Kırık Meal (Arapça) : |وَإِذَا: ne zaman ki | قِيلَ: dense | لَهُمُ: onlara | اتَّبِعُوا: uyun | مَا: | أَنْزَلَ: indirdiğine | اللَّهُ: Allah'ın | قَالُوا: derler | بَلْ: hayır | نَتَّبِعُ: biz uyarız | مَا: şeye | وَجَدْنَا: bulduğumuz | عَلَيْهِ: üzerinde | ابَاءَنَا: babalarımızı | أَوَلَوْ: şayet | كَانَ: olsa da mı? | الشَّيْطَانُ: şeytan | يَدْعُوهُمْ: onları çağırmış | إِلَىٰ: | عَذَابِ: azabına | السَّعِيرِ: alevli ateşin |
Kırık Meal (Harekesiz) : |وإذا WÎZ̃Ene zaman ki | قيل GYLdense | لهم LHMonlara | اتبعوا ETBAWEuyun | ما ME | أنزل ÊNZLindirdiğine | الله ELLHAllah'ın | قالوا GELWEderler | بل BLhayır | نتبع NTBAbiz uyarız | ما MEşeye | وجدنا WCD̃NEbulduğumuz | عليه ALYHüzerinde | آباءنا ËBEÙNEbabalarımızı | أولو ÊWLWşayet | كان KENolsa da mı? | الشيطان ELŞYŦENşeytan | يدعوهم YD̃AWHMonları çağırmış | إلى ÎL | عذاب AZ̃EBazabına | السعير ELSAYRalevli ateşin |
Kırık Meal (Okunuş) : |ve iƶā: ne zaman ki | ḳīle: dense | lehumu: onlara | ttebiǔ: uyun | mā: | enzele: indirdiğine | llahu: Allah'ın | ḳālū: derler | bel: hayır | nettebiǔ: biz uyarız | mā: şeye | vecednā: bulduğumuz | ǎleyhi: üzerinde | ābā'enā: babalarımızı | evelev: şayet | kāne: olsa da mı? | ş-şeyTānu: şeytan | yed'ǔhum: onları çağırmış | ilā: | ǎƶābi: azabına | s-seǐyri: alevli ateşin |
Kırık Meal (Transcript) : |VÎZ̃E: ne zaman ki | GYL: dense | LHM: onlara | ETBAVE: uyun | ME: | ÊNZL: indirdiğine | ELLH: Allah'ın | GELVE: derler | BL: hayır | NTBA: biz uyarız | ME: şeye | VCD̃NE: bulduğumuz | ALYH: üzerinde | ËBEÙNE: babalarımızı | ÊVLV: şayet | KEN: olsa da mı? | ELŞYŦEN: şeytan | YD̃AVHM: onları çağırmış | ÎL: | AZ̃EB: azabına | ELSAYR: alevli ateşin |
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onlara, Allah ne indirdiyse ona uyun dendi mi hayır derler, biz, atalarımızı neye uymuş bulduysak ona uyarız; ya Şeytan, onları yakıp kavuran azâba çağırıyorduysa.
Adem Uğur : Onlara "Allah'ın indirdiğine uyun" dendiğinde: Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan; onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse!
Ahmed Hulusi : Onlara: "Allâh'ın inzâl ettiğine tâbi olun" denildiğinde: "Hayır, babalarımız ne yaptıysa biz de ona tâbiyiz" dediler. . . Şeytan (bedensel istekleri) kendilerini alevli ateşin azabına çağırırsa da mı?
Ahmet Tekin : Onlara:
'Allah’ın indirdiğine, Kur’ân’daki hükümlere uyun!' denildiğinde,
'Hayır! Biz bildiğimiz, gördüğümüz, atalarımızın hayat tarzına uyarız.' derler. Ya şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onları körüklenen alev püsküren ateşin azâbına çağırıyor ise, o zaman da mı atalarının izinden gidecekler?
Ahmet Varol : Onlara: 'Allah'ın indirdiğine uyun' denildiğinde: 'Hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız' derler. Şeytan onları dehşetli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?
Ali Bulaç : Onlara; "Allah'ın indirdiklerine uyun" denildiğinde, derler ki; "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?
Ali Fikri Yavuz : O kâfirlere: “- Allah’ın indirdiği Kur’an’a tabi olun” denildiği zaman, derler ki: “- Hayır, biz atalarımızı neyin (hangi dinin) üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz.” Ya Şeytan, atalarını cehennem azabına çağırıyorduysa da mı (onlara uyacaklar)?
Celal Yıldırım : Onlara, «Allah'ın indirdiğine uyun !» denildiği zaman, «hayır, babalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız» derler. Ya Şeytan babalarını çılgın alevli ateşe cağırmışsa (ona ne derler)?.
