78Nebe’ Suresi
Kuran Sırası: 78
İniş Sırası: 80
Kırık Meal (Arapça) Meali
|وَبَنَيْنَا: ve bina ettik
| فَوْقَكُمْ: üstünüzde
| سَبْعًا: yedi (gök)
| شِدَادًا: sağlam
| (78:12)

| فَوْقَكُمْ: üstünüzde
| سَبْعًا: yedi (gök)
| شِدَادًا: sağlam
| (78:12)|وَأَنْزَلْنَا: ve indirdik
| مِنَ: -dan
| الْمُعْصِرَاتِ: sıkışan(bulut)lar-
| مَاءً: su
| ثَجَّاجًا: şarıl şarıl
| (78:14)

| مِنَ: -dan
| الْمُعْصِرَاتِ: sıkışan(bulut)lar-
| مَاءً: su
| ثَجَّاجًا: şarıl şarıl
| (78:14)|لِنُخْرِجَ: çıkaralım diye
| بِهِ: onunla
| حَبًّا: dane(ler)
| وَنَبَاتًا: ve bitki(ler)
| (78:15)

| بِهِ: onunla
| حَبًّا: dane(ler)
| وَنَبَاتًا: ve bitki(ler)
| (78:15)|إِنَّ: muhakkak ki
| يَوْمَ: günü
| الْفَصْلِ: hüküm
| كَانَ:
| مِيقَاتًا: belirlenmiş bir vakittir
| (78:17)

| يَوْمَ: günü
| الْفَصْلِ: hüküm
| كَانَ:
| مِيقَاتًا: belirlenmiş bir vakittir
| (78:17)|يَوْمَ: o gün
| يُنْفَخُ: üflenir
| فِي:
| الصُّورِ: Sur'a
| فَتَأْتُونَ: gelirsiniz
| أَفْوَاجًا: bölük bölük
| (78:18)

| يُنْفَخُ: üflenir
| فِي:
| الصُّورِ: Sur'a
| فَتَأْتُونَ: gelirsiniz
| أَفْوَاجًا: bölük bölük
| (78:18)|وَفُتِحَتِ: ve açılmıştır
| السَّمَاءُ: gök
| فَكَانَتْ: ve olmuştur
| أَبْوَابًا: kapı kapı
| (78:19)

| السَّمَاءُ: gök
| فَكَانَتْ: ve olmuştur
| أَبْوَابًا: kapı kapı
| (78:19)|وَسُيِّرَتِ: ve yürütülmüştür
| الْجِبَالُ: dağlar
| فَكَانَتْ: olmuştur
| سَرَابًا: bir serab
| (78:20)

| الْجِبَالُ: dağlar
| فَكَانَتْ: olmuştur
| سَرَابًا: bir serab
| (78:20)|لَا:
| يَذُوقُونَ: tadmazlar
| فِيهَا: orada
| بَرْدًا: bir serinlik
| وَلَا: ve ne de
| شَرَابًا: içilecek bir şey
| (78:24)

| يَذُوقُونَ: tadmazlar
| فِيهَا: orada
| بَرْدًا: bir serinlik
| وَلَا: ve ne de
| شَرَابًا: içilecek bir şey
| (78:24)|إِنَّهُمْ: çünkü onlar
| كَانُوا: idiler
| لَا:
| يَرْجُونَ: ummuyor(lar)
| حِسَابًا: bir hesap
| (78:27)

| كَانُوا: idiler
| لَا:
| يَرْجُونَ: ummuyor(lar)
| حِسَابًا: bir hesap
| (78:27)|فَذُوقُوا: şimdi tadın
| فَلَنْ: artık asla
| نَزِيدَكُمْ: size artırmayacağız
| إِلَّا: başka bir şey
| عَذَابًا: azabdan
| (78:30)

| فَلَنْ: artık asla
| نَزِيدَكُمْ: size artırmayacağız
| إِلَّا: başka bir şey
| عَذَابًا: azabdan
| (78:30)|لَا:
| يَسْمَعُونَ: işitmezler
| فِيهَا: orada
| لَغْوًا: boş söz
| وَلَا: ve ne de
| كِذَّابًا: yalan
| (78:35)

