan
| ELFGYR: fakire
| (22:28)|S̃M: sonra
| LYGŽVE: gidersinler
| TFS̃HM: kirlerini
| VLYVFVE: ve yerine getirsinler
| NZ̃VRHM: adaklarını
| VLYŦVFVE: ve tavaf etsinler
| BELBYT: Yapı
| ELATYG: atık / atıl
| (22:29)

| LYGŽVE: gidersinler
| TFS̃HM: kirlerini
| VLYVFVE: ve yerine getirsinler
| NZ̃VRHM: adaklarını
| VLYŦVFVE: ve tavaf etsinler
| BELBYT: Yapı
| ELATYG: atık / atıl
| (22:29)|Z̃LK: işte öyle
| VMN: ve kim
| YAƵM: saygı gösterirse
| ḪRMET: yasaklarına
| ELLH: Allah'ın
| FHV: işte o
| ḢYR: hayırlıdır
| LH: kendisi için
| AND̃: yanında
| RBH: Rabbinin
| VÊḪLT: ve size helal kılınmıştır
| LKM: sizin için
| ELÊNAEM: hayvanlar
| ÎLE: dışındaki
| ME: şeyler
| YTL: oku(nup açıkla)nan
| ALYKM: size
| FECTNBVE: artık kaçının
| ELRCS: pis
| MN: -dan
| ELÊVS̃EN: putlar-
| VECTNBVE: ve kaçının
| GVL: sözden
| ELZVR: yalan
| (22:30)

| VMN: ve kim
| YAƵM: saygı gösterirse
| ḪRMET: yasaklarına
| ELLH: Allah'ın
| FHV: işte o
| ḢYR: hayırlıdır
| LH: kendisi için
| AND̃: yanında
| RBH: Rabbinin
| VÊḪLT: ve size helal kılınmıştır
| LKM: sizin için
| ELÊNAEM: hayvanlar
| ÎLE: dışındaki
| ME: şeyler
| YTL: oku(nup açıkla)nan
| ALYKM: size
| FECTNBVE: artık kaçının
| ELRCS: pis
| MN: -dan
| ELÊVS̃EN: putlar-
| VECTNBVE: ve kaçının
| GVL: sözden
| ELZVR: yalan
| (22:30)|ḪNFEÙ: hanifler olun
| LLH: Allah'ı
| ĞYR:
| MŞRKYN: ortak koşmadan
| BH: O'na
| VMN: ve kim
| YŞRK: ortak koşarsa
| BELLH: Allah'a
| FKÊNME: sanki gibidir
| ḢR: düşmüş
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| FTḢŦFH: ve kendisini kapıyor
| ELŦYR: kuş
| ÊV: veya
| THVY: sürüklüyor
| BH: onu
| ELRYḪ: rüzgar
| FY:
| MKEN: bir yere
| SḪYG: uzak
| (22:31)

| LLH: Allah'ı
| ĞYR:
| MŞRKYN: ortak koşmadan
| BH: O'na
| VMN: ve kim
| YŞRK: ortak koşarsa
| BELLH: Allah'a
| FKÊNME: sanki gibidir
| ḢR: düşmüş
| MN: -ten
| ELSMEÙ: gök-
| FTḢŦFH: ve kendisini kapıyor
| ELŦYR: kuş
| ÊV: veya
| THVY: sürüklüyor
| BH: onu
| ELRYḪ: rüzgar
| FY:
| MKEN: bir yere
| SḪYG: uzak
| (22:31)|Z̃LK: işte böyle
| VMN: ve kim
| YAƵM: saygı gösterirse
| ŞAEÙR: nişanlarına
| ELLH: Allah'ın
| FÎNHE: şüphesiz bu
| MN: -ndandır
| TGV: takvası-
| ELGLVB: kalblerin
| (22:32)

| VMN: ve kim
| YAƵM: saygı gösterirse
| ŞAEÙR: nişanlarına
| ELLH: Allah'ın
| FÎNHE: şüphesiz bu
| MN: -ndandır
| TGV: takvası-
| ELGLVB: kalblerin
| (22:32)|LKM: sizin için vardır
| FYHE: onlarda
| MNEFA: menfaatler
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirli
| S̃M: sonra
| MḪLHE: onların varacakları yer
| ÎL:
| ELBYT: Yapı
| ELATYG: atık / atıl
| (22:33)