Diyanet İşleri : Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
Diyanet İşleri (eski) : Onlara, 'Allah'ın indirdiğine uyun' denince: 'Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız' derler. Ya şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmışsa?
Diyanet Vakfi : Onlara «Allah'ın indirdiğine uyun» dendiğinde: Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan, onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse!
Edip Yüksel : Kendilerine, 'ALLAH'ın indirdiğine uyun,' denildiği zaman, 'Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yolu izleriz,' derler. ?eytan kendilerini alevli ateşin azabına çağırıyor olsada mı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlara: «Allah'ın indirdiğine tabi olun!» dendiği zaman: «Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, onun ardınca gideriz.» diyorlar. Ya şeytan onları cehennnem azabına çağırıyor idiyse de mi onlara uyacaklar?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlara: «Allah'ın indirdiğine uyun!» denildiği zaman: «Hayır biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz.» diyorlar. Ya şeytan onları kızgın alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse de mi?
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve Allahın indirdiğine tabi' olun denildiği vakıt kendilerine «hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz» diyorlar, ya Şeytan onları saîr azâbına da'vet ediyor idise de mi?
Fizilal-il Kuran : Onlara; «Allah'ın indirdiğine uyun!» dense; «Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız» derler. Şeytan babalarınızı alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
Gültekin Onan : Onlara: "Tanrı'nın indirdiklerine uyun" denildiğinde derler ki: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Şayet şeytan onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?
Hakkı Yılmaz : Ve onlara: “Allah'ın indirdiğine tâbi olun!” dendiği zaman: “Aksine, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” dediler. Ya şeytan onları cehennemin azabına çağırıyor idiyse!
Hasan Basri Çantay : Onlara: «Allahın indirdiğine tâbi' olun» denildiği zaman «Hayır, dediler, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylere uyarız». Ya şeytan onları yalınlı (cehennem) azâb (ın) a çağırıyor idiyse?
Hayrat Neşriyat : Ve onlara: 'Allah’ın indirdiğine tâbi' olun!' denildiği zaman: 'Hayır! (Biz) atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye tâbi' oluruz!' derler. Ya şeytan, onları o alevli ateşin azâbına çağırıyor idiyse! (Yine de onlara mı tâbi' olacaklar?)
İbni Kesir : Onlara: Allah'ın indirdiklerine uyun, denilince: Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan, onları yalımlı azaba çağırıyor idiyse?
İskender Evrenosoğlu : Ve onlara "Allah'ın indirdiği şeye (Kitaba) tâbî olun!" denildiği zaman: "Hayır, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye (putlara) tâbî oluruz." dediler. Ve şeytan onları, alevli ateşin (cehennemin) azabına çağırıyor olsa da mı?
Muhammed Esed : ve böyle (insanlara) Allah'ın bahşettiğine tabi olmaları söylendiğinde, "Hayır, biz, atalarımızdan gördüğümüz (inanç ve eylem biçimlerin)e uyarız!" derler. Öyle mi, ya Şeytan onları yakıcı ateşin azabına çağırmışsa?
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlara «Allah'ın indirmiş olduğuna tâbi olun», denildiği vakit, dediler ki: «Hayır. Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye tâbi oluruz.» Ya şeytan onları alevli ateşin azabına davet eder olsa da mı (yine tâbi olacaklar)?
Ömer Öngüt : Onlara: “Allah'ın indirdiğine uyun!” denildiğinde: “Hayır! Biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız. ” derler. Ya şeytan babalarını alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse!
Şaban Piriş : Onlara: -Allah’ın indirdiğine uyun, denilince: -Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan onları çılgın azaba çağırıyor idiyse?
Suat Yıldırım : Kendilerine: "Gelin, Allah’ın indirdiği buyruklara uyun!" denilince:"Hayır, biz babalarımızdan ne görmüşsek onu uygularız, sadece onlara uyarız" derler. Peki şeytan atalarını o alevli ateş azabına çağırmış olsa da mı onların peşinden gidecekler?
Süleyman Ateş : Onlara: "Allâh'ın indirdiğine uyun!" dense: "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız (onların yolundan gideriz)" derler. Şeytân onları alevli ateşin azâbına çağırmış olsa da mı (babalarının izinde gidecekler)?
Tefhim-ul Kuran : Onlara; «Allah'ın indirdiklerine uyun» denildiğinde, derler ki; «Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.» Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmışsa da mı (buna uyacaklar)?
Ümit Şimşek : Onlara 'Allah'ın indirdiğine uyun' dendiğinde, onlar 'Biz, atalarımızdan ne gördüysek ona uyarız' dediler. Peki, ya Şeytan onları alevli ateş azabına çağırıyorsa?
Yaşar Nuri Öztürk : Böylelerine, Allah'ın indirdiğine uyun dendiğinde şu cevabı verirler: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?