Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
Ey giysisine bürünüp kenara çekilen!(74:1)

Rabbinin yüceliğini duyur!(74:3)

Uzaklaştır kendinden pisliği!(74:5)

Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği!(74:6)

Ve yalnız Rabbin için dayanıklı kıl benliği!(74:7)

İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür.(74:9)

Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir.(74:10)

Benimle, yarattığım kişiyi baş başa bırak!(74:11)

Hesapsız bir mal verdim ona.(74:12)

Göz doyurucu oğullar verdim.(74:13)

Alabildiğine imkânlar döşedim onun için.(74:14)

Tüm bunlardan sonra hırs ile daha da artırmamı istiyor.(74:15)

Hayır, iş sanıldığı gibi değil! O, bizim ayetlerimize karşı bir inatçı kesildi.(74:16)

Ben onu dik bir yola süreceğim.(74:17)

Derin derin düşündü o; ölçtü biçti.(74:18)

Kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı!(74:19)

Bir kez daha kahrolası, nasıl bir ölçü kullandı?!(74:20)

Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.(74:22)

Sonra arkasını döndü ve böbürlendi.(74:23)

Şöyle dedi: "Bu, rivayet edilerek gelen bir büyüden başka şey değil."(74:24)

"İnsan sözünden başka bir şey değil bu."(74:25)

Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o.(74:28)

İnsan için tablolar/levhalar/ekranlar sunandır o.(74:29)

Üzerinde ondokuz vardır onun.(74:30)

Biz, cehennem yârânını hep melekler yaptık. Ve biz, onların sayılarını da küfre sapanlar için bir imtihandan başka şey yapmadık. Ta ki, kendilerine kitap verilenler iyice ve apaçık bilsinler. İman etmiş olanların imanı artsın. Kendilerine kitap verilmiş olanlarla iman sahipleri kuşkuya düşmesin. Kalplerinde hastalık olanlarla küfre sapmış bulunanlar da; "Allah bununla neyi örneklendirmek istiyor?" desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. Rabbinin ordularını ancak O bilir. Bu, insan için bir öğüt verici ve düşündürücüden başka şey değildir.(74:31)

Hayır, sandıkları gibi değil! Yemin olsun Ay'a,(74:32)

Yemin olsun geceye, sırtını döndüğünde;(74:33)

Yemin olsun sabaha, ağarıp ışıdığında,(74:34)

Ki o gerçekten en büyüklerden biridir.(74:35)

Sizden, öne geçmek yahut arkaya kalmak/erken davranmak yahut gecikmek isteyen için.(74:37)

Her benlik öz kazancının bir karşılığıdır.(74:38)

Uğur ve bereket yârânı müstesna.(74:39)

Bahçelerdedirler. Birbirlerine soruyorlar,(74:40)

"Sizi Sekar'a sürükleyen nedir?"(74:42)

Cevap verdiler: "Namaz kılıp dua edenlerden değildik."(74:43)

"Yoksulu yedirip doyurmuyorduk."(74:44)

"Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik."(74:45)

"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."(74:47)

Artık yarar sağlamaz onlara şefaatçilerin şefaati.(74:48)

Ne oluyor onlara da öğüt verip düşündüren şeyden yüz çeviriyorlar?(74:49)

Sağa sola kaçışan yaban eşekleri gibidirler,(74:50)