| FYHE: onlarda
| MNEFA: menfaatler
| ÎL: -ye kadar
| ÊCL: bir süre-
| MSM: belirli
| S̃M: sonra
| MḪLHE: onların varacakları yer
| ÎL:
| ELBYT: Yapı
| ELATYG: atık / atıl
| (22:33)|VLKL: ve hepsine
| ÊMT: ümmetin
| CALNE: kıldık
| MNSKE: mensek
| LYZ̃KRVE: hatırlamaları /anmaları için
| ESM: adını
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerine
| ME: şeyler
| RZGHM: rızıklandırıldıkları
| MN: -dan
| BHYMT: hayvanlar-
| ELÊNAEM: (kurbanlık)
| FÎLHKM: tanrınız
| ÎLH: tanrıdır
| VEḪD̃: bir tek
| FLH: Zira onlar/onlarsa
| ÊSLMVE: teslim olun
| VBŞR: ve müjdele
| ELMḢBTYN: samimi insanları
| (22:34)

| ÊMT: ümmetin
| CALNE: kıldık
| MNSKE: mensek
| LYZ̃KRVE: hatırlamaları /anmaları için
| ESM: adını
| ELLH: Allah'ın
| AL: üzerine
| ME: şeyler
| RZGHM: rızıklandırıldıkları
| MN: -dan
| BHYMT: hayvanlar-
| ELÊNAEM: (kurbanlık)
| FÎLHKM: tanrınız
| ÎLH: tanrıdır
| VEḪD̃: bir tek
| FLH: Zira onlar/onlarsa
| ÊSLMVE: teslim olun
| VBŞR: ve müjdele
| ELMḢBTYN: samimi insanları
| (22:34)|ELZ̃YN: onlar ki
| ÎZ̃E: zaman
| Z̃KR: anıldığı
| ELLH: Allah
| VCLT: titrer
| GLVBHM: kalbleri
| VELṦEBRYN: ve sabrederler
| AL: (başlarına)
| ME: -şeylere
| ÊṦEBHM: isabet ettirlen-
| VELMGYMY: ve doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| VMME: ve şeylerden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları
| YNFGVN: harcarlar
| (22:35)

| ÎZ̃E: zaman
| Z̃KR: anıldığı
| ELLH: Allah
| VCLT: titrer
| GLVBHM: kalbleri
| VELṦEBRYN: ve sabrederler
| AL: (başlarına)
| ME: -şeylere
| ÊṦEBHM: isabet ettirlen-
| VELMGYMY: ve doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| VMME: ve şeylerden
| RZGNEHM: rızıklandırıldıkları
| YNFGVN: harcarlar
| (22:35)|VELBD̃N: ve beden
| CALNEHE: kılındı(o)
| LKM: size/sizin için
| MN: -ndan
| ŞAEÙR: şiarı-
| ELLH: Allah'ın
| LKM: size/sizin için
| FYHE: onlarda
| ḢYR: hayır
| FEZ̃KRVE: Zira hatırla/an
| ESM: niteliklerini/esmasını
| ELLH: Allah'ın
| ALYHE: üzerlerine
| ṦVEF: sıra halinde dururlarken
| FÎZ̃E: Zira -zaman
| VCBT: düştükleri-
| CNVBHE: yanlarına
| FKLVE: Zira yiyin
| MNHE: ondan
| VÊŦAMVE: ve doyurun
| ELGENA: kanaat edip isteyemeyene
| VELMATR: ve isteyene
| KZ̃LK: işte böyle
| SḢRNEHE: onları boyun eğdirdi
| LKM: size
| LALKM: umulur ki
| TŞKRVN: şükredersiniz
| (22:36)

