Yaşar Nuri Öztürk 🔊 Meali
Saat yaklaştı, Ay yarıldı.(54:1)

Bir ayet/alâmet görseler yüz çeviriyorlar ve şöyle diyorlar: "Sürüp giden bir büyüdür bu!"(54:2)

Yalanladılar; kendi heves ve kuruntularına uydular. Oysaki her iş ve oluş karara, ölçüye ve düzene bağlanmıştır.(54:3)

Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.(54:4)

Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.(54:5)

O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,(54:6)

Kaymış olarak gözleri, çıkarlar kabirlerden. Sanki çekirgelerdir, çıvgın mı çıvgın!(54:7)

Boyunları büküktür çağıranın önünde. Derler ki o küfre saplananlar: "Çok zorlu bir gün bu!"(54:8)

Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve "Mecnundur bu!" dediler. Ve durduruldu kulumuz.(54:9)

Bunun üzerine yakardı Rabbine, "Yenilgiye uğradım işte, yardım et!" diye...(54:10)

Biz de açtık gök kapılarını seller gibi akan bir su ile.(54:11)

Ve yardık/fışkırttık yeryüzünü pınar pınar. Sonunda kesin ölçülere bağlanmış bir oluş üzere birleşti sular.(54:12)

Ve taşıdık onu levhalar ve çivilerden oluşturulan şey üstünde.(54:13)

Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.(54:14)

Yemin olsun ki, biz onu bir ibret ve işaret olarak arkaya bıraktık. Yok mu araştırıp öğüt alacak?(54:15)

Nasılmış benim azabım ve uyarılarım!(54:16)

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?!(54:17)

Âd da yalanlamıştı. Ama nasıl oldu azabım ve uyarılarım!(54:18)

Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.(54:19)

İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.(54:20)

Yemin olsun ki, biz, Kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?(54:22)

Semûd da uyarıları yalanlamıştı.(54:23)

Şöyle demişlerdi: "İçimizden bir tek insana mı uyacağız? Vallahi böyle bir durumda biz, sapıklık ve çılgınlık içine düşeriz."(54:24)

"Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir."(54:25)

Yarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!(54:26)

Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz. Artık gözetle onları ve sabret!(54:27)

Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir. Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.(54:28)

Arkadaşlarını çağırdılar, o da hançerini kapıp deveyi boğazladı.(54:29)

Biz, onlar üzerine bir tek ses gönderdik de ağılcının serptiği kuru ot gibi kırılıp ufalandılar.(54:31)

Lût kavmi de uyarıları yalanladı.(54:33)

Biz de üzerlerine çakıl taşları fırlatan bir rüzgâr gönderdik. Sadece Lût'un ailesini, seher vakti kurtarmıştık,(54:34)

Katımızdan bir nimet olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz biz.(54:35)

Yemin olsun, Lût onları bizim yakalayışımız hakkında uyarmıştı da onlar, uyarılarla ilgili olarak kuşkulanıp çekişmişlerdi.(54:36)

Yemin olsun, Lût'un misafirlerinden nefislerini tatmin etmek istemişlerdi de onların gözlerini silme kör etmiştik. Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı?(54:37)

Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.(54:38)

Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!(54:39)

Yemin olsun, Firavun hanedanına da uyarılar gelmişti.(54:41)

Ayetlerimizin tümünü yalanladılar da biz de onları onurlu ve güçlü birine yaraşır bir yakalayışla yakaladık.(54:42)

Sizin kâfirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?(54:43)

Yoksa, "Biz, yardımlaşan/yenilmez bir topluluğuz" mu diyorlar?(54:44)

O topluluk, bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklar.(54:45)

Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!(54:46)

Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.(54:47)

O gün yüzleri üstüne ateşe sürüklenirler. "Cehennemin dokunuşunu tadın bakalım!"(54:48)

Şu bir gerçek ki, biz herşeyi bir ölçüye göre/bir kaderle yarattık.(54:49)

Emrimiz bir tektir, bir göz kırpma gibidir.(54:50)

Yemin olsun, biz sizin benzerlerinizi hep yok ettik. Fakat düşünen mi var?(54:51)

Onların yapmış oldukları herşey defterlerdedir.(54:52)

Küçük büyük tümü, satır satır yazılmıştır.(54:53)

Korunup sakınanlar; bahçelerde, nehir kıyılarındadır.(54:54)
