(Bu su) bel kemiği ile göğüs kemikleri arasın(daki uzuvlar)dan çıkar.(86:7)
Şübhesiz ki O (Allah), onu geri döndürmeğe (öldürdükten sonra tekrar diriltmeğe)elbette gücü yetendir.(86:8)
O gün (kalblerde bulunan) sırlar ortaya çıkarılır.(86:9)
Artık o (insan) için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı!(86:10)
Yemîn olsun o dönüşlü (hâlden hâle giren) göğe!(86:11)
O (bitkilerle, vâdilerle yarılarak) yarıklar sâhibi olan yeryüzüne!(86:12)
(13-14) Şübhesiz ki o (Kur’ân), elbet (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. Ve o, şaka değildir!(86:13)
(15-16) Gerçekten onlar, (Kur’ân’ı ibtâl etmek için) bir hîle olarak tuzak kuruyorlar.(Ben de) bir hîle ile (kurdukları) tuzak(larını ibtâl) ederim!(86:15)
(Ey Habîbim!) O hâlde kâfirlere (azâb edeceğimiz vakte kadar) mühlet ver; onlara azıcık süre tanımakla, biraz (kendi hâllerine) bırak!(86:17)