Kırık Meal (Arapça) : |لِكَيْلَا: için | تَأْسَوْا: üzülmemeniz | عَلَىٰ: üzerine | مَا: şey | فَاتَكُمْ: elinizden çıkan | وَلَا: ve | تَفْرَحُوا: şımarmamanız (için) | بِمَا: şey ile | اتَاكُمْ: size verdiği | وَاللَّهُ: ve Allah | لَا: | يُحِبُّ: sevmez | كُلَّ: hiçbirini | مُخْتَالٍ: kendini beğenenleri | فَخُورٍ: övünenleri |
Kırık Meal (Harekesiz) : |لكيلا LKYLEiçin | تأسوا TÊSWEüzülmemeniz | على ALüzerine | ما MEşey | فاتكم FETKMelinizden çıkan | ولا WLEve | تفرحوا TFRḪWEşımarmamanız (için) | بما BMEşey ile | آتاكم ËTEKMsize verdiği | والله WELLHve Allah | لا LE | يحب YḪBsevmez | كل KLhiçbirini | مختال MḢTELkendini beğenenleri | فخور FḢWRövünenleri |
Kırık Meal (Okunuş) : |likeylā: için | te'sev: üzülmemeniz | ǎlā: üzerine | mā: şey | fetekum: elinizden çıkan | ve lā: ve | tefraHū: şımarmamanız (için) | bimā: şey ile | ātākum: size verdiği | vallahu: ve Allah | lā: | yuHibbu: sevmez | kulle: hiçbirini | muḣtālin: kendini beğenenleri | feḣūrin: övünenleri |
Kırık Meal (Transcript) : |LKYLE: için | TÊSVE: üzülmemeniz | AL: üzerine | ME: şey | FETKM: elinizden çıkan | VLE: ve | TFRḪVE: şımarmamanız (için) | BME: şey ile | ËTEKM: size verdiği | VELLH: ve Allah | LE: | YḪB: sevmez | KL: hiçbirini | MḢTEL: kendini beğenenleri | FḢVR: övünenleri |
Abdulbaki Gölpınarlı : Bunu da, elinizden çıkarıp kaybettiğiniz şeye kederlenmeyin ve size verdiğimize sevinmeyin diye yapmışızdır ve Allah, övünüp kibirlenen hiçbir kimseyi sevmez.
Adem Uğur : (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Ahmed Hulusi : (Bunu bildiriyoruz) ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız! Allâh çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez!
Ahmet Tekin : Allah bunu, elinizden çıkan servete ve imkânlara üzülmeyesiniz, Allah’ın ihsan ettiği nimetler ve imkânlarla şımarmayasınız diye size açıklamaktadır. Allah kendini beğenenleri, böbürlenenleri sevmez.
Ahmet Varol : Bu elinizden çıkana üzülmeyesiniz, (Allah'ın) size verdiğiyle de sevinip şımarmayasınız diyedir. Allah, kendini beğenip böbürlenen hiç kimseyi sevmez.
Ali Bulaç : Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Ali Fikri Yavuz : (Her şey yazıldı ve tesbit edildi ki, dünya nimetlerinden) elde edemediğinize üzülmiyesiniz ve (Allah’ın) size verdiğine de güvenib sevinmiyesiniz. Allah çok öğünüb kurulanın hiç birini sevmez.
Bekir Sadak : Bu, kaybettiginize uzulmemeniz ve Allah'in size verdigi nimetlerle simarmamaniz icindir. Allah, kendini begenip ogunen hic kimseyi sevmez.
Celal Yıldırım : Bu da, elinizden çıkana tasalanmamanız ve size verdiğine fazla sevinmemeniz içindir. Allah, çok övünen böbürlenen kimselerden hiçbirini sevmez.
Diyanet İşleri : Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.
Diyanet İşleri (eski) : Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez;
Diyanet Vakfi : (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Edip Yüksel : Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. ALLAH kendini beğenip övünenleri sevmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Şunun için ki: Kaybettiğinize üzülmeyesiniz ve (Allah'ın) size verdiğine de güvenmeyesiniz! Allah çok övünen, kurulanın topunu sevmez.
