Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ey elbisesiyle başını örten.(74:1)

Ve birşeyi, daha fazlasını elde etmek için ve başa kakarak verme.(74:6)

Ve Rabbine dayan, sabret.(74:7)

Artık o gündür pek güç bir gün.(74:9)

Bırak beni ve yarattığımı yapayalnız.(74:11)

O yarattığımı ki yarattım ve ona hayliden hayli mal verdim.(74:12)

Gözlerinin önünde duran oğullar verdim.(74:13)

Ve onun geçimini yaydım da yaydım.(74:14)

Sonra da daha fazlalaştırmamı umar.(74:15)

Hayır, mümkün değil; şüphe yok o, delillerimize karşı adamakıllı inada girişti.(74:16)

Ben de onu, rahat ve huzur yüzü görmeyeceği bir azâba uğratacağım.(74:17)

Şüphe yok ki o, iyice bir düşündü de kendince ölçtü biçti.(74:18)

Geberesice nasıl da ölçtü biçti.(74:19)

Sonra gene de geberesice, nasıl da ölçtü biçti.(74:20)

Sonra kaşını çattı, suratını astı,(74:22)

sonra ardını döndü ve ululanmaya kalkıştı.(74:23)

Derken bu, ancak dedi, eskiden beri söylenegelen bir büyü.(74:24)

Onu yakıcı cehenneme atarım.(74:26)

Ve bilir misin, nedir yakıcı cehennem?(74:27)

Yakar bitirir de gene bırakmaz.(74:28)

Derileri tamâmıyla yakar kavurur.(74:29)

Ve biz, cehennem memûrlarını, meleklerden tâyin ettik ve kendilerine kitap verilenlerin iyiden iyiye anlayıp inanmaları için ve inananların inancını arttırsın ve kendilerine kitap verilenlerle inananlar, şüpheye düşmesinler ve gönüllerinde hastalık olanlar ve kâfirlerse, Allah bununla, bu örnekle neyi kastediyor ki desinler diye sayılarını on dokuz olarak taktîr ettik. İşte böylece Allah, bildiğini saptırır ve dilediğini doğru yola sokar ve Rabbinin ordusu ne kadardır, ancak Allah bilir ve bu, insanlara bir öğüttür ancak.(74:31)

Hayır, gerçekten de andolsun aya.(74:32)

Ve andolsun çekilip giderken geceye.(74:33)

Cehennem, şüphe yok ki pek büyük mahlûklardan biridir.(74:35)

Sizden, ileri geçip itâat edenleri ve geri kalıp isyâna dalanları.(74:37)

Cennetlerdedir onlar, soralar, konuşurlar.(74:40)

Nedir derler cehenneme sokan sizi?(74:42)

Ve boş lâflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.(74:45)

Bize ölüm gelip çatıncaya dek.(74:47)

Derken şefâatçilerin şefâati fayda vermez onlara.(74:48)

Derken ne oluyor onlara ki öğütten, Kur'ân'dan yüz çevirmedeler, kaçmadalar.(74:49)

Sanki yabâni eşeklerdir onlar da.(74:50)

Hayır, onların herbiri, ister ki apaçık sahîfeler verilsin onlara.(74:52)

Hayır, öyle değil, onlar, âhiretten korkmazlar.(74:53)

Gerçekten de Kur'ân, bir öğüttür.(74:54)

Artık dileyen, öğüt alır onunla.(74:55)

Ve Allah'ın dilediğinden başkası öğüt alamaz; odur çekinilmeye değer ve yarlıgayıp suçları örter.(74:56)
