Önceki Sonraki

60:1Mümtehine Suresi 1. Ayet

Kuran Sırası: 60 İniş Sırası: 91
12345678910111213

60:1Mümtehine Suresi 1. Ayet
Dikkat: Dikkat İşareti, Kuran Sözlüğü Projesi kapsamında güncellenmiş ifadelere işaret etmektedir.
Kombi Müfredat
يا
Y
EY/HEY/AH
Kombi Müfredat
أيها
eyyuhā
EYH|أ ي ه
SİZ!
3
الذين
elleƶīne
|
kimseler
Kombi Müfredat
آمنوا
āmenū
EMN|ا م ن
inanan(lar)
5
لا
|
Kombi Müfredat
تتخذوا
tetteḣiƶū
EḢZ̃|ا خ ذ
edinmeyin
Kombi Müfredat
عدوي
ǎduvvī
AD̃V|ع د و
benim düşmanımı
Kombi Müfredat
وعدوكم
ve ǎduvve kum
AD̃V|ع د و
ve sizin düşmanınızı
Kombi Müfredat
أولياء
evliyā'e
VLY|و ل ي
dostlar
10 Kombi Müfredat
تلقون
tulḳūne
LGY|ل ق ي
siz iletiyorsunuz
11
إليهم
ileyhim
|
onlara
12 Kombi Müfredat
بالمودة
bil-meveddeti
VD̃D̃|و د د
sevgi
13
وقد
veḳad
|
halbuki
14 Kombi Müfredat
كفروا
keferū
KFR|ك ف ر
onlar inkar ettiler
15
بما
bimā
|
şeyi
16 Kombi Müfredat
جاءكم
cā'ekum
CYE|ج ي ا
size gelen
17
من
mine
|
-tan
18 Kombi Müfredat
الحق
l-Haḳḳi
ḪGG|ح ق ق
hak-
19 Kombi Müfredat
يخرجون
yuḣricūne
ḢRC|خ ر ج
(yurdunuzdan) çıkardılar
20 Kombi Müfredat
الرسول
r-rasūle
RSL|ر س ل
Elçiyi
21
وإياكم
ve iyyākum
|
ve sizi
22
أن
en
|
dolayı
23 Kombi Müfredat
تؤمنوا
tu'minū
EMN|ا م ن
inandığınızdan
24
بالله
billahi
|
Allah'a
25 Kombi Müfredat
ربكم
rabbikum
RBB|ر ب ب
Rabbiniz
26
إن
in
|
eğer
27 Kombi Müfredat
كنتم
kuntum
KVN|ك و ن
iseniz
28 Kombi Müfredat
خرجتم
ḣaractum
ḢRC|خ ر ج
çıkmış
29 Kombi Müfredat
جهادا
cihāden
CHD̃|ج ه د
cihadetmek için
30
في
|
31 Kombi Müfredat
سبيلي
sebīlī
SBL|س ب ل
benim yolumda
32 Kombi Müfredat
وابتغاء
vebtiğā'e
BĞY|ب غ ي
ve kazanmak için
33 Kombi Müfredat
مرضاتي
merDātī
RŽV|ر ض و
benim rızamı
34 Kombi Müfredat
تسرون
tusirrūne
SRR|س ر ر
(nasıl) gizliyorsunuz
35
إليهم
ileyhim
|
onlara
36 Kombi Müfredat
بالمودة
bil-meveddeti
VD̃D̃|و د د
içinizde sevgi
37
وأنا
veenā
|
oysa ben
38 Kombi Müfredat
أعلم
eǎ'lemu
ALM|ع ل م
bilirim
39
بما
bimā
|
şeyleri
40 Kombi Müfredat
أخفيتم
eḣfeytum
ḢFY|خ ف ي
sizin gizlediğiniz
41
وما
ve mā
|
ve şeyleri
42 Kombi Müfredat
أعلنتم
eǎ'lentum
ALN|ع ل ن
açığa vurduğunuz
43
ومن
ve men
|
ve kim
44 Kombi Müfredat
يفعله
yef'ǎlhu
FAL|ف ع ل
bunu yaparsa
45
منكم
minkum
|
sizden
46
فقد
feḳad
|
elbette
47 Kombi Müfredat
ضل
Delle
ŽLL|ض ل ل
sapmıştır
48 Kombi Müfredat
سواء
sevā'e
SVY|س و ي
doğru
49 Kombi Müfredat
السبيل
s-sebīli
SBL|س ب ل
yoldan
Konu Başlığı: -
Kırık Meal (Arapça) : |يَا : EY/HEY/AH | أَيُّهَا: SİZ! | الَّذِينَ: kimseler | امَنُوا: inanan(lar) | لَا: | تَتَّخِذُوا: edinmeyin | عَدُوِّي: benim düşmanımı | وَعَدُوَّكُمْ: ve sizin düşmanınızı | أَوْلِيَاءَ: dostlar | تُلْقُونَ: siz iletiyorsunuz | إِلَيْهِمْ: onlara | بِالْمَوَدَّةِ: sevgi | وَقَدْ: halbuki | كَفَرُوا: onlar inkar ettiler | بِمَا: şeyi | جَاءَكُمْ: size gelen | مِنَ: -tan | الْحَقِّ: hak- | يُخْرِجُونَ: (yurdunuzdan) çıkardılar | الرَّسُولَ: Elçiyi | وَإِيَّاكُمْ: ve sizi | أَنْ: dolayı | تُؤْمِنُوا: inandığınızdan | بِاللَّهِ: Allah'a | رَبِّكُمْ: Rabbiniz | إِنْ: eğer | كُنْتُمْ: iseniz | خَرَجْتُمْ: çıkmış | جِهَادًا: cihadetmek için | فِي: | سَبِيلِي: benim yolumda | وَابْتِغَاءَ: ve kazanmak için | مَرْضَاتِي: benim rızamı | تُسِرُّونَ: (nasıl) gizliyorsunuz | إِلَيْهِمْ: onlara | بِالْمَوَدَّةِ: içinizde sevgi | وَأَنَا: oysa ben | أَعْلَمُ: bilirim | بِمَا: şeyleri | أَخْفَيْتُمْ: sizin gizlediğiniz | وَمَا: ve şeyleri | أَعْلَنْتُمْ: açığa vurduğunuz | وَمَنْ: ve kim | يَفْعَلْهُ: bunu yaparsa | مِنْكُمْ: sizden | فَقَدْ: elbette | ضَلَّ: sapmıştır | سَوَاءَ: doğru | السَّبِيلِ: yoldan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Harekesiz) : |يا YE EY/HEY/AH | أيها ÊYHE SİZ! | الذين ELZ̃YN kimseler | آمنوا ËMNWE inanan(lar) | لا LE | تتخذوا TTḢZ̃WE edinmeyin | عدوي AD̃WY benim düşmanımı | وعدوكم WAD̃WKM ve sizin düşmanınızı | أولياء ÊWLYEÙ dostlar | تلقون TLGWN siz iletiyorsunuz | إليهم ÎLYHM onlara | بالمودة BELMWD̃T sevgi | وقد WGD̃ halbuki | كفروا KFRWE onlar inkar ettiler | بما BME şeyi | جاءكم CEÙKM size gelen | من MN -tan | الحق ELḪG hak- | يخرجون YḢRCWN (yurdunuzdan) çıkardılar | الرسول ELRSWL Elçiyi | وإياكم WÎYEKM ve sizi | أن ÊN dolayı | تؤمنوا TÙMNWE inandığınızdan | بالله BELLH Allah'a | ربكم RBKM Rabbiniz | إن ÎN eğer | كنتم KNTM iseniz | خرجتم ḢRCTM çıkmış | جهادا CHED̃E cihadetmek için | في FY | سبيلي SBYLY benim yolumda | وابتغاء WEBTĞEÙ ve kazanmak için | مرضاتي MRŽETY benim rızamı | تسرون TSRWN (nasıl) gizliyorsunuz | إليهم ÎLYHM onlara | بالمودة BELMWD̃T içinizde sevgi | وأنا WÊNE oysa ben | أعلم ÊALM bilirim | بما BME şeyleri | أخفيتم ÊḢFYTM sizin gizlediğiniz | وما WME ve şeyleri | أعلنتم ÊALNTM açığa vurduğunuz | ومن WMN ve kim | يفعله YFALH bunu yaparsa | منكم MNKM sizden | فقد FGD̃ elbette | ضل ŽL sapmıştır | سواء SWEÙ doğru | السبيل ELSBYL yoldan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Okunuş) : |: EY/HEY/AH | eyyuhā: SİZ! | elleƶīne: kimseler | āmenū: inanan(lar) | : | tetteḣiƶū: edinmeyin | ǎduvvī: benim düşmanımı | ve ǎduvve kum: ve sizin düşmanınızı | evliyā'e: dostlar | tulḳūne: siz iletiyorsunuz | ileyhim: onlara | bil-meveddeti: sevgi | veḳad: halbuki | keferū: onlar inkar ettiler | bimā: şeyi | cā'ekum: size gelen | mine: -tan | l-Haḳḳi: hak- | yuḣricūne: (yurdunuzdan) çıkardılar | r-rasūle: Elçiyi | ve iyyākum: ve sizi | en: dolayı | tu'minū: inandığınızdan | billahi: Allah'a | rabbikum: Rabbiniz | in: eğer | kuntum: iseniz | ḣaractum: çıkmış | cihāden: cihadetmek için | : | sebīlī: benim yolumda | vebtiğā'e: ve kazanmak için | merDātī: benim rızamı | tusirrūne: (nasıl) gizliyorsunuz | ileyhim: onlara | bil-meveddeti: içinizde sevgi | veenā: oysa ben | eǎ'lemu: bilirim | bimā: şeyleri | eḣfeytum: sizin gizlediğiniz | ve mā: ve şeyleri | eǎ'lentum: açığa vurduğunuz | ve men: ve kim | yef'ǎlhu: bunu yaparsa | minkum: sizden | feḳad: elbette | Delle: sapmıştır | sevā'e: doğru | s-sebīli: yoldan | Kopyala Paylaş
Kırık Meal (Transcript) : |YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELZ̃YN: kimseler | ËMNVE: inanan(lar) | LE: | TTḢZ̃VE: edinmeyin | AD̃VY: benim düşmanımı | VAD̃VKM: ve sizin düşmanınızı | ÊVLYEÙ: dostlar | TLGVN: siz iletiyorsunuz | ÎLYHM: onlara | BELMVD̃T: sevgi | VGD̃: halbuki | KFRVE: onlar inkar ettiler | BME: şeyi | CEÙKM: size gelen | MN: -tan | ELḪG: hak- | YḢRCVN: (yurdunuzdan) çıkardılar | ELRSVL: Elçiyi | VÎYEKM: ve sizi | ÊN: dolayı | TÙMNVE: inandığınızdan | BELLH: Allah'a | RBKM: Rabbiniz | ÎN: eğer | KNTM: iseniz | ḢRCTM: çıkmış | CHED̃E: cihadetmek için | FY: | SBYLY: benim yolumda | VEBTĞEÙ: ve kazanmak için | MRŽETY: benim rızamı | TSRVN: (nasıl) gizliyorsunuz | ÎLYHM: onlara | BELMVD̃T: içinizde sevgi | VÊNE: oysa ben | ÊALM: bilirim | BME: şeyleri | ÊḢFYTM: sizin gizlediğiniz | VME: ve şeyleri | ÊALNTM: açığa vurduğunuz | VMN: ve kim | YFALH: bunu yaparsa | MNKM: sizden | FGD̃: elbette | ŽL: sapmıştır | SVEÙ: doğru | ELSBYL: yoldan | Kopyala Paylaş