| CALNEHE: kılındı(o)
| LKM: size/sizin için
| MN: -ndan
| ŞAEÙR: şiarı-
| ELLH: Allah'ın
| LKM: size/sizin için
| FYHE: onlarda
| ḢYR: hayır
| FEZ̃KRVE: Zira hatırla/an
| ESM: niteliklerini/esmasını
| ELLH: Allah'ın
| ALYHE: üzerlerine
| ṦVEF: sıra halinde dururlarken
| FÎZ̃E: Zira -zaman
| VCBT: düştükleri-
| CNVBHE: yanlarına
| FKLVE: Zira yiyin
| MNHE: ondan
| VÊŦAMVE: ve doyurun
| ELGENA: kanaat edip isteyemeyene
| VELMATR: ve isteyene
| KZ̃LK: işte böyle
| SḢRNEHE: onları boyun eğdirdi
| LKM: size
| LALKM: umulur ki
| TŞKRVN: şükredersiniz
| (22:36)|LN:
| YNEL: ulaşmaz
| ELLH: Allah'a
| LḪVMHE: onların etleri
| VLE: ve ne de
| D̃MEÙHE: kanları
| VLKN: fakat
| YNELH: O'na ulaşır
| ELTGV: takvanız
| MNKM: sizin
| KZ̃LK: böylece
| SḢRHE: onları boyun eğdirdi
| LKM: size
| LTKBRVE: anmanız için
| ELLH: Allah'ı
| AL: üzere
| ME: diye
| HD̃EKM: sizi doğru yola iletti
| VBŞR: ve müjdele
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (22:37)

| YNEL: ulaşmaz
| ELLH: Allah'a
| LḪVMHE: onların etleri
| VLE: ve ne de
| D̃MEÙHE: kanları
| VLKN: fakat
| YNELH: O'na ulaşır
| ELTGV: takvanız
| MNKM: sizin
| KZ̃LK: böylece
| SḢRHE: onları boyun eğdirdi
| LKM: size
| LTKBRVE: anmanız için
| ELLH: Allah'ı
| AL: üzere
| ME: diye
| HD̃EKM: sizi doğru yola iletti
| VBŞR: ve müjdele
| ELMḪSNYN: güzel davrananları
| (22:37)|ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| YD̃EFA: defeder (şerri)
| AN: -den
| ELZ̃YN: kimseler-
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YḪB: sevmez
| KL: hiçbir
| ḢVEN: hain
| KFVR: inkarcıyı
| (22:38)

| ELLH: Allah
| YD̃EFA: defeder (şerri)
| AN: -den
| ELZ̃YN: kimseler-
| ËMNVE: inanan(lar)
| ÎN: şüphesiz
| ELLH: Allah
| LE:
| YḪB: sevmez
| KL: hiçbir
| ḢVEN: hain
| KFVR: inkarcıyı
| (22:38)|ÊZ̃N: izin verildi
| LLZ̃YN: kendileriyle
| YGETLVN: savaşılanlara
| BÊNHM: yüzünden
| ƵLMVE: onlara zulmedilmeleri
| VÎN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| AL:
| NṦRHM: onlara yardım etmeğe
| LGD̃YR: kadirdir
| (22:39)

| LLZ̃YN: kendileriyle
| YGETLVN: savaşılanlara
| BÊNHM: yüzünden
| ƵLMVE: onlara zulmedilmeleri
| VÎN: ve şüphesiz
| ELLH: Allah
| AL:
| NṦRHM: onlara yardım etmeğe
| LGD̃YR: kadirdir
| (22:39)|ELZ̃YN: -kimseler
| ÊḢRCVE: çıkarılan-
| MN: -ndan
| D̃YERHM: yurtları-
| BĞYR: etmedikleri halde
| ḪG: hak
| ÎLE: sadece
| ÊN: diye
| YGVLVE: diyorlar
| RBNE: Rabbimiz
| ELLH: Allah'tır
| VLVLE: eğer olmasaydı
| D̃FA: savunması
| ELLH: Allah'ın
| ELNES: insanların
| BAŽHM: bazılarını
| BBAŽ: diğer bazılarıyle
| LHD̃MT: yıkılırdı
| ṦVEMA: manastırlar
| VBYA: ve kiliseler
| VṦLVET: ve desteğe
| VMSECD̃: ve -saymış
| YZ̃KR: hatırlayıp-
| FYHE: içlerinde
| ESM: ismini
| ELLH: Allah'ın
| KS̃YRE: çokca
| VLYNṦRN: ve elbette yardım eder
| ELLH: Allah
| MN: kimseye
| YNṦRH: kendine yardım eden
| ÎN: kuşkusuz
| ELLH: Allah
| LGVY: kuvvetlidir
| AZYZ: galibdir
| (22:40)

