| yeSduru: çıkarlar
| n-nāsu: insanlar
| eştāten: ayrı ayrı gruplar halinde
| liyurav: gösterilsin diye
| eǎ'mālehum: yaptıkları işler
| (99:6)
| yeǎ'mel: yapmışsa
| miṧḳāle: ağırlığınca
| ƶerratin: zerre
| ḣayran: hayır
| yerahu: onu görür
| (99:7)
| yeǎ'mel: yapmışsa
| miṧḳāle: ağırlığınca
| ƶerratin: zerre
| şerran: şer
| yerahu: onu görür
| (99:8)