64Tegâbun Suresi
Kuran Sırası: 64
İniş Sırası: 108
Kırık Meal (Okunuş) Meali
|yusebbiHu: tesbih etmektedir
| lillahi: Allah'ı
| mā: bulunanlar
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| ve mā: ve bulunanlar
| fī:
| l-erDi: yerde
| lehu: O'nundur
| l-mulku: mülk
| ve lehu: ve onlar
| l-Hamdu: hamd
| ve huve: ve O
| ǎlā: üzerine
| kulli: her
| şey'in: şey
| ḳadīrun: kadirdir
| (64:1)

| lillahi: Allah'ı
| mā: bulunanlar
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| ve mā: ve bulunanlar
| fī:
| l-erDi: yerde
| lehu: O'nundur
| l-mulku: mülk
| ve lehu: ve onlar
| l-Hamdu: hamd
| ve huve: ve O
| ǎlā: üzerine
| kulli: her
| şey'in: şey
| ḳadīrun: kadirdir
| (64:1)|huve: O'dur
| lleƶī:
| ḣaleḳakum: sizi yaratan
| fe minkum: kiminiz
| kāfirun: kafirdir
| ve minkum: ve kiminiz
| mu'minun: mü'min
| vallahu: ve Allah
| bimā: şeyleri
| teǎ'melūne: yaptıklarınız
| beSīrun: görmektedir
| (64:2)

| lleƶī:
| ḣaleḳakum: sizi yaratan
| fe minkum: kiminiz
| kāfirun: kafirdir
| ve minkum: ve kiminiz
| mu'minun: mü'min
| vallahu: ve Allah
| bimā: şeyleri
| teǎ'melūne: yaptıklarınız
| beSīrun: görmektedir
| (64:2)|ḣaleḳa: yarattı
| s-semāvāti: gökleri
| vel'erDe: ve yeri
| bil-Haḳḳi: hak (hikmet) ile
| ve Savverakum: ve sizi biçimlendirdi
| fe eHsene: güzel yaptı
| Suverakum: biçimlerinizi
| ve ileyhi: ve O'nadır
| l-meSīru: dönüş
| (64:3)

| s-semāvāti: gökleri
| vel'erDe: ve yeri
| bil-Haḳḳi: hak (hikmet) ile
| ve Savverakum: ve sizi biçimlendirdi
| fe eHsene: güzel yaptı
| Suverakum: biçimlerinizi
| ve ileyhi: ve O'nadır
| l-meSīru: dönüş
| (64:3)|yeǎ'lemu: bilir
| mā: bulunanları
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| vel'erDi: ve yerde
| ve yeǎ'lemu: ve bilir
| mā: şeyleri
| tusirrūne: gizlediğiniz
| ve mā: ve şeyleri
| tuǎ'linūne: açığa vurduğunuz
| vallahu: ve Allah
| ǎlīmun: bilendir
| biƶāti: özünü
| S-Sudūri: göğüslerin
| (64:4)

| mā: bulunanları
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| vel'erDi: ve yerde
| ve yeǎ'lemu: ve bilir
| mā: şeyleri
| tusirrūne: gizlediğiniz
| ve mā: ve şeyleri
| tuǎ'linūne: açığa vurduğunuz
| vallahu: ve Allah
| ǎlīmun: bilendir
| biƶāti: özünü
| S-Sudūri: göğüslerin
| (64:4)|elem:
| ye'tikum: size gelmedi mi?
| nebeu: haberi
| elleƶīne: olanların
| keferū: inkar etmiş
| min: -den
| ḳablu: daha önce-
| feƶāḳū: taddılar
| vebāle: vebalini
| emrihim: işlerinin
| ve lehum: ve Onların
| ǎƶābun: bir azab
| elīmun: acı
| (64:5)