| ÊḢRCVE: çıkarılan-
| MN: -ndan
| D̃YERHM: yurtları-
| BĞYR: etmedikleri halde
| ḪG: hak
| ÎLE: sadece
| ÊN: diye
| YGVLVE: diyorlar
| RBNE: Rabbimiz
| ELLH: Allah'tır
| VLVLE: eğer olmasaydı
| D̃FA: savunması
| ELLH: Allah'ın
| ELNES: insanların
| BAŽHM: bazılarını
| BBAŽ: diğer bazılarıyle
| LHD̃MT: yıkılırdı
| ṦVEMA: manastırlar
| VBYA: ve kiliseler
| VṦLVET: ve desteğe
| VMSECD̃: ve -saymış
| YZ̃KR: hatırlayıp-
| FYHE: içlerinde
| ESM: ismini
| ELLH: Allah'ın
| KS̃YRE: çokca
| VLYNṦRN: ve elbette yardım eder
| ELLH: Allah
| MN: kimseye
| YNṦRH: kendine yardım eden
| ÎN: kuşkusuz
| ELLH: Allah
| LGVY: kuvvetlidir
| AZYZ: galibdir
| (22:40)|ELZ̃YN:
| ÎN: eğer
| MKNEHM: onları iktidara getirirsek
| FY: -de/da / içinde
| ELÊRŽ: arz/yüzey
| ÊGEMVE: doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| V ËTVE: ve verirler
| ELZKET: zekatı
| VÊMRVE: ve emrederler
| BELMARVF: iyiliği
| VNHVE: ve vazgeçirmeğe çalışırlar
| AN: -ten
| ELMNKR: kötülük-
| VLLH: ve Allah'a aittir
| AEGBT: sonu
| ELÊMVR: bütün işlerin
| (22:41)

| ÎN: eğer
| MKNEHM: onları iktidara getirirsek
| FY: -de/da / içinde
| ELÊRŽ: arz/yüzey
| ÊGEMVE: doğrulurlar
| ELṦLET: SaLâTe/Desteğe
| V ËTVE: ve verirler
| ELZKET: zekatı
| VÊMRVE: ve emrederler
| BELMARVF: iyiliği
| VNHVE: ve vazgeçirmeğe çalışırlar
| AN: -ten
| ELMNKR: kötülük-
| VLLH: ve Allah'a aittir
| AEGBT: sonu
| ELÊMVR: bütün işlerin
| (22:41)|VÎN: ve eğer
| YKZ̃BVK: seni yalanlıyorlarsa
| FGD̃: gerçekten
| KZ̃BT: yalanlamıştı
| GBLHM: bunlardan önce
| GVM: kavmi de
| NVḪ: Nuh
| VAED̃: ve 'Ad
| VS̃MVD̃: ve Semud
| (22:42)

| YKZ̃BVK: seni yalanlıyorlarsa
| FGD̃: gerçekten
| KZ̃BT: yalanlamıştı
| GBLHM: bunlardan önce
| GVM: kavmi de
| NVḪ: Nuh
| VAED̃: ve 'Ad
| VS̃MVD̃: ve Semud
| (22:42)|VÊṦḪEB: ve halkı
| MD̃YN: Medyen
| VKZ̃B: ve yalanlanmıştı
| MVS: Musa
| FÊMLYT: ben de bir süre vermiştim
| LLKEFRYN: kafirlere
| S̃M: sonra
| ÊḢZ̃THM: onları yakalamıştım
| FKYF: nasıl
| KEN: oldu
| NKYR: benim inkarım
| (22:44)

| MD̃YN: Medyen
| VKZ̃B: ve yalanlanmıştı
| MVS: Musa
| FÊMLYT: ben de bir süre vermiştim
| LLKEFRYN: kafirlere
| S̃M: sonra
| ÊḢZ̃THM: onları yakalamıştım
| FKYF: nasıl
| KEN: oldu
| NKYR: benim inkarım
| (22:44)|FKÊYN: niceleri vardır
| MN: -den
| GRYT: kentler-
| ÊHLKNEHE: helak ettiğimiz
| VHY: o
| ƵELMT: zulmederken
| FHY: ve o
| ḢEVYT: çökmüştür
| AL: üstüne
| ARVŞHE: tavanları
| VBÙR: ve kuyu
| MAŦLT: kullanılmaz olmuştur
| VGṦR: ve saraylar
| MŞYD̃: sağlam
| (22:45)

| MN: -den
| GRYT: kentler-
| ÊHLKNEHE: helak ettiğimiz
| VHY: o
| ƵELMT: zulmederken
| FHY: ve o
| ḢEVYT: çökmüştür
| AL: üstüne
| ARVŞHE: tavanları
| VBÙR: ve kuyu
| MAŦLT: kullanılmaz olmuştur
| VGṦR: ve saraylar
| MŞYD̃: sağlam
| (22:45)|ÊFLM: hiç
| YSYRVE: gezmediler mi?
| FY:
| ELÊRŽ: yer yüzünde
| FTKVN: olsun
| LHM: onların
| GLVB: kalbleri
| YAGLVN: düşünecekleri
| BHE: onunla
| ÊV: veyahut
| ËZ̃EN: kulakları
| YSMAVN: işitecekleri
| BHE: onunla
| FÎNHE: zira
| LE:
| TAM: kör olmaz
| ELÊBṦER: gözler
| VLKN: fakat
| TAM: kör olur
| ELGLVB: kalbler
| ELTY:
| FY: içindeki
| ELṦD̃VR: göğüsler
| (22:46)

| YSYRVE: gezmediler mi?
| FY:
| ELÊRŽ: yer yüzünde
| FTKVN: olsun
| LHM: onların
| GLVB: kalbleri
| YAGLVN: düşünecekleri
| BHE: onunla
| ÊV: veyahut
| ËZ̃EN: kulakları
| YSMAVN: işitecekleri
| BHE: onunla
| FÎNHE: zira
| LE:
| TAM: kör olmaz
| ELÊBṦER: gözler
| VLKN: fakat
| TAM: kör olur
| ELGLVB: kalbler
| ELTY:
| FY: içindeki
| ELṦD̃VR: göğüsler
| (22:46)|VYSTACLVNK: ve senden çabucak istiyorlar
| BELAZ̃EB: azabı
| VLN: fakat
| YḢLF: caymaz
| ELLH: Allah
| VAD̃H: sözünden
| VÎN: ve şüphesiz
| YVME: bir gün
| AND̃: yanında
| RBK: Rabbinin
| KÊLF: bin (yıl) gibidir
| SNT: yıl
| MME:
| TAD̃VN: sizin saydıklarınızdan
| (22:47)

| BELAZ̃EB: azabı
| VLN: fakat
| YḢLF: caymaz
| ELLH: Allah
| VAD̃H: sözünden
| VÎN: ve şüphesiz
| YVME: bir gün
| AND̃: yanında
| RBK: Rabbinin
| KÊLF: bin (yıl) gibidir
| SNT: yıl
| MME:
| TAD̃VN: sizin saydıklarınızdan
| (22:47)|VKÊYN: ve niceleri var ki
| MN: -den
| GRYT: kentler-
| ÊMLYT: biraz süre vermişimdir
| LHE: ona
| VHY: o
| ƵELMT: zulmederken
| S̃M: sonra
| ÊḢZ̃THE: onu yakalamışımdır
| VÎLY: ancak banadır
| ELMṦYR: dönüş
| (22:48)

| MN: -den
| GRYT: kentler-
| ÊMLYT: biraz süre vermişimdir
| LHE: ona
| VHY: o
| ƵELMT: zulmederken
| S̃M: sonra
| ÊḢZ̃THE: onu yakalamışımdır
| VÎLY: ancak banadır
| ELMṦYR: dönüş
| (22:48)|GL: de ki
| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ÎNME: şüphesiz
| ÊNE: ben
| LKM: sizin için
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (22:49)

| YE: EY/HEY/AH
| ÊYHE: SİZ!
| ELNES: insanlar
| ÎNME: şüphesiz
| ÊNE: ben
| LKM: sizin için
| NZ̃YR: bir uyarıcıyım
| MBYN: apaçık
| (22:49)|FELZ̃YN: ve
| ËMNVE: inananlar için
| VAMLVE: ve yapanlar için
| ELṦELḪET: iyi işler
| LHM: onlara vardır
| MĞFRT: mağfiret
| VRZG: ve rızık
| KRYM: bol
| (22:50)

| ËMNVE: inananlar için
| VAMLVE: ve yapanlar için
| ELṦELḪET: iyi işler
| LHM: onlara vardır
| MĞFRT: mağfiret
| VRZG: ve rızık
| KRYM: bol
| (22:50)