İnsan, sanır mı ki onun kemiklerini her halde bir araya toplamayacağız?(75:3)
Evet... Parmaklarının uçlarını da düzeltmeye kâdirleriz.(75:4)
Fakat insan diler ki ilerisinde de isyana devam etsin.(75:5)
(6-7) Sorar ki Kıyamet günü ne zamandır? Artık o zaman ki, göz kamaşmış bir halde bulunur.(75:6)
(8-9) Ve ay tutulmuş olur. Ve güneş ile ay toplatılmış bulunur.(75:8)
(10-11) O gün insan der ki: «Kaçacak yer nerede?» Hayır. Hiçbir sığınacak yer yoktur.(75:10)
O günde durulacak makam, Rabbin tarafından tayin edilecektir.(75:12)
(13-14) O gün insana ileri götürmüş olduğu şeyler ile geriye bırakmış olduğu şeyler haber verilecektir. Doğrusu insan kendi şahsı aleyhine bir hüccetir.(75:13)
Velev ki, mazeretlerini ortaya atmış bulunsun.(75:15)
(16-17) Onu (Kur'an'ı) acele ahzedesin diye onunla dilini kımıldatma. Şüphe yok ki, onu toplamak da, onu okutmak da Bize aittir.(75:16)
İmdi onu Biz okuyunca artık sen onun kıraatine tâbi ol!(75:18)
Sonra şüphe yok ki onun açıklanması da Bize aittir.(75:19)
(20-21) Yok, yok. Siz acele olanı seversiniz. Ve ahireti bırakıverirsiniz.(75:20)
(22-23) O günde birtakım yüzler parıldanıcıdır. Rablerine nazar edicidir.(75:22)
Bir kısım yüzler de o gün pek ekşi bir haldedir.(75:24)
(25-26) Sanır ki, ona arka kemiklerini kıracak bir muamele yapılacaktır. Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.(75:25)
Ve denilmiş olur ki: «Tedavi edebilecek kim var?»(75:27)
Ve onun şüphesiz bir ayrılış olduğunu sanmış bulunacaktır.(75:28)
(29-30) Ve bacak da bacağa dolaşmış olacaktır. O günde sevk olunmak yalnız Rabbinedir.(75:29)
(31-32) Fakat ne tasdik etti ve ne de namaz kıldı. Velâkin tekzîp etti ve yüz çevirdi.(75:31)
Sonra da ailesinin yanına böbürlene böbürlene gitti.(75:33)