Elmalılı Hamdi Yazır : Şunun için ki gaybettiğinize gam yemeyesiniz ve size verdiğine de güvenmiyesiniz, Allah çok öğünen, kurulanın topunu sevmez.
Fizilal-il Kuran : Amaç, kaybettiklerinize üzülmemeniz ve O'nun size verdikleri yüzünden şımarmamanızdır. Allah kendini beğenmiş şımarıkları sevmez.
Gültekin Onan : Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Tanrı'nın) verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız. Tanrı, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Hakkı Yılmaz : (22-24) Yeryüzünde ve kendilerinin içinde musibetten isabet eden şeyler, –elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah'ın size verdiği şeylerle şımarmayasınız diye– Bizim onu yaratmamızdan önce, kesinlikle bir kitaptadır. Şüphesiz bu, Allah'a göre çok kolaydır. Ve Allah, cimrilik eden ve insanlara da cimriliği emreden kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez. Kim yüz çevirirse de, biliniz ki şüphesiz Allah, çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayanın, övülen, övgüye lâyık bulunanın ta kendisidir.
Hasan Basri Çantay : (Allah bunu) elinizden çıkana tasalanmayasınız, Onun size verdiği ile sevinip şımarmayasınız diye (yazmışdır). Allah çok böbürlenen her kibirliyi sevmez.
Hayrat Neşriyat : Tâ ki elinizden gidene üzülmeyesiniz ve (Allah’ın) size verdiği ile şımarmayasınız! Çünki Allah, bütün kendini beğenenleri, çok övünenleri sevmez.
İbni Kesir : Kaybettiğinize üzülmeyesiniz ve size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye. Allah; kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
İskender Evrenosoğlu : Sizin elinizden çıkan şeye üzülmemeniz ve size verilen şeyle sevinmemeniz (övünmemeniz) içindir. Ve Allah, böbürlenen ve çok övünenlerin hiçbirini sevmez.
Muhammed Esed : (Bunu bilin ki,) elinizden kaçan (iyi ve güzel) şeylere üzülmeyesiniz ve elinize geçen (iyi ve güzel) şeylerle de (boş yere) şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip küstahça davrananları sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen : (Hadiselerin öyle tesbit edilmiş olması şu hikmete mebnî haber veriliyor ki:) Sizden gaip olan üzerine müteessir olmayasınız. Ve size verdiği ile de sevinip mağrur olmayasınız. Ve Allah, her bir böbürleneni, çok iftihar edeni sevmez.
Ömer Öngüt : Bu, elinizden çıkana üzülmemeniz ve Allah'ın size verdikleri ile sevinip şımarmamanız içindir. Çünkü Allah kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez.
Şaban Piriş : Bu, kaybettiğinize üzülmemeniz, size verdiğimiz ile de şımarmamanız içindir. Allah, kendini beğenip öğünen hiç kimseyi sevmez.
Suat Yıldırım : Bu da, elinizden çıkan şeylerden dolayı gam yememeniz, Allah’ın size nasib ettiği nimetlerle de şımarmamanız içindir. Allah övünüp duran, kibirli, kendini beğenmiş kimseleri sevmez.
Süleyman Ateş : (Başınıza gelecek olayları, önceden bir Kitaba yazdık) Ki elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve (Allâh'ın) size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allâh, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
Tefhim-ul Kuran : Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Ümit Şimşek : Tâ ki kaybettiğinize üzülmeyin, size verdiklerimizle de şımarmayın. Çünkü Allah büyüklük taslayan ve böbürlenenlerin hiçbirini sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk : Böyle yapılmıştır ki, elinizden çıkana üzülüp ümitsizliğe düşmeyesiniz ve Allah'ın size verdiğiyle sevinip şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip övünenlerin hiçbirini sevmez.