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey inananlar, düşmanlarımı ve düşmanlarınızı dost edinip onları sevmeyin, onlara haber yolluyorsunuz ama onlar, size gerçek olarak gelen şeye kâfir olmuşlardır da Peygamberi ve sizi, Rabbiniz Allah'a inanıyorsunuz diye yurdunuzdan çıkarıyorlar; benim yolumda savaşmak ve râzılığımı arayıp elde etmek için yurdunuzdan çıktıysanız, bu, böyle; siz, onlara sevgiyle sır veriyorsunuz ve bense sizin gizlediğiniz şeyi de daha iyi bilirim, açığa vurduğunuz şeyi de ve sizden kim bu işi yaparsa gerçekten de düz ve doğru yoldan sapmış, yolunu kaybetmiş gitmiştir.Dinle Kopyala Paylaş
Adem Uğur : Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmed Hulusi : Ey iman edenler! Benim düşmanım, sizin de düşmanınız olanları velîler edinmeyin! Onlar, size Hak'tan geleni inkâr ettikleri hâlde; Rabbiniz, Esmâ'sıyla hakikatiniz olan Allâh'a iman ettiğiniz için Rasûlü ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları hâlde, siz onlara sevginizi ilka ediyorsunuz. Eğer yolumda cihat etmek ve rızamı talep etmek için çıkmış iseniz (dost edinmeyin); oysa onlara sevginizi (içinizde) gizliyorsunuz. Ben gizlediğinizde ve açıkladığınızda olarak bilirim! Sizden kim bunu yaparsa, yolun denge noktasından gerçekten sapmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Tekin : Ey iman nimetine kavuşanlar, benim düşmanımı ve kendi düşmanınızı kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost-müttefik velî edinmeyin. Siz hâlâ sevgi ve dostluk sebebiyle onlara sır veriyorsunuz. Halbuki onlar, size gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumunuzda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân’ı, İslâm dinini inkârda ısrar ettiler. Rabbiniz Allah’a iman ediyorsunuz diye, Rasulullah’ı ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda hayatlarınızı ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad etmeye, rızamı kazanmaya çıkmışsanız, sevgiyle onlara gizli gizli haber göndermek neyin nesi? Ben sizin gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru, dengeli bir hayat tarzından uzaklaşmış, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek, başına buyruk hareket etmiş olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ahmet Varol : Ey iman edenler! Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olan kimseleri dostlar edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Oysa onlar haktan size geleni inkâr ettiler. Rabbiniz Allah'a iman etmenizden dolayı sizi ve Peygamber'i (yurdunuzdan) çıkarıyorlar. Eğer siz benim yolumda cihad etmek ve benim hoşnutluğumu kazanmak üzere çıktıysanız (nasıl) onlara karşı sevgi gizlersiniz? Halbuki ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa yolun ortasından [1] sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Bulaç : Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkâr etmişler, Rabbiniz olan Allah'a inanmanızdan dolayı elçiyi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp çıkarmışlardır. Eğer siz, Benim yolumda cihad etmek ve Benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hâlâ sevgi gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilirim. Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ali Fikri Yavuz : Ey iman edenler! Düşmanlarımı ve düşmanlarınızı dostlar edinmeyin. Siz, onlara (mektubla bağlılık ve) sevgi yolluyorsunuz; halbuki onlar, Kur’an’dan size geleni inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye, size ve Peygamberi (Mekke’den) çıkarıyorlardı. Eğer sizler, benim yolumda ve rızam uğrunda cihad için (Mekke’den Medine’ye) çıktınızsa, (düşmanlarımı ve düşmanlarınızı dost edinmeyin). Siz, sevgi göstererek, onlara sır veriyorsunuz; halbuki ben, sizin gizlediklerinizi de, açıkladıklarınızı da hep bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, artık hak yolun ortasında sapıtmıştır, (kendini felâkete sürüklemiştir). (Bu âyet-i kerime, Hâtib İbni Belte’e hakkında nazil oldu. Hz. Peygamber efendimizin Mekke’lilere savaş açacağını duyunca, bu haberi Medine’den yazdığı bir mektupla Mekke’lilere bildirmeğe teşebbüs etti ve mektubunu Sare adlı bir kadınla gönderdi. Bunun üzerine Cebrâil nazil olub hâdiyesi Hz. Peygamber efendimize bildirdi. Hz. Peygamber de ashabın ileri gelenlerinden altı kişiyi, yola çıkan kadını yakalayıb mektubu almak üzere vazifelendirdi. Onlar da yolda kadını yakalayarak bu mektubu kendisinden almışlardı. İşte müminlerin, bu şekilde bir büyük günah işlememelerini bildiren bu âyet-i kerime nazil olmuştur.)Dinle Kopyala Paylaş
Bekir Sadak : Ey inananlar! Benim de dusmanim, sizin de dusmaniniz olanlari dost edinmeyin. Onlar, size gelen gercegi inkar etmisken, onlara sevgi gosteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah'a inandiginizdan oturu sizi ve Peygamberi yurdunuzdan cikariyorlar. Eger sizler Benim yolumdan savasmak ve rizami kazanmak icin cikmissaniz onlara nasil sevgi gosterirsiniz? Ben, sizin gizlediginizi de, aciga vurdugunuzu da bilirim. icinizden onlara sevgi gosteren kimse, suphesiz dogru yoldan sapmistir.Dinle Kopyala Paylaş
Celal Yıldırım : Ey imân edenler! Benim de düşmanımı, sizin de düşmanınızı dostlar ve arkadaşlar edinmeyin. Size gelen hakkı inkâr ederlerken siz, onlara sevgi sunuyorsunuz! Rabbınız olan Allah'a imân ettiğiniz için, Peygamber'i ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlardı. Eğer siz, benim yolumda cihâda çıkmış ve hoşnutluğumu arzu etmişseniz, onlara (nasıl olurda) sevgi sunup sır verirsiniz ? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim böyle yaparsa, gerçekten o doğru yolun ortasında şaşırıp sapıtmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri : Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet İşleri (eski) : Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan Allah'a inandığınızdan ötürü sizi ve Peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler Benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır.Dinle Kopyala Paylaş
Diyanet Vakfi : Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Edip Yüksel : Ey inananlar, benim düşmanımı ve sizin düşmanınızı dost edinmeyin. Size gelen gerçeği inkar etmiş ve Rabbiniz olan ALLAH'a inandığınız için elçiyi ve sizi (ülkenizden) çıkarmış oldukları halde siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Rızamı kazanmak için yolumda bir cihada çıktıysanız, onları nasıl gizlice sevebilirsiniz? Oysa ben, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da çok iyi bilirim. Sizden kim böyle davranırsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Resulü ve sizi (yurdunuzdan sürüp) çıkardıkları halde siz onlara sevgi ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için çıktınızsa içinizde onlara sevgi mi gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ey iman edenler, düşmanımı ve düşmanınızı dostlar edinmeyin! Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken siz onlara dostluk gösteriyorsunuz. Onlar, Rabbiniz olan Allah'a iman ettiğiniz için peygamberi ve sizi (yurdunuzdan) çıkarıyorlardı. Eğer sizler, Benim yolumda ve hoşnutluğum uğrunda savaşa çıktıysanız (böyle yapmazsınız). Siz, dostluk göstererek onlara sır veriyorsunuz, oysa Ben sizin gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da tamamen bilirim ve içinizden her kim onu yaparsa, artık düz yolun ortasında şaşırmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Elmalılı Hamdi Yazır : Ey o bütün iyman edenler! Düşmanımı ve düşmanınızı dostlar yerine tutmayın, siz onlara meveddet ilka ediyorsunuz, onlar ise haktan size gelene küfrettiler, rabbınız Allaha iyman ediyorsunuz diye sizi ve Peygamberi çıkarıyorlardı, eğer sizler benim yolumda ve rızam uğurunda cihad için çıktınızsa... Siz meveddetle onlara sir veriyorsunuz, halbuki ben sizin gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da hepsini bilirim ve içinizden her kim onu yaparsa artık düz yolun ortasında şaşırmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Fizilal-il Kuran : Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkar etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar Rabbiniz olan Allah'a inandığınızdan dolayı, Peygamberi ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer siz benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösteriyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Gültekin Onan : Ey inananlar, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin! Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size gelene küfretmişler, rabbiniz olan Tanrı'ya inanmanızdan dolayı elçiyi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp çıkarmışlardır. Eğer siz, benim yolumda cihad etmek ve benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hala sevgi gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlediklerinizi ve açığa vurduklarınızı bilirim. Kim sizden bunu yaparsa, artık o elbette yolun ortasından şaşırıp sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Hakkı Yılmaz : Ey iman etmiş kimseler! Eğer Benim yolumda çaba harcamak ve Benim rızamı kazanmak için çıktınızsa, size haktan gelen şeyleri bilerek reddetdikleri /inanmadıkları hâlde, onlara sevgi ulaştırarak/onlara sevgiyi gizleyerek Bana düşman olanları ve kendinizin düşmanını yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakınlar edinmeyin/onları yönetici yapmayın. Onlar, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçi'yi ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Oysa Ben, sizin gizlediğiniz şeyleri ve açığa vurduğunuz şeyleri en iyi bilenim. Ve sizden kim bunu yaparsa artık o, kesinlikle yolun ta ortasından sapmıştır. Dinle Kopyala Paylaş
Hasan Basri Çantay : Ey îman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız (olanlar) ı dostlar edinmeyin. (Kendileriyle aranızdaki) sevgi yüzünden onlara (peygamberin maksadını) ulaşdırırsınız (değil mi)? Halbuki onlar Hakdan size gelene küfretmişlerdir. Peygamberi de, sizi de Rabbiniz olan Allaha îman ediyorsunuz diye (yurdlarınızdan) çıkarıyorlardı onlar. Eğer siz benim yolumdan savaşmak, benim rızaamı aramak için çıkmışsanız (bunu yapmazsınız). Onlara haalâ muhabbet mi gizleyeceksiniz? Halbuki ben sizin gizlediğinizi de, açıkladığınızı da çok iyi bilenim. İçinizden kim bunu yaparsa muhakkak ki yolun ta ortasından sapmış olur. Dinle Kopyala Paylaş
