Kırık Meal (Arapça) : |أَوَلَمْ: | يَرَوْا: görmüyorlar mı? | أَنَّا: biz | نَسُوقُ: sürüyoruz | الْمَاءَ: suyu | إِلَى: | الْأَرْضِ: yere | الْجُرُزِ: kuru otsuz | فَنُخْرِجُ: ve bitiriyoruz | بِهِ: onunla | زَرْعًا: ekin | تَأْكُلُ: yiyor | مِنْهُ: ondan | أَنْعَامُهُمْ: hayvanları da | وَأَنْفُسُهُمْ: kendileri de | أَفَلَا: | يُبْصِرُونَ: görmüyorlar mı? |
Kırık Meal (Harekesiz) : |أولم ÊWLM | يروا YRWEgörmüyorlar mı? | أنا ÊNEbiz | نسوق NSWGsürüyoruz | الماء ELMEÙsuyu | إلى ÎL | الأرض ELÊRŽyere | الجرز ELCRZkuru otsuz | فنخرج FNḢRCve bitiriyoruz | به BHonunla | زرعا ZRAEekin | تأكل TÊKLyiyor | منه MNHondan | أنعامهم ÊNAEMHMhayvanları da | وأنفسهم WÊNFSHMkendileri de | أفلا ÊFLE | يبصرون YBṦRWNgörmüyorlar mı? |
Kırık Meal (Okunuş) : |evelem: | yerav: görmüyorlar mı? | ennā: biz | nesūḳu: sürüyoruz | l-māe: suyu | ilā: | l-erDi: yere | l-curuzi: kuru otsuz | fenuḣricu: ve bitiriyoruz | bihi: onunla | zer'ǎn: ekin | te'kulu: yiyor | minhu: ondan | en'ǎāmuhum: hayvanları da | ve enfusuhum: kendileri de | efelā: | yubSirūne: görmüyorlar mı? |
Kırık Meal (Transcript) : |ÊVLM: | YRVE: görmüyorlar mı? | ÊNE: biz | NSVG: sürüyoruz | ELMEÙ: suyu | ÎL: | ELÊRŽ: yere | ELCRZ: kuru otsuz | FNḢRC: ve bitiriyoruz | BH: onunla | ZRAE: ekin | TÊKL: yiyor | MNH: ondan | ÊNAEMHM: hayvanları da | VÊNFSHM: kendileri de | ÊFLE: | YBṦRVN: görmüyorlar mı? |
Abdulbaki Gölpınarlı : Görmediler mi ki biz, suyu, kurak ve çorak yerlere akıtırız da o sayede hayvanlarının ve kendilerinin yiyecekleri otları bitiririz; hâlâ mı görmezler?
Adem Uğur : Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmediler mi? Hâla da göremeyecekler mi?
Ahmed Hulusi : Görmediler mi ki biz suyu çorak - kupkuru arza sevk ederiz de, o suyla, onların hayvanlarının ve kendi nefslerinin yediği ekini çıkarırız? Hâlâ mı görmüyorlar?
Ahmet Tekin : Kupkuru yerlere, toprağa suyu ulaştırdığımızda, hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekini, sebzeyi ve otu çıkardığımızı, yetiştirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ da görmeyecekler mi?
Ahmet Varol : Bizim suyu çorak bir yere sürdüğümüzü ve onunla, hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekin çıkardığımızı görmediler mi? Yine de görmüyorlar mı?
Ali Bulaç : Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?
Ali Fikri Yavuz : Görmediler mi ki, biz suyu çorak araziye sevk ediyoruz da onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyecekleri ekini bitiriyoruz. Hâlâ (bunların Allah’dan olduğunu) görmiyecekler mi?
Bekir Sadak : Kuru yerlere suyu gonderip onunla hayvanlarinin ve kendilerinin yedikleri ekinleri cikardigimizi gormezler mi? Gormuyorlar mi?
Celal Yıldırım : Görmediler mi ki, biz suyu kupkuru yere sevkedip onunla davarlarının ve kendilerinin yediği ekini (ürünü) çıkarıyoruz. Hâlâ görmüyorlar mı?
Diyanet İşleri : Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?
Diyanet İşleri (eski) : Kuru yerlere suyu gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkardığımızı görmezler mi? Görmüyorlar mı?
Diyanet Vakfi : Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yiyegeldikleri ekini çıkarmakta olduğumuzu da görmediler mi? Hâla da göremeyecekler mi?
