A’râf Suresi 155-157. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
155. |
وَاخْتَارَ:
ve seçti 
|
مُوسَىٰ:
Musa 
|
قَوْمَهُ:
kavminden 
|
سَبْعِينَ:
yetmiş 
|
رَجُلًا:
adam 
|
لِمِيقَاتِنَا:
bizimle buluşma vakti için 
|
فَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
أَخَذَتْهُمُ:
onları yakalayınca 
|
الرَّجْفَةُ:
sarsıntı 
|
قَالَ:
(Musa) dedi ki 
|
رَبِّ:
Rabbim 
|
لَوْ:
şayet 
|
شِئْتَ:
dileseydin 
|
أَهْلَكْتَهُمْ:
bunları da helak ederdin 
|
مِنْ:

|
قَبْلُ:
daha önce 
|
وَإِيَّايَ:
ve beni de 
|
أَتُهْلِكُنَا:
bizi helak mı edeceksin? 
|
بِمَا:
ötürü 
|
فَعَلَ:
yaptıklarından 
|
السُّفَهَاءُ:
bazı beyinsizlerin 
|
مِنَّا:
içimizden 
|
إِنْ:

|
هِيَ:
bu (iş) 
|
إِلَّا:
başka bir şey değildir 
|
فِتْنَتُكَ:
senin imtihanından 
|
تُضِلُّ:
şaşırtırsın 
|
بِهَا:
onunla 
|
مَنْ:

|
تَشَاءُ:
dilediğini 
|
وَتَهْدِي:
ve yol gösterirsin 
|
مَنْ:

|
تَشَاءُ:
dilediğine 
|
أَنْتَ:
sen 
|
وَلِيُّنَا:
bizim velimizsin 
|
فَاغْفِرْ:
bağışla 
|
لَنَا:
bizi 
|
وَارْحَمْنَا:
ve bize acı 
|
وَأَنْتَ:
ve sen 
|
خَيْرُ:
en iyisisin 
|
الْغَافِرِينَ:
bağışlayanların 
|
156. |
وَاكْتُبْ:
ve yaz 
|
لَنَا:
bize 
|
فِي:

|
هَٰذِهِ:
bu 
|
الدُّنْيَا:
dünyada 
|
حَسَنَةً:
iyilik 
|
وَفِي:
ve 
|
الْاخِرَةِ:
ahirette 
|
إِنَّا:
biz 
|
هُدْنَا:
yöneldik 
|
إِلَيْكَ:
sana 
|
قَالَ:
(Alah) buyurdu ki 
|
عَذَابِي:
azabıma 
|
أُصِيبُ:
uğratırım 
|
بِهِ:
onu 
|
مَنْ:
kimseyi 
|
أَشَاءُ:
dilediğim 
|
وَرَحْمَتِي:
ve rahmetim ise 
|
وَسِعَتْ:
kaplamıştır 
|
كُلَّ:
her 
|
شَيْءٍ:
şeyi 
|
فَسَأَكْتُبُهَا:
onu yazacağım 
|
لِلَّذِينَ:
kimselere 
|
يَتَّقُونَ:
korunanlara 
|
وَيُؤْتُونَ:
ve verenlere 
|
الزَّكَاةَ:
zekatı 
|
وَالَّذِينَ:
ve kimselere 
|
هُمْ:
onlar 
|
بِايَاتِنَا:
ayetlerimize 
|
يُؤْمِنُونَ:
inanıyorlar 
|
157. |
الَّذِينَ:
onlar ki 
|
يَتَّبِعُونَ:
uyarlar 
|
الرَّسُولَ:
o Elçi'ye 
|
النَّبِيَّ:
o Peygamber'e 
|
الْأُمِّيَّ:
ümmi 
|
الَّذِي:

|
يَجِدُونَهُ:
buldukları 
|
مَكْتُوبًا:
yazılı 
|
عِنْدَهُمْ:
yanlarında 
|
فِي:

|
التَّوْرَاةِ:
Tevrat 
|
وَالْإِنْجِيلِ:
ve İncil'de 
|
يَأْمُرُهُمْ:
kendilerine emreden 
|
بِالْمَعْرُوفِ:
iyiliği 
|
وَيَنْهَاهُمْ:
ve kendilerini meneden 
|
عَنِ:
-ten 
|
الْمُنْكَرِ:
kötülük- 
|
وَيُحِلُّ:
ve helal kılan 
|
لَهُمُ:
onlara 
|
الطَّيِّبَاتِ:
güzel şeyleri 
|
وَيُحَرِّمُ:
ve haram kılan 
|
عَلَيْهِمُ:
onlara 
|
الْخَبَائِثَ:
çirkin şeyleri 
|
وَيَضَعُ:
ve kaldırıp atan 
|
عَنْهُمْ:
onlardan 
|
إِصْرَهُمْ:
ağırlıkları 
|
وَالْأَغْلَالَ:
ve prangaları 
|
الَّتِي:
öyle ki 
|
كَانَتْ:
idiler 
|
عَلَيْهِمْ:
onların üzerinde 
|
فَالَّذِينَ:
artık onlar 
|
امَنُوا:
inananlar 
|
بِهِ:
O'na 
|
وَعَزَّرُوهُ:
ve O'na saygı gösterenler 
|
وَنَصَرُوهُ:
ve O'na yardım edenler 
|
وَاتَّبَعُوا:
ve uyanlar 
|
النُّورَ:
nura 
|
الَّذِي:

|
أُنْزِلَ:
indirilen 
|
مَعَهُ:
O'nunla beraber 
|
أُولَٰئِكَ:
işte 
|
هُمُ:
onlar 
|
الْمُفْلِحُونَ:
felaha erenlerdir 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; A’râf Suresi 155-157. Ayetler) — kuranmeali.eu/7/155
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.