En’âm Suresi 142-145. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
142. |
وَمِنَ:
-dan 
|
الْأَنْعَامِ:
hayvanlar- 
|
حَمُولَةً:
(kimi) yük taşır 
|
وَفَرْشًا:
(kiminin) tüyünden sergi yapılır 
|
كُلُوا:
yeyin 
|
مِمَّا:

|
رَزَقَكُمُ:
size verdiği rızıktan 
|
اللَّهُ:
Allah'ın 
|
وَلَا:

|
تَتَّبِعُوا:
izlemeyin 
|
خُطُوَاتِ:
adımlarını 
|
الشَّيْطَانِ:
şeytanın 
|
إِنَّهُ:
zira o 
|
لَكُمْ:
sizin için 
|
عَدُوٌّ:
bir düşmandır 
|
مُبِينٌ:
apaçık 
|
143. |
ثَمَانِيَةَ:
sekiz 
|
أَزْوَاجٍ:
çift 
|
مِنَ:
-dan 
|
الضَّأْنِ:
koyun- 
|
اثْنَيْنِ:
iki 
|
وَمِنَ:
ve -den 
|
الْمَعْزِ:
keçi- 
|
اثْنَيْنِ:
iki 
|
قُلْ:
de ki 
|
الذَّكَرَيْنِ:
iki erkeği mi? 
|
حَرَّمَ:
haram etti 
|
أَمِ:
yoksa 
|
الْأُنْثَيَيْنِ:
iki dişiyi (mi?) 
|
أَمَّا:
yoksa 
|
اشْتَمَلَتْ:
bulunan(yavru)ları mı 
|
عَلَيْهِ:

|
أَرْحَامُ:
rahimlerinde 
|
الْأُنْثَيَيْنِ:
iki dişinin 
|
نَبِّئُونِي:
bana haber verin 
|
بِعِلْمٍ:
bilgi ile 
|
إِنْ:
eğer 
|
كُنْتُمْ:
iseniz 
|
صَادِقِينَ:
doğru 
|
144. |
وَمِنَ:
ve 
|
الْإِبِلِ:
deveden 
|
اثْنَيْنِ:
iki 
|
وَمِنَ:
ve -dan 
|
الْبَقَرِ:
sığır- 
|
اثْنَيْنِ:
iki 
|
قُلْ:
de ki 
|
الذَّكَرَيْنِ:
iki erkeği mi? 
|
حَرَّمَ:
haram etti 
|
أَمِ:
yoksa 
|
الْأُنْثَيَيْنِ:
iki dişiyi (mi?) 
|
أَمَّا:
yoksa 
|
اشْتَمَلَتْ:
bulunan(yavru)ları mı 
|
عَلَيْهِ:

|
أَرْحَامُ:
Rahimlerinde 
|
الْأُنْثَيَيْنِ:
iki dişinin 
|
أَمْ:
yoksa 
|
كُنْتُمْ:
oldunuz 
|
شُهَدَاءَ:
şahidler (mi?) 
|
إِذْ:
zaman 
|
وَصَّاكُمُ:
size vasiyyet ettiği 
|
اللَّهُ:
Allah'ın 
|
بِهَٰذَا:
böyle 
|
فَمَنْ:
kim olabilir? 
|
أَظْلَمُ:
daha zalim 
|
مِمَّنِ:
-dan 
|
افْتَرَىٰ:
uyduran- 
|
عَلَى:
karşı 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
كَذِبًا:
bir yalan 
|
لِيُضِلَّ:
saptırmak için 
|
النَّاسَ:
insanları 
|
بِغَيْرِ:
olmaksızın 
|
عِلْمٍ:
bilgisi 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
اللَّهَ:
Allah 
|
لَا:

|
يَهْدِي:
doğru yola iletmez 
|
الْقَوْمَ:
topluluğu 
|
الظَّالِمِينَ:
zalim 
|
145. |
قُلْ:
de ki 
|
لَا:

|
أَجِدُ:
bulamıyorum 
|
فِي:

|
مَا:
şeyde 
|
أُوحِيَ:
vahyolunan 
|
إِلَيَّ:
bana 
|
مُحَرَّمًا:
bir haramlık 
|
عَلَىٰ:
üzerine 
|
طَاعِمٍ:
yemek 
|
يَطْعَمُهُ:
yiyen kimse 
|
إِلَّا:
ancak hariçtir 
|
أَنْ:

|
يَكُونَ:
olması 
|
مَيْتَةً:
leş 
|
أَوْ:
yahut 
|
دَمًا:
kan 
|
مَسْفُوحًا:
akıtılmış 
|
أَوْ:
yahut 
|
لَحْمَ:
eti 
|
خِنْزِيرٍ:
domuz 
|
فَإِنَّهُ:
-ki şüphesiz 
|
رِجْسٌ:
pistir 
|
أَوْ:
ya da 
|
فِسْقًا:
bir fısk 
|
أُهِلَّ:
boğazlanmış 
|
لِغَيْرِ:
başkası adına 
|
اللَّهِ:
Allah'tan 
|
بِهِ:
onun 
|
فَمَنِ:
ama kim 
|
اضْطُرَّ:
çaresiz kalırsa (yiyebilir) 
|
غَيْرَ:

|
بَاغٍ:
saldırmaksızın 
|
وَلَا:
ve 
|
عَادٍ:
sınırı aşmaksızın 
|
فَإِنَّ:
çünkü 
|
رَبَّكَ:
Rabbin 
|
غَفُورٌ:
bağışlayandır 
|
رَحِيمٌ:
esirgeyendir 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; En’âm Suresi 142-145. Ayetler) — kuranmeali.eu/6/142
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.