Edip Yüksel : Kıraç toprağa suyu sürerek onların ve çiftlik hayvanlarının yediği ekinleri çıkardığımızı kavramazlar mı? Görmezler mi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ya hiç görmediler mi ki, biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz. Ondan hayvanları da yiyor, kendileri de. Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ya hiç görmediler mi, Biz kır bir yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz; ondan hayvanları da yiyor, kendileri de? Hala gözlerini açmayacaklar mı?
Elmalılı Hamdi Yazır : Ya hiç görmediler de mi? Biz kır yere suyu salıveriyoruz da onunla bir ekin çıkarıyoruz, ondan hayvanları da yiyor, kendileri de, hâlâ gözlerini açmıyacaklar mı?
Fizilal-il Kuran : Kuru yerlere suyu gönderip, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkardığımızı görmezler mi? Görmüyorlar mı?
Gültekin Onan : Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiryoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?
Hakkı Yılmaz : Ya da, Bizim kır-kurak yere suyu salıverip de onunla hayvanların ve kendilerinin yediği bir ekin çıkarmamızı da mı görmediler? Hâlâ görmezler mi?
Hasan Basri Çantay : Suyu kupkuru ve çorak yere sevk etdiğimizi, onunla gerek hayvanlarının, gerek kendilerinin kısmen yiyegeldikleri ekini çıkarmakda olduğumuzu da görmediler mi? Haalâ da görmeyecekler mi?
Hayrat Neşriyat : Görmediler mi, doğrusu biz suyu kurak yere gönderiyoruz da, onunla hayvanlarının ve kendilerinin ondan yiyecekleri bir ekini çıkarıyoruz. Hiç görmezler mi?
İbni Kesir : Görmezler mi ki; Biz, kuru yerlere suyu gönderiyor, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yedikleri ekinleri çıkarıyoruz. Hala da görmeyecekler mi?
İskender Evrenosoğlu : Onlar, suyu kurak araziye nasıl sevkediyoruz görmediler mi? Böylece oradan ekinler çıkarırız, ondan hayvanları. Ve onlar yerler. Hâlâ görmüyorlar mı?
Muhammed Esed : Üzerinde ot bitmeyen kuru topraklara yağmur indirip kendilerinin ve hayvanlarının yiyeceği bitkileri Bizim yeşerttiğimizi görmezler mi?
Mustafa İslamoğlu : Kıraç toprağa suyu sevk edip de onunla kendilerinin ve hayvanlarının beslendiği bitkiler çıkardığımızı nasıl görmezler? Peki ama, daha da mı görmeyecekler?
Ömer Nasuhi Bilmen : Görmediler mi ki, muhakkak Biz suyu çorak yere sevkederiz de onunla hemen ekinleri çıkarırız, onlardan hayvanları ve kendileri yiyiverir. Hâlâ görmezler mi?
Ömer Öngüt : Hiç görmediler mi ki; biz suyu kupkuru, çorak yerlere sevkediyoruz da, onunla ekin çıkarıyoruz. Ondan hem hayvanları hem de kendileri yiyor. Hâlâ görmüyorlar mı?
Şaban Piriş : Bizim, susuz araziyi su ile suladığımızı, onunla, hayvanların ve kendilerinin yediği ekini çıkardığımızı görmüyorlar mı? Hala doğruyu göremiyorlar mı?
Suat Yıldırım : Görmüyorlar mı ki biz otsuz, kır araziye su sevk ediyoruz, onun sayesinde, hayvanların ve kendilerinin yiyecekleri ekinleri yetiştiriyoruz. Hâlâ bunları görmeyecekler mi?
Süleyman Ateş : Görmüyorlar mı biz nasıl suyu, kuru, otsuz yere sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları da, kendileri de yiyor? Görmüyorlar mı?
Tefhim-ul Kuran : Görmüyorlar mı; biz, suyu çorak toprağa sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları da, kendileri de yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?
Ümit Şimşek : Onlar görmedi mi ki, Biz suyu kupkuru topraklara sevk eder ve onunla ekinler bitiririz de, hem kendileri, hem hayvanları ondan yerler? Hâlâ gözlerini açmayacaklar mı?
Yaşar Nuri Öztürk : Görmediler mi ki biz, çorak toprağa suyu salıyoruz da onunla ekinler çıkarıyoruz; hem hayvanları yiyor ondan hem kendileri. Hâlâ görmüyorlar mı?