| ye'tikum: size gelmedi mi?
| nebeu: haberi
| elleƶīne: olanların
| keferū: inkar etmiş
| min: -den
| ḳablu: daha önce-
| feƶāḳū: taddılar
| vebāle: vebalini
| emrihim: işlerinin
| ve lehum: ve Onların
| ǎƶābun: bir azab
| elīmun: acı
| (64:5)|ƶālike: bu
| biennehu: sebepledir ki
| kānet:
| te'tīhim: getirirlerdi
| rusuluhum: elçileri
| bil-beyyināti: açık deliller
| feḳālū: fakat onlar dediler
| ebeşerun: bir insan mı?
| yehdūnenā: bize yol gösterecek
| fekeferū: ve inkar ettiler
| ve tevellev: ve yüz çevirdiler
| vesteğnā: muhtaç olmadığını gösterdi
| llahu: Allah da
| vallahu: ve Allah
| ğaniyyun: zengindir
| Hamīdun: övülmüştür
| (64:6)

| biennehu: sebepledir ki
| kānet:
| te'tīhim: getirirlerdi
| rusuluhum: elçileri
| bil-beyyināti: açık deliller
| feḳālū: fakat onlar dediler
| ebeşerun: bir insan mı?
| yehdūnenā: bize yol gösterecek
| fekeferū: ve inkar ettiler
| ve tevellev: ve yüz çevirdiler
| vesteğnā: muhtaç olmadığını gösterdi
| llahu: Allah da
| vallahu: ve Allah
| ğaniyyun: zengindir
| Hamīdun: övülmüştür
| (64:6)|zeǎme: sandılar
| elleƶīne: kimseler
| keferū: inkar eden(ler)
| en:
| len: kesinlikle
| yub'ǎṧū: diriltilmeyeceklerini
| ḳul: de ki
| belā: hayır
| verabbī: Rabbim hakkı için
| letub'ǎṧunne: mutlaka diriltileceksiniz
| ṧumme: sonra
| letunebbe'unne: size haber verilecektir
| bimā: şeyler
| ǎmiltum: yaptıklarınız
| ve ƶālike: ve bu
| ǎlā: göre
| llahi: Allah'a
| yesīrun: kolaydır
| (64:7)

| elleƶīne: kimseler
| keferū: inkar eden(ler)
| en:
| len: kesinlikle
| yub'ǎṧū: diriltilmeyeceklerini
| ḳul: de ki
| belā: hayır
| verabbī: Rabbim hakkı için
| letub'ǎṧunne: mutlaka diriltileceksiniz
| ṧumme: sonra
| letunebbe'unne: size haber verilecektir
| bimā: şeyler
| ǎmiltum: yaptıklarınız
| ve ƶālike: ve bu
| ǎlā: göre
| llahi: Allah'a
| yesīrun: kolaydır
| (64:7)|fe āminū: artık inanın
| billahi: Allah'a
| ve rasūlihi: ve Elçisine
| ve nnūri: ve nura
| lleƶī:
| enzelnā: indirdiğimiz
| vallahu: ve Allah
| bimā: şeyleri
| teǎ'melūne: yaptıklarınız
| ḣabīrun: haber almaktadır
| (64:8)

| billahi: Allah'a
| ve rasūlihi: ve Elçisine
| ve nnūri: ve nura
| lleƶī:
| enzelnā: indirdiğimiz
| vallahu: ve Allah
| bimā: şeyleri
| teǎ'melūne: yaptıklarınız
| ḣabīrun: haber almaktadır
| (64:8)|yevme: gün
| yecmeǔkum: sizi topladığı
| liyevmi: günü için
| l-cem'ǐ: toplanma
| ƶālike: işte o
| yevmu: günüdür
| t-teğābuni: aldanma
| ve men: ve kim
| yu'min: inanırsa
| billahi: Allah'a
| ve yeǎ'mel: ve yaparsa
| SāliHen: yararlı iş
| yukeffir: örter
| ǎnhu: onun
| seyyiātihi: kötülüklerini
| ve yudḣilhu: ve onu sokar
| cennātin: cennetlere
| tecrī: akan
| min:
| teHtihā: altlarından
| l-enhāru: ırmaklar
| ḣālidīne: kalırlar
| fīhā: orada
| ebeden: ebedi
| ƶālike: işte budur
| l-fevzu: başarı
| l-ǎZīmu: büyük
| (64:9)