| يَسْمَعُونَ: işitmezler
| فِيهَا: orada
| لَغْوًا: boş söz
| وَلَا: ve ne de
| كِذَّابًا: yalan
| (78:35)|جَزَاءً: bir karşılık
| مِنْ: -nden
| رَبِّكَ: Rabbi-
| عَطَاءً: bir bağış olarak
| حِسَابًا: yeterli
| (78:36)

| مِنْ: -nden
| رَبِّكَ: Rabbi-
| عَطَاءً: bir bağış olarak
| حِسَابًا: yeterli
| (78:36)|رَبِّ: Rabbi
| السَّمَاوَاتِ: göklerin
| وَالْأَرْضِ: ve yerin
| وَمَا: ve bulunanların
| بَيْنَهُمَا: ikisi arasında
| الرَّحْمَٰنِ: çok merhametli
| لَا:
| يَمْلِكُونَ: güçleri yetmez
| مِنْهُ: O'nun huzurunda
| خِطَابًا: konuşamaya
| (78:37)

| السَّمَاوَاتِ: göklerin
| وَالْأَرْضِ: ve yerin
| وَمَا: ve bulunanların
| بَيْنَهُمَا: ikisi arasında
| الرَّحْمَٰنِ: çok merhametli
| لَا:
| يَمْلِكُونَ: güçleri yetmez
| مِنْهُ: O'nun huzurunda
| خِطَابًا: konuşamaya
| (78:37)|يَوْمَ: o gün
| يَقُومُ: dururlar
| الرُّوحُ: Ruh
| وَالْمَلَائِكَةُ: ve melekler
| صَفًّا: sıra sıra
| لَا:
| يَتَكَلَّمُونَ: konuşamaz
| إِلَّا: dışındakiler
| مَنْ: kimseler
| أَذِنَ: izin verdiği
| لَهُ: O'nun
| الرَّحْمَٰنُ: Rahman'ın
| وَقَالَ: ve o da söyler
| صَوَابًا: doğruyu
| (78:38)

| يَقُومُ: dururlar
| الرُّوحُ: Ruh
| وَالْمَلَائِكَةُ: ve melekler
| صَفًّا: sıra sıra
| لَا:
| يَتَكَلَّمُونَ: konuşamaz
| إِلَّا: dışındakiler
| مَنْ: kimseler
| أَذِنَ: izin verdiği
| لَهُ: O'nun
| الرَّحْمَٰنُ: Rahman'ın
| وَقَالَ: ve o da söyler
| صَوَابًا: doğruyu
| (78:38)|ذَٰلِكَ: işte bu
| الْيَوْمُ: günüdür
| الْحَقُّ: hak
| فَمَنْ: artık kimse
| شَاءَ: dileyen
| اتَّخَذَ: tutar
| إِلَىٰ: varan
| رَبِّهِ: Rabbine
| مَابًا: bir yol
| (78:39)

| الْيَوْمُ: günüdür
| الْحَقُّ: hak
| فَمَنْ: artık kimse
| شَاءَ: dileyen
| اتَّخَذَ: tutar
| إِلَىٰ: varan
| رَبِّهِ: Rabbine
| مَابًا: bir yol
| (78:39)|إِنَّا: elbette biz
| أَنْذَرْنَاكُمْ: siz uyardık
| عَذَابًا: bir azab ile
| قَرِيبًا: yakın
| يَوْمَ: o gün
| يَنْظُرُ: bakar
| الْمَرْءُ: kişi
| مَا: işlere
| قَدَّمَتْ: öne sürdüğü
| يَدَاهُ: ellerinin
| وَيَقُولُ: ve der
| الْكَافِرُ: kafir
| يَا: EY/HEY/AH
| لَيْتَنِي: keşke ben
| كُنْتُ: ben olsaydım
| تُرَابًا: toprak
| (78:40)

| أَنْذَرْنَاكُمْ: siz uyardık
| عَذَابًا: bir azab ile
| قَرِيبًا: yakın
| يَوْمَ: o gün
| يَنْظُرُ: bakar
| الْمَرْءُ: kişi
| مَا: işlere
| قَدَّمَتْ: öne sürdüğü
| يَدَاهُ: ellerinin
| وَيَقُولُ: ve der
| الْكَافِرُ: kafir
| يَا: EY/HEY/AH
| لَيْتَنِي: keşke ben
| كُنْتُ: ben olsaydım
| تُرَابًا: toprak
| (78:40)