62Cum’a Suresi
Kuran Sırası: 62
İniş Sırası: 110
Kırık Meal (Okunuş) Meali
|yusebbiHu: tesbih etmektedir
| lillahi: Allah'ı
| mā: ne varsa
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| ve mā: ve ne varsa
| fī:
| l-erDi: yerde
| l-meliki: padişah
| l-ḳuddūsi: mukaddes
| l-ǎzīzi: aziz
| l-Hakīmi: hakim
| (62:1)

| lillahi: Allah'ı
| mā: ne varsa
| fī:
| s-semāvāti: göklerde
| ve mā: ve ne varsa
| fī:
| l-erDi: yerde
| l-meliki: padişah
| l-ḳuddūsi: mukaddes
| l-ǎzīzi: aziz
| l-Hakīmi: hakim
| (62:1)|huve: O
| lleƶī:
| beǎṧe: gönderendir
| fī: içinde
| l-ummiyyīne: ümmiler
| rasūlen: bir elçi
| minhum: kendilerinden olan
| yetlū: okuyan
| ǎleyhim: onlara
| āyātihi: O'nun ayetlerini
| ve yuzekkīhim: ve onları yücelten
| ve yuǎllimuhumu: ve onlara öğreten
| l-kitābe: Kitabı
| velHikmete: ve hikmeti
| vein: oysa
| kānū: onlar idiler
| min:
| ḳablu: önceden
| lefī: içinde
| Delālin: bir sapıklık
| mubīnin: açık
| (62:2)

| lleƶī:
| beǎṧe: gönderendir
| fī: içinde
| l-ummiyyīne: ümmiler
| rasūlen: bir elçi
| minhum: kendilerinden olan
| yetlū: okuyan
| ǎleyhim: onlara
| āyātihi: O'nun ayetlerini
| ve yuzekkīhim: ve onları yücelten
| ve yuǎllimuhumu: ve onlara öğreten
| l-kitābe: Kitabı
| velHikmete: ve hikmeti
| vein: oysa
| kānū: onlar idiler
| min:
| ḳablu: önceden
| lefī: içinde
| Delālin: bir sapıklık
| mubīnin: açık
| (62:2)|ve āḣarīne: ve diğerlerine
| minhum: onlardan
| lemmā: henüz
| yelHaḳū: katılmayan
| bihim: kendilerine
| ve huve: ve O
| l-ǎzīzu: azizdir
| l-Hakīmu: hakimdir
| (62:3)

| minhum: onlardan
| lemmā: henüz
| yelHaḳū: katılmayan
| bihim: kendilerine
| ve huve: ve O
| l-ǎzīzu: azizdir
| l-Hakīmu: hakimdir
| (62:3)|ƶālike: bu
| feDlu: lutfudur
| llahi: Allah'ın
| yu'tīhi: vereceği
| men: kimseye
| yeşā'u: dilediği
| vallahu: ve Allah
| ƶū: sahibidir
| l-feDli: lutuf
| l-ǎZīmi: büyük
| (62:4)

| feDlu: lutfudur
| llahi: Allah'ın
| yu'tīhi: vereceği
| men: kimseye
| yeşā'u: dilediği
| vallahu: ve Allah
| ƶū: sahibidir
| l-feDli: lutuf
| l-ǎZīmi: büyük
| (62:4)|meṧelu: durumu
| elleƶīne:
| Hummilū: yükletilenlerin
| t-tevrāte: Tevrat
| ṧumme: sonra da
| lem:
| yeHmilūhā: onu taşımayanların
| kemeṧeli: durumu gibidir
| l-Himāri: eşeğin
| yeHmilu: taşıyan
| esfāran: kitaplar
| bi'se: ne kötüdür
| meṧelu: durumu
| l-ḳavmi: kavmin
| elleƶīne:
| keƶƶebū: yalanlayan
| biāyāti: ayetlerini
| llahi: Allah'ın
| vallahu: ve Allah
| lā:
| yehdī: doğru yola iletmez
| l-ḳavme: topluluğunu
| Z-Zālimīne: zalimler
| (62:5)

| elleƶīne:
| Hummilū: yükletilenlerin
| t-tevrāte: Tevrat
| ṧumme: sonra da
| lem:
| yeHmilūhā: onu taşımayanların
| kemeṧeli: durumu gibidir
| l-Himāri: eşeğin
| yeHmilu: taşıyan
| esfāran: kitaplar
| bi'se: ne kötüdür
| meṧelu: durumu
| l-ḳavmi: kavmin
| elleƶīne:
| keƶƶebū: yalanlayan
| biāyāti: ayetlerini
| llahi: Allah'ın
| vallahu: ve Allah
| lā:
| yehdī: doğru yola iletmez
| l-ḳavme: topluluğunu
| Z-Zālimīne: zalimler
| (62:5)|ḳul: de ki
| yā : EY/HEY/AH
| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: olanlar
| hādū: yahudi
| in: eğer
| zeǎmtum: sanıyorsanız
| ennekum: yalnız sizsiniz
| evliyā'u: dostları
| lillahi: Allah'ın
| min:
| dūni: başka olarak
| n-nāsi: insanlardan
| fetemennevu: temenni edin
| l-mevte: ölümü
| in: eğer
| kuntum: iseniz
| Sādiḳīne: samimi(ler)
| (62:6)

| yā : EY/HEY/AH
| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: olanlar
| hādū: yahudi
| in: eğer
| zeǎmtum: sanıyorsanız
| ennekum: yalnız sizsiniz
| evliyā'u: dostları
| lillahi: Allah'ın
| min:
| dūni: başka olarak
| n-nāsi: insanlardan
| fetemennevu: temenni edin
| l-mevte: ölümü
| in: eğer
| kuntum: iseniz
| Sādiḳīne: samimi(ler)
| (62:6)|velā: ve
| yetemennevnehu: temenni etmezler
| ebeden: asla
| bimā: yüzünden
| ḳaddemet: öne sürdükleri
| eydīhim: ellerinin
| vallahu: ve Allah
| ǎlīmun: bilir
| biZ-Zālimīne: zalimleri
| (62:7)