| yecmeǔkum: sizi topladığı
| liyevmi: günü için
| l-cem'ǐ: toplanma
| ƶālike: işte o
| yevmu: günüdür
| t-teğābuni: aldanma
| ve men: ve kim
| yu'min: inanırsa
| billahi: Allah'a
| ve yeǎ'mel: ve yaparsa
| SāliHen: yararlı iş
| yukeffir: örter
| ǎnhu: onun
| seyyiātihi: kötülüklerini
| ve yudḣilhu: ve onu sokar
| cennātin: cennetlere
| tecrī: akan
| min:
| teHtihā: altlarından
| l-enhāru: ırmaklar
| ḣālidīne: kalırlar
| fīhā: orada
| ebeden: ebedi
| ƶālike: işte budur
| l-fevzu: başarı
| l-ǎZīmu: büyük
| (64:9)|velleƶīne: ve kimseler
| keferū: inkar eden(ler)
| ve keƶƶebū: ve yalanlayanlar
| biāyātinā: ayetlerimizi
| ulāike: işte onlar
| eSHābu: halkıdır
| n-nāri: ateş
| ḣālidīne: sürekli kalacaklardır
| fīhā: orada
| ve bi'se: ne kötü
| l-meSīru: gidilecek yerdir orası
| (64:10)

| keferū: inkar eden(ler)
| ve keƶƶebū: ve yalanlayanlar
| biāyātinā: ayetlerimizi
| ulāike: işte onlar
| eSHābu: halkıdır
| n-nāri: ateş
| ḣālidīne: sürekli kalacaklardır
| fīhā: orada
| ve bi'se: ne kötü
| l-meSīru: gidilecek yerdir orası
| (64:10)|mā:
| eSābe: isabet etmez
| min: hiçbir
| muSībetin: musibet
| illā: dışında
| biiƶni: izni
| llahi: Allah'ın
| ve men: ve kim
| yu'min: inanırsa
| billahi: Allah'a
| yehdi: doğruya iletir
| ḳalbehu: onun kalbini
| vallahu: ve Allah
| bikulli: her
| şey'in: şeyi
| ǎlīmun: bilendir
| (64:11)

| eSābe: isabet etmez
| min: hiçbir
| muSībetin: musibet
| illā: dışında
| biiƶni: izni
| llahi: Allah'ın
| ve men: ve kim
| yu'min: inanırsa
| billahi: Allah'a
| yehdi: doğruya iletir
| ḳalbehu: onun kalbini
| vallahu: ve Allah
| bikulli: her
| şey'in: şeyi
| ǎlīmun: bilendir
| (64:11)|veeTīǔ: o halde ita'at edin
| llahe: Allah'a
| ve eTīǔ: ve ita'at edin
| r-rasūle: Elçiye
| fein: eğer
| tevelleytum: dönerseniz
| feinnemā: şüphesiz
| ǎlā: düşen
| rasūlinā: Elçimize
| l-belāğu: duyurmaktır
| l-mubīnu: açıkça
| (64:12)

| llahe: Allah'a
| ve eTīǔ: ve ita'at edin
| r-rasūle: Elçiye
| fein: eğer
| tevelleytum: dönerseniz
| feinnemā: şüphesiz
| ǎlā: düşen
| rasūlinā: Elçimize
| l-belāğu: duyurmaktır
| l-mubīnu: açıkça
| (64:12)|Allahu: Allah (ki)
| lā: yoktur
| ilāhe: tanrı
| illā: başka
| huve: O'ndan
| ve ǎlā: ve
| llahi: Allah'a
| felyetevekkeli: dayansınlar
| l-mu'minūne: mü'minler
| (64:13)