Hayrat Neşriyat : Ey îmân edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları (kendinize)dostlar edinmeyin; (onlara duyduğunuz) sevgi sebebiyle kendilerine (savaş hazırlıklarınıza dâir haber) ulaştırıyorsunuz; hâlbuki (onlar) size Hakk’tan geleni gerçekten inkâr etmişlerdir.(Unuttunuz mu ki) Rabbiniz olan Allah’a îmân etmenizden dolayı, peygamberi ve husûsan sizi(Mekke’den) çıkarıyorlardı. Eğer benim yolumda cihâd etmek ve rızâmı kazanmak için çıktıysanız (onları dost edinmeyin); (ama siz, içinizde) onlara (duyduğunuz) muhabbeti gizliyorsunuz (onlara muhabbetle sır veriyorsunuz). Hâlbuki ben, gizlediklerinizi de, açıkladıklarınızı da en iyi bilenim. Artık sizden kim bunu yaparsa, o takdirde gerçekten (düz) yolun ortasında sapıtmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
İbni Kesir : Ey iman edenler; benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar, size gelen gerçeği inkar etmişken onlara sevgi gösteriyorsunuz. Halbuki onlar; Rabbınız olan Allah'a inandığınızdan dolayı sizi ve peygamberi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer siz, benim yolumda savaşmak ve hoşnudluğumu kazanmak için çıkmışsanız; onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Oysa Ben, sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden kim bunu yaparsa; şüphesiz ki doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
İskender Evrenosoğlu : Ey âmenû olanlar (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenler)! Benim ve sizin düşmanlarınızı dostlar edinmeyin! Ve onlar, Hakk'tan size geleni inkâr etmiş oldukları halde onlara muhabbet besliyorsunuz (dostluk ilka ediyorsunuz). Rabbiniz olan Allah'a inanmanızdan dolayı resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Şâyet siz, Benim yolumda, Benim rızamı aramak için cihada çıktı iseniz (buna rağmen niçin), onlara sevgi gösterip sır veriyorsunuz. Ve Ben, sizin gizlediğinizi de, açıkladığınızı da bilirim. Ve sizden kim onu (bunu) yaparsa, o taktirde doğru yoldan (Allah'a ulaştıran yoldan, Sıratı Mustakîm'den) sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Muhammed Esed : Siz ey imana ermiş olanlar! Size gelmiş olan bütün hakikatleri inkar eden ve (yalnızca) Rabbiniz Allah'a inandığınız için Elçi'yi ve sizi (yurtlarınızdan) süren düşmanlarımı -ki onlar aynı zamanda sizin de düşmanlarınızdır- şefkat göstererek dost edinmeyin! Eğer Benim yolumda cehd göstermek için ve Benim rızamı kazanmak arzusuyla (evlerinizden) çıkıp gitti(ği)niz (doğru) ise, onlara gizli bir şefkatle yaklaş(arak dostluk yap)mayın; çünkü hem açıktan yaptığınız hem de gizlemiş olduğunuz her şeyden tamamiyle haberdarım. Ve içinizden bunu her kim yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Nasuhi Bilmen : Ey imân etmiş olanlar! Benim düşmanımı, sizin de düşmanınızı dostlar ittihaz etmeyiniz, siz onlara bir meveddet sebebiyle bazı haberler ulaştırıyorsunuz. Halbuki, onlar size Hakk'tan gelen şeyi münkir bulunmuşlardır. Rabbiniz Allah'a imân ettiğinizden dolayı Peygamberi de, sizi de (yurdunuzdan) çıkarıyorlardı. Eğer siz Benim yolumda ve Benim rızamı talep için cihada çıkmış oldu iseniz (O kâfirleri dost tutmayınız). Onlara meveddet ile sır veriyorsunuz ve Ben ise sizin gizlediğiniz şeyi de, açıkladığınız şeyi de pek iyi bilirim ve onu sizden her kim yaparsa artık yolun ortasından sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ömer Öngüt : Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişken, onlara sevgi gösteriyorsunuz. Oysa