| yetemennevnehu: temenni etmezler
| ebeden: asla
| bimā: yüzünden
| ḳaddemet: öne sürdükleri
| eydīhim: ellerinin
| vallahu: ve Allah
| ǎlīmun: bilir
| biZ-Zālimīne: zalimleri
| (62:7)|ḳul: de ki
| inne: şüphesiz
| l-mevte: ölüm
| lleƶī:
| tefirrūne: sizin kaçtığınız
| minhu: kendisinden
| feinnehu: mutlaka
| mulāḳīkum: sizi bulacaktır
| ṧumme: sonra
| turaddūne: döndürüleceksiniz
| ilā:
| ǎālimi: bilen'e
| l-ğaybi: görünmeyeni
| ve şşehādeti: ve görüneni
| fe yunebbiukum: ve O size haber verecektir
| bimā: şeyleri
| kuntum: olduğunuz
| teǎ'melūne: yapıyor(lar)
| (62:8)

| inne: şüphesiz
| l-mevte: ölüm
| lleƶī:
| tefirrūne: sizin kaçtığınız
| minhu: kendisinden
| feinnehu: mutlaka
| mulāḳīkum: sizi bulacaktır
| ṧumme: sonra
| turaddūne: döndürüleceksiniz
| ilā:
| ǎālimi: bilen'e
| l-ğaybi: görünmeyeni
| ve şşehādeti: ve görüneni
| fe yunebbiukum: ve O size haber verecektir
| bimā: şeyleri
| kuntum: olduğunuz
| teǎ'melūne: yapıyor(lar)
| (62:8)|yā : EY/HEY/AH
| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: kimseler
| āmenū: inanan(lar)
| iƶā: -zaman
| nūdiye: seslenildiği-
| liSSalāti: SaLâT/Destek için
| min: -de(n)/da(n)
| yevmi: gün
| l-cumuǎti: Toplandıkları(CuMa'T)
| fes'ǎv: koşun
| ilā:
| ƶikri: anmağa
| llahi: Allah'ı
| ve ƶerū: ve bırakın
| l-bey'ǎ: alışverişi
| ƶālikum: bu
| ḣayrun: daha hayırlıdır
| lekum: sizin için
| in: Kİ
| kuntum: oldunuz siz
| teǎ'lemūne: bilgilendirilmiş
| (62:9)

| eyyuhā: SİZ!
| elleƶīne: kimseler
| āmenū: inanan(lar)
| iƶā: -zaman
| nūdiye: seslenildiği-
| liSSalāti: SaLâT/Destek için
| min: -de(n)/da(n)
| yevmi: gün
| l-cumuǎti: Toplandıkları(CuMa'T)
| fes'ǎv: koşun
| ilā:
| ƶikri: anmağa
| llahi: Allah'ı
| ve ƶerū: ve bırakın
| l-bey'ǎ: alışverişi
| ƶālikum: bu
| ḣayrun: daha hayırlıdır
| lekum: sizin için
| in: Kİ
| kuntum: oldunuz siz
| teǎ'lemūne: bilgilendirilmiş
| (62:9)|feiƶā: Zira -zaman
| ḳuDiyeti: kaza ettiğiniz-
| S-Salātu: SaLâTı/Desteği
| fenteşirū: dağılın
| fī:
| l-erDi: yeryüzüne
| vebteğū: ve arayın
| min: -ndan
| feDli: lutfu-
| llahi: Allah'ın
| veƶkurū: ve anın
| llahe: Allah'ı
| keṧīran: çokça
| leǎllekum: umulur ki
| tufliHūne: başarıya erersiniz
| (62:10)

| ḳuDiyeti: kaza ettiğiniz-
| S-Salātu: SaLâTı/Desteği
| fenteşirū: dağılın
| fī:
| l-erDi: yeryüzüne
| vebteğū: ve arayın
| min: -ndan
| feDli: lutfu-
| llahi: Allah'ın
| veƶkurū: ve anın
| llahe: Allah'ı
| keṧīran: çokça
| leǎllekum: umulur ki
| tufliHūne: başarıya erersiniz
| (62:10)|ve iƶā: zaman
| raev: gördükleri
| ticāraten: bir ticaret
| ev: veya
| lehven: eğlence
| nfeDDū: dağılıp
| ileyhā: ona giderler
| ve terakūke: ve seni bırakırlar
| ḳāimen: ayakta
| ḳul: de ki
| mā: bulunan
| ǐnde: yanında
| llahi: Allah'ın
| ḣayrun: hayırlıdır
| mine: -den
| llahvi: eğlence-
| ve mine: ve
| t-ticārati: ticaretten
| vallahu: ve Allah
| ḣayru: en hayırlısıdır
| r-rāziḳīne: rızık verenlerin
| (62:11)

| raev: gördükleri
| ticāraten: bir ticaret
| ev: veya
| lehven: eğlence
| nfeDDū: dağılıp
| ileyhā: ona giderler
| ve terakūke: ve seni bırakırlar
| ḳāimen: ayakta
| ḳul: de ki
| mā: bulunan
| ǐnde: yanında
| llahi: Allah'ın
| ḣayrun: hayırlıdır
| mine: -den
| llahvi: eğlence-
| ve mine: ve
| t-ticārati: ticaretten
| vallahu: ve Allah
| ḣayru: en hayırlısıdır
| r-rāziḳīne: rızık verenlerin
| (62:11)