| lā: yoktur
| ilāhe: tanrı
| illā: başka
| huve: O'ndan
| ve ǎlā: ve
| llahi: Allah'a
| felyetevekkeli: dayansınlar
| l-mu'minūne: mü'minler
| (64:13)|yā : EY/HEY/AH
| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: kimseler
| āmenū: inanan(lar)
| inne: şüphesiz
| min: -den (bazıları)
| ezvācikum: eşleriniz-
| ve evlādikum: ve çocuklarınızdan
| ǎduvven: düşmandır
| lekum: size
| feHƶerūhum: onlardan sakının
| vein: ama
| teǎ'fū: affederseniz
| ve teSfeHū: ve hoşgörürseniz
| ve teğfirū: ve bağışlarsanız
| feinne: muhakkak ki
| llahe: Allah (da)
| ğafūrun: bağışlayandır
| raHīmun: esirgeyendir
| (64:14)

| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: kimseler
| āmenū: inanan(lar)
| inne: şüphesiz
| min: -den (bazıları)
| ezvācikum: eşleriniz-
| ve evlādikum: ve çocuklarınızdan
| ǎduvven: düşmandır
| lekum: size
| feHƶerūhum: onlardan sakının
| vein: ama
| teǎ'fū: affederseniz
| ve teSfeHū: ve hoşgörürseniz
| ve teğfirū: ve bağışlarsanız
| feinne: muhakkak ki
| llahe: Allah (da)
| ğafūrun: bağışlayandır
| raHīmun: esirgeyendir
| (64:14)|innemā: elbette
| emvālukum: mallarınız
| ve evlādukum: ve evladlarınız
| fitnetun: bir imtihandır
| vallahu: Allah ise
| ǐndehu: O'nun yanındadır
| ecrun: ödül
| ǎZīmun: büyük
| (64:15)

| emvālukum: mallarınız
| ve evlādukum: ve evladlarınız
| fitnetun: bir imtihandır
| vallahu: Allah ise
| ǐndehu: O'nun yanındadır
| ecrun: ödül
| ǎZīmun: büyük
| (64:15)|fetteḳū: öyle ise korkun
| llahe: Allah'tan
| mā:
| steTaǎ'tum: gücünüz yettiği kadar
| vesmeǔ: ve dinleyin
| ve eTīǔ: ve ita'at edin
| ve enfiḳū: ve infak edin
| ḣayran: en hayırlı olanı
| lienfusikum: kendiniz için
| ve men: ve kim
| yūḳa: korunursa
| şuHHa: cimriliğinden
| nefsihi: nefsinin
| feulāike: işte
| humu: onlar
| l-mufliHūne: başarıya erenlerdir
| (64:16)

| llahe: Allah'tan
| mā:
| steTaǎ'tum: gücünüz yettiği kadar
| vesmeǔ: ve dinleyin
| ve eTīǔ: ve ita'at edin
| ve enfiḳū: ve infak edin
| ḣayran: en hayırlı olanı
| lienfusikum: kendiniz için
| ve men: ve kim
| yūḳa: korunursa
| şuHHa: cimriliğinden
| nefsihi: nefsinin
| feulāike: işte
| humu: onlar
| l-mufliHūne: başarıya erenlerdir
| (64:16)|in: eğer
| tuḳriDū: borç verirseniz
| llahe: Allah'a
| ḳarDan: bir borçla
| Hasenen: güzel
| yuDāǐfhu: onu kat kat yapar
| lekum: sizin için
| ve yeğfir: ve bağışlar
| lekum: sizi
| vallahu: Allah
| şekūrun: karşılık verendir
| Halīmun: halimdir
| (64:17)

| tuḳriDū: borç verirseniz
| llahe: Allah'a
| ḳarDan: bir borçla
| Hasenen: güzel
| yuDāǐfhu: onu kat kat yapar
| lekum: sizin için
| ve yeğfir: ve bağışlar
| lekum: sizi
| vallahu: Allah
| şekūrun: karşılık verendir
| Halīmun: halimdir
| (64:17)|ǎālimu: bilendir
| l-ğaybi: görünmeyeni
| ve şşehādeti: ve görüneni
| l-ǎzīzu: azizdir
| l-Hakīmu: hakimdir
| (64:18)

| l-ğaybi: görünmeyeni
| ve şşehādeti: ve görüneni
| l-ǎzīzu: azizdir
| l-Hakīmu: hakimdir
| (64:18)