onlar Rabbiniz olan Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer sizler benim yolumda savaşmak ve hoşnutluğumu kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Ben sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Şaban Piriş : -Ey İman edenler, benim de düşmanım sizin de düşmanız olanları, dost edinmeyin. Size haktan geleni inkar etmişlerken; siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Rabbiniz olan Allah’a iman ediyorsunuz diye Peygamberi de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer benim yolumda cihat etmek ve benim razılığımı almak için çıktıysanız gizlice onlara sevgi beslemeyin. Ben gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Suat Yıldırım : Ey iman edenler! Benim de sizin de düşmanlarınızı dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği reddettikleri halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz. Resulullahı ve sizi, sırf Rabbiniz olan Allah’a inandığınız için, vatanınızdan kovuyorlar. Siz Benim yolumda cihad etmek ve Benim rızamı kazanmak için yurdunuzdan çıkarılmayı göze aldıysanız, nasıl olur da onlara sevgi gösterip sır verirsiniz? Halbuki Ben sizin gizlediğiniz ve açıkladığınız her şeyi bilmekteyim. Doğrusu içinizden kim bunu yaparsa, artık doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Süleyman Ateş : Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçiyi ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları halde siz onlara sevgi iletiyorsunuz. Benim yolumda cihâd etmek ve benim rızâmı kazanmak için (yurdunuzdan) çıktığınız halde içinizde onlara sevgi (mi) gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Tefhim-ul Kuran : Ey iman edenler, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size gelene küfretmişler, Rabbiniz olan Allah'a inanmanızdan dolayı peygamberi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp çıkarmışlardır. Eğer siz, benim yolumda cihad etmek ve benim rızamı aramak amacıyla çıkmışsanız (nasıl) onlara karşı hâlâ sevgi gizliyorsunuz? Ben, sizin gizlemekte olduklarınızı da, açığa vurduklarınızı da bilirim. Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Ümit Şimşek : Ey iman edenler! Bana ve size düşman olanları veli edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz; ama onlar size hak olarak geleni inkâr etmişlerdir. Peygamberi ve sizi de, Rabbiniz olan Allah'a iman ettiğiniz için yurdunuzdan çıkarmaktadırlar. Eğer siz Benim yolumda cihad etmek ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, onlara nasıl sevgi gösterirsiniz? Sizin gizlediğinizi de Ben bilirim, açığa vurduğunuzu da. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
Yaşar Nuri Öztürk : Ey iman sahipleri! Düşmanımı ve düşmanınızı dostlar yerine tutmayın! Onlar, size Hak'tan geleni inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınız için Peygamber'i ve sizi yurdunuzdan çıkardıkları halde, siz onlara sevgi sunuyorsunuz. Benim yolumda gayret sarf etmek, benim hoşnutluğumu kazanmak için seferber olduğunuz halde, içinizde onlara sevgi gizliyorsunuz. Sizin gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da en iyi ben bilirim. Sizden kim bunu yaparsa denge yolundan sapmış olur.Dinle Kopyala Paylaş
ANASAYFA|KURAN SIRASI|İNİŞ SIRASI|ALFABETİK SIRA|MEAL LİSTESİ|KONU LİSTESİ|ARAMA SAYFASI|ALFABE|
Kuran Mealleri Veritabanı ve Site Dosyalarını İNDİR
Sitemiz kurulum ve geliştirme aşamasındadır; hatalar, eksikler bulunabilir.