Dediler ki: "Bizden bir beşere mi tâbi olacağız? O takdirde muhakkak ki inancımızdan sapıp ahmaklık içinde kalırız. "(54:24)
"Zikir (hakikat ilmini hatırlatıcı) aramızdan Ona mı ilka olundu? Bilakis O küstah bir yalancıdır!"(54:25)
Yarın kimin küstah bir yalancı olduğunu bilecekler!(54:26)
Muhakkak ki biz, onlara bir sınav objesi olarak dişi deve irsâl ettik. . . Artık onları gözetle ve sabret.(54:27)
Onlara haber ver ki, su aralarında paylaştırılmıştır. . . Her kısım sudan, nöbetleşe payını alsın.(54:28)
Arkadaşlarına seslenip çağırdılar. Onlar da payını aldı, deveyi de vahşi şekilde boğazladılar!(54:29)
Muhakkak ki biz onların üzerine sayha-i vâhide (bir tek şiddetli titreşimli ses) irsâl ettik de (davarların önüne) konmuş çöp kırıntısı gibi oldular.(54:31)
Andolsun ki Kurân'ı kolaylaştırdık, hakikatin hatırlanması ve tefekkürü için! Buna göre bir düşünen yok mu?(54:32)
Muhakkak ki biz onlara taşlar fırlatan kasırga irsâl ettik. . . Lût'un ailesi müstesna. . . Onları seherde kurtardık.(54:34)
İndîmizden bir nimet olmak üzere. . . Şükredeni işte böyle cezalandırırız!(54:35)
Andolsun ki (Lût) onları şiddetle yakalamamız konusunda uyardı da, onlar uyarıcıları kuşkuyla karşıladılar!(54:36)
Andolsun ki Onun (Lût'un) konuklarından (şehvetle) zevk almak istediler de bu yüzden (görüşlerini) tam bir körlüğe soktuk! "Şimdi tadın azabımı ve uyarmalarımı!"(54:37)
Andolsun ki yerini bulmuş azap onlara sabahleyin bastırdı.(54:38)
Andolsun ki Firavun ailesine de uyarıcılar geldi.(54:41)
İşaretlerimizin hepsini yalanladılar! Biz de onları karşı konulmaz kudretle yakaladık!(54:42)
Sizin hakikat bilgisini inkâr edenleriniz bunlardan daha mı hayırlıdır? Yoksa zeburlarda (hikmetli bilgilerde) sizin için bir kurtuluş müjdesi mi var?(54:43)
Yoksa: "Biz yardımlaşan (yenilmez) topluluğuz" mu diyorlar?(54:44)
Yakında o topluluk (Bedir'de) yenilecek ve arkalarını dönüp kaçacaklar!(54:45)
Hayır, onların azapla buluşma zamanı O Saat'tir (ölüm)! O saat, (savaş yenilgisinden) daha şiddetli ve daha acıdır.(54:46)
Muhakkak ki suçlular bir sapma ve ahmaklık içindedirler.(54:47)
O süreçte yüzleri üzere ateşte sürüklenirler! "Sakar'ın (cehennemin) yakışını tadın!" (denilir).(54:48)
Muhakkak ki biz her şeyi kaderiyle (yazılı - programlanmış) yarattık!(54:49)
Emrimiz (hüküm ve oluş) tektir; göz kırpması gibidir (Allâh'a göre "AN" içinde olmuştur)!(54:50)
Andolsun ki sizin benzerlerinizi helâk ettik. . . Bunu bir düşünen yok mu?(54:51)
İşledikleri her şeyin bilgisi zeburlardadır (hikmet dolu bilgi metinlerinde).(54:52)