Biz her şeyi hesap edip, bir sicile, bilgi işlem merkezine, Levh-i Mahfuz’a kaydettik.(78:29)
'Şimdi tadın azâbınızı. Artık size azabı artırmaktan başka bir muamele yapmayacağız.(78:30)
Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için mutluluk duyacakları yerler var.(78:31)
Cennette dolu kadehler içilirken boş, çirkin söz yalan ve yalanlama işitmezler.(78:35)
Rabbinden mükâfatlar, ihsanlar ve görülen hesaplarının bedeli var.(78:36)
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi Rabbinin, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’ın ihsanı var. İnsanların onunla konuşmaya güçleri kâfî gelmez.(78:37)
Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin saf bağlayarak görev yaptıkları gün, onların konuşmaya güçleri yetmez. Rahman olan Allah’ın kendisine izin verdiğinin dışındakiler konuşamazlar. Konuşan da doğruyu söyler.(78:38)
İşte bu, gerçekleşeceği, hesap sorulacağı konusunda şüphe olmayan hakkın teslim edileceği gündür. Allahın sünneti, düzenin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde kim kendi iradesini ve tercihini o günü düşünerek kullanırsa, Rabbine giden bir yol, İslâmî bir hayat tarzı tutar.(78:39)
Biz, yakında başınıza gelecek bir azap ile sizi uyardık. Kişinin, ilerisi için neler hazırlayıp, takdim ettiğini kontrol edeceği, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirin:
'Ah ne olaydı, toprak olaydım' diyeceği gün, bu azap sizin başınıza gelecek.(78:40)