| MN: -dan
| ELMAṦRET: sıkışan(bulut)lar-
| MEÙ: su
| S̃CECE: şarıl şarıl
| (78:14)
| YNFḢ: üflenir
| FY:
| ELṦVR: Sur'a
| FTÊTVN: gelirsiniz
| ÊFVECE: bölük bölük
| (78:18)
| YZ̃VGVN: tadmazlar
| FYHE: orada
| BRD̃E: bir serinlik
| VLE: ve ne de
| ŞREBE: içilecek bir şey
| (78:24)
| FLN: artık asla
| NZYD̃KM: size artırmayacağız
| ÎLE: başka bir şey
| AZ̃EBE: azabdan
| (78:30)
| ELSMEVET: göklerin
| VELÊRŽ: ve yerin
| VME: ve bulunanların
| BYNHME: ikisi arasında
| ELRḪMN: çok merhametli
| LE:
| YMLKVN: güçleri yetmez
| MNH: O'nun huzurunda
| ḢŦEBE: konuşamaya
| (78:37)
| YGVM: dururlar
| ELRVḪ: Ruh
| VELMLEÙKT: ve melekler
| ṦFE: sıra sıra
| LE:
| YTKLMVN: konuşamaz
| ÎLE: dışındakiler
| MN: kimseler
| ÊZ̃N: izin verdiği
| LH: O'nun
| ELRḪMN: Rahman'ın
| VGEL: ve o da söyler
| ṦVEBE: doğruyu
| (78:38)
| ELYVM: günüdür
| ELḪG: hak
| FMN: artık kimse
| ŞEÙ: dileyen
| ETḢZ̃: tutar
| ÎL: varan
| RBH: Rabbine
| M ËBE: bir yol
| (78:39)
| ÊNZ̃RNEKM: siz uyardık
| AZ̃EBE: bir azab ile
| GRYBE: yakın
| YVM: o gün
| YNƵR: bakar
| ELMRÙ: kişi
| ME: işlere
| GD̃MT: öne sürdüğü
| YD̃EH: ellerinin
| VYGVL: ve der
| ELKEFR: kafir
| YE: EY/HEY/AH
| LYTNY: keşke ben
| KNT: ben olsaydım
| TREBE: toprak